Meftun
Bölüm 8☁️
☁️
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural, tanıdığımdan da heyecan verici bir adammış.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap
O tanıdığım kimseye benzemiyordu, bana benzemiyordu. Benim imkansız kıldığım bir tavrın, hayatın içindeydi ve onun bu asi halleri kendime saklayamam; dikkatimi epey çekiyordu. Kendi halinde olmakla beraber sanki tüm özgürlüğü böylece ele almıştı. Vural’ ı tanıdıkça etrafa sergilediği durumlar beni imkansızda mutlak kılıyordu. Özellikle Alaz’ a olan tutumundan ondan korkmadığını, çekinmediğini anlamıştım ve bu beni nedensiz Alaz’ a karşı cesaretlendirmişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKapıyı araladım,
Babam ne zaman iki çikolatayla kapıma gelse ellerimi arkamda birleştirip iki yana salınarak sevinirdin. Utanç, sevinç, minnet ve özlemi beraberinde getiren duygulardan nicesi olduğu gibi; yenisi de vardı. Yenisi babama ait değildi, nicesine de ait olmasına istediğim Vural’ a aitti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOnu bir kapı eşiğinde, soluğumu tutmuş vaziyette görmeden hemen evvel de heyecanlıydım ama şimdi heyecanımın yanına nazarlık diye bir huzur asılı vermişti. Daha az evvel; tokmak ikinci defa çalmadan, Alaz sesi duymadan, babamla annem mutfaktan çıkmadan kapıyı açmam gerekli diye diye koşar adımlar kapıya gelmiştim.
Vural için..
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapŞimdi, ne var ki tüm o başına buyruk davranışlarla beni üzen hislerimi şikayet edebileceğim o adamla göz gözeydim. Benim nazarımda bir fiilin var oluşu, bir gencin aşka düşüşü, bir masalın ilk oyunuydu. Perdeler aralandığında onunla var oldum, hayatım boyu bu oyunu beklemiştim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural, yarı aralık bir zamanda kapının ardında bana bakıyordu. Kapıyı kendi haline bırakırken dudaklarım kendince mutluluğunu belli eder oldu. “Merhaba.” Dedim, sesimin aramıza bir duvar değil turuncu bir buket olmasını umarak. Zira bu konuda dersime epey çalışmıştım; sevgililer bir süreliğine ayrı kalmak zorunda olduğunda, unutmabeni çiçekleri birbirlerini hatırlamalarını sağlarmış.
Biz sevgili değildik, ama ben Vural’ ı seviyordum; hem de bir sürü buket çiçek kadar.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYaslandığı yerde hiç kıpırdamadı, dudaklarında hatırı sayılır bir gülümseme “Merhaba” Benimle bugün olduğunun aksine bir çocukla konuşur gibi kibar, sakin, kısık konuşuyordu. Oysa Alaz’ a karşı keskin bakışlarını kullandığına bile eminim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOnu kapıda bekletmek istemem ama içeriye girdiğinde de ambiyans bozulacaktı ve konuşamayacaktık. Bu sebeple bir çırpıda soluklandım diyebilirim “Naber?” Sesim aynı sakinlik eşliğindeydi, dudaklarının gerildiğini izlemek ise şahane.

Gözümün önünde flört rdiyolar
Onunla ilk konuşmamız değildi;
Fakat onunla ilk muhabbetimizdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“İyiyim, senden?” Kalbim çıkacak, fena değil.
Onun nasıl olduğunu öğrenmek istiyordum, bunca vakit iletişimde bulunmamış olabiliriz, bunu dert ettiğim söylenemezdi. Ki esamesine bakarsak, haksız da sayılmazdım “Uzun zamandır bu kadar iyi olmamıştım.” Derken onu aramamamı problem etmiş görünmüyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBu kadar açık sözlü oluşu beni rahatsız etmeli miydi? Sanmıyorum, peki hoşuma gitmesi ne kadar doğruydu? Bilmiyorum ama Vural’ ın bu tavrı bana cesaret veriyordu. Başımı yaslayacağım bir yer olsa yaslardım, onunla çok mutlu olacağım bir evren olsa giderdim, o patikadan soluksuz adımlara rağmen Vural ile yürürdüm…
Hafif gülümseyerek başımı yana eğdim “Ne kadar uzun?” Neşeli yanıtım; ellerini şimdi de önünde birleşirmiş iki yana salınan çocuk gibiydi.
Şımarık.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBeni izliyordu.
Beni öyle bir izliyordu ki bu sevimli hislerle kendimi bir yere saklamak istedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözleri kısıldı, koyu bakışları altında “En son bizim yazlıktaydım, odamda.” Takriben benim kokumla uyuduğu geceden söz ediyordu, yani demek istediğini anlayabilmiştim.
Sonra sesi biraz daha gülümsedi, gözleri beraberinde geldi “Ertesi gün için de aynı şeyi söyleyebilirim.” Sözleri eşliğinde başımı bir heves ağır ağır salladım ve kapıyı sonuna kadar açarak “Gelsene.” Dedim, heyecandan yanlış bir şey söylemek ve ya bocalamak istemezdim. Üstelik böyle bekletmek de hoş olmuyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOysa gelmese de olurmuş. Vural sanki bu şekilde saatlerce bekleyebilirdi. Hatta, onu içeriye buyur ettiğim için bu durumdan pek hoşlanmamışa benziyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHole adımının ardından kapıyı kapatmak üzere hareketlenmiştim, hareketlerim ağırdı. Bakışları altında bunu yapmak utanç vericiydi ama yine de onunla bir konu paylaşmak bana kendimi farklı güzel hissettiriyordu. Yaşadığımı;
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGün içinde yaptığım maskeden değil, yanaklarım kızardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural zaten beni izliyor olduğundan onunla konuşmak için bana bakmasını sağlamama gerek yoktu. “Ben,” deyip göz göze gelmemizi sağladım,
Şu an sarılsam?
Çok kısa bir an.
“Çiçekler için teşekkür edemedim. Annemlere arkadaşım aldı dedim.” Bunun için hem mutlu, hem de mahcuptum. Babam turuncu çiçekleri görünce çok beğendi, hatta onları bu akşamlık balkondaki vazoya yerleştirdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural’ ın ise beni anladığına emindim. O benim gözümde; en azından bana özel anlayışlı bir adamdı. Başını da o yönde hareketlendirdi. “Nasıl istersen.” Aileme, çiçekleri onun aldığını söylememeliydim ama bunun tedirginliğini taşımıyor oluşuna pek de aldırmadım.
Bugün Vural’ ı biraz daha tanımıştım, her vakit onu tanıyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Beğendin mi?” Beğenmek mi? “Çiçekleri beğenmemek gibi bir lüksümüz mü var?” Onları kim sevmez ki? Tabi gönderenle anlamlanıyorlardı, ben bu konuya hiç değinmedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDerin bir nefesle ciğerlerini doldurdu, “Konunun çiçekler olmadığını biliyorsun Nazenin, değil mi?” Ben, ne söyleyeceğimi bilememekle birlikte sıkıştığımı hissettim. Bu denli açık sözlülük, tarafımca köşe kapmacayı anımsattı ve elimi az ileride ışığı yanan mutfağa doğru hareketlendirdim. “Annemler balkonda.”
Alel acele kurulmuş bir cümleydi. İnsan bazen hakikatten kaçar mıydı? Bu her koşulda mübah sayılıyor muydu? Yoksa ben hadsizlik sınırlarını onu görmezden gelerek aşmış mıydı? Umarım Vural bunun için bana kızmamıştır.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural önde, ben bir adım arkasında mutfağa girdiğimizde babam başını şaşkınlıkla bize doğru uzattı. “A aa Vuraal.” Tekli koltukta oturuyordu, belgesel izlediğine eminim ama aynı tür sevmiyorduk. Daha doğrusu, ben babamın izlediği vahşetten haz almıyordum, her ne kadar doğa kanunu da olsa.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOturduğu koltuktan kalkıp Vural’ ı karşılamak üzere birkaç adım atarken elini çoktan uzatmıştı. “Adamım n’ aber yaa?” Vural elindeki kağıt çantayı masaya bırakıp babamın elini tuttu, “Nerelerdesin gözümüz yollarda kaldı. Oralardan bir kız buldun kaldın sandık.” Babamın keyifli sesi, annemin güler yüzü ve arka tarafta duran çiçekleri aynı karede görebiliyordum. Erkeklere özel bir hareket olduğunu düşünüyorum; başlarını birbirlerine tokuştururken elleri göğüs hizalarındaydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural geri çekilirken neşeli sesiyle “Niye, buradakilere ne oldu?” Diyordu. Vural’ ın bu güzel sözleri bana dokunmadı diyemem ama babamın kelimelerini de pek sevgi dolu karşılamamıştım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural anneme yönelmişken babam geri çekildi, “E bilemem artık, senin işine belli olmaz.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yok abi yok. Yasemin abla, nasılsın?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKestirip attığı konuyu bu kadar güzel başından savamazdı, ya da ben bunu abartamazdım sanıyorum. Vural’ ın her haline, hareketine ve sözlerine hayrandım, bunu şimdi; anneme sarılışını dalgın dalgın izlerken fark ediyorum ki onu saatlerce izleyebilirdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ne zahmet ettin Vural. Mehmet Amca’ nın şekeri var zaten.” Masaya bıraktığı koca bir baklava paketiydi, Vural anneme hoş bir bakışla karşılık verip muhabbeti “Nazenin yer. Mehmet Amca için başka bir şey getirdim” Diyerek sonlandırdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnnem teşekkürünü etti, babam Vural’ la hoşbeş derken sonunda “A, Vural bak, yeğenim.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÖyle dalmışım, Alaz’ ın geldiğini babamın sesiyle fark ettim. Alaz yanımdan geçerken elini bir an omzuma koymuştu, Alaz’ ın temasına kaşını kaldırıp bakan Vural’ a elini uzattı. “Merhaba, Alaz ben. Alev demek.” Yani onunla bir kere daha tanışacaktı ve Alaz aynı tonajda aynı espriyi yapıyordu. Annemlere bugünden söz etmeyecekti öyle mi? Buna şaşırırken Vural gülümser gibi olup elini hafif salladı, “Vural, sen anlamına bir ara bakarsın.” Sesi sadece bizim duyabileceğimiz tondaydı ve neyse ki babam televizyonun sesiyle ilgilendiği için bunu duymamıştı.

"Vur" ve "al" emir kipi köklerinin birleşmesinden meydana gelir.Mecazi olarak gözü pek, kararlı, cesur ve güçlü kişilik özelliklerini çağrıştırır.
Anlarsinya alazcigim
Bilgi için teşekkürler
Evet alzacim yada Alev
Hadi sende. Yürü git aldın mı cevabini
Alaz başını salladı, bu durumdan hoşnut olduğu ne belli… “Baktım ben, sen gelmeden.” Arada dönen bu kısık seslerin aksine babam elini bana uzatmıştı “Nazenin. Babiş ne yaptın bugün? Gel bakalım yanıma iki dakika.” Alaz ve Vural’ ın ortasından geçip babamın yanına oturdum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hmmm, kek yaptım. Firuze Teyze’ ye indim, kahve içtik birlikte. Ders çalıştım, anlattım ya baba.” Bunları ona zaten yemekte anlatmıştım ama tekrar tekrar ayrıntılarıyla dinlemek istiyordu. Sakin sesime başını sallayıp bana sarıldı “Aferin benim kızıma.” Kulağıma eğildi, “Biraz sonra kekinden getir Vural abin de yesin.” Tabi, aklımda vardı Vural’ ın geldiğini öğrendiğimden beri bunu hesaplıyordum elbette ikram edecektim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural çaprazdaki koltuğa otururken babam masanın ortasına koyduğumuz çiçeği hafif kenara aldı. “Vural bak, Nazenin’ in Şafak diye bir arkadaşı var çiçek yollamış nasıl güzeller.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAlaz karşımdaki koltuğu kendine çekti, dudakları arasına bir fıstık koyuyordu. “Arzu ve gurur demekmiş enişte. Bir de büyülenmek vardı.” Tavrı o kadar lakayıt, hareketleri o kadar ben değildi ki bu kelimeleri babamın yanında nasıl kullanabildiğine dahi takılamıyordum ama Vural başını çevirip ona şöyle bir baktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNeyse ki babam buna takılmamış, boğazını hafif bir öksürükle temizlerken bana dönmüştü. “Şafak nasıl? Sesi çıkmıyor epeydir?” Biz, evet hala konuşamamıştık geç saatlerde ondan bir telefon bekliyordum.
“Çalışıyor, haftaya gelecek sanırım.” Buraya geldiğinde umarım eğlenceli zamanlar geçirirdik, Şafak ile bu şekilde devam etmek istemiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnnem sevincini “Yaa, ne güzel. Ama okul?” Diye belli edince başımı eğip babamın yanında oturan annemi gördüm. “Onun dersleri daha başlamadı anne iki haftası var.” Ona göre de geç bitiyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Gelsin gelsin,” Ailemin Şafak’ ı sevmesi beni mutlu ediyordu, Şafak benim tek arkadaşımdı ama Alaz’ ın fıstık yerken alayla “Oğlumuz geliyor.” Deyişine öfkelenmemin sebebi bu değildi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOna kaşlarımı çatıp baktığımda babamın uyarıcı sesini duydum. “Alaz.” Hoş değil, hala dişlerini belli ede ede gülüyordu. “Baba, bugün de aynısını yaptı. Şafak’ a oğlan deyip duruyor.” Koltuğa kurulmuş, sanki bir dünya sorunun içinde kenara sıyrılan taraf Alaz’ dı, haddi olmayan muhabbetlere yaptığı kırıcı yorumlar beni öfkelendiriyordu ama ne yazık ki ben öfkemi Şafak gibi belli edemiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Alaz çok ayıp oğlum, bir daha duymayayım.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Takılıyoruz enişte.” Babam Vural var diye konuyu uzatmadı, Alaz’ a bir cevap dahi vermedi ama bunun uyarısını daha sonra yapacağına eminim. Onun yerine annem “Alaz,” deyip tüm dikkati üzerinde toparladı. “Teyzeciğim, enişten haklı Şafak genç bir kız kelimelerimize dikkat edelim.” Şafak’ a herkesin içinde oğlan demesine üzülmüştüm, utandım da. Moralim de bozuldu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Neyse, ee anlat bakalım Vural nasıldı Urfa?” Biz bugün babamla çok az konuşmuştuk, babam o yüzden benimle biraz daha ilgilenmişti, yani Vural yanlış anlarsa ona bunu belirtmek isterdim. Tabi ne var ki yanlış anlamışa benzemiyordu, hatta yerinde daha rahat bir hal alıp lacivert gömleğinin kollarını yukarıya kıvırmaya başladı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Güzeldi Mehmet Abi. Yeni projeye başladık, yoğundu ama işleyiş güzel ilerledi.” Gayet sakin görünüyordu, tek muhatabının babam olması o kadar hoştu ki Alaz’ a göz ucuyla dahi bakmak zorunda kalmamak harika hissettiriyordur.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBabam başını salladı, “Azat’ la mı çalışıyorsun?” Onunla konuşurken dikkatliydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural’ ın da bu kadar işine bağlı görünüyor olması ruhumu besledi diyebilirim. O, işini bilen koca bir adamdı.
Koskoca. “İhaleyi Serdar halletti, Azat’ la girdik işe. Projenin çoğu bitti, kalanı buradan halledeceğim ama güzel oldu. Zemin sağlam, şehir merkezi köylere doğru büyüyor artık.”

İsimleri gecjnce bana birşeyler oluyo
“Urfa güzel memleket, hayırlısı olsun bakalım. Sen sadece projede misin? Kontroller kimde?” Babam bir an bana döndü, “Gerçi işin içinde Azat var dedin.” Onu gülümseten kişi Azat’ dı, babam kaşlarını havalandırmıştı eşlik eder olup Vural’ ı dikkatle dinledim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Şimdi farklı şirketler olduğunda demir, çimento gibi ürünlerle biz ilgileniyoruz ama orada Azat var. Haliyle işler onda.” Bana çok yabancı konulardı ama onları dinlemeyi sevmiştim, özellikle de Vural’ ın sesine kadar özlemiştim. Bir yandan babamla muhabbet ettiği her an Vural’ ı uzun uzun izleme fırsatı bulduğum için çokça mutluydum. Gömleğini nasıl kıvırdı, kolunu nereye koydu, gömleği ne kadar gerildi, kemer tokası ne renk…
Siyah.
Kemer tokası siyah.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“E tabi, her şehrin kurdu belli.” Dedi babam arkasına yaslanırken “Havalar nasıldı?” Vural dudak büker gibi oldu “Hemen hemen aynı. Urfa sıcak memleket, daha kış gelmedi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBabam başını arkaya attı umutsuzca “Hele İzmir’ e.” Elini öyle bir sallıyordu “Hiç gelmez. Ohooo nerede, olsa da bir görsek karı.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAlaz alayla atıldı ortaya. “Eniştee?”

Alın bunu buradan
Alaz, sahiden mi?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBabam Alaz’ ı ve yaptığı terbiyesizliği görmezden gelirken Vural tekrar yavaş yavaş Alaz’ a döndü. Tahminlerim doğru ise; onun bir çocuk olduğunu düşünüyordu. Ama bir şey söylemedi, sadece birkaç saniye boyu baktı ve Alaz bunu fark ettiği halde asla Vural’ a dönmedi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBakışlarını aheste aheste Alaz’ dan alıyordu, dudakları bir biçimle aralandı ve hitabını anneme yöneltti. “Senin işler nasıl Yasemin Abla? konuşamadık Karataş için anlaşma sağladın mı?” Bir aile oturmasından daha çok iş konuşulan on iki molası gibiydi, sadece bir an. Doğrusu hoşuma da gitmedi değil, Vural’ ı böyle izlediğim vakitler kalbim boğazımda atıyordu. İçimde bir his, daima ona yükseliyordu ve bu his eşsiz güzeldi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Henüz değil, açıkçası seni bekledim Vural.” Vural’ ın kaşları önce hafif çatıldı ama hemen sonra toparladı, “Tamam abla hallederiz.” Bir problem olduğunu düşünebilirdim, Vural’ ın çözebileceği bir problemdi ve bence bunu o da fark etti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural hakkında tahminlerde bulunmak, onu doyasıya izlemek benim için çok keyifliydi. Ne garip; sanki hem onu yıllardır tanıyordum hem de ilk defa böyle bir hisse kapılıp gidiyordum. Vural’ ın varlığı yokluğundaki tüm emareyi bir tutuyordu yüreğime.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnnem yavaşça ayağa kalktı “Ben çayları doldurayım, demlenmiştir.” Hemen ardından ben de ayaklandım, “Ben de yardım edeyim.”
Peş peşe mutfağa girdik, balkon sürgüsünü tamamen kapatmadım ama bunun için bir süre oyalandığımı söyleyebilirim. “Nazenin, ben bir banyoya gidiyorum annem. Sen tatlıları tabaklara koy kızım.” Annemin sesine başımı salladım, halledebilirdim ve gidişiyle genelde baklava koyduğumuz kare tabaklar için rafa ilerledim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGeçen yaz ben almıştım, çok naif bir seriydi ve sadece özel vakitlerde, özel misafirlerde kullanıyordum. Vural da benim için özeldi.

Abi nazenin yaaaa

Bu kizn bu hallerini asssiri seviyorum
Tabaklar mutfak dolabının üst tarafındaydı, kapakları açtığım vakit onları alırken epey zorlanacağımı anladım. Yeniden balkon kapısına ilerlediğimde muhabbetlerini bölmek istemezdim ama sürgülü kapıyı biraz daha çekip “Baba.” Diyerek açtım. “Bir saniye gelir misin?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural ve Alaz hemen önümde, sırtları bana dönük haldeydi ve ben, onlarca metre öteden bile hangi sırtın Vural’ a ait olduğunu anlayabilirdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBabam kalkıp yanıma gelirken ben tabaklara ilerledim, kapıyı kapatmamıştı ona fısıldamak durumunda kaldım. “Bana tabakları verir misin?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBabam tabakları tezgaha koydu, bu onun için epey kolay olmuştu. “Annen nerede Nazenin?” Bunu yanağımdan bir makas alırken söylediği için “Banyoya gitti.” Derken epey gülümsemiştim. Kendi kendine mırıldanır oldu, “İyi bakalım, ben telefonumu şarjdan çıkartıp geleyim.” Babamın da gidişiyle tabakları alıp balkona yakın konumda olan masaya yanaştım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTatlıları burada tabaklara koyacaktım, çekmeceden spatula alırken Alaz’ ın sesini duydum. İlgimi çekmedi diyemem, masaya yaklaşıp işimi sessiz yapmaya başladım ki onları tam olarak duyabileyim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTatlı kutusunu açıyordum, “Ben senin yaşını gördüm az önce.” Vural’ ın sesini duyunca kalbimin var olduğunu gümbürtüsünden hissettim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Anlamadım?” Dedi Alaz şaşkınca, göz ucuyla onlara bakmak istesem de yaptığım şeyin anlaşılmasını istemiyordum. Spatulayı tatlıların dibinden ilerlettim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Her çocukla çocuk olmuyorum ben.” Vural… Bunalmış bir sese sahipti, anladığım kadarıyla da Alaz’ a çocuk diyordu ama onu Alaz birden alayla cevapladı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Haklısın, Nazenin’ le oluyorsun ama?” Ben çocuk muydum ki? Vural benimle çocuk mu oluyordu?

Ya bı sus be Allah'ın belası
İkinci tabağa geçtiğimde yüzümde öfkeli bir ifade vardı. Başım eğik, kaşlarım çatık, yüzüm asık. Sonra onu duydum, bu defa “Bana bak,” derken öfkeliydi. “Onun adını bir daha bir tarafını gere gere söylersen bu masayı senin ağzına sokarım.” Çatıktı ya kaşlarım, yüzüm sirke satıyordu ya, bir ifade nasıl birden değişir anlayamadım ama gülümsemek isteyen dudaklarımı dişlerim sıkıca tuttu.

Yurube aslanim
“Senin benimle derdin ne?” Keşke yüzünü de görebilseydim, Alaz’ ın bu merak dolu hararetli halindeki samimiyeti merak ettim. Göz ucuyla bakar gibi olduğumda Vural’ ın başını diğer tarafa, manzaraya doğru çevirdiğini gördüm. “Seni sevmedim, lakayıtsın poşet gibi bir şeysin şeklin yok sadece hışırtı, gürültü bile değil.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHaksız değildi. Alaz’ ı ben de sevmiyordum, koskoca adamdı ama asla olgun değildi. Bir başkasının, hatta ilk defa gördüğü birinin yanında bile babama kar ile ilgili yaptığı ucuz espriyle kendini de belli etmişti.
Ama Alaz hep böyleydi, hep.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÜçüncü tabağa geçtiğimde “Gürültü sen misin?” Vural’ a tekrar gülümsemişti, sanırım durumu küçümsüyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“O kızın canını bir daha sık bak bakayım o zaman ben neyim!” Bu defa Alaz’ ı susturdu diyebilirim, Vural’ a bir yanıt gelmeyince silkelenir gibi olup tabakladı dörtledim. Kutulardan ikisinde antep fıstığı vardı, sanırım Vural az evvel bundan söz etmişti. Ben yemeyecektim, bu saatte yemesem daha iyi olurdu. Zaten, atışmaları da keyfimi kaçırmadı diyemem.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKutuları ileriye ittirip kek koymak üzere başka bir tabak aldığımda babam dönmüştü. “Vural.” Diyerek balkona girdi “Babanlar neden gelmedi hala? Aradım ulaşılamıyor.” Vural, babam balkona geçene kadar başını çevirip babamı izlemişti “Gelirler.” Cebinden telefonuna uzandı, birini arıyordu. Ben Firuze Teyze ve Ali Amca’ yı bilmediğimden eksik tabak yapmıştım hızlıca onlar için de iki servis çıkarttım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Neredesiniz anne?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Tamam, tamam.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural telefonu kapatıp babama dönmeden ekrana baka baka “Geliyorlarmış Mehmet Abi. Babam otoparka inmiş evrak almaya. Ben istemiştim. İnşaatın suyunu çevireceğiz.” Telefonu tekrar kulağına götürdü. “Yasin sabah sekretere bırak dosyayı da halledeyim onu gün içinde. Yok yok, orjinalini bırak. Tamam.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKekleri de tabaklara aldım, biraz tuzlu için kuruyemişlere yönelmiştim bu sırada Vural ve “Yakadaki inşaat mı? Ne çabuk bitti?” Diyen babamı dinlemek çok keyifliydi. Birlikte bir şeylerden söz etmeleri, ortak noktada buluşabilmeleri… Hayal kadardı, benim için hayalden öte.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTelefonunu bir kol mesafesindeki masaya bırakırken “Geç bile kaldık Mehmet Amca.” Dedi Vural “Urfa işi biraz yavaşlattı.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Doğrudur tabi. Biz de geçen haftalar sizin yazlığa gittik çok güzeldi. Konuştuk babanla sera işini söyledi mi?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTuzlu kurabiye tabağını balkona çıkartıp kimseye bakmadan masaya koydum Vural hemen çaprazımda ve sırtı yine bana dönüktü ama geldiğimi anladığına eminim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yok söylemedi, fırsat olmadı gerçi. Ne serası?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sizin bahçeye işte, sera dedik güzel olur.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTekrar mutfağa döndüm, bu defa da Vural “Olabilir.” Derken tepsiye dizdiğim çerez kaselerini almıştım. Tekrar balkona çıktım, kaç kişiydik? Yedi kişiydik, mutfaktan bir sandalye alınırdı. Çerezleri ona göre dizdim, çayın yanına limon kesecektim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Reklam şirketi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hangi şirket?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapMutfağa dönerken Alaz ve Vural’ ın babamın yanında nasıl hiçbir şey olmamış gibi muhabbet etmeye çalıştıklarını işitiyordum. Onlar gerginlerdi ama ben gülümsedim, Vural Alaz’ ın çalıştığı şirketi soruyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnnem gelmişti, gelirken de kapıyı açmış olsa gerek Firuze Teyze’ nin sesiyle hole çıkıp onları karşıladım.
“Hoş geldiniiz.” İlk iletişimim bana yönelen Ali Amca olmuştu, elimi tutup eğilerek beni öptü “Nazenin hoş buldum, nasılsın kızım?” Sanıyorum ki sizi gördüm daha iyi oldum cümlesini ilk defa bu kadar yerinde kullanabilirdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapUmuyorum ki keyifle “İyiyiim.” Derken bunu belli etmişimdir. “İyi ki geldiniiz.” Sanki bayram akşamıydı, bugün gönlüm acayip neşeliydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAli Amca bana keyifle gülümseyip mutfağa geçti, ben de Firuze Teyze’ ye sarıldım “Hoş geldin Firuze Teyze.”
“Nazenin’ cim, hoş bulduk güzel kızım.” Bana sarıldı, ki ben de böyle olsun isterdim duygularımın bir karşılığı olması çok hoştu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnnem ve Firuze Teyze de balkona geçince peşlerinden çıkan Alaz’ a baktım. “Nereye?” Odasına yöneliyordu, yanımdan geçip giderken elini kaldırdı “Yatıyorum.”
Ama.
Hayır.
Hayır bunun olmasını asla istemezdim, birkaç adımla kolunu tutup “Saçmalama Alaz,” dedim. “Bu saatte ne yatması oturuyoruz işte.” Her ne olursa olsun, kim olursa olsun bunu yapmazdım. Yani ne Alaz’ ı ne başka birini dışlar gibi- hayır, düşüncesi bile iğrençti. Gerekirse Alaz’ ın elinden tutu çeke çeke onu o balkona götürürdüm yeter ki bu gece kötü hislerle bir başına uyumasın.

Kalbini yediğim
Gözlerini devirir gibi olup bana gülümsediğinde ondan bir yanıt bekliyordum. “Naz, benden nefret ediyorsun zaten.” Bu doğru değil, kolunu bırakmadan hırsımı alır gibi sarstım onu. “Senden nefret etmiyorum Alaz. Sadece sana gıcık oluyorum.” Ama bu, Alaz’ ı öylece bir başına bırakmam için bir sebep değil.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Olur öyle şeyler.” Diye devam ederken elimde olmadan sesim kısıldı, bir yandan da geriye bir adım atıp çekiştirdim. “Gel hadi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOnu çekiştirip ileriye doğru bir adım atınca Alaz’ ın göğsü sırtıma çarptı ve ben sarsılarak kapı eşiğinde bizi izleyen Vural’ ı gördüm. Ne zaman oradaydı, ne zamandır bizi izliyordu, Alaz bunu biliyor muydu bilmiyorum ama bir elim arkamda Alaz’ ın elini tutarken zihnimde hızlıca ona kurduğum cümleleri tekrar ettim.
Kötü bir şey söylememiştim.
Ki, Vural’ da bana çok kötü bakmıyordu ama biraz garip bakıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKötü değildi, iyi hiç değildi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDonup duran bir andı diyebilirim. Annem mutfaktan “Nazenin, Vural’ a bir havlu verir misin canım.” Deyince başımı sallayıp Alaz’ ın elini bıraktım. Vural banyoya hareketlenmişti, peşinden gidip ona dolaptan bir havlu vermek için kapakları açtım.
Suyu açtı, ellerini yıkıyordu. Omzumun üzerinden onu görebilecek haldeydim, bunu yapmadım çünkü eğer yüz yüze gelirsek ben ne söylemem gerektiğini bilemezdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHavluların üst rafta olduğunu fark ettim, alttakiler bitmişti. Başımı arkaya yaslayıp üst rafa uzanmayı denediğimde bunun başarısızlıkla sonuçlanacağını zaten biliyordum. Yine de Vural’ dan yardım istemeye utandım ama o, arkamda belirip mavi havluyu alınca tüm anım bir heyecana kapıldı.

Aklıma tanıdık birilerini getirdi bu sahne
Varlığını hissediyordum, tam arkamdaydı. Yavaşça ona döndüm, ki bu konuşulan onca şeyin üzerine beni hala utandırıyordu.
Suçlu değildim, kendimi öyle hissetmem gerekiyorsa hissediyordum. Aynı zamanda, Vural’ a bu kadar yakın olmak bambaşka bir histi, tam önümde bana baka baka ellerini havluya kuruladığını da görmezden gelemeyeceğime göre.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Vural,” başımı kaldırıp yüzüne baktım, yüz yüze geldik. “Ben, konunun çiçekler olmadığını biliyorum.” Ona bir şey söylemek istemiştim. Konu Alaz’ a gelmeden, benin için değerli olduğunu belli etmek istediğim bir cümle kurmak istemiştim. Tüm bu ani çekingeyle yaptığımın farkındaydım ama az evvel gördüklerinin aramıza bir duvar örmesinden ziyade Vural’ ı yanlış düşüncelere istemesini istemezdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHavluyu tek elinde toparladı, bakışlarımızın buluştuğu yerde hareketlerini de görebiliyordum. Ve elbette ki sakin sesi evvela adımı şekillendirdi. “Nazenin.” Sanki ilk defa adımı Vural’ dan duyuyordum ve bu erkeksi ses tonundan yıllardır muhaftım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ben de senin karakterini biliyorum, yüzünü asma.” Benim nasıl bir insan olduğumu gerçekten anlamış mıydı yani? İnsanlara kıyamadığımı, ne olursa olsun onlara kalıcı bir şekilde öfkelenemediğimi? Peki tüm bunlar beraberinde yüz ifademin konuyla bir ilgisi olduğunu fark etmesi?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural, beni her an kendine hayran bırakan bir adamdı ve başkasına nasıl davrandığıyla ilgilenmiyorum ama bana oldukça nazikti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Gerçekten mi?” Heyecanımı gizleyememiştim, bu sesime ve mimiklerime öyle bir yansımıştı ki başını sallayarak “Gerçekten.” Diyen Vural’ ı da gülümsetmiştim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural bana güveniyordu, anladım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİkimiz de gülümsüyorduk, sonra o gülüş ciddiyete giden bir yolda yavaş yavaş söner oldu. Çünkü; ama hoşlanmadım diyebilirdi. Ya da ben, ama hoşlanmadın diyebilirdim. Söylerse, söylersek çok şey değişirdi. Değişsin istedim mi? Cesaretim gönlümü dövmeye başlamadığından başımı sallarken elindeki havluya uzanmakla yetindim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapParmaklarımızın birbirine değdiği bir andı, zamanın durmasını tam olarak burada isterdim. Dahası. Dahası, bana ciddiyetini kavrayıp “Bir sorun var mı Nazenin?” Demesiydi. İkimiz de ufak havlunun bir ucunu tutuyorduk ve böyle bir anda beni düşünerek kurduğu cümlenin ağır naifliği tüm bedenimi sanki kaba taslak sarmıştı. Yeniden gözlerine bakar oldum “Ne gibi bir sorun?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYüzü, sanki bir şiirin akla hayale uyan tarafıydı.
O patikanın güneş vuran, gül kokan nergis kokan çit çevrili bahçesiydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Alaz’ la, ya da her hangi bir şey?”
Benimle bir tahmin üzerinden varsayımda bulunması gerçekten bir sorunun olup olmadığını düşünmeye itti. Konu Vural olduğunda, onunla istekleri üzerine ciddileşebiliyordum da.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı ağır ağır iki yana salladım “Hayır yok, her şey yolunda.” Daha ortada biz yokken Alaz, bizi biliyor ve bu konuda beni tehdit ediyor diyemezdim. Yönüm belli olsa da, vardığım yerin eminliğini taşımıyordum çünkü; en azından ben, daha yola koyulmamıştım bile.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHavluyu bana bıraktı “Güzel.” Onu aldığımda sonuna kadar açık kapıya yöneldim, “Ben gideyim.” anne ve babalarımız tarafından bir yanlış anlaşılmaya mahal vermek istemezdim, bunun üzerine banyodan kaçar gibi çıktım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapElimde Vural’ ın ellerini kuruladığı havlu, adımlarım hole yeni ayak basmıştı. Aklımın karışıp fikirsizce hareket ettiği zaman dilimden yalnızca birindeydim.
Gülümsedim,
Bu havluyu orada bırakmam gerekiyordu, belki Vural benden sonra tekrar kullanacaktı ama hol ortasında duraksasam da banyoya dönmek istemedim. Hem, nasıl olda Vural havluların yerini görmüştü oradan bir tane daha alabilirdi. Ben en iyisi havluyu odama koyup hızlıca balkona geçeyim düşüncesini bir an evvel gerçekleştirdim.
Hemen ardından Vural’ da gelmişti zaten.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKarşı çaprazıma oturdu. Ben babam ve Alaz’ ın arasındaydım, masanın başında Ali Amca vardı ve Vural babamın karşısından kendine bir sandalyeyi çekmişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Almıştık onlardan, yağmurda bozuldu bir iki tanesi bende kaldırıp attım hepsini.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural “Neyi?” Deyince otomatikman gözlerimi üzerine çevirdim. Rahat bir hali vardı, umarsız da diyebilirim. Her ne olursa, böyle sakin kalabilmesi çok hoştu. Sanki kimseye verecek bir hesabı yok, gizlisi yok, derdi yok, kimse umurunda değil ve tek derdi biraz oturup gitmekti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAli amca çayına yönelip Vural’ a bakınca “Aydınlatmaları diyorum oğlum.” Vural başını sallar gibi olup boynunu yavaşça esnetti. Arkasına yaslanmıştı, bir bacağını da diğerinin üzerine attığını var sayıyorum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAli amca bu defa Alaz’ a döndü “Alaz senin dediklerine bir ara bakayım oğlum ben.” Alaz sanırım bahçe için bir şeyler önermişti, Alaz’ ların Isparta’ da bahçeleri olduğu için o böyle şeylerden anlıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBabam önüme çekirdek kasesini itip hemen yanına da üç tane çekirdek içi koydu, “Ye bak güzel.” Severdim, ama böyle bir ortamda babam kadar rahat olabilir miydim bilmiyorum. Üstelik sadece onun önündeki çekirdeklerden yenmişti, babamdan ve diyelim ki benden başka çekirdek yiyen yoktu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİçleri tek tek ağzıma atarken babama yaslandım, “Ee Nazenin, senin dersler nasıl? Hocalar falan?” Çekirdeklerimi yedim, Ali Amca’ yla iletişim kurmayı seviyordum ilgisi hoşuma gitti.
“Güzel, ama daha çok yeni. Henüz bir şey söylemeyeyim şu anlık güzel gidiyor.” Kendi halimde, sadece derslere odaklandığım bir dönemdi. Bu sebeple üniversitemi sevdim diyebilirim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBabamın çekirdek tabağından bir avuç kadar aldı, dirseklerini masaya yaslayınca gülümsememi bastırmak istedim. Birini çitledi, “Nasıl gidiyorsun?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSanırım, kendimi daha rahat hissettim diyebilirim Ali Amca üzerimden koca bir yük almıştı yoksa çekirdek yerken kendimi başka bir tabirde hissedebilirdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Haftanın birkaç günü Alaz ile uyuyor saatlerimiz, o zamanlar Alaz’ la gidiyoruz. Sonra otobüs.” Dolmuşları henüz çözebilmiş değildim, bir de sadece bir tane otobüs biliyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Anladım kızım, iyi bakalım. Bir şey olursa hemen.” Elini telefon haline getirip kulağına götürdü “Hemen arıyorsun Ali Amca’ nı Ali Amca’ n hemen orada.” Bu ilgiye karşılık kendimi gerçekten epey mahcup hissedebilirdim, ben teşekkür ettikten hemen sonra babama dönüp “Çekirdek güzelmiş.” Demeseydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAli Amca’ yla iletişimde bulunmanın hemen ardından babamla olan muhabbetini izlemeye koyuldum. “Ee senin dersler nasıl Mehmet?” İkisinin de elinde çekirdek, yere dökmemek için masaya yakınlar. Babam başını sallarken kaşlarını alay eder gibi hafif çattı “Hepsi pekiyi pekiyi. Gel bir gün de teneffüste tost yiyelim birlikte.” Ali Amca kahkahayla elini babamın omzuna koydu “Kara önlüğümü bulayım hemen oradayım.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bizim okul serbest kıyafet sende Ali. Hem, önlük mü kaldı Allah aşkına.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİkisi de o kadar komiklerdi ki, Ali Amca tüm neşesiyle
“Öyle mii?” Deyiverdi inanamamış gibi “O zaman yarın için hemen bir kombin yapalım bana,” ardından masanın diğer ucunda oturan eşine döndü. “Firuze kombin kombin.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnnemle sohbet etmekte olan Firuze Teyze konunun o kadar dışındaydı ki çay bardağını yavaşça masaya koyarken anlamsızca bu tarafa bakıyordu. Ardından ciddiyetle “Ne kombisi Ali?” Dedi. “Yeni yaptırdık ya bakımını.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÇok güzel bir andı, Firuze Teyze’ ye gülmek istemezdim ama bunu becerebildiğimi söyleyemezdim. Neyse ki gülüşlerimiz bir yana Ali Amca’ ya aldırmadan annemle olan sohbetlerine dönmüştü.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBabam Ali Amca’ ya keyifle takıldı “Sen nereden biliyorsun kombini? Hadi ben kız babasıyım?”
Ben de, çoğu vakit babama kıyafetlerimle ilgili sorular soruyordum elbette. Tarzımdan ötürü bazı şeyleri öğretmişliğim de vardı. Mesela ben vintage giyinmeyi bazen çok seviyordum ama oldukça da seçiciydim. Bu sebeple bana göre bluzlarımın çoğu çok tatlıydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAli Amca çatalını keke batırdı “Vural’ ın kuzenleri geliyor bize de. Geliyor kızlar, takıyorlar çantalarını bilekliklerini soruyorlar enişte bu nasıl? Şu renkle bu mu enişte. Geçen diyorlar radora mı fadora mı oradan bileklik alsana bize enişte.” Kek dilimini ağzına attı, ama ben o sıra daha çok asıl söylenmek istenenle ilgilendiğim için konudan ayrı merakla “Şey olmasın o? Pandora?” Deyiverdim. Sesim, yanlış bir şey söyleyecekmişim gibi kısıktı ama bunu merak ediyordum.
Ay Ali amca alemsin ya kMsmsk
Ali Amca çayı beraberinde yutkundu “O ney?” Alaz sağ olsun “Bir marka, takı var.” yoksa ben bu şekilde söyleyemezdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGörünen o ki Ali Amca bunu gerçekten bilmiyordu biz gülerken “Haa, veletlere bak.” Ali Amca hemen karşımda bize eşlik eden Vural’ a baktı “Oğlum şu kızlara sor al ney istiyorlar yüzük mü küpe mi ney ben anlamam öyle, söz de verdim o an.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapArdından bana döndü, “Nazenin’ e de al bir tane.” Ah hayır, bir anlık şokla mimiklerimin değişmesine mani olamadan elimi itiraz eder gibi kaldırdı. “Ay yok ben, istemem öyle. Teşekkür ederim.” Pahalı bir hediyeyi kabul etmezdim. Ki Vural’ ın bana alması şu an ani halimle söz konusu dahi olamazdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Olsun olsun, sen de bizim kızımızsın.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ali Amca ben gerçekten istemiyorum, teşekkür ederim almış kadar oldunuz,” elbette beni düşünen bir adama bunu söylemek kabalık olurdu ama aksi durumda da kendimi bir yükmüş gibi hissedecektim. Hiç ortada yokken, birden.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHer ne kadar da olsa, sözlerime tama etmişe benzemiyordu. “Olsun olsun, genç kızsın kombilersin.” Diye diye babama dönüp aniden konunun üzerini örttü “Birkaç güne yazlığa gidelim çit için bir şeyler yapacağım.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKonu değiştiği için üzerine her hangi bir yorumda bulunamıyordum ama istemiyordum da. Yüzüm düştü diyemem, sadece kendimi hayli mahcup hissettiğimden Vural’ a dahi bakamaz durumdaydım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Değil mi Nazenin?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapFiruze Teyze’ nin sesiyle annelere dönüp “Efendim?” Dedim “Bize gelirsin arada, birlikte yine çaylar kahveler içeriz diyorum.” Bugünden söz ediyordu, annemin sandalyeyi tutup “Gelsene bu tarafa Nazoş.” Demesiyle Alaz’ la yer değiştirirken gülümsedim “Olur, gelirim.” Seve seve giderdim hem de.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Çok güzeldi bugün, oturduk ne güzel.” Gerçekten keyifliydi, Firuze Teyze sohbeti bol bir kadındı otururken vakit nasıl geçti anlamamıştım. Bana gösterdiği her bir akrabasını da merakla dinlemiştim, sanırım Vural’ a ait ne varsa öğrenmek istiyordum; hevesli yanımın sebebi buydu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKonu Vural olduğunda, en uzak akrabasının çocuğu dahi mevzu bahis olabiliyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapFiruze Teyze elimi avuçlarının içine aldı. “Kekin de bitti hemen, Vural abin bir oturuşta tabağı bitirdi.” Hem oldukça neşeli, hem de kimse duymasını istemediği için sesini epey alçak tutmuştu. Ben başımı tatlı bir nidayla yana eğerken derin bir iç çekişte buldum kendimi. Demek sevmişti, Vural demek ki onun için olmasa da onu düşünerek yaptığım keki beğenmişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapArdından “Yaa.” Annemin tepkisine döndü, en azından içimizden biri düşüncelerini belli ediyordu. “Gelmişti, açtı ya. Yemekler pişene kadar bekleyemedi kek de çok güzel olmuştu yedi öyle.” Firuze Teyze’ nin kendini ifade edebilmek amaçlı kurduğu cümleye bakarsak da onu anlayabilmiştim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yorgundu epey, şimdi oturuyor ama kalkar birazdan.” Vural için yorgun görünüyor diyemem, ya da yorgunluğunu belli etmeme konusunda epey yetenekliydi. Onu izlerken çayının şimdi bittiğini fark ettim, “Ben çayları tazeleyeyim.” Ayağa kalkmak üzere, annem elimi tuttu. “Sen otur annem ben çaycıyı getireyim.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnnem kalkıp mutfağa giderken ben de Vural ve Ali Amca’ nın konuşmalarına kulak kabarttım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yarın şirkete geçeceğim baba işlerim var yarın olmaz.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Haydaa, oğlum halletmemiz lazım kim gidecek şantiyeye? Yolla seninkilerden birini o zaman.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİşle ilgili bir sorundu sanırım, Vural cebinden telefonu çıkartıp birkaç hamlenin ardından kulağıma götürdü.
“Levent, işim var yarın Bornova’ da ki şantiyeye uğrar mısın?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOturuşundan kaynaklı lacivert gömleğinden omuzları epey ortaya çıkmıştı, telefonu kulağına tuttuğu kolunda bir boğum belirdi, sanıyorum ki kası. Bilmiyorum, ben daha evvel hiç Vural gibi bir erkekle aynı ortamda bulunmamıştım.
Onun gibi… Pekala, sanıyorum ki Vural’ ı niteleyecek kelimeler beni her daim kızartacaktı. Bundan vaz geçtim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Tamam.” Dedi telefondaki adama. “Konuşuruz, şimdi pek müsait değilim.” Müsaitlikten ziyade sanki konuşacak hali yoktu, annem çaycıyla Vural’ ın bardağına yöneldiğinde de elini bardağın üzerine kapatır gibi oldu “Yasemin Abla sağ ol, içmeyeceğim daha.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnnem çayı dökmekte ısrarcı davranıp bir de üzerine “İç oğlum iç, yorgunluğunu alır.” Deyince Vural mecbur çekti elini üzerinden. “İstersen Nazenin kahve yapsın sana.” Çayı doldurmuştu annemim sözüyle Vural’ ı görebilmek adına başımı yana eğdim, bu göz göze gelmemizi sağladı ama Vural başını itirazla arkaya attı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hiç zahmet etme.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOlur mu öyle şey “Yok, zahmet olmaz istiyorsan yapayım.” Ayağa kalkacak gibi olmuştum, bir şey söyleyecek olup vaz geçti, yapma demek istedi, bakışları tekrar zahmet etme der gibiydi ama ben çoktan kalkıp “Nasıl içiyorsun?” Deyince soluğunu “Sade.” Diye verdi.

Tamam bı içine tatlı olmasın diye tuz atarız birazcık
İki cimcik tuz tatlım
Benim ardımdan Alaz’ da ayaklanmıştı, “Ben de odama geçeyim, biraz çalışmam gerekiyor da. Nasıl olsa buralardasınız görüşürüz.” Konuşmanın devamını dinlemeden kendimi cezvenin önünde buldum. Bu defa kahve makinasında yapmayacaktım, Vural için bir şeyler hazırlamak bana heyecan vericiydi bu anın değerini alçaltmak istemezdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Dikkat et de tuzlu yapma.” Alaz sesiyle beraber yanağımdan bir makas alınca başımı kaçırdım “Ya Alaaz.” Tenim hassastı ben çabuk kızarıyordum, üstelik şu an kızarmam için başka etkenler de mevcuttu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Saçmalama.” Dedim bir çırpıda ama beni dinlemedi bile. “Maske yaramış maske, yumuşacık olmuş. İyi geceler.” O alayını yapıp odasına ilerledi, ben de arkasından seslendim. “İyi geceleeer.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAlaz her zaman olduğu gibi altı boş konuşmalarından birini gerçekleştirmişti. Tuzlu kahve, şu konumda uzun bir süre düşünsem aklıma gelmeyecek bir detaydı çünkü ben Vural’ ı sadece hayallerimde ulaşabiliyordum.
Hayallerde ulaşmak ve hayallerde sevmenin arasında ise bir patika değil, dağlar kadar mesafe vardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKahvenin köpüğünü alıp fincana yavaşça doldurdum, ardından fincanı ufak bir tepsiye koyduğumda fark ettim, o kadar heyecanlıydım ki sanırım bunu yapamayacaktım. Yanına su koyalı mıydım, tek fincanı tepside götürmem saçma mı olurdu? Sunum komik mi dururdu? Ya kötü görünürse?
Fincanı tepsiden alıp iki elimle kavradım, ya su isterse? Fincanı geri koyup yanına bir bardak su koydum, kaba durdu bardağı alıp minik kahve yanı su bardaklarından koydum. Lüzum var mıydı? Bilemedim, kararsızlığım arşa çıkmıştı ben de tepsiyi alıp ne olursa olsun diyerek yavaşça balkona yöneldim.
Annemmmm nazeniiiinnn seni üzerler annneeeeemmm
Annem Alaz’ ın, Firuze Teyze’ de benim yerime oturmuştu ama Vural’ ın sırtı hala bana dönüktü. Hoş bir muhabbetteydiler, kahkahaların hafiften yükseldiği bir anda kahve tepsisini Vural’ ın önüne koyup mecburen yanına oturdum. Muhabbet akıp giderken o kahveyi aldı kenara, ben suyu derken ellerimiz ufak tepsi üzerinde aynı amaç için kısa bir an birleşti. Vural tepsiyi alıp masanım ilerisine bıraktı, bana dönmüştü çekilirken gözlerime baktı. “Teşekkür ederim.”

Bakma Fehime bakma dökeceksin
Yan yana olduğumuzdan fazla yakın, halimiz gereği yüz yüzeydik. Ona sakince gülümsedim ve “Rica ederim.” Deyip yavaşça önüne dönmesini bekledim. Tahmin ettiğim gibi bir bacağı diğerinin üzerindeydi, benim iki büklüm oturduğum masada o yayıla yayıla oturmuş, hayli rahat görünüyordu. Sanki tüm alan ona aitti, gülümsemek isteyip kendimi zor tuttum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“O zamanlar bizim binalar 500′ e satılırken bu yarı fiyatına daire veriyordu. İki sene bile sürmedi,” Vural’ ın üzerine Ali Amca parmaklarını şıklatıp “Vınn.” Dedi. “Dolandırdı herkesi şerefsiz, daireler öyle yarım.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural kahvesine uzandı, ona “Ee ne oldu şimdi?” Diyen babamı dinliyordu “Bir şey olmadı, mahkeme sürecindeler ama bir şey çıkmaz ondan olaylar karışık biraz. Zaten o zamana göre para değer kaybetti, Celal batık.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİçmişti, ben sadece Vural’ la ilgilendiğim için yarı kaçamak bakışlarımı da üzerinden alamıyordum. İkinci yudumda bana bakınca başımı utançla çevirdim, fark etmedim değil ardından Vural’ da beni utandırmamak için mi bilmiyorum ama önüne dönmüştü.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Nazenin çayını hiç içmedin kızım, bari tatlı yeseydin.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapFiruze Teyze çok düşünceli, çok tatlıydı. Ona “Canım istemiyor.” Dememle Vural’ ın kahvesini işaret etti. “E kahve yapsaydın kendine de.” Aslında hiç aklıma gelmemişti, Vural’ ın bana döndüğünü hissederek bilmem der gibi omuz silktim. “Bilmem, canım istemedi. Bugün içtik ya birlikte.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnladım der gibi salladı başını “Doğru, ben de içince uyuyamıyorum.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hasta mısın?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBakışları, o kadar hesap soran haldeydi ki sözlerimde sendeleyip ona sakince mırıldandım. “Anlamadım?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHafif gülümsemiştim çünkü bana kötü bir söz söylediğini asla düşünmüyordum. Kaşları benimkilerin aksine havalandı, “İyi misin diyorum?” Ah, Ah!
Vural, o kadar güzel bir andı ki heyecanlanan halim kelimeleri savurarak ters düz etti “Hı yok, iyiyim canım istemedi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSadece bir an, yüzüme bakıp önüne dönmesi sadece bir an sürmüştü. Ardından Ali Amca “Değil mi Vural?” Diyerek tüm dikkati üzerine toparladı. “Bir apartmanı birden fazla kişiye satmıştı.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVural başını salladı ve fincanı dudaklarına yaklaştırırken sakin bir “Öyle.” Dedi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAkşamın ardı yarına uzak, bugüne ise fazla yakındı. Yakınlık ateş gibi, can alıcı bir pencerenin buğusu kadar isliydi. Hem anlamlı, hem heyecanlı, hem ürkütücü. Bu halim-iz. Ben bir yana ömrüm boyu şöyle bir akşamda bulunmadığıma eminim. Bir yanımda Vural, masanın diğer yarısında ailem vardı ve birbiriyle anlaşan bu insanları aksi olduğunda bir masaya toplamak için hayaller kurardım.
Ben şanslı bir kızdım, peri masallarını yarı zamanlı bir akşamda yaşıyordum. Kim ne derse desin ve aramıza görünmeyen bir perde de inse Vural’ la bir alanı paylaştığım için epey şanslıydım. Onu yakından daha net izleyebiliyordum, üstelik sadece varlığı değil ona yakışan kokusu buram buram etrafımı sarmalıyordu. Ne hoş; Vural benim için bir hayale yalnızca yarı zamanlı uzaktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapŞimdi kalkıp gitse mesela, onu yarın tekrar görecektim. Yollarımız tükense bile, biz tekrar bir araya muhakkak gelecektik. Bu yüzden gönlümde avare dolaşan o yüce his hiçbir zaman özlem dolmayacaktı, ben Vural’ ı izlerken tüm varlığını içime sindirecektim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapUzun bakışlarım eşliğinde kahvesini bitirip boş fincanı masaya bırakırken omzunun üzerinden bana döndü “Ellerine sağlık.” Dudaklarım, sanki birbirine bastırılmak üzere anlaşmışlardı. Onları bütünlerken Vural’ ın yüzüne bakmaya devam edip “Afiyet olsun.” Dedim. Oysa daha söylemek istediğim çok şey vardı, onun da olmalı ki yüzüme bakmayı sürdürdü ve sonunda “Bandanan.” Dedi. Gözlerimi tarıyordu, yüzünü izlemekteydim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEvet, bandanam ondaydı ama lüzumu yoktu “Vermek istemezsen kalabilir.” Sözlerim öyle ki, hem beni hem de onu gülümsetmişti. Oysa ben şaka yapmak istemiştim, ciddiye aldığı belli, bir ufak o da gülümsedi. “Vermek istemiyorum, veremeyeceğim.”

Al senin olsun yigidim
Ben, doğrusu bunun basit bir şaka olacağını düşünmüştüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBazen basit düşünmek gerekiyormuş.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYüzümdeki şaşkın ifade gülümsememi silerken buna aldırış etmek istemiyordum. Usulca mırıldandım, “Sorun değil.” Sende kalabilir.
Sende kalabilir gibi bir sende kalabilir miydi?
Ya da sevgililerin birbirlerine eşya vermesi gibi bir sanırım veremeyeceğim miydi?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBilmiyorum, insan olayın içindeyken olan biteni göremezdi. Uzaklaşmak, ve asıl manzaraya öyle bakmak gerekirdi ama benim bunu yapmam ne yazık ki çok zordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBen dikkat çekmemek için başımı çevirince Vural’ da önüne döndü. Bir süre daha muhabbet edildi, bardaklar defalarca çayla doldu, komşular rahatsız olmasın diye sesler kısıldı ve gecenin sonunda Vural “Biz kalkalım artık.” Diyerek herkesi ayaklandırdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Vural gidince ara oğlum, daha otobüs bekleyeceksiniz yol uzun falan.” Babam kendince espri yapıyordu ama ona Ali Amca’ dan başka hayli gülen yoktu. Ben dahil herkes gözlerinin devirir gibi olsa da buna babam ve Ali Amca aldırış etmedi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Nazenin.” Dedi annem telefonuna bakarken “Annem Şafak arıyor.” Vural bana dönmüştü, birden göz göze gelince ellerimi nereye koyacağımı bilemeden anneme döndüm. “Tamam anne ben ararım onu şimdi.” Saat gece yarısına yaklaşmıştı demek, vakit kaybetmeden birkaç dakika içinde Şafak’ a dönmeliydim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAli Amca çoktan babamla koridora çıkmıştı. Firuze Teyze’ ye sarıldıktan sonra Vural’ a bakıp başımı ufak bir selam verir gibi eğdim “İyi geceler.” Hareketimi tekrarları, “İyi geceler.” Balkondan hızlıca çıktım diyebilirim, Ali Amca’ yı da gördükten sonra nihayet odamdaydım ve telefonumda birkaç cevapsız çağrı vardı. Panelden bir mesaj belirdi,
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Şafak
Mesaj; Nazenin ben çok yorgunum her yerim ağrıyor seni aradım ama bakmadın sanırım konuşamayacağım yarın ararım
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Şafak
Mesaj; İyi geceler güzel kız🧡
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBu gece için üzgünüm, ona hızlı bir iyi geceler mesajı iletip yatağıma uzandım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap☁️
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap
Simysen diyorsun ki Vural bizim kocamız yani öyle mi
Öyle söylüyor Galib