Hazan Vakti
Bölüm 44
💎
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap3 gün sonra
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşını tıpkı suçlu bir çocuk edasıyla yana eğdi. Dudağını kaç kere ıslattığını saymadım. Ya da gözlerini benden kaçıncı defa kaçırdığını… Melis birbirine bağladığı kollarıyla “Dediğim gibi.” deyip bana bakmayı sürdürdü.
“O gün kapıda Yeliz sana gelen çicekleri görüp kız adın çıkacak falan deyince benim de aklıma geldi.” En başa gidiyorduk. Emir’ in bana teşekkür için yolladığı kırmızı gül demetine. Hatırlıyordum, o gün biz kapıda konuşurken yanımızdan geçmişti evet. Duyması da muhtemeldi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBenim kaşlarım anladım dercesine havalanırken Sena ağzındaki çekirdek kabuğunu yanımızdaki çöp kovasına atıp Melis’ e yöneldi. “Şeytaaaan. Biz sana ihtimal bile vermedik.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Aslında verdik.” deyip havalanan tek kaşımla solumdaki Sena’ ya döndüm. Sonra yeniden Melis’ e bakarken devam ettim. “De, hergün hergün o kadar parayı bulamazsın diye es geçtik.” Yani tabi o zamanlar Serdar’ la da bir çekişmem vardı. O yüzden de pek de umursamamıştık aslında. Sadece o malum günden sonra balkonda oturup ciddi ciddi kim ki bu ya demiştik o kadar.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yani işte onu da.” deyip dudak bükünce Yeliz sağ elini susması için Melis’ e kaldırdı. “Ay tamam tamam sus. Senin Hakan’ la olan fantazilerini dinleyemeceğim şimdi.” Hakan’ la ayrılmışlar, bunu az evvel kendi söylemişti ama yine de bize tuhaf gelen bir yaşanmışlık vardı tabi ki. Hakan’ ın benim hakkımda söylediklerini hala unutamamıştım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeliz’ in iğrenir halde yüz buruşturmasına gülümserken arkasında telefonla bir şeyler yapan Tuğrul’ a ufak bir göz atıp yeniden Melis’ e döndüm. “Neden yaptın cidden?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOnunla eski düşmanlığımız yoktu. Bir daha aynı ortamda denk bile gelmezdik. Melis’ e hissizdim, ama yine de basit bir dille tüm bunların nedenini öğrenmek istiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Çok güzelsin.” derken bakışları kırmızı, beyaz çiçekli elbisemin etek uçlarında gezindi. Konuşuyor ve bunu fiziğimi inceleyerek yapıyordu. Bu durum pek hoşuma gitmese de onu dinlemeye devam ettim.
“Maddi durumun yerinde, tek yaşıyorsun, yanında seni sıkan bir ailen yok, çevren var, arkadaşların var, eve istediğin zaman girip çıkabiliyorsun, fiziğin çok güzel, sesin çok çok güzel. Benim gözümde bu hayatta isteyip de elde edemeyeceğin hiçbir şey yok gibiydi. Serdar bile seni seviyordu. Ben istedim ki…” İstedi ki Serdar beni kötü bilsin. Böylece de ona gitsin. Başardı da, tabii bir yere kadar.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHiç çekinmeden, kendimden kaçmadan bunu düşünebiliyordum. Elinde bir tabak sarmayla onlara gittiği günden biliyordum, aklı Serdar’ daydı. Tamam kıskanıyordum ama ikisinin asla olmayacağını bildiğimden sakindim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBen susarken “Lan sen Hakan’ la beraberdin ne Serdar’ ı ?!” diye araya giren Sena’ ya göz devirerek soludu. “Neredeyse babam yaşında.”
O da bu durumun farkındaydı. Neden demekten alamadım kendimi. Neden o kadar büyük bir adamla… Yeliz’ de benim gibi merak etmiş olacak ki
“E.” deyip kaldı. Kaşları havalandı, muhtemelen Melis’ i anlayamadı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapMelis Yeliz’ e bakıp kısa bir an “Para için.” deyip bana döndü. “Senin tuzun kuru, benim paraya ihti…”
Tuzum kuru muydu? Yaşadığım hayatın ne kadarını biliyordu ki? Hiç.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKendimi tutmayıp “Ya o ne demek öyle?” diye soluyarak ona doğru bir adım attım. Sinirlenmemiştim, sadece aklım almıyordu. Saçma geliyordu.
Yüzüne bakarken kaşlarım çatılmıştı. “Ben ellerimle kendi kardeşimi toprağa verdim. Babam hapse girdikten altı ay sonra vefat etti. Hayatım son bir yılda tepetaklak oldu. Ben miyim şanslı?”
Sırtımda yara bere… Ben miyim güzel?
Tamam. Babam konusunda gerçekçi değildim ama onun da bende güçlü birçok yarası vardı. Melis’ e belki babamın iyi bir baba olmadığını anlatamazdım ama gidişiyle beni üzmüş gibi davranabilirdim. Ona sırtımda yaralardan değil, kalbimdeki yokluktan bahsedebilirdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHer ne olursa olsun benim gözümde şanslı olan oydu. Onu seven, ilgilenen ve konuşan bir babası vardı. Tamam, bende de başkan vardı ama ben başkanla doğmamıştım. Başkandan evvel içime açılan o yokluğu o dahil artık kimse kapatamıyordu. Onu her ne kadar çok sevsem de hala baba diyemiyordum mesela, bu da en büyük örnekti. Baba benin için çok başkaydı çünkü. Hoş, iş işten geçeli çok oldu, şimdilerde babaya ait bir şey aramıyorum belki, ama yine de bazı bazı yutkunamıyor değildim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDiyecek bir şeyi kalmadı herhalde ki yalnızca omuzlarını silkerek “Neyse artık.” deyip gözlerini devirdi. “Ben konuşmak istemiştim sadece. Aklımda kalmasın da.” Konuşmuş ve özür dilemişti, ama bunun benim için bir önemi yoktu zaten. Olayı unutmuştum bile. O gün Uludağ’ dan inerken olanlardan sonra bana mahcup falan da kalmamıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAz evvelki sinirimin aksine sakin bir halde “Sorun yok.” derken Tuğrul az ileriden “Hadi ama.” dedi. “Sıkıldım zaten çok sıcak. Gitmiyor muyuz?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena avucundaki çekirdekleri çöp kovasına atarak “Bekle bee. Git arabada otur.” deyince Yeliz’ de “Gıybet ediyoruz dur.” diyerek omzunun üstünden Tuğrul’ a baktı.
Tuğrul’ u dişçiye götürüyorduk. Sırf bunun için Trabzon’ dan Bursa’ ya gelmişti. Diş konusunda en az benim kadar korkak olduğu için kimseye güvenemiyordu ama kendi doktorum çok iyi olduğundan bugün bir nebze de olsa rahattı.
Dişçiden sonra da bu sabah verdiğim ani bir kararla burnumu deldirecektim. Tabi Serdar yalnızca Tuğrul’ u dişçiye götüreceğimizi biliyordu. Gerçi dün gece bunu konuşurken burun deldireceğim fikri aklımda yoktu. Hoş, olsa söyler miydim onu da bilmiyorum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“E Hakan’ la ayrıldık diyorsun. Sen şimdi çıkıyor musun Güllük’ de?” Sena’ nın Melis’ e sorusuyla Melis başını iki yana salladı. “Haberiniz yok mu?” Sonra bana döndü. “Güllük kapandı geçen haftalarda. Hatta bugün dürümcü açıldı oraya.”
Hiç duymamıştım. Dün Özkan’ la ve birkaç arkadaşımla konuşmuştum ama kimse bana böyle bir şey söylememişti. Gerçi eminim ki onlar da bilmiyordur. Benden sonra hiç gitmemişler.
Şaşkınca “Hayııır.” diyerek yüzüme gelen güneşi elimin tersiyle engelledim. “Neden?” Hiç söz konusu değildi bu. Hakan neden kapatsın ki orayı? Yıllardır iyi kazanıyordu.
“Birilerine bulaşmış sanırım ben görmedim. Aramadım sormadım ama fena dövülmüş diyorlar. Alp’ in de kolunu kırmışlardı onu biliyor musun?” Adeta üzerime dökülen kaynar sularla başımı evet anlamında sallayınca devam etti. “Aynı gün olmuş, sonra kapandı mekan, Hakan’ da yok buralarda memlekete gitti diyorlar.”
Eeee yaptıkları yanına mı kalacaktı elbet bedeli olacaktı hayır birde yüzsüz hala Hazan ı arıyordu karaktersiz
Yeliz “Ohaa.” deyip araya girdi. “Ya neler olmuş buralarda, hiç duymadık. Kime bulaşmış ki öyle?” diye devam edince Sena kollarını birbirine bağlayıp yükselttiği sesiyle “Acaba kimeeee?” deyip bana döndü.
Dudaklarımı ısırarak yutkundum.
Yani. Muhtemelen Serdar’ dı…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapMelis’ e bu konu hakkında bir şey söylemeye niyetim yoktu. Zaten Serdar’ a karşı boş değildi şimdi bir de hakkında bir yorum yaparsa sakladığım tüm sinir tepeme çıkardı. Olayı geçiştirircesine alnımı ovdum.
“Neyse ne. Olan olmuş artık, hayırlısı.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena “Aynen.” deyip başını sallarken Yeliz “Hadi gidelim.” diyerek Melis’ el salladı ve benim elimden tuttu. “Çok sıcak, dedikodu yaparken ölürsek cehenneme vip gideriz ve bunu istemem.”
Beni çekiştirdiği yere doğru adımlarken arkamızda kalan Sena’ ya sırıtarak baktım.
“Tabi, arkadaşın tercihi sevişerek ölmek. Çünkü o zaman cennet vip oluyor.” Son olarak Melis’ e başımı eğip elimi kaldırırken açılan arabadan içeriye kahkahalarla biniyorduk.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap
💎

Allahım cok guzell
Oy ve yorumlarınızı esirgemeyin lütfen😍
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapElimi burnuma değdiremiyordum ama işaret parmağımla hızmamı göstererek “Ya kankiş doğruyu söyle yaa.” diye sırıttım. “Güzel olmuş değil mi?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnnem telefonun diğer ucundan bilmem der gibi dudak büktü. Kolunu ileriye doğru uzatarak beni hemen yanında duran Ayşe Teyze’ me gösterirken de “Has olmiş.” dedi. “Ayni bizum yaylacüle benzemişsun. Onun da burnunda varidi haule bidene halka.”
Yeliz ve Sena kahkaha atarken Tuğrul yeni doldurduğu dişiyle gülme yetisini kısa süreli olarak kaybetmişti. Hatta az evvel Sena’ ya bakıp “Dudaklarım şişti sanki, kendimi anceline coli gibi hissediyorum. Nasılsım?” demiş fakat karşılığında Sena’ dan “Yok, hala aynı malsın.” lafını duymuştu.
Ya hahahsmlrs manyak çocuk
Sırıtarak “Ya ama kankii…” dedim. Tamam ben de pek beğenmemiştim. Üstelik canım biraz yanıyordu ama annem güzel olmuş dese sanki güzelmiş gibi hissedecektim. Tabi bunun birde Serdar tepkisi vardı. Onu ayrı merak ediyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“E kankicuğum ama olmamiş. Hem nasi gusül edecesun sen onla. Bide onunla mi uğraşacasun?” Yani o kolay diye düşünerek omuz silktim. Ya her şey bitti de guslümuz kaldı anne.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ya sen onu boşver olmuş mu olmamış mı onu de anne yaa.” diye ısrar enince başını iki yana sallayıp gözlerini la havle der gibi kapattı. “Olmamiş. Yazuk ettun kendineeee. Sil oniii, gaybet onii, delik deşik dolaşma gizuum. Yoket oniii.”
Yani evet hevesimi iki saatte almıştım. Belki çıkartırdım. Bilmiyorum beğenmedim ki hiç yaaaa. Kendimi hint dizilerindeki kadınlar gibi hissediyordum. Tuğrul ve kızlar çok beğenmişti ama benim içime pek sinmemişti. Bir de sürekli burnumda bir şey, burnum zaten küçüktü. Şimdi de içi batıyordu ve rahatsız olmaya başlamıştım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNasıl bir tepki vereceğimi bilemedim ama önüme koyulan sodayla garsona ufak bir göz atıp “Tamam tamam kanki.” dedim. Fazla da ısrar etmemek gerekiyor beğenmedi işte kadın.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTuğrul “Olmamış bu birdaha çek.” deyip telefonunu Yeliz’ e uzatırken annemle olan görüşmemizi sonlandırıp ikiliyi izlemeye başladım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBacak bacak üstüne attı. “Birde şöyle çek.” Hissetmediği dudaklarını umursamadan havalı havalı poz veriyordu.
Sandalyesinde geri yaslanıp uzaklara bakınca Sena’ yla gözgöze gelip kahkaha atmaya başladık. Yeliz fotoğrafı çekti ve “Çekemedim geneee.” diyerek Tuğrul’ a uzattı. Tuğrul yine beğenmedi. Devirdiği gözleriyle telefonu bu defa oflayarak bana uzattı. “Abla Allah aşkına birde sen çek.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapMasanın karşısından bana uzattığı telefonu aldım. “Aşkım ben nasıl güzel çekeyim malzeme neyse o.” Fotoğrafı çektim ama üstten gelen mesaja da yanlışlıkla tıkladım.
Mesaj Volkan Abi’ den gelmişti ve sadece kahkaha emojisi vardı. “Abin yazmış.” diyerek mesajlara bakıyordum ki Tuğrul elini uzatıp “Ver ver, Allah aşkına ver.” demeye başladı. Paniklemişti ama nedenini anlayamıyordum. Volkan Tuğrul’ un hikayesine atmıştı bu emojiyi ama ben az evvel bakmıştım telefonuma. Tuğrul bir hikaye atmamıştı ki. Ya da bize gizledi diye düşünerek “Sena tut şunu.” deyip hemen yanıtlanan hikayeye baktım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena çekirdek yiyordu. Yediği çekirdekleri bazen tükürerek, bazen de eliyle ayağımızın yanındaki çöp kovasına atıyordu ve hemen yanında kolunu omzuma dayadığı ben vardım. Sağ elimdeki telefonu iki parmağımın arasında sallayarak dizlerimin biraz yukarısında biten elbisemin eteklerine vurduruyordum. Öylesine yaptığım bir hareketti yaptığımı hatırlamıyordum bile.
Karşımızdaki Melis vardı. Konuşuyorduk ama seslerimiz pek duyulmuyordu. Videonun devamında Yeliz ellerini şaşkın şaşkın ağzına kapatıp bana döndü ve ben de ona bakarak başımı geriye atıp kahkaha attım. Çünkü o sırada Melis bize “Hakan’ ın eski karısı bizi odasında bastı.” diyordu. Sena sesini yükselterek “Ohaaa lan sen ne kaşarsın.” deyip çekirdeği çöpe tükürüyor ve video bitiyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTuğrul Sena’ nın elinden bana ulaşamayıp isyan ederek “Ya olum yaa.” derken ben ısırdığım alt dudağımla sırıta sırıta videoda yazanı okuyordun.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Şopara bakın şopara.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena’ nın çekirdek yiyişini kast ediyordu ve Sena bunu görürse kesin olay çıkardı ama çok da komikti. Baya da kişi görmüştü aslında. Yeliz’ i izlerken aklıma Emir’ in de bunu izleyeceği gelirken Sena’ nın “Ne oldu yaa?” deyişiyle Tuğrul’ un elimden telefonu çekip alması bir oldu.
“Tren geçti amuda kalk.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİki elimi ağzıma kapatıp “Ay Tuğrul ne fenasın.” dedim. “Engellemişsin bir de bizi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeliz “Ne atmış Allah aşkına. Wp’ ye mi attın?” deyip telefonunu eline alınca Sena yanında oturan Tuğrul’ a dönüp gözlerini kıstı. “Nereni attın len?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKendimi tutamayıp kahkaha atarak “Bu varyaa.” dedim. O kadar keyiflenmiştim ki Tuğrul başını yana eğip yapma der gibi bana baksa da içimde tutamayacaktım. Sırayla kızlara baktım. “Melis’ le konuşurken bizi çekmiş, Sena’ nın çekirdek yiyişini atıp şopara bakın yazmış.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeliz şok olmuş bir şekilde “Hiii!” deyip gülmeye başlayınca Sena “Ya şerefsiz.” diyerek Tuğrul’ un elindeki telefona uzandı. “Ver şunu siktim belanı.”
Tuğrul telefonu cebine koymaya çalışıp gülerek itiraz ederken Sena “Sil lan şunu.” diye debeleniyordu.
Telefonu cebine koyup itirazla başını salladı. “Ya ama çok tatlı çıkmış. Vallahi silmem.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena “Sil!” dedi inatla. Tuğrul sol elini kendine siper etti ve “Asla!” deyip önündeki sodadan bir yudum içti. “Millet çok gülüyor asla kaldırmam. Elit elit takılıyorsun bırak görsünler şoparlığını.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİkisi didişirken Sena sesini alçak tutmaya çalışıyordu çünkü çok sakin bir kafedeydik ve etrafımızda insanlar vardı. Dakikalarca tehdit etti, şantaj yaptı ama Tuğrul yine de kaldırmıyordu o hikayeyi. Biz gülerek ikiliyi izlerken Tuğrul sonunda “Aha.” deyip cebine yöneldi. “Manitam arıyor kızlar bir saniye.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena’ nın avcı misali bakışları altında cebinden çıkarttığı telefonla başını bana kaldırıp sırıttı. “Senin manitan arıyormuş pardon.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar arıyordu? Onun gülüşü bana geçerken masada duran telefonu kontrol ettim. Beni aramamıştı, mesaj bile yoktu. Gerçi bu sabah, ondan önce dün gece arayıp ne yapacağımızı sormuştu. Yani şu an beni aramaması çok da sorun değildi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTuğrul “Efendim abi.” dedikten birkaç saniye sonra değişen sesiyle “Tamam abi.” deyince ona döndüm. Yeniden “Tamam abi.” dedi. Bakışları masada, sesindeki neşe birden silinmişti. Serdar her ne söylüyorsa Tuğrul sakin bir saygıyla onu dinliyordu. Bu hal çok da sürmedi. “Anladım abi, eyvallah abi, tamam abi, görüşürüz abi.” diye diye sonunda telefonu kapattı.

Serdar ezdi geçti
Bizim adama herkes hayran be
Yaaa böle adam ederlerr
İlk tepki gösteren ben oldum. “Ne oldu?” Ne konuştuklarını çok merak ediyordum doğrusu. Tuğrul’ un yüzü düşmemişti ama çok da neşeli değildi. Telefona eğik başıyla kaşlarını kaldırdı ve hafif bir eyvah gülüşüyle mırıldandı. “Uyarı aldım, ağzıma sıçılmadan durumu kaldırıyorum.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena birden “Ohh beee!” diyerek nefesini verirken masaya koyduğu ellerini izleyip gülümsedim. Serdar o videoyu kaldırması için aramıştı yani. Muhtemelen de ben varım diye yapmıştı bunu. Yeliz’ de aynısını düşünmüş olacak ki keyifle “Hazan’ ı kıskandı.” diyerek kolasından bir yudum aldı.
Sena’ nin pek umurunda değildi bu durum. “Kırk yılda bir işe yaradı.” diyerek bana öpücük yollasa da Serdar’ a eskisi kadar takık olmadığını biliyordum. O akşam köyden inerken Serdar’ ve beni izlemişler meğer. Arkamızdan geldikleri için yol boyu netmişiz. O geceden sonra Bursa’ da ki ilk akşamımızda Serdar’ ın bana nasıl sarıldığını, beni nasıl öptüğünü uzun bir tebessümle dile getirmişlerdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerimin tebessümle daldığı yerde, masada titreyen telefonumu aldım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Serdar
Mesaj; O üzerindeki ne lan senin?

Sanada merhaba kocisiissss
Hırto
Sanane aşkım
Telefonu iki elimle tutup yerimde kıpırdanarak sırıtmaya başladım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Hazan
Mesaj; Elbise? Sevdiysen sana da alayım mı🖤
Ya bu kız manyak hahadlkfr
Gönderen; Serdar
Mesaj; ??
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Serdar
Mesaj; Senin dilin iki üç günde fazla uzadı herhalde. Ne biçim konuşuyorsun
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYüzünün halini tahmin edebiliyordum ve buna daha da keyiflendim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Hazan
Mesaj; ;((((
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Serdar
Mesaj; Adamı deli etme doğru düzgün bir şey giy üzerine. O ne lan öyle yarısı yok bacakların ortada?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDizlerimin yalnızca bir karış üzerindeydi. Gayet de tatlıydı, kırmızıydı ve üzerine küçük küçük çiçekler vardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Hazan
Mesaj; Bu düzgün bence, baksana çok tatlı. Yakışmamış mı?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKonuyu saptırırsam bir şey diyemezdi bence.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Serdar
Mesaj; Çok güzel! Sorun da orada amınanoyim bir daha giymeyeceksin onu.
Ne giysin Serdar kız
Aşırı hoşuma gidiyordu. Serdar’ ı ciddiye almıyordum ve her mesajda daha da keyifleniyordim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Hazan
Mesaj; Bence de çok güzel. Ben bir daha giyeceğim sen istemiyorsan giymezsin sevgilim 😚
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKesinlikle mesajlarda daha rahattım. Mesela ona sevgilim demiştim ve bu ilkti… Serdar’ la bu şekilde her şeyi konuşabilirdim ama yüz yüze gelince öylece kalıyordum.
Hayır 2. Diyişini bu
Gönderen; Serdar
Mesaj; Hazan!
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Hazan
Mesaj; ben de seni çok seviyorum Serdar😊☺
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapElbiseyi asla çıkartmayacaktım. Çok hoşuma gitmişti, kısa falan da değildi her şekilde giyecektim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYazıyor…
Yazıyor…
Yazıyor…
Ekranı birkaç saniye bu şekilde izledikten sonra kısa bir an çevrimiçi oldu. Tahminen kızamıyordu ve ne yazacağını düşünüyordu. Hesapladığım gibi olursa rotayı değiştirirdi.
Öyle de oldu. Zaferle gülümseyip yeni mesajı okudum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Serdar
Mesaj; Sen biliyor muydun o duruma atılanı?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSırıttım, konuyu değiştirmişti. Şimdi sinirli miydi, yoksa siniri geçmiş miydi bilmiyorum ama yine de onunla konuşuyor olmak beni gülümsetiyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Hazan
Mesaj; Hayır tabi ki ya görmeyelim diye engellemiş bizi. Sen aramadan önce gördüm ben de. Sena sil falan dedi ama silmiyordu
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Serdar
Mesaj; Anladım tamam.
Ne zaman geçersin eve?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Hazan
Mesaj; Birazdan kalkarız Senalar bugün gidecek ya havaalanına bırakıcam
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Serdar
Mesaj; Tamam. O elbiseyle fazla dolanma. Eve geçince de haber ver bana.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDudağımın kenarı basit bir tebessümle kıvrılırken onu bir şekilde sinirlendirmenin keyfini yaşıyordum. Mesajlaştığımız için sinirini de tam belli edemiyordu ama sinirden deliye döndüğüne adım kadar emindim. Elbisem şimdilik bir kenarda dursun, bir de daha burnumdaki hızmaya olan tepkisi vardı. Şu ayrı kaldığımız zaman diliminde Serdar’ ı sinirlendirmekten bu kadar keyif alacağımı düşünmemiştim. Eskisi gibiydik, birbirimizi yiyorduk ve bu defa tek fark o benim sevgilimdi.
Ama çok güzel çiftsiniz
💎
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap
Oy ve yorumlarınızı esirgemeyin lütfen😍
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSaçlarımı hızlı bir topuz yaparak lavabonun kenarında titreyen telefonumu “Başkaaaaaan.” diye yanıtladım.
Kahkaha tonundaki mutlu sesim karşı tarafta ve banyomda yankı yapınca sevincim ikiye katlandı. Her gün konuşuyorduk aslında, ama şu sıra Sena’ larla olduğum için pek konuşamamıştık. Şimdi onlar gittiğinden evde yalnızdım ve duşa girmek için hazırlanıyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ohh maaaşallaaaah… Ay ne güzeliz ne mutluyuuuz.” Süleyman Amca’ nın coşkulu sesiyle kendimi aynada izlemeye başladım. Şu son birkaç gündür hayatımda her şey çok güzel ilerliyordu. Serdar’ la pek konuşamasak da genel olarak çok iyidik. Birkaç saat önceye kadar kızlar ve Tuğrul’ da vardı. Akşamları hep birlikte dışarıya çıkıp sabahlara kadar eğleniyor, dilediğimizi yapıyorduk ve Serdar sürekli arasa da haberi olduğu sürece keyfimize aykırı tek kelime etmiyordu.
Sırıtarak burnumun kenarını kaşıdığımda hızmam canımı yakıyordu, çıkartmak istiyordum ama çıkartamıyordum. Bugün Gül’ e burnumu deldirirken hızmayı çıkartırsam kapanır mı demiştim. O da kapanır demişti ama yine de ya kapanmazsa diye korkmuyor değildim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı yana eğerek “Yaaa başkaan” dedim. “Şu ara çok mutluyum.” Her zaman eğleniyordum da, sanırım hayatım boyunca bu kadar keyifli olduğumu hatırlamıyordum ve her şeyin sebebi Serdar’ dı.
Başkan keyifle gülerken “Helal olsun kız, kaptın kapı gibi adamımı.” deyince kıkırdayan sesim banyoda yeniden yankı buldu. Onun sağ koluydu, o yüzden adamım diyordu ve ben bundan gurur duyuyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Öyle oldu biraz.” Bu duruma ben bile inanamıyordum. O kadar çabuk olmuştu ki, o bana geldiğindeki heyecanı hala hissedebiliyordum.
“Hadi hayırlısı olsun ama çok seviniyorum Hazan ya. Artık gözüm arkada kalmaz Serdar çok iyi adam.”
Dudaklarımı dişlerimin arasına aldım. İyiliğime iyiydi biliyordum da sen onu bir de benim kollarımda gör be başkan…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSevinçle “Yaa ne güzel konuşuyorsun başkan.” dedim. Banyoda bir sağa bir sola ilerleyip yerimde zıplarken haftalardır göremediğim Ömer’ den farkım yoktu. “Konuşsana biraz daha.”
Uzun süredir onunla bu kadar keyifli konuşmuyordum. En son şu karaciğerimdeki yağlanma sona erdiğinde böyleydim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSüleyman Amca keyifle devam etti. “Geçen annenle konuşurken Hazan nasılmış dedim de, seninki de buradaydı adını duyunca gözlerinin içi parladı resmen.” Ballandıra ballandıra devam etti. “Maaşallah onu da ilk defa böyle görüyorum. Eğitimde de kimseyi dövmedi iki üç gündür, bu ara aşırı sakin.” Alay ediyordu. Kahkaha atıp “Çok fenasın, adamın devreleriyle oynuyorsun.” dediğinde ben de onun gibi keyifle sırıtıyordum.
Adamın duygu durumu bile Hazan la olan iletişimine bağlı hahajnwelerdv
O kadar mutlu oluyordum ki bunları duyunca kendi iç dünyamda Serdar’ ın gölgesiyle dahi keyiflenebiliyordum. İki gün evvel başkanı bize bıraktığını biliyordum konuşurken söylemişti ama bu detayı anlatmamıştı. Oturup annemlerle çay içtiklerini falan söylemişti halbuki.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı banyo tavanına kaldırıp gülerken kuş gibiydim. “O da benimkilerle oynuyor başkanım.” Kendinden ve anneme olan sevgisinden emin bir şekilde mutluluğuma mutlulukla geliyordu.
“Kalbe söz geçmiyor değil mi? İçeride karışıyor kablolar.” Bu işlerden anlıyordu. Başkan kesinlikle aşk adamıydı…
Gözlerimi yumdum ve alt dudağımı dişlerimin arasına alarak başımı iki yana salladım. “Hemmm de nasıl!”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Tadını çıkartın bakalım. Biraz uzak mesafe ama idare edin artık. Serdar bırakmaz seni oralarda, gelir gider bence. Biraz serttir, dediğim dediktir ama onu da idare edersin artık.”
Sinirini idare etmezdim, bence bu konuyu törpüleyerek hallederdim. Mesafe konusunda da o gelirdi zaten eminim de bir aksilik çıkmazsa ben haftaya sürpriz yapıp gitmeyi düşünüyordum. Zaten henüz üç gün olmuştu ama çok özlemiştim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Öyle olacak. Gelirim belki haftaya. Emir’ le konuşayım da sana da haber veririm başkan, ama Serdar bilmesin.”
Fazla duramazdım ama iki üç gün bizimkileri ve Serdar’ ı görsem bana yeterdi. Süleyman Amca “Tamam tamam.” diyerek kıkırdadı. “Biletini alırız sen konuş Emir’ le.” Yani ha ben almıştım ha başka vermişti. İki türlü de masrafları o karşılıyordu ama Serdar öğrenirse eminim ki kızardı. Onun verdiği kartı kullanmamı istiyordu. Bilmiyorum, bir şekilde hallederdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Anlaştık.” diyerek az evvel aldığım kaşlarımı ufak dokunuşlarla düzelttim.
“Ağrın var mı?” Deyince kisa bir an kendimi yokladım ama şu sıra iyiydim. “Yok ya en son köyde oldu işte.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşkan köydeki olayı öğrenir öğrenmez o gece beni aradı. Herkese çok kızdı, ağız dolusu küfürler etti, en çok da bir büyük olarak bunların olmasına müsaade eden dayıma sinirlendi. Ben o günden sonra dayımla hiç konuşmadım. İster istemez bir tarafım ona kırıldı çünkü biliyorum ki o gün Serdar olmasa dayım Serdar’ ın yarısı kadar bile karışmazdı olaya. O kimseyle arası kötü olsun istemiyordu, ben de o tür insanları pek sevmiyordum. Hayır kimseden de bir beklentim yoktu ama koca adamsın, yeğenini savunamayacaksan sana dayı dememin ne anlamı vardı? Oysa bilet alırken gayet canındım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Aradı mı o şerefsiz dayıların?” Her birine çok kızgındı. Ben kimseye, hiç birine kızgın bile değildim. Zaten beni daha evvel de öz babamdan, amca çocuklarımdan koruyamayan adamlardı. Kimden ne bekleyecektim ki?
“Hayır.” diyerek kremlediğim gözümle rimelimi ıslak mendile sildim. İkimizi de sesi değişmişti, başkan sinirliydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bilet isterken arar merak etme.” deyince birdaha ona bilet almalı mıyım diye düşünmeye başladım. İşte sevmediğim huyum da buydu. Birinden soğuduğumda ilişkiyi kopartıp atıyordum. Bu soğumamdaki tek neden de Engin değildi, dayımı dün köy kahvesinde beni dövmeye çalışan eniştemle gayet kahkahalarla muhabbet ederken görmüşler. Biraz da buna takılmıştım.
Oysa dedem daha yeni vefat etmişti..
Birkaç kuzenim de dahil herkes dayıma bu konular için epey kızgındı. Emir’ de aynı bu şekildeydi ve başkanla ikisi Serdar’ la gurur duyuyordu. Bunların üçü de hemen hemen aynı modeldi işte. Tabi Serdar daha fenaydı. Yani Emir tutup da kuzenimin boynuna bıçak dayamazdı. Ya da başkan…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Engin çıkmış hastaneden haberin var mı?” Yıkadığım ıslak mendille gözlerimi silerken “Hııı.” deyip dudak büktüm. “Sabah Özkan’ la Okan Abi arayıp söyledi. Annemle teyzemler de aradı.” Çenesi kırılmış Engin’ in. O gece bizden sonra gelen ambulansla hastaneye gitmişler ve Serdar’ dan şikayetçi olmuş ama birkaç saat sonra şikayeti geri çekmiş, ya da çektirmişler orayı kimse bilmiyor. Ben de sordum ama Serdar bana ‘Sen işine baksana yavrum‘ diyerek beni başından savdı.

Asssssss
Keyifle “İyi bakalım. İyi yamultmuş bizim enişte. Darısı…” deyince “Aman.” deyip sözünü gülerek kestim. “Kaos falan istemiyorum Süleyman Amca, lütfen biraz huzur.” Serdar’ la sakin bir ilişki yaşamak istiyordum. Lütfen…

Tewufehfahsjd o mümkün değil
Soryyyy sakinnn
Sızlayan kirpiklerimdeki rimeli tamamen çıkartmıştım ve tek yapmam gereken duştan sonra yüzümü kremlemekti. Rimelden mi bilmiyorum ama birkaç saat sonra kirpik diplerim fena acıyordu. Rimelden vazgeçmeye niyetim yoktu, belki markasını değiştirirdim.
“Kimse kalmadı zaten. O şerefsizleri de görmüyorsan sorun yok.” O şerefsizler dediği iki amcamın üç namus bekcisi oğluydu. Babam öldükten sonra bana takmışlardı. Onu giyemezsin, buraya gidemezsin ailemizin namusunu iki paralık edemezsin deyip durmuşlardı. Çok namusluymuşlar gibi..
Tabi konuşmaları çok da uzun sürmemişti, onları da başkan ele almıştı ve neredeyse iki yıldır hiç birini yanlışlıkla bile görmüyordum. Unutmuştum bile.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yok yok.” diyerek gülümsedim. “Unuttum ya ben onları. Rahat ol başkan.”
Biliyorum, rahattı zaten. Öyle bir şey pek söz konusu değildi gibi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAlayla “İyi o zaman Hazoş.” dediğinde “Başkan benim şimdi kapatmam gerekiyor arkadaşım geldi de.” diyerek ufak bir yalan söyledim. Duş alacağım diyemezdim ya adama. Serdar olsa derdim, ama Süleyman Amca’ ya diyemezdim. Neyse ki o da üstelemedi, kim geldi akşamın bu saatinde diye sormadı ve keyifle telefonu kapattı.
Annem, Serdar ya da bir başkası arar diye lavabonun kenarına koyduğum telefon her an seslideydi. Evde tektim, aksi halde telefonu duymazsam başıma bir şey geldiğini düşünmeleri kısa süreli panik havası yaratırdı ve bunu asla istemiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapElbisemi ve siyah iç çamaşırlarımı çıkartıp kirlilerin yanına koyduktan sonra tüm çıplaklığımla duşa kabine girdim ve suyu ayarlamaya başladım. Suyun burnuma gelmemesi gerekiyordu ama bu ne kadar mümkündü bilemiyorum. Bedenimi yıkayıp çıkmak en fazla yarım saatimi alacaktı ve sonrasında tüm gece Serdar’ la mesajlaşmayı düşünüyordum. Bugün akşam altıya doğru sokağa geldiğimi yazmıştım ama sonra Yeliz’ lere geçtiğim için konuşamamıştık. Ne yaptığını, nerede olduğunu merak ediyordum ama belki ondan önce Emir’ i arardım. Dün herkes gidince beni ara demişti, muhtemelen Yeliz hakkında konuşacaktı fakat saat de on bire geliyordu, belki ben çıkana kadar uyurdu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSıcak suyun altında, tenim damla damla ıslanırken omuzlarımdan dökülen sularla kısmen bedenime baktım. Göğüslerim, bacaklarım, kalçalarım derken hayatım boyunca ilk defa banyo yaparken kendimi farklı manalarda izledim ve yüzüm kızardı. Çünkü düşünüyordum. Kendimi garip bir hisle okşarcasına ellerken aklım ister istemez Serdar’ a gidiyordu ve bir gün onun bu bedeni göreceğini, görmekle kalmayıp en mahrem yerlerime arzuyla dokunacağını biliyordum.
Tıpkı kendime dokunduğum gibi…
Yutkunarak göğüslerimde sabunu avucumla kenara sıyırdım. Onun bana dokunuşundan şikayetçi değildim, ama hala bana karşı bir atakta bulunmayışını da merak etmiyor değildim. Her yaşta sevgililer birlikte olmak isterken Serdar bana o manada dokunmuyor, asla ileriye gitmiyordu. Tamam, ben de istemiyordum ama bunun sebebini de merak ediyordum. Zira kendime her dokunduğumda aklımı ondan alamıyordum.
Beni her manada etkiliyordu. Duruşu, bakışı, dokunuşu, benden yaşça büyük oluşu dahi nefesimi keserken Serdar’ ın yokluğunda bile o varmış gibi yaşayarak kendime dokunuyor, akan suyun sakinliğinde kendi kendime sarılıyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSanki Serdar dokunuyor, sanki Serdar sarılıyordu. Kalçalarımdan söz etmişti, sanki şu an onlara dokunan ben değildim de oydu. Arzularımı en ücra köşelerde bile dinginliğinden sırıyan zihnim beni rahat bırakmıyordu.
Serdar’ ı istiyordum.
Çok da değil. Bir sarılış, bir öpüş ve bir ten bile beni kendime getirmeye yetecekken böylesine bir çekimin varlığından utanmıyordum. Aksine, onun kucağında ufacık kaldığımı ve onu öptüğümü düşünmek suyun altında rahatlayan bedenimle bana iyi geliyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKendimi sıyırdım. Uzun dakikaların sonunda suyu kapatarak buna bir son verirken hala kuru kalan saçlarım ve ıslanmayan burnumla yavaşça duştan çıktım. Gidersem, gidip kendime bir kahve yaparsam içinden çıkamadığım bu arzuyu dindirebilirdim, aksi halde Yeliz’ in dün dediği gibi Serdar’ la sanal seks yapacak kıvama gelecektim.
Kırmızı havlumu bedenime sararak düşmesin diye sağ elimle göğüslerimden tutarken dolaptaki kremime ilerledim. Cildim kuruydu. Kuru olduğu için de sağ olsun sivilce sorununu bana asla yaşatmamıştı. Kurluğu nemlendiricilerle hallediyor, kendimi bildim bileli sivilceyle, lekelerle asla uğraşmıyordum.
Ne güzel lan
Mis gibi kokan kremi yüzümün belli yerlerine sürdükten sonra şarjı azalan telefonumu aldım ve şarj aleti için salona doğru ilerlemeye başladım.
Bu sırada hafif dağınık bir topuz yaptığım saçlarımı açmamış, Serdar’ dan gelmeyen mesajla telefonumu kontrol ediyordum.
Herkes yazmıştı. Sena, Tuğrul, Yeliz, Emir hatta uzun zamandır görüşmediğim arkadaşım Ali bile dedem için başsağlığı mesajı atmıştı ama Serdar yoktu. Yüzüm düştü.
Elimin tersiyle arkamdaki loş gece lambasını yaktıktan sonra salonun ortasında dikilip Ali’ ye ufak bir teşekkür mesajı yazmaya başladım. Bu konuda canımın sıkılacağını bildiğimden hissiz davranmaya çalışıyordum, çünkü biliyordum ki oturup düşünürsem kafayı yerdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEv karanlıktı. Henüz hiçbir lambayı yaklaşmıştım ama salondaki loş ışık ve evin önündeki elektirik direği önümü görmeme yetiyordu. Omuzlarımdan süzülen damlalar havluma ulaşırken sakin soluklarımla telefona odaklanmıştım.
Yazdığım mesajı Ali’ ye attıktan sonra Trabzon’ a inen Sena ve Tuğrul’ a cevap vererek yeniden Serdar’ a baktım.
Saat gecenin on bir buçuğuydu ama hala ortalarda yoktu. Bu durum canımı sıktı. Neden aramadı, neden yazmadı diye yüzüm düşerken derin bir nefes verip az ilerideki pencereye doğru başımı kaldırdığım sırada “Hii!” diye inleyip kalbimi tutmam bir oldu. Yüreğim hızla çarptı. Aynı saniyelerde başımdan aşağıya kaynar sular boşalırken bayılacakmışım gibi hissederek elimi dehşet bir korkuyla kalbime götürdüm.
Ayy noldu
Ağa geldii paşama geldiii
Geldi bizimki
Serdarrr

Jdjhsususau Sedat sağolsun
Serdarrrr
Ahaaaaaaa