← Hazan Vakti

Hazan Vakti

Bölüm 8

Yazı
Satır
Parlaklık 100%

💎

Olabilecek tüm konuşmalara kulaklarımı tıkadım.
Gerçekleşebilme olasılığı olan her bir konuyu tek tek eledim karmaşık zihnimde. Tüm kırgınlıklarımı, acımı ve ciğerimi yakan o közleri bir bir yok ettim.
Tuz basarak, su dökerek, denize bırakarak.

Ellerimi belimin iki yanına yerleştirdiğimde halletmem gereken bir konunun varlığındaydım. Bu sebepten ötürü, Yeliz’ i umursamadan boşalan sokakta ilerlemeye başladığımda sokak dağılmış, yeni bir bahar sessizliğine bürünmüştü etraf.

Daha sakin olmayı umarak bir bir adımladığımda ben önde, Yeliz ise bir adım arkamda dik duruşumu asla bozmamıştım. Sokağın başına geldiğimizde elindeki telefonun ekranına baka baka sokağa giren Melis’ i gördük.

Evet, aynı sokakta oturuyorduk fakat bir o kadar da ters dünyalardaydık.
O iyi görünüp kötü olan tarafken ben zehir gibi görünüp iyi olan taraftım.
Üstelik aynı mekânda zoraki bir halde bulunuyor olmamız bir yana, neredeyse birlikte büyümemize rağmen asla sevmiyordum Melis’ i.

Adımlarımı yavaşlatarak ona yaklaştığım için durdururken yüzümdeki hissiz ifade neleri anlatıyordu bilmiyorum fakat, telefonunu cebine sıkıştırırken bana bakan Melis’ den pek de iyi şeyler anlatmadığı kesindi.
Aslında buraya gelirken deli gibi ağlamakla birini tekme tokat dövmek arasında gidip geliyordum. Fakat şuan sakinlikle kalıp, birkaç adım mesafede durup sarı saçlarının arkasına saklanan kıza bakmaya çalıştım sadece.
“Ulan. İyi ki çıktın karşıma, yollu seniii. Sen benim arkadaşıma neyle itham ediyorsuuuun.”

Ben sakince dururken hemen sağımdan söylene söylene çıkıp, karşımızda dikilen Melis’e doğru yol alan Yeliz’ in arkasında koşar adımlarla ilerledim ve iki adımla öne doğru atılıp kolundan kavradım.
Çünkü ne yapacağını biliyordum ve buna gerek yoktu.
“La ne yapıyorsun manyak.” Dedim Yeliz’ e bakıp afallayan sesimi yükseltip.

Kolunu kavrayıp kendime çekiştirdiğim arkadaşım şaşkınca bana doğru döndü ve yüzümü tararken soludu.
“İyi misin sen?” Bu defa elinin alnıma götürüp bekledi. “Ateşin de yok.” Derken parmağındaki koca yüzüğün soğuk metali tenime değiyordu. Ciddi ciddi ateşime bakıyor gibiydi. “Kızım kendine gel susacak mıyız?”

Bakışlarımı karşımda durup şaşkınca bana soru soran Yeliz’ den alıp az ilerideki Melis’ e kısa bir bakış attım.
“Hayır.” Derken aptal gibi hissediyordum aslında. Sonra sakince Yeliz’e dönüp devam ettim “Ama sokak ortasında kavga edecek halimiz de yok.”
Daha evvel bunu birçok kez yapmış olmamız şimdi de yapacağımız anlamına gelmiyordu. Değil mi?
Yani en azından şimdilik. Çünkü ben böyle ruhen dağılmışken kolumu kaldıracak gücü kendimden bulamıyordum.
Yeliz bana ne olduğunu anlamaya çalışırken ben aslında az evvel tüm hayatımı bir film şeridi gibi aklımdan geçirdiğim için fazlasıyla durgundum.

Bu sırada Melis bize doğru ilerleyip kollarını kucağında birleştirdi ve dibimize girip benden birkaç santim uzun boyuyla gözlerime baktı.
“Aşk olsun kız yollu.” Dedi. “Fena mı?” Gülerken kısılan gözlerine çakmak istedim.

“Sana güzel arabalı yeni bir müşteri yolladım işte.” Dediğinde elimin altında sinirle kıpırdanan ve küfürler savuran Yeliz’ i sıkıca tutarak bir adımla önüne geçtim.
Bir yandan onu zapt etmeye çalışırken diğer yandan sesimin güçlü çıkışıyla kendime geliyordum.
“O müşteriye kimin ihtiyacı olduğunu ikimiz de çok iyi biliyoruz Meliz.”

İma dolu sözlerim ve bakışlarımla bir iki adım gerileyerek tüm bedenimi sahte bir gülüşle baştan aşağıya süzdükten sonra alayla başını salladı.
“Biliyoruz elbette.” Dedi. Bakışları yeniden gözlerimi buldu. “Hazan.”

Bakın!
Konu kıyafet değil.
Asıl konu, kıyafet değil!

Duyduklarım ve gördüklerimle sinirli bir halde dudaklarımı dişlerimin arasına alırken kendi kendime neyi anlatacaksın Hazan dedim.
Kime neyi anlatacaktım ki ben? Mesele anlatmak değildi hoş. Asıl mesele anlaşılmayacağımı bile bile dil dökerek yorulmaktı. Ve ben, artık yorulmak istemiyordum.

Bu yüzden sıkıca tuttuğum Yeliz’in koluna iyice yapışarak geldiğim yöne döndüm ve “Yürü Yeliz, gidiyoruz.” Derken aşağıya doğru çekiştirdim onu.

Benim aksime asla pes etmeksizin “Ulan bırak da kırayım şunun ağzını yüzünü.” Diyen Yeliz’ le gözlerimi devirip adımlarımı boş sokakta hızlandırmaya çalıştım.
“Boku ne kadar karıştırırsan kadar kokarmış Yeliz. Yürü.”

Beş yaşındaki veledi çekiştire çekiştire sokaktan eve götürür gibi ilerlemeye çalıştım ve bu fazlasıyla komikti.
“Kimin ne bok olduğunu tüm mahalle biliyor. Orospu seniiiii! Millete verip verip namusluyum, efendiyim, kibarım moduna gir…”
Sokağın ortasında, biraz giderek uzaklaştığımız için, biraz da herkes duysun diye bağıra çığıra konuşan Melis henüz sözünü bitmemişti ki, kurbanlık tavuk gibi elimden kaçan Yeliz’ le şoka girdim.

Anında arkamı döndüğümde Yeliz koşarak Melis’ e gitti. Yüz yüze geldiği Melis’ e küfür ede ede arkadan doladığı eliyle sarı saçlarına sıkıca yapıştı.
Ben daha ne olduğunu anlamadan Yeliz tüm gücüyle yere eğildi. Yeliz eğilince otomatikman saçlarına asıldığı Melis’ de dizlerinin üzerine asfalta çökmüştü.

Melis’ in çığlıkları olduğum yerde kalarak yüzümü buruşturmama sebep olmuş, fakat yine de, Yeliz’ in eğildiği yerden doğrularak yerdeki Melis’ in saçlarından tutarak sürüklercesine çekiştirmeye başlamasını izlemekten vazgeçmemiştim.

Ama, bu benim hamlemdi!

Neredeyse birkaç metre o şekilde ilerleyen Yeliz daha sonra “Orospuu!” Deyip başını asfalta dayayarak Melis’ i sırt üstü boylu boyunca yere uzattı.

Bu defa durum içler acısıydı.
Çünkü insanlar yeniden balkonlara dökülmüş ve Melis hıçkırmaktan çığlık atamaz hale gelmişti. Yeliz yeniden bağırarak “Gebertirim kız seni!” derken bu defa koşar adımlarla ilerleyip eğilmiş vaziyette olan Yeliz’ e belinden sarılmaya çalışıp seslendim. “Lan tamam.”
Çıldırmıştı.
“Kime ne diyorsun sen!” Derken de tepeden ve tersten bakıyordu Melis’ e. “Biz bilmiyor muyuz senin ona buna…”

Bu defa bir elimle Yeliz’ in ağzını kapatmaya çalışırken Melis in çığlıkları arasında  “Şşşt ya sus, Yeliz tamam.” Diye bağırdım.
O büyük hengâmede tüm bağrışlara yüz buruşturup Yeliz’ i bırakıp ikilinin arasına girmeye çalıştım.
Delirmiş Yeliz’ in elindeki saçlara gözüm kaydığındaysa içten içe dizlerimi dövdüm.
Gitti postişler.

“Yeliz bıraakk.”
Her şey o kadar karışık ve hızlı ilerliyordu ki hangi darbenin kimden geldiğini anlayamıyordum.
Yeliz Melis’ in saçlarını bırakıp bacaklarını iki yana açtı. Yere uzanmış kızın üzerine çıkıp oturduğunda bu sefer yüzünü tırmalayıp boynuma yapıştı.
Yeliz uzun zamandır takıktı zaten Melis’ e. Bir gün seni sokak ortasında sikip parçalayacağım dediğini çok duymuştum ama bunun böyle olacağını asla tahmin etmemiştim açıkçası.

Melis’ in boğazındaki ele yönelerek bağırdım.
“Yeliz! Lan bıraksana manyak mısın!”

Ben Yeliz’ in elini çekmek isterken Melis uzun tırnaklarıyla Yeliz’ in yüzünü ufak bir hamlede çizince Yeliz  yeniden saçlarına yöneldi.
Bu defa yeniden durdurmak amaçlı, sadece  yapmasın diye tuttuğum el Melis’ in de itişiyle hızla  dudağımda patladı.

Ve, sikeyim.

“Sikecem ama!”
Tıslayan iniltili sesimle Yeliz anında dururken anında olduğum yerde dikleşip sol elimi dudaklarıma bastırdım. Çünkü
Yeliz’ in parmağındaki taşlı yüzük alt dudağımın sağ kösesini adeta delmişti.

Ben bir kaç adım geriye gidip dudağımdaki acıyla boğuşurken Oktay koşarak bize doğru geldi. Yeliz’ in belinden tutarak tek bir hamleyle kucağına aldığında onu benim aksime yerdeki Melis’ ten uzaklaştırmayı başarmıştı.

Sağ elimi sıkıca dudağımın üzerindeki ıslaklığa bastırırken kaşlarımı acıyla çatıyor olmam elimde değildi. Bu halimi gören Yeliz, iki metre kadar ilerimde, şaşkınca bize bakan Oktay’ in kucağında nefes nefese bana bakıp dudaklarını büktü.
“Ayy acıdı mı?”

Ağzımı sıkıca tuttuğum eli gevşeterek başımı olumsuz anlamda iki yana salladım ve boğuk çıkan sesimle gözlerimi devirip mırıldandım. “Ağzımı siktin Yeliz.”

Oktay sakinleştiğine emin olduğu Yeliz’ i olduğu yere bıraktığında ikili endişe dolu ifadelerde bana ilerlemeye başladı. Avucumda hissettiğim sıcak ıslaklık git gide artarken başımı yukarı doğru kaldırıp gözlerimi kıstım.
Mırıldandım.
“Bir bu eksikti amınakoyyim.”

“Ohaa kanıyor.” Dudağımı tuttuğum koluma dokunup yavaşça eğilerek kanayan yere bakmak istedi Yeliz.
“Hadi Hazan hastaneye gidelim. Oktay!.” Yeliz kolumdaki eliyle beni tutarcasına Oktay’ a bakıp daha şiddetli bir tonda seslenince kaşlarımı kaldırıp indirdim.
“Sorun yok.” Dedim sızlayan dudağımla “Gerek de yok.”

Avcuma yayılan ıslaklık çeneme doğru hafif hafif akarken üzerimi bulaşmasını engellemek için eğilerek birkaç damla kanın yere akmasını izledim.
“Siz bekleyin ben arabayı alıp geliyorum. Hastaneye gidelim Hazan.”
Oktay’ in sesiyle başımı yine iki yana salladığımda görüş alanımda sadece asfalt vardı ve saçlarım iki yandan dökülüyordu.

“Offf!” Diyerek gözlerimi devirdim. Sonuçta iki peçeteyle halledebileceğim bir şeydi. Bu yüzden itirazlarımın ardı arkası kesilmedi. “Hayır Oktay. Sağ ol ama gerek yok.” Dediğim an  “LAN!” Diye yükselen seste dudaklarım, şaşkın bir istemsizlikle aralandı.

Yorumlar

Paragraf aralarına bırakılan yorumlar da burada toplu görünür. Spoiler içeren yorumlarda “Spoiler içeriyor” kutusunu işaretle. Yorumlarda bağlantı ve reklam paylaşımı yasaktır. Yorum kurallarını oku.

IzDeva Kitap Tutkunu
¶ Paragraf 16

Kesinlikle.

IzDeva Kitap Tutkunu
¶ Paragraf 8
Fethiye profil fotoğrafı
Fethiye
¶ Paragraf 35

Açılın ben doktorum

Ceyda Hilal
¶ Paragraf 35

Aha geldi bizimki

halesert14@hotmail.com
¶ Paragraf 35

Geldi kahraman

halesert14@hotmail.com
¶ Paragraf 27

Peki olanın hep aracıya olması gitti dudak

halesert14@hotmail.com
¶ Paragraf 17

Melis gibiler hayatımızın içinde maalesef ki hep var çok acı

kub.rakisi profil fotoğrafı
kub.rakisi Küllerin Muhafızı
¶ Paragraf 35

Geldi gelidiii

kub.rakisi profil fotoğrafı
kub.rakisi Küllerin Muhafızı
¶ Paragraf 27

Beklediğim sahne geldi asssiri eğleniyorum

kub.rakisi profil fotoğrafı
kub.rakisi Küllerin Muhafızı
¶ Paragraf 17

Oğlum şu kızı var ya evire çevire dövesim geliyor

kub.rakisi profil fotoğrafı
kub.rakisi Küllerin Muhafızı
¶ Paragraf 1

Bölümler geliyi tekte assssiri mutluyum varya Hazan vakti dönüp dönüp okuduğun bir kurgu Ben de yeri ayrı olan bir kurgu onları çok seviyorum Bu kitabı çok saçma sapan bir editle başlamıştım kitapla hiç alakası olmayan editle ama iykide başlamışım diyorum şimdi

Yorum için giriş yap