Hazan Vakti
Bölüm 84
💎
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap2 Ay Önce/ Geçmiş
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Aynen başkanım ayneeen.” Başkan birkaç dakikadır bir akrabamızdan bahsediyordu. Sonunda “Neyse boş ver Hazan bırak şunu.” Deyince kıkırdayarak onu onayladım, “Bence de, olan olmuş zaten.” Uzun muhabbetler, beni sıkan ama konuşurken ara ara keyifli olan konulardı. “Kapatmam lazım, annen arıyor Hazoş.” Zaten son yirmi sekiz dakikadır onunla konuşuyordum, ondan evvel de annemle. Yani şimdi gitmesinde hiçbir sorun yoktu. “Öpüyorum çook.” Derken hem ocağın altını hem de çağrıyı kapattım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKıymalı bir iç yapmıştım, birde patateslerin içini oyup kızartmıştım. Birazdan harcı patateslere koyacak, daha sonra onu fırına verecek ve pişmeye yakın üzerlerine kaşar rendeleyecektim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTelefonu tezgahın diğer ucuna iterken kulaklığımı düzeltip yarıda kalan şarkım için ekrana tekrar dokunmuştum bile. Bazen bir şarkı beğeniyor, onu günlerce bıkana dek dinliyordum; sonra da sürekli aynı yemeği yemişim gibi soğuyordum. Tabi bazı nakaratlar yıllar geçse de o hissi yaşatıyordu.
Güzel bir gündü, hava buz gibiydi ama ev beni yarı çıplak gezdirecek kadar sıcaktı. Reglimin ikinci günü olmasına rağmen ağrım yoktu, hal böyle olunca da kendimi mutfakta bulmuştum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNormalde böyle günler… Başımı iki yana sallayarak tüm bu bitene, zihnimi istila etmek isteyen anlara bir nevi güçlü bir barikat kurdum; bugün babamdan söz etmek istemiyordum. Artık onları istemiyordum, bu yeni bir mevsimdi; yeni bir ayaz. Evliydim, gerekiyordu ki gün içinde defalarca tekrarlıyordum.
Benim bir Serdar’ ım vardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir yandan şarkıya eşlik ederken bir yandan da tezgahı toparlamıştım. Pilav için pirinci ayırdım, salata malzemelerini suya bıraktım, çorbanın tuzuna baktığımda sesim evde ne kadar çıkıyordu bilmiyorum ama sanırım epey yüksek sesle söylüyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeni keşfetmiştim, daha doğrusu zaten yeni yayınlanmıştı hal böyle olunca kendimi bulduğum ilk andı. Yakın tarihte bu şarkıyla ibre sağa kayarken ufak bir yolculuk yapmalıydım. Kaderim benim ellerimde gibi şekillenmeli ve ruhum sıyırdığım rüzgarda beni bulmalıydı…
Bunu istiyordum, koca dünyayı dolduracak kusursuz bir soluk.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapElimde bir kaşık, kıyma harcını karıştırırken gözlerimi kapattım ve huzurla “Baaaak ne kaldı inadından.” Diye diye başımı keyifle arkaya attım. Bunu kesinlikle Serdar’ la da dinlemeliydim, hatta ona söylemeli, onunla kendimden geçmeliydim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Seni soludum dumanındaan
Sen benim yanlışım ool.”
Yeniden hareketlendim, saat neredeyse altıya geliyordu. Tüm gün salondaki masada ders çalışmış, bir saat evvel de mutfağa girmiştim ama çoğu zaman mutfakta kalmak ders çalışmaktan daha keyifliydi.
Bugün her şeyden yeterince keyif almıştım. Akşama da bir planımız olmazsa, plandan ziyada Serdar yorgun değilse belki dışarıya çıkardık. Ya da umuyorum ki reglimi sunmaz, ikinci gün deyip beni zorla evde tutmazdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDakikalardır aynı şarkı, aynı nakarat ve aynı hisler. Bende o dağ evi, sözler dudaklarımda bir duyguya gebe ve heyecanım kalbimde. “Belki sen varsın diye, belki duyarsın diye.” Başımı ağır ağır sallıyorken buz dolabına ilerleyip kaşarı çıkarttım. Rendeleyecektim “Buradan kaçabilenler gitmiş çok göç oldu.” çekmeceye ulaşmış ve bir kaşık almıştım.

Belki sen varsın diye belki duyarsın diye abi bu şarkıyı Bu kitaptan görüp yüklemiştim aşırı huzurlu hissettiriyor
Topuzumdan saçı kulağımın arkadaşına ittirip tencereye uzandım, patatesler için kare borcamı seçmiştim bile. Patatesleri dizdim, tencereyi hemen yanına bırakıp kaşıkla kıymalı harcı tek tek doldurmaya başladım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSalçalı iç, pembe saten takımıma atlamasın diye dikkatle çalışıyor bir yandan da üzerimi kontrol ediyordum ama şarkı o kadar güzeldi ki çoğu an söylerken her şeyi unutup kendimden geçiyordum. İçim kelimelere akıyor, cümleler benimle şekilleniyordu resmen.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİki kişiydik diye çok yapmamıştım, toplasam dört yarım patatesti. Sonuncuyu da doldurduktan sonra borcamı ileriye itiyordum ki bir şey oldu. Şarkıya eşlik eden dudaklarım gerildi, derin bir nefes aldım, içimdeki kıpırtı dudaklarımı yavaşlatırken o… Serdar arkamdan belime sarılıp başını eğerek boynumu sıkıca öptü.
Gelmişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOna sırnaştım, tek elimle kulaklığımı çıkartsam da müzik devam ediyordu. Elim karnımın üzerindeki eline indi, çıkarttığım kulaklığı ona takarken kendimden geçmiştim. Taktım, içim akarken sesim keyifle duyuldu; “Geel saklanacak bir yeer bulalım
İkimiz biiir, sen benim sırdaşım oool
Baaak ne kaldı inadından
Seni soludum dumanımdan
Sen benim yanlışım ooo oool.”

Çok onlarlık bir şarkı
Huzurla eşlik ediyordum şarkıya, sanki bizim için yazılmıştı da Serdar tam zamanında gelmişti. O gelmeden evvel kokusundan anlamıştım ben de.
Sırtım göğsümde, bakışları bende o kadar huzurlu bir hali vardı ki bu biraz da gözlerimi utançla kapamama sebep olmuştu. Sesimden değil, bakışlarından. Anımızdan değil halimizden…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNakarattan sonrası gelsin istemediğimden ufak bir dokunuşla müziği kapattım ve Serdar’ ın da yönlendirmesiyle ona döndüm. Sessizdi ama bakışları hiç susmuyordu bende. Yüzümü izler hali, gözlerime bakar hali… Bedenimi kucaklayıp tezgahın ilerisine oturttuğunda sarılmış, ben de sarılışına büyük bir ihtiyaçla karşılık vermiştim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hoş geldin, erkencisin.” Başını salladı ama ayrılmıyorduk. Burnum saç diplerine sürterken kokusunu içime çekerek kollarımı boynuna doladım. “Seni özledim.” Ben de, evlilikle alakası yok insan sevince her an her yerde gözü sevdiğini arıyormuş.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Korkmadın.” Öyle, sessiz gelmişti demek ki o da farkındaydı. Gülümseyerek “Cık.” Dedim. “Korkmam,” derin bir nefes aldım, içim rahatladı. “Senden önce kokun geldi çünkü.” Nerede duysam bilirim o kokuyu, geldiğini anladım. “Belki daha erken geldin bilmiyorum ama yaklaşınca anladım.” Serdar bu, belli de olmazdı.
Senden önce konun geldi
Ne güzel bır söz

Ayyyy assssiri hoslaral
Siyah kaşlarını, dudaklarını, gözlerini ve yüz hatlarını büyük bir sevinçle izliyordum. Geniş omuzlarına tutunarak onun bu halini içime çektim.
Dudakları gerilmişti “Biraz daha uzaktan izlemeliyim.” Kendi kendime homurdanışına kıkırdayarak ondan ayrıldım, ellerim ellerinde başım arkaya gitti. Yorgun görünüyordu ama bir o kadar da huzurlu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“İyi misin?” Uzanıp yüzünü kavradım, onu kendime çekişime itiraz etmeyince dudaklarımızın kavuşması çok kısa sürdü. Sakin birkaç öpüş, Serdar’ ın ileriye gitme isteğine hafif geri çekilip mani oldum ama onu öpmekten asla geri durmadım. Öpüşlerimizin arasında, eli bacaklarımda “Serdar’ ım.” Diyerek gözlerinin içine baktım. “Ne oldu iyi misin?” kaşları kalktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yorgunum sadece.” Sesi de biraz garipti, sanki hem üşütmüştü hem hali yoktu. “Yaa.” Diyerek ciddileştiğim sırada ne yapacağımı bilemedim. “Hasta mı oluyorsun?” Bu beni korkutmuyordu, sadece çok üzülürdüm lütfen ona bir şey olmasın.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBu defa gözlerini devirir gibi “Yavrum.” Diyerek bana sarıldı, başımı “Yorgunum sadece, uzanalım biraz geçer.” Derken öpmüştü. Birlikte mi? O halsizdi ama, birlikte uzanınca mı geçerdi?
Sorgulamadım bile.
Onun yerine başımı sallayıp mırıldandım. “Şunu fırına atayım gidelim.” Hiç önemi yoktu ama kalkınca acıkırdı, beklerken de aç kalmasına dayanamazdım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVarla yok arası beni onayladı, “Fırına mı?” Evet, başımı salladım ama benden beklemedi. Kendi gitti, barcamı alıp fırına koydu ve istediğim ayarları yaptıktan sonra tekrar bana ilerledi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Aç mısın?” Endişeli hissediyordum, Serdar’ ı böyle pervasız görmek bana berbat hissettiriyordu.
Façalı kaşı kalktı, “Sana açım sana.” Derken yanıma ulaşmış ve beni tekrar kucağına çekmişti. Bacaklarımı beline dolayıp ona sıkıca sarıldım. Vardığımız yer salondu. O açılan L koltuk bizim için yatak olmuşken birlikte uzandığımızda Serdar’ ın başını bağrıma çekip öptüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Uyu hadi biraz, uykusuz kaldın kesin.” Çok da konuşmak istemiyordum zaten başı ağrıyordu. Sesim bunun bilinciyle hayli kısık, dokunuşlarım ise onu rahatlatacak türdeydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir cevap vermek yerine elini kasıklarıma uzatmıştı. “Karnın ağrıyor mu senin?” Sıcak ve kocaman olan avcuna gülümsedim, sonra fısıltım duyuldu. “Hayır ben iyiyim, sen de iyi ol.” Onu öptüm, defalarca alnını, şakağını, saçlarını öperken Serdar’ ın yüzünü göremesem de dudaklarını bağrımda hissediyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ben iyiyim zaten yavrum.” Fakat yorgundu, çok yorgundu hatta. Keyfim kaçtı, yüzüm değişti haline “Bir yerin ağrıyor mu?” Susacaktım söz, bir iki kelime daha konuşayım onu biraz uyutacaktım sonra karnı açsa doyuracaktım, sevecektim, ne isterse yapacaktım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBoğuk sesiyle “Başım.” Der demez kaşlarım usulca “Hii.” Diye havalanmıştı. Tek kelime daha etmeden elimi başına götürdüm, parmaklarım şakağında usul usul dolanmaya başladı. Hiç konuşmadım, ağzımı açıp tek kelime etmeden başının ağrısının geçmesini beklerken onu sevdim, soluğunu boynumda hissettim hissi içime körükledi.

İkisinin bu birbirlerine kıyamayan hallerini ölüyorum ya
Uzun uzun şakaklarında, siyah saçlarında ve başında gezinen parmaklarım nihayet onu dinlendirmiş olacak ki sakin soluklarından uyuduğunu anlayabiliyordum. Öpüp kokladığım adamın başı ağrıyormuş, sevdiğinin canı yanınca ne kötü hissediyormuş insan. Şimdi öyle net anlıyorum ki onu; bende neler hissettiğini.. Canım sevgilim, bu haline dahi kıyamıyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÇıplak bacaklarım pantolonuna karışmış, belim ortada, başı göğüslerime doğru, kollarım ona dolaşıktı. Ben ona dolaşıktım, bedeninin tenime temas etmesini her zaman çok seviyordum.
Kusursuz yüz hatları bendeyken koynumda oluşuna gülümseye gülümseye dokunuşlarımla onu uzun uzun sardım, sevdim, öptüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOna sarıldığım yerde kokusunu içime çeke çeke severken bir ara gözlerim kapanır gibi olmuştu. Hal böyle olunca da yavaşça kalktım, mutfağa geçip sessizce pilav yaptıktan sonra pişme süresi dolan patateslerin üzerine kaşarları bıraktım. Ufak bir salata yaptığımda saat yedi buçuk civarıydı, masayı hazırlayıp yeniden salona geçtim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar uyanmış, uzandığı yerden çatık kaşlarla telefonuna bakıyordu. Birkaç saniye sonra dudakları arasından çıkan küfürle telefonu halıya doğru fırlatıp elini alnına kapattı. Bunalmış bir halde ayılmaya çalışıyordu belli. İlerleyip sessizce yanına oturdum, oturduğum gibi de yavaşça elini tutup yüzünden aldım. “Günaydın.”

Abi serdar'ın uyanışını ilk defa görüyorum Allah'ın huylusu yine huylanmış bakin
Öfkesi beni görene kadardı. Tuttuğum eli yüzüme çıkarttı, yanağıma dokunarak boğuk sesiyle “Yavrum.” Deyince benim de tüm halim yumuşadı. Onu böyle görmek güzeldi; yeni uyanmış ve öfkeden yeni yeni soyutlanmış.
Eğildim, dudağının kenarını öptüğümde bana dolanan kollar aksine müsaade etmedi. Kalkamadım, ki bu kalkamamaların da en güzeliydi. Sanki zorla onda hapsolmak dahi bambaşkaydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“İyi misin Serdar’ ım geçti mi ağrın?” Burnum yüzünde, dudaklarım çenesinde sesim bana bile yumuşacık… Başını sallayıp dudaklarını yanağıma bastırdı. “Senin ellerime kurban olurum ben.” Ona yaptığım masajdan söz ediyordu, tatlı tatlı homurdandım. Ne olacak sanki canımı mı verdim? Ki bir an tereddüt etmeden verirdim de.

O eller daha neler neler yapıyor
Derin bir nefes aldım, elim ince siyah kazağının dokusunda geziniyordu. Serdar sıcak bir adamdı, öyle çok üşümüyordu, hatta genelde üzerine bir şeyler giymesini ben söylüyordum. Bugün de deri ceketini geldiği gibi koltuğa fırlatmış ve yanımda bitmişti belli.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOnu tekrar öptüm, “Acıktın mı hadi yemek yiyelim?” Bu iri bedenle ilgilenmek hoştu. Onun yanında olmak ise ayrı bir haldi.
Kaşlarını çattığını hissedebiliyordum “Yapma şunu, benim seninle ilgilenmem gerekiyor hale bak.” Reglim diye mi? Oysa o dün benimle yeteri kadar ilgilenmişti bugün de iyiydim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir heves “Saçmalama.” Derken doğrulmuş, yüzüm sakin yüzünü bulmuştu. Onunla ilgilenmek hoşuma gidiyordu, içim yumuşuyordu. Başımı yana eğdim, “Hadi yemek yiyelim kendine gel.” Acıkmıştım, eminim o da açtı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hazan.” Deyip durunca gözlerim façasında, kaşlarında ve gözlerinde gezinip durdu. Bir adam nasıl bu kadar etkileyici olabilirdi? Normal duruşundaki katılık artık beni nasıl kokutmazdı ya da?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBakışlarım efendim der gibiydi, yerinde doğruldu ve elimi tutarken başımı öptü. “Yavrum üzerini değiştirir misin?” Dizi çıplak dizlerime değiyordu. Bir an bize baksam da “Ben böyle, dokunamıyorum biliyorsun adetin bitene kadar yapmasan mı?” Deyişiyle ona döndüm.
Kız adamı cıldırtma

Kdjsiajau kuduruk hayır kıymıyorum da
En azından söyüyor açıklıyor hahahahsdnkrjl
Üzerimdeki açık pembe sateni çok seviyordum oysa, tabi elbette haklı olabilirdi. Dudaklarım kıpırdandı, “Serdar.” bana bakmayı ısrarcı ifadesiyle sürdürdü. “Hadi, üşüme hem. Bunların yarısı yok karnın ağrımasın.” Karnım ağrımıyordu kendimi iyi hissediyordum. Hem, dediğim gibi. “Ev sıcak üşümüyorum.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşını eğdi “Olsun, seni böyle gördükçe ben üşüyorum.” Anlayabiliyordum, benim için sorun değildi ama ona sorundu. Cinsel dürtülerden yana canı yansın istemediğimden haline gülümsemedim değil.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOna biraz daha sokuldum, başım arkaya gitti. “Yanıyorum olmasın o?” Bilmiş halim ve alaycı yanım sadece ufak bir oyun oynuyordu. Bu oyun Serdar’ da ne kadar işe yarıyordu bilemem tabi ama “Yok,” derken boynuma eğilişiyle işe yaradığını fark ettim. “Biz onu seninle yapıyoruz. Sen yokken üşüyorum ben.” Serdar…
Birlikte derin bir nefes aldık, bu sırada dudakları boynumla omzum arasında gidip geliyordu. Kokumu içine çekti, bir elini yüzüme kapatıp beni sakince sevdi. Dakikalarca hoyrat diyebileceğim bir hamleyle öptü, kokladı, dokundu…
Yaaaaa ericem şimdi tatlılığınıza
Dudaklarım ondaydı ve aylar geçmiş ama tenine değmek hala enfesti. İlk gün gibi deli bir heyecanla onda kendimi buluyordum. Bu heyecanlar biter mi, bittiğimde bizi ne bulur bilmiyorum fakat bitse dahi kollarında bulduğum güvenli huzuru bir ömür bilecektim o kesin.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ben gideyim üzerimi değiştireyim o zaman.” Saçları bana temas ediyordu. Varlığı, ondan bana geçen bir his, sahiplenme, benimseme içgüdü ve tamamen benim oluşu… Başını salladığı an kalkıyordum ki elimi bırakmadı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir karışlık mesafemiz vardı. Dudaklarımız birbirine ufak bir adım kadar yakınken onu izliyordum, ne yaptığı konusunda bir fikrim yoktu ama “Tek başına nereye gidiyorsun?” Deyip boğuk sesiyle beni kucağına alınca keyifle şakıdım. “Serdaar.” Ayaklanırken beni kucaklaması hayli hoştu.

Ya hem girmek istiyor hem etkileniyo
Daha ne olduğuna dair bir yorumda bulunamadan merdivenlere yönelmişti bile. Bedenimi dudaklarına doğru kaldırıp boynumu sıkıca öptü. “Ben giydireceğim seni.” Öyle mi.. Her zamanki gibi ilgiliydi, ki bu hoşuma gidiyordu. “Hmm, Serdaar.” İlk defa yeni evliler gibiydik, ki yeni evliydik zaten? Yani ilk defa bir düzene oturmuş gerçek evliliğimizin tadını çıkartıyorduk. Merdivenlerden çıkarken usul usul salladığım bacaklarım ve ben bunun keyfini yaşıyorduk.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÜçüncü kata çıktık, kıyafet odasında beni yere bıraktığında “Güzel bir şeyler giymek istiyorum ben.” diyordum. Gerçi dolabımda çirkin bir şey de yoktu, güzelden kastım; güzel.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKolunu omuzlarımdan çekmeden tam önümüzde duran civcizli pijama üstümü çekip aldı. Bu güzel değildi işte tatlıydı ama Serdar seçince itiraz etmeden gülümsedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBana uzattı, aldım “Altıma tayt istemiyorum daralıyorum çok sıcak oluyor.” Şimdi de daha pijama tarzı bir şeydi istediğim. Serdar “Tamam yavrum.” bu defa pijamamın altını çıkarttı. Gözlere biraz daha baktı durdu, sonunda bana dönüp satenimin uçlarını tuttuğunda hareketlerine ayak uyduruyordum.

Civciv hazan tavşan Hazan hazaannn

Kız her şekilde çok ttali
Kollarımı kaldırdım, satenimi çıkartıp pijamamı giydirdi ve daha sonra şortuma uzandı. Birlikte çıkarttık, sarı civciv desenli pijamamı giydirdi ve bunu yaparken eli sürekli bende, ben ise dizlerinin üzerine eğildiği yerde sırtına tutunur vaziyetteydim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSonunda sessizce yukarıya kalkarken elleri bedenimde gezindi durdu. Bana dokuna dokuna doğrulduğu yerde ona kollarımı uzatmamla tekrar kucağındaki yerimi almıştım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAlt kata indik, inerken merdivenlerde beni kendine bastırdı durdu. Başımı öptü, dudakları burnuma gitti, şakaklarım, benim dudaklarım onun yüzünde… O kadar huzurluydu ki konuşmadık, tek kelime etmeden uzun uzun birbirimizi sevdik. Sonunda ikimiz de mutfağa gelmiştik.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKeyifle “Ne yaptın?” Derken üstü kapalı tenceredeki çorbaya doğru ilerlemişti. “Gerçi patatesi yaparken gördüm ama.” İzlemiş işte belli ama dert değil. Ondan artık utanmıyordum, umursamadım, hatta keyiflendim. “Beleş konser diyorsun yani?” Masadan aldığım kaselerde onun yanına geçmiştim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYan yanaydık, usulca bana döndü, “Herkesten bir farkım vardır diye düşünüyorum.” Diye diye elini yanağıma çıkartmıştı. Tenimi okşadı, sırıttım “Elbette, kocam olduğun için durdurup dinleme ve başa sarma özelliğin var.” Benim aksime bu tabir onun çok da hoşuna gitmemişti belli.
Yani Hazan bin kocası olma farkı bu dur Serdar çim
Burun kıvırır gibi oldu, kaşları çatıldı. “Senin hakkında böyle düşünmek,” arkama geçip kollarını karnıma doğru sardı, “Pek hoş değil yavrum.” Başımı öptü, ardından derin ve güzel bir nefes. “Ama evde böyle bu hallerini izlemek çok güzel.” Biliyorum ben kendimle alay edebiliyorken onunla bunu yapamıyordum çünkü Serdar için kendime olan hislerimden daha değerliydim.

Adam hiç bir sekilde kendini asagilamasisnaa izin vermiyor
Karıştırdığım çorbayı kaselere boşaltmaya başladım. “Evde yemek yapman gerekmiyor.” Kaseyi doldurmuştum, onaylayan ama çok da oralı olmayan mırıltım eşliğinde elimdeki dolu kaseyi alıp kenara koydu. Ben de diğerine geçtim. “Tabi yemeklerine bayılıyorum o ayrı.” Biliyorum sevgilim biliyorum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKendime daha az koyduğum kaseyle onu da diğerinin yanına bırakmıştım “Seviyorum.” Deyip başımı arkaya yasladığımda ona bakmam güçtü, gözlerimi kapattıp sadece gülümsedim. “Seni seviyorum, senin için bir şeyler yapmayı da çok seviyorum.” İnsan sevince her şeyi yapıyormuş, nasıl en yakın arkadaşın için çabalıyorsan kocan ve ailen için de aynıydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEğildiğini hissettim, ardından dudakları sıkıca yanağıma inmiş ve beni daha da sarmıştı. “Sana kurban olurum lan.” Isırmaya başladı, dişlerini yanağımın üzerinde hissedince “Yaaa.” Dedim ama geri çekilmeden ona daha da yaslandım.

Ye serdar en çok senin hakkin
Isırması da bir ayrı hoştu, canım da yanmıyordu dudaklarının üzerinde gezinmesi içimdeki haylazı dürttü. Kıkırdadım, “Serdaaar.” Uzun uzun sevdi, sonra ısırdığı yeri öptü, o bunu tekrar tekrar yaparken ben kendimi dünyanın en şanslı kadını gibi hissediyordum. Mis gibi kokuyordum, evrenin en güzel en hoş kadınıydım sanki; tekmiş gibi, bambaşka gibi… Ve bunu bana Serdar hissettiriyordu, her şeyin farkındaydım; ben çok güzel bir adama aşık olmuştum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDaha sonra birlikte masaya ilerledik. Yemek yedik, mubahhet ettik, sürekli ona temas halinde olduğum bu anlar her zamanki gibi beni mutlu ederken keyifle “Başkan nasıldı?” Deyiverdim. “Normal.” Bu ara herkes Serdar’ ın da dediği gibi normaldi, tek düzeyde güzel bir hayat sürüyorduk. Annem keyifli, babaanne ve dede keza öyle. Sena ve Azat bir tartışmanın içinde normal ilişkilerini sürdürüyordu.
Kız sanki konuşmadın
Çorbamdan bir kaşık daha aldım, “Emir sanki keyifsiz gibi. Var mı bir bilgin?” Ara ara gidip geliyordu, tıpkı Dilan gibi tarafımca onu da çözmek pek mümkün değildi. Yine de Serdar’ ın bu konuda bizden iyi olduğunu düşünüyorum, yani en azından bir fikri vardır.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBiten tabağına uzanıp hareketlendiğimde “Otur yavrum sen.” Diyerek ayaklandı. Kendi yemeğini kendi alacaktı, “Emir’ le ilgilenmiyorum.” Derken borcama yönelmişti bile. Tabağa patatesten aldı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOnu izlerken kaşlarımı çatmıştım. “Neden?” Emir’ le neden ilgilenmiyordu araları düzeldi sanıyordum?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSırtının bana dönük oluşunu izliyordum. Koca vücudunda kolları bu defa da pilav için hareketlenmişti. “Çünkü ilgilenirsem bir pislik çıkacak Hazan biliyorum. Sen de sorma bence, konu hiç açılmadan kapansın.”
Reis kilandi

Reis şüphelenmedi reis direkt anladı
Tabi reis taa o gün çözmüştü
“Neden sinirlendin ki şimdi?” Oysa az evvel gayet keyifliydik, sadece bir soru sormuştum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBana döndü “Kapat konuyu.” Kendi tabağını bırakıp benimkini aldığında sadece ne yaptığını izliyordum. Ona ulaşmak bazen zor oluyordu, düşüncelerini kendi için benimle paylaşmıyordu ve ben böyle anlarda tam olarak ne yapacağımı pek bilemiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Konuşamayacak mıyız bir şey?” Bu onu olduğu yerde durdurmuştu. Bana yan dönüktü ve böylece çenesinin düşünceyle oynadığını görebiliyordum. Haklıydım, Serdar’ la konuşamayacaksam kiminle konuşacağım?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeniden hareketlenip masaya yöneldiğinde onun aksine gözlerim üzerindeydi. Tabağı masaya koydu, “Yavrum.” Diyerek de yanıma oturdu. “Gel böyle.” Hep böyle oluyordu, gel böyle diyerek beni kendine çekiyordu ve ben o güzel tonlamayla ona gidiyordum.

Hiç de kıyamıyor
Yan yana olmamızla sıkıca sardı beni, “Ben seninle her şeyi konuşurum da… Bu mevzu; konusunu açmak istemediğim bir şey. Çünkü altından ne çıkacağını tahmin edebiliyorum tahminim doğruysa da çok sinirlenirim. Sorma lütfen.” Onu, sakin sakin kurduğu cümleleri ve kelimeler arasında dolanan zihnini anlıyordum. Muhtemelen tahminlerimiz birbirine yakındı ama Serdar’ ın tepkisi bana göre değildi. Yani tüm bu olan bitene karşı -ki doğruysa- ben aynı şeyleri düşünmezdim.

Bizim iaimiZe gelir
Serdar ın neden sinirleneceğini tahmin edebiliyorum ama yine de nedeni ondan duymak onu anlamak için daha iyi olurdu
Başımı ufak bir “Tamam.” İle salladım. Ne olacaksa olsun zaten yakında kokusu çıkardı.
“Seni seviyorum, sana bakınca sinirlenemiyorum ama başkası için gerilmek de istemiyorum.” En aza, minimuma yani… Öyleyse onu anlayabiliyordum, başımı tekrar bir anlayışla salladım, “Tamam sevgilim.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKonuyu kendi içimde de dilimde de kapatırken tabağıma dönmüştüm. “Çok koymuşsun Serdar.” Eli hiç aza gitmiyordu ki. Yerinden kalktı, yanağımdan bir makas alıp çaprazımdaki sandalyeye geçti, “Yersin çok değil o.” Epey çoktu, “Pilavın yarısını sana veririm.” Tabağımdan yemek yiyordu, keza aynı şekilde onun yemeklerinden yiyordum, aynı bardaktan bir şeyler içiyordu. Aksiyle ilgili bir sorunumuz olmadığından bu kadar rahattım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sen önce bir ye de.” Deyip tabağımı işaret edince yanaklarımı şişirir gibi oflayıp tabağa döndüm. “Annemlere köfte et falan yollamışsın. Tutturdu hafta sonu gelin birlikte yiyelim.” Serdar’ ın özel kasabı vardı, etden de anlayınca konu bu hali alıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYemeğiyle ilgileniyordu, birkaç yudum ayran içip bana döndü. “Onlar bize gelsin mangal yapalım.” Hava çok soğuktu ama epey keyifli olurdu. Bir heves başımı salladım, “Sena’ yla Azat’ lar da gelir.” Hep birlikte güzel bir gün geçirirdik. Serdar’ da beni onaylayınca “Aa.” diye doğruldum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hamza’ nın annesiyle babası da gelsin.” Ben kalabalık ortamları severdim, hatta gelme imkanları asla babaanne ve dedeyi de çağırırdık ama onlar gelmez bizi konağa beklerlerdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ayarlarız yavrum.” Çok garipti. Evlenip bir aile olmuştuk ve insanları evimize çağırıyorduk, birlikte planlar yapıyorduk. Ki bunlar bana çok öte anlardı, şimdi Serdar’ ın da dahil olduğu, hatta onun düzenlendiği bir mangal planının ortasındaydım, karısı olarak.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ama ben çıkmam hava çok soğuk Serdar.” Bu kar kış kıyamet asla eve gir çık yapamam o soğukta.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYemeğini yiyordu, kaşlarını çatıp kaşığındaki patatesle kıymaya baktı. “Bu ne güzel olmuş böyle kız?” Kız mı? Serdar beni bazen cidden şaşırtıyordu.
Kız mı
Serdar
Kendini aştin ya
Akakakak

Sgkhrkdhkehj serdar'dan hiç beklemezdim ha
Bazen de böyle şoka uğratıyor işte ahhahaşbkgfnşv
Ona gülümserken kolunu omzuma dolayıp beni kendine çekti ve alnımı öptü, “Mis gibi olmuş, çok güzel.” Şımardım, utandım, başımı keyifle arkaya yaslayıp onunla göz göze kaldım. “Hııı.” Böyle beni izleyince de bir garip oluyordum, biri yemeklerimi beğenince utanıyordum çekiniyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Afiyet olsun.” Kaşları kalkar gibi oldu, utandığımı anlamış olacak ki “Ayrıca seni dışarıya çıkartan kim?” Diyerek konuyu değiştirdi, bu süreçte birkaç saniye boyu gözlerime bakmıştı. Gülümseyip dudak büktüm, kimse?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaktım olacak gibi değil “A aaa Serdar ye hadii,” diyerek kolunu üzerimden indirdim. “Bakma bana öyle.” Hala nasıl bakıyordu akıl işi değil. Keyifle gülümsedi, eliyle yanaklarıma uzandı ve dudaklarımın büzülmesine sebep olan bir tutuşla “Kızardın, kıyamam sana.” Deyip bir araya gelen dudaklarımı öptü.

Biliyorum kiyamadigini
…….
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Özkan
Mesaj; Gülü anladık, Alper’ i duyduk hadi Yelizle aran neden bozuldu?
Ya Özkan sen nerden çıktın şimdi ya
Gönderen; Özkan
Mesaj; Hazan bu kadar yakınken birden ortadan kayboldun. Aramadın sormadın bir de üzerine bizden kaçar gibi numaranı değiştirdin.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Özkan
Mesaj; Bizim bir dostluğumuz vardı farkında mısın abi? Evlenmişsin haberimiz yok. Taşınmışsın falan bir vedayı da çok mu gördün?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Özkan
Mesaj; Bize karşı nasıl bu kadar vefasız olabildin aklım almıyor seni o kadar seviyordum ki gerçekten aylardır şoktayım

Oğlum Serdar bir görürse ananın şeyine geri gönderir seni
Gönderen; Özkan
Mesaj; Seni bir dostum olarak çok seviyordum Hazam. Hala seviyorum, seviyoruz o başka
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Özkan
Mesaj; Arayıp rahatsız etmek istemedim ama dayanamadım bari yazayım dedim. Onca anımız varken insan böyle habersiz çekip gidemez
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHaklıydı.
O kadar haklıydı ki Özkan’ a karşı hiçbir şey diyemezdim ama o da yaşananları bilmiyordu, Serdar’ ı tanımıyordu. Özkan gerçekten haklıydı vefasız olan bendim ve şimdi ne yapsam olmazdı. Aylar geçmiş, ekrana bir bir düşen mesajlar beni geçmişe götürüp vefasızlığımla ezmişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar kızar diye ulaşamadığım tüm dostlarım için üzgündüm, bunları onlara anlatamazdım ve eminim ne yapsam da affedilmezdi. Tabi şimdi tüm dengelerin bozulduğunu düşünüyordum, Serdar daha anlayışlı bir adamdı. Müsait bir zamanda onunla bunu konuşurken umuyorum ki arkadaşlarımla görüşmeme aksi bir tavır sergilemezdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBacak bacak üzerine attım, parmaklarım klavyede gezindi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Hazan
Mesaj; Haklısın Özkan özür dilerim gerçekten çok üzgünüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ne oldu?” Bir başkası seslense cevap vermezdim ama Serdar’ ın tınısı beni anında ona çevirmişti. “Ne oldu?” Dedi tekrar düz sesiyle. Kaşı ellerimdeki telefonu işaret etti, “Kim yazıyor?” Bunu ona söylemek istemiyordum. En azından henüz, çünkü ardını biliyordum ve tartışacak halim yoktu.
Hazan yapma işte söyle
Gözlerimi gözlerinden kaçırmadım, “Sena, bir şeyler anlatıyor.” Sesim bana bile sıkıntılı gelmişti ama elimde değildi Özkan’ ın yazdıkları haklı olarak içime oturmuştu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTelevizyonun sesini kısmış, tüm dikkatini bana vermişti. Neyse ki otururken gelen mesajları görüp koltukta biraz ileriyi tercih etmiştim. O memnun değildi tabi, kaşlarını çatmış ve elindeki kumandayı “Niye oraya oturdun?” Derken hafif sallamıştı. “Gel yanıma.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDudak büktüm, “Konuşuyorum ama Sena’ yla.” Biz hiç ayrı oturmazdık ki, ben de istemiyordum ama işte… Kaşları kalktı, ayrı oturmama sinirlenmişti biliyorum.
“Bakmıyorum mesajına gel dedim.” Bir an bir sorun çıkmayacağı konusunda eminleştim. Sena diyordum, özel olduğunu düşünürdü illaz ki Serdar hiçbir zaman Sena ve benim özelime giren bir adam olmamıştı.

Aynen bakmıyorsun aynen
Daha kötü olacak
Sonunda yerimden kalkıp yanına oturdum. Yan yana olmak bana her zaman çok güzel bir güven getiriyordu. Yine her an, aklımın aldığı bir duygu değildi bu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBöyle yan yana sakin bir çifttik, ilerideki televizyonda penaltı atışı yapılıyorken başımı bağrından hareketlendirip ona bir kedi misali sokulmuştum. Dakikalarca sakin kaldık, ben bir yandan arar ara Özkan’ la mesajlaştım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKolunu omuzlarımdan geçirip beni çoktan sarmıştı, bacaklarını açıp daha rahat bir hal aldığındaysa onu duydum. “Ne karıştırıyorsun sen?” İnan ki hiçbir şey.
Omuz silkerek inkar ettim, “Ne alaka ne karıştıracağım?” bu onu bir an duraksatsa da irdelemeyip maçın sesini açtı. O yine televizyona yöneldi, ben parlaklığı minimuma indirip mesaj gelen ekrana.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Özkan
Mesaj; Yazman bile büyük şeref ßaşardım hayret nasıl oldu da yazdın?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapUtanıyordum, mahçup hissediyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Hazan
Mesaj; Özkan haklısın ama yapma beni biliyorsun. Olmadı yazamadım işte.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYazıp yazıp sildim, yazıp yazıp sildim. Bir dönem çok karışıktım dedim sildim, kocamı bilmiyorsun dedim vaz geçtim. Ne yapsam olmadı, ne yazsam bilemedim ama onun gönlümü almak istiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Özkan
Mesaj; Herkes değişirdi de sen değişmezdin sanıyordum. O mahallede yaşadıklarımız unutulmazdı bence çok erken satışa geldik
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBen kimseyi satmadım. Hem, elbette unutulmazdı her biri aklımdaydı. Özellikle de son dönenler; balkonda oynadığımız okeyler, sokaktaki voleybollar. Üstelik her biri yeniydi, Serdar varken yaşanılan şeylerdi. Biz yirmi küsür yaşındaki bir grup arkadaş çok güzel anılar biriktirmiştik.
Sadece ben ait kalamamıştım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Özkan
Mesaj; neyse yolun açık olsun eyvallah
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBen onları unutmak istemiyordum. Aramızdaki bağ böyle kopsun istemiyordum çünkü her birini çok seviyordum. Okulda da en çok bu yüzden kimseyle arkadaşlık yapmıyordum; Bursa’daki anılar, gerçek dostluklar bende bambaşkaydı.
Hiç kimse onlar kadar güzel ve gerçek değildi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Hazan
Mesaj; Özkan söyleme şöyle yaa. Yarın ararım konuşuruz söz
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNeyse ki bu gece maç vardı, en azınsan Serdar’ ın aklını oyalayıp tüm dikkatini üzerine çekecekti. Bir yanım dikkatliyken öbür yanım fazla aceleciydi, aceleci yanım ise insanların kırılgan yanına koşuyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Hazan
Mesaj; Sizi unuttuğum yok, inan her gün illa aklımdan geçiyorsunuz ama bir adim atamadım hiç
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKocamı sevmekten, özlemekten vaktim kalmadı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Neden yalan söylüyorsun?” Serdar’ ın sesiyle birden başımı kaldırıp mesaj kısmından refleksle çıktım. O ise hala televizyona bakıyor ama hafif çattığı kaşlarla da benden bir cevap bekliyordu belli. Yavaşça bana döndü, ona fırsat vermeden kendimi aklar gibi “Çünkü tepkinden korkuyorum.” Dedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Özkan benim çok eski arkadaşım. Onu, onları seviyorum ve özledim. Kırılmış haklı olarak, konuşmak istiyorum ama tepkinden korkuyorum.” Patır patır dizdim sözleri, o da yüzüme ifadesizce baktı durdu. Sanki söylediklerim onun için bir şey ifade etmiyordu ama yine de beni dinliyordu. Tüm bunların yanında ise duygusuzluğu beni sonralardan bir miktar korkutmuştu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSonunda sakin sakin “İyi.” deyip yeniden televizyona döndü. “En azından nasıl bir tepki vereceğimi biliyorsun.” Anlaşılan ne yazık ki sözlerim onda bir etkiye sebep olmamıştı. “Konuşacağım.” Diye devam ettim, başını salladı. “Olur.” Öyle bir diyordu ki gel de konuş şimdi.

Ndisnjsna olur derken bile olmaz diyor adam
“Bunları konuşmuştuk Serdar, değişeceğini söylemiştin. Alt tarafı arkadaşlarımla görüşeceğim.” Birkaç erkek arkadaşım, kız arkadaşım.
O kadar ifadesizdi ki, sanki öfkesini kontrol altında tutmaya çalışıyordu. “Ben sana değişeceğim dedim gavat olacağım demedim. İlla arkadaş istiyorsan Emir var, Tuğrul var, hatta Azat bile var.” Ama onlar aynı şey değildi ki… Derin ve sıkıntılı bir nefes aldım, bu konuda fazla kararsızdım.
Yani hazon
Onun kız arkadaşı yoksa senin de
Olmasın
Eşitlik

Azat var derken beni bir gün mü aldı

Niyeyse aşırı komik geliyor bu sahne
O sırada telefonum yeniden titremeye başlamıştı fakat bu defa ses daha uzundu, bir aramaydı belli. Birlikte ekrana döndüğümüzde Tayfun’ un adını gördük. Aynı refleksle telefonu karnıma kapattım. Hiddetle kıpırdandı, “Hazan.” kolunu üzerimden çekti ve telefonuma uzandı “Ne lan bu biri duruyor biri arıyor.” Sesi bir şeyi, bir sebebi ve bir anı azarlıyordu. Öfkesinin farkındaydım, onu ileriye götürecek ne varsa şu an yaşanıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTelefonu ona vermemek adına iki elimle tutup “Ya okuldan,” dememle daha da bağırdı “Ben yokken de böyle mi bunlar?” Zaten kabaydı sesi, bu hali beni korkutuyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKaşlarım hafif çatıktı ama bu onunkinin aksine öfke değil başka bir şeydi. Yardım diliyordum, anlayış… Kendimi almadım, “Hayır ya.” Sesimle telefon titredi, Serdar zorla telefonu çekip aldı ellerimden, kilidi açıp peş peşe gelen mesajları açtığındaysa ekranı ben de görebiliyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Özkan
Mesaj; Tamam bakarız.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGönderen; Özkan
Mesaj; Senden beklemiyordum. Vefasizlığın da özrü olmazmış koca meraklısı çıktın resmen

Yok diyor ki illa Serdar gelsin beni anamınkine geri göndersin
Gönderen; Tayfun
Mesaj; Hazan yanlışlıkla aradım kusura bakma
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÖzkan iyi bir arkadaştı ben bunu biliyordum. Bazen uçarıydı ve ne dediğini tam da bunun gibi bilmez, insanı sinir ederdi. Ben öyle diyordum ama Serdar aksiydi işte, birden. “Öldürürüm.” Diyerek sancılı, kaba bir soluk verip bana döndü.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTelefonu elime kıstırmış, işaret parmağını yüzüme kaldırdı. “Lan bak Allah belamı versin öldürürüm bunları Hazan. ” Bana asla bir şey yapmazdı biliyorum ama konuşması bile can sıkıydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHadi Özkan’ ı geçtim Tayfun, “Yanlışlıkla diyor.” Dememle kısık ve tedirgin sesimin aksine telefonu koltuğa atar gibi bırakıp bana döndü. “Koca meraklısı ne lan! Sikerim senin arkadaşını! Ben neden yanlışlıkla kimseyi aramıyorum!” Bir de Özkan’ ın ağzı da çok bozuktur, şansa bakalım ki daha açık seçik bir şey yazmamıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözleri beni yeterince korkutuyordu. Yanıma atar gibi bıraktığı telefonu alıp birden ayaklanmamla sesi daha gür çıktı. “Otur şuraya!” Arkamdaydı, bana değen bakışları neyse ki görmüyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hazan cevap vermiyorsun, bak senin için duruyorum zaten. Bir kelime daha ileriye giderse giderim, komalık ederim onu.” Gidişimden mi bilmem ama daha sakin geliyordu sesi. Yine de konuşmak istemiyordum sağlıklı bir iletişimimiz olmazdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAdımlarımı hızlandırıp odaya çıktım, yatağa yatıp yorganı başıma kadar çektiğimde gelmediğine eminim. Bir süre ayrı kalırsak ikimize de iyi gelecekti bence, ona kırılmamıştım ama moralim bozulmuştu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAyrıca yatınca anladım ki hem yorulmuşum hem de dinlenmeye ihtiyacım vardı. Aklımdan bir şey geçmiyordu, küs de değildim. Ben şimdi kalkıp aşağıya gitsem ve kucağına uzansam biliyorum ki bir şey demeden sarılırdı ama mesele o değildi işte.
Mesele tam olarak neydi hoş onu da bilmiyorum ya.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSağıma döndüğüm yerde yastığın ucuna kıvrılmışken uzun uzun düşündüm. Kendimi onun yerine koydum, ne hissederdim bilemedim ama ben de çok kıskanç bir kadındım bu netti. Serdar ise öfkesi sonucunda ağır şeyler yapabilecek kadar kıskanç bir adamdı bunu artık iyice kabullenmem gerekiyordu ama işte insan bazen başka yönlere gitmek istiyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapO kadar daraldım ki konudan bir yerden sonra aklımdan uçup gitti ve geriye sadece kasıklarımdaki sızı kaldı. Midem de sanıyorum ki stresten hafif bulanmaya başlamış, içim sıkılmıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKapı açıldı, Serdar’ ın gelişini anlasam da ne gözlerimi açtım ne de yerimden kıpırdandım. Birkaç saniye sonra yatağın bir tarafı hafif çökmüştü, aynı saniyelerde elini karnıma dolayıp beni kendine çekti.

Yapmayın işte bunu zaten kavga etmeniz ikiniz de üzüyor sonra hemen sırlaşıp barışıyorsunuz gerek yok yani
“İyi misin?” Sanki hiç o anları yaşamamışız, biz o masadan kalkıp buraya gelmişiz. Soruya gelecek olursak sadece yorgundum, uzun uzun dinlenmek ve sabahında derse gitmek istiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Karnım ağrıyor, hafif midem bulanıyor.” Eskisi gibi değildim önceden saklardım şimdi bir sorunum olduğu gibi Serdar’ a gidiyordum ve aramızda ne olursa olsun ona sadece bir adım kadar uzaktaydım.

Afferin kiz
Beni iyice kendine çekip şaşırmış halde “Ne zamandır?” Deyince mırıldandım. “Yeni, az önce.” Sırtım göğsündeydi, bacaklarım bacaklarına karışıyor, eli yerini yokluyordu. Birazdan illa ki geçerdi çok da sorun etmiyordum ama can yakıyordu işte.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapO başımı öperken ben derin bir nefes aldım, diğer eli alnıma çıktı. “Bir şey yapmamı istiyor musun?” Ne yapabilirdi ki? Kaşlarımı olumsuzca kaldırdım. “Cık.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSoluğunu işittim, kasıklarımdan neredeyse kadınlığıma inen sıcak eli beni okşuyor, seviyor ve sarıyordu. Dediğim gibi iyi hissediyordum öyle büyük bir şey değildi, bu sebeple yavaşça ona dönmek istedim, anlayınca elini kolunu çekip yardım etti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDöndüğümde beni tekrar sarmıştı, ki ben zaten bunun olacağını biliyordum. Elini belime yerleştirdi, sanki sancım oradaymış gibi hareketlenen parmakları hoşuma gitti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“İyi misin? Hastaneye götüreyim seni Hazan.” Sürekli bu seçenek, “Bakkala götürür gibi hastane diyorsun Serdar, istemiyorum daha beter yollarda perişan olacağım.” Gittiğimizde sıra beklemiyorduk ama oranın havası ve yolu bile yoruyor insanı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGöğsünü kabartan derin bir nefes, ardından oflaması.. “Tamam yavrum.” Boşta kalan eli bu defa da yüzüme çıkmıştı. Elinin tersiyle ateşime baktı, sonra alnımı sıvazlayıp öptü. “Sana kızmıyorum ben, tepkim sana değildi. Üzdüm mü seni?” Biliyorum, beni böyle seven bir adam öyle kıramazdı zaten. Üzerime de alınmadım eskiden olsa bunu epey dert eder, alınır ve kahrolurdum ama şimdi sadece duruma biraz üzülmüştüm o kadar.

Oyyyyyy
Dert de değildi, konuyu açmak istemedim, belki daha sonraydı. Onun yerine mırıldandım. “Midem bulanıyor, sonra.” Ne kadar az konuşursam o kadar iyi olacaktım. Biraz sessizlikle birlikte üzerimde gezinen el bana iyi gelecekti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap💎
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap
17 Nisan Cumartesi/
Urfa
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapToprakla uğraşmak çocukken de içime iyi gelirdi. Sanki bilmediğim bir yönümü açar, beni bambaşka bir dünyaya dertsiz tasasız yolcu ederdi. Ölüm gibi, yeniden doğuş ve tüm sızılardan kurtuluş gibi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHele yağmurdan sonra gelen o yumuşak kokusu… Genelde olduğu gibi benim da can alıcı noktamdı, bahar yeni başlangıcı bana bu kokuyla anlatırdı ve ben bu kokuyla dünyaya neden nasıl geldiğimi anımsardım. Nisan ayı, kasım ayı; hayatımın en uç en güzel aylarıydı ama bu sevginin sebebini asla anlamlandıramıyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNisan baharı getirirdi, kasımda da aşk başka derlerdi, ben başka bir sebep bilmezdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYine bir nisan ayı, ömrümün yirmi dördüncü baharıydı. Ya da düzeltiyorum; yirmi beş olmuştu artık. Fakat o kadar umursamıyordum ki birkaç gün evvel deyim yerimdeyse eve hediyeler yağana kadar bunun farkında değildim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSekiz nisan, tam dokuz gün önce hep beraber doğum günümü kutlamıştık Ayça bile gelmişti o gün. Sena, Azat, Dilan, annem, Ayça, Ayça’ nın kuzeni Batu ve annemlerin sitede oturan birkaç kız arkadaşım daha. Tuğrul gelememişti okulu vardı.
Serdar yoktu.
Emir yoktu.
Başkan yoktu.
Ay keşke orayı okusak
En önemli kişi yok
Bu konuda hiçbir şey söylemek ve düşünmek istemiyordum çünkü zaten özlemim burun direğimdeydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ya her yerim toprak oldu ölecek miyim toprak ana mı oldum belli değil.”
Dilan… İsyan eden sözleri beni bir kıkırtıya iterken küpeli çiçeğimin toprağımı düzeltip güle oynaya yanına doğru ilerlemeye başladım. Sena hemen yanında gülerek kendine zeminde bir yer edinmişti bile. “Ben sevdim bu toprak işini. Tüm negatifi çekti aldı üzerimden, bir süre Azat’ cığıma cırlamam.”

Ndjsnsusjsusjn bardodan azatçığıma teşrif etti
Hali hoştu, Dilan bir şeyler söylerken Sena’ ya tatlı bir mimik yaptım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBiraz sonra yaprakları üzerinde bir defne ağacı dikecektim, bu ara ilgimi fazlasıyla çekiyordu içimden bir ses bu ağacı dikmem konusunda fazla ısrarcıydı, bir de son dönemler garip hissediyordum. Sanki bir felaketi…-
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerimi kendi devirip derin bir iç çekerken düşüncelerimden kaçıp dikeceğim yerin hemen yanına oturmuştum. Kızlarla aramızda az bir mesafe vardı, onlar da renkleri belli olmayan ve açtıklarında bize sürpriz olacak gül fidanları dikiyorlardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHaliyle üstümüz başımız batmış, her yerimiz toprak olmuştu ama bir yerden sonra umursamamaya başlamıştık. Hatta Sena tüm bahçede çıplak ayakla geziniyordu.
Hazanım geldi her yer güzelleşti
Dilan tam karşımda benimle birlikte yere oturup elinin tersiyle alnını sıyırdığında bakışlarımız ondaydı. Başını göğe kaldırdı, “Ne güzel, benim fayda görmem için gömülmem lazım.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBuralarda kimse olmadığından saçı açıktı ve üzerimde tatlı bir tulum vardı. Birkaç saattir bahçede olduğumuzdan da epey yorulmuştuk ama çok güzel şeyler dikmiştik.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Gömelim.” Diyerek avcumdaki toprağı ona doğru savurdum. “Şu yana yat ziyaret etmesi kolay olsun.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşını salladı, “Güllerin arasında olayım, arada cesur gelip üzerime işesin.” Hafif gülüyordu, bu konuda bir ciddiliği yoktur umarım ama Sena “Allah korusun. Cesura gerek yok ben işerim.” Deyince ona epey güldü. Ben de birden “Senaa.” Diye yükselip biraz ot yoldum, sırıtıyordum. “Salak kız.” Kelimeleri aykırıydı, ona şaşırıyordum. Yoksa komikti şimdi ne diyebilirim.

Nfjsnsish o sırada cesur hak ettiysem eyvallah
Hahhahdfjknglf deliler ya
Dilan derin bir nefes aldı. Elinde bir yaprak, omuzları düşmüş yavaşça bize döndü. “Ya ben size ne diyeceğim.” Dudakları hafif gerilmişti, söyleceği her neyse hoş bir konuydu belli.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBacaklarımı uzattığım çimlerde bir bacağımı diğerinin üzerine attım, Sena da o sırada kalkıp ikimizin arasına doğru üçgen olacağımız şekilde oturmuştu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBakışlarım yeniden kendine güneşin bağrında her edinen Dilan’ a kaydı, ofladım. “De artık kurbanın olayım, kaç aydır babaannenin üzerine yemin mi ettin kızım yaa.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAylardır asla tek kelime etmiyor, ısrarımıza rağmen bize neyi olduğunu söylemiyordu. Tabi bu süreçte biz de anlamıştık ki Dilan’ ın ağzı herkes için fazla sıkıydı, ona korkmadan bir sır verebilirdik. De işte bizde de sır yoktu herkesin her şeyi ulu orta meydandaydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBize yönelmişti, sakin sesi duyuldu. “Ben birini unutmak için başka biriyle sevgili oldum, cinsel olmayan bir ilişki yaşadım.” Evet biliyorduk, günler önce de doğum günümde ayrılmışlardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena atıldı “Biri kim?” Gözlerimi Dilan’ dan almayıp hızla cevap verdim “Birikim.” Sonra yüzümü ekşittim. “İğrençti sory. Ee.” Daha ciddi olmam gerekiyordu, çünkü zor da olsa kendini açacaktı Dilan.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bakın size güveniyorum, aramızdaki samimiyete çok güveniyorum. Bunu o kişiye söyleyip beni utandırmayacağınıza emin olduğum için anlatıyorum.” Sözünü kesmemek için bir cevap veremiyorduk ama mimiklerimizle bunu belli ediyorduk. Başımı elbette der gibi hareketlendirdim, asla onu üzecek hiçbir şey olmazdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDerin bir nefes aldı, “Ben bir buçuk sene önce gördüm onu.” Onu derken o kadar zorlanmıştı ki kaşlarımı çatmıştım. Hali çok garipti, bir sıkıntıyı içinde büyütüyordu atamıyordu sanki. O sıkıntı öyle bir yer edinmişti ki Dilan’ a, kendi için yer açmıyordu sanki.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözleri çimene daldı, sesi boğuklaştı. “O görmedi, gördü ama görmedi. İlgisini çekmedim. gölge gibi gelip geçtim her seferinde yanından. Ama ben onu metrelerce öteden gördüm hep. Çok önceden beri seviyorum yani. Ki seviyorum da diyemiyorum bakın haddim değil ağzıma sığmıyor, gerçekten haddim değilmiş gibi geliyor, sadece durumu belli etmek için diyorum.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapO kadar sessizdik ki çıt çıkmıyordu aramızda. Sena’ yla pür dikkat Dilan’ ı izliyorken kelimelerini zihnimde iyice yoğuruyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOnu anladığımı fark ettim, bir nevi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Serdar abimin yanında gördüm defalarca. Azat abimin yanında gördüm, alışveriş merkezinde gördüm. Onun kaldığı apartmanda arkadaşım oturuyor apartmanda gördüm. Hepsi çok öncedendi, ellerimde doğum günü pastasını üflemeden çok önce.” Son cümlesiyle bende eksik kalan o koca taş büyük bir gürültüyle yerine oturmuştum ki Sena birden “Hiii!” Dedi. Öyle bir hal ama, sanki bir yeri yanmıştı. “Ay Emiiiir.”

Ohaaaaa abi ben bunun böyle olduğunu unutmuşum ohaaaa
Elleri ağzına kapanmış, gözleri olabildiğince açılmıştı. Sena çok şaşkındı, benim ise içime öyle bir oturmuştu ki olay şaşıramıyordum bile. Dilan’ a o kadar üzülmüştüm ki gözlerim doluvermişti birden.
Demek çok önceden…
Yeliz’ den de önce, Emir ilk Urfa’ ya geldiği zamanlar.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir şey yapmalıydım sanki. Dilan susarken bizim için açtığı o boşluğu can sıkan birkaç kelime dizisiyle tamamladım. “Sonra o seni görmedi, başkasıyla birlikte oldu. Yeliz’ le.” Aslında ona ne söylemem gerektiğini bilemiyordum ama donuk sesimden sadece bunlar çıkmıştı ve Dilan da başını hafif sallayıp daldığı yerden beni onaylamıştı.
Malesef evet
“Görülmemek çok kırıcı bir duygu, yani gözünün önündeyken.” Tabi ki tabi ki öyle. O hisler aşksa hele, ki hala bitmediğine göre sağlam duygulardı.
Ya Dilan
Kıyamam san
Ama işin çok zor bebeğim

Abi kıyamam ya o kadar iyi anlıyorum ki onu
Dalıp gittiği çimen yetmedi de tırnaklarıyla oynama başladı. “Siz bilmezsiniz belki, fark edilmemek fazla gurur kırıcı.” Biz bilmeyiz çünkü ikimiz de aşık olduğumuz adamlar tarafından kocaman kocaman karşılıklar görmüştük. Büyük fedakarlıklar, duygular, sahiplenmeler ve aşklar yaşamıştık.
Biz yaşamamıştık, yaşamamışken anlıyordum onu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÖyle oturduğu yerde utana sıkıla bir başına konuşuyordu. Dilan sanki kimse tarafından sevilmemişti, o şen halinin yanında karşı cinsle hiç güzel bir duygu paylaşımı yaşayamamıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Şimdi bir şey beklediğimden değil, sadece etrafımda pervane oluyorsunuz aramız da bu kadar iyiyken sizinle paylaşmak istedim. Bir daha konusu açılmayacak bir şey.” Açılmaz olur mu? İnsan üzülür. Ki biz her zaman bir grup halinde dolaşan insanlardık.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDaha evvel defalarca mangal yaptık, aynı arabada bağıra çağıra Urfa gecelerinde şarkılar söyledik. Sabah okula giderken yolda karşılaşıp arabalarla uzun bir konvoy yaptık, sığmadık cadde kapattık. Yetmedi yollarımızı uzattık, hatta hiç unutmam Serdar gözümün önünde ol deyip önüme Azat’ ı kattı, o da arkamdan ayrılmadı.
Annemde toplaşıp akrabalarımızı çekiştirdik, Serdar ve Azat tanımıyordu ama hiç yabancı gibi davranmadılar gırgır şamata diye muhakkak bir yorumları oldu.
Yaaaa melek teyze ile dedikodularını okuyabilseydik keşke
Oturduk bir grup salata yaptı bir grup annemin sarma sarışını izledik. Akşam yemekten sonra hep birlikte çaya çıktık. Her birinde Serdar keyifliydi, her birinde Emir Dilan Sena Azat ve ben vardık. Bazen Tuğrul oldu, bazen görüntülü konuştuk.
Bir gece Dilan’ ın ödevi için yollara düştük hep birlikte, deli gibi eğlendik kahkahamızdan sokaklar inledi de bu hisler nasıl bu kadar anda kendi kabuğunda durabildi, durmak zorunda kalabildi?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir gece canım lahmacun çekti Serdar’ ı gece on ikide sokağa çıkarttım diye bizimkiler dökülüp geldi. Hatay’ a gittik dürüm yedik, konakta herkesin içinde büyüklere saygı diye kahkahalarımızı bastırdık. Rüya gibi bir iki ay yaşadık, ne hisler paylaştık.
Azat severken deli oldu Sena’ ya, Sena vaz geçmedi rujundan da Azat yine deli oldu Sena’ ya.
Biz…
Bilmiyorum onlarca anı, ben onlarca anıyı onlarca anı Serdar’ la aynı ortamda durup ondan uzak kalarak yaşayamazdım.
Ya ne güzel
Okumamak üzdü ama o iki ayı
Bir gece sokakta cenaze pilavı yerken yeni aldığım beyaz ojelerimi sürmek istedim, ojemi Azat açtı Serdar dökülmesin diye tuttu, asetonum Emir’ deyken öyle kahkahalarla sürmüştük ojemi. Sonra Dilan’ a vermiştim, aseton yine Emir’ de kalmıştı ama Dilan’ a hiç lazım olmamıştı. Bile bile mi olmamıştı sahi? O gün ojem kurusun diye Serdar uzun uzun tırnaklarıma üflemişti, sabaha karşı da evlere dağılmıştık.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir gün bizde oturup hep birlikte benim ezberlerimi yapmıştık, onlara konu anlatmıştım sınıftaymışım gibi. Bana sorular sormuşlardı, birkaç gün sonra birlikte sınav sonuçlarıma bakmıştık.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ ın neşesi yerine gelmişti, neşemiz yerine gelmişti. Demek ki bazılarımız eksik yaşamışız, oysa akışa uyup gülerlerken her şey çok güzel duruyordu. Her şey yerindeydi. Belki de o zamanlar sadece aynı ortamda durmak bile yetmişti onlara.
Azla yetinmeyi mi öğreniyorlar bilmiyorum ama şu son iki ay, rüyadan da güzeldi işte.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYine de güzel yaşanmışlıklar güzel kalsın “Gaz vermek gibi olmasın ama çok haklısın, ben asla yüzüne bakmazdım.” Diyerek daldığım yerden sıyrıldım. Serdar beni görecek ama başkasıyla birlikte olacak… Yok artık.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Benim bir şey dememe gerek yok diye umuyorum. Gittiğin yoldan dönme.” Sena haklıydı da, bu çok onur kırıcı bir şeydi. Emir’ i de canım kadar severdim ama Dilan’ a ayıp etmişti sanki.
Sonradan sevilmeyi kim kabul eder?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan yukarıya kıvrılan dudağıyla “Dönsem ne olacak?” Deyince Sena başını yana eğip Dilan’ ın eline uzandı. “Bence aslaaa belli etmese de Emir’ in sana hisleri var. Tamam duygularını mükemmel ötesi çok iyi tutuyor ama arada fire vermişliği de var. Tabi biz konuyu bilmediğimiz için…” hiçbir zaman tam olarak bu diyemedik, çünkü bir bir sağ gösterdi bir sola gitti. Başka bir kız değil, kastım başka. İnsan kendini bir mimiğiyle bir bakışıyla belli eder, etmedi hiç.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan sessiz kalırken tüm bu olan bitene “Üzüldüm.” Dedim hüzünle. Sena eski halini alıp karşılık verdi. “Ben de.”
Ne sormam ya da ne yapmam gerektiğini o kadar bilmiyordum ki bir süre uzun uzun sustuk.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan çok evvelden seviyormuş Emir’ i…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSonunda konuşup kendini açan yine Dilan olmuştu. Belli ki çok tutmuş içinde, ki insan deli olur nasıl paylaşamaz böyle bir derdi? Bizim yanımızda durup nasıl tek kelime edemez? Kıyamam, geçirdiği vakitlere üzgünüm keşke anlık heyecanlarını bizimle de paylaşabilseydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yeliz’ in yerinde olmayı çok istemiştim o zamanlar. İlişkileri bittiğinde de benim gözümde hak etmemişti Emir’ i.” Hala dalgındı ve içini sakince döküyordu. Oturduğum yerden yavaşça kalktım, ona gitmek istiyordum çünkü bu hali beni etkiliyordu. Dilan’ ın içten içe bu duyguları bir karmaşayla yaşaması ne acı, onu anlayabiliyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBen sağına oturduğumda Sena’ da soluma geçmişti. İçimdeki abla içgüdüsüyle birleşen sarılma isteğini bastıramayıp Dilan’ a sıkıca sarıldım, verdiği karşılık ise onu bu defa ağlatmıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşı omzumdaydı sesi titrediğinde, “Hala neden bunları hissediyorum çok sinir bozucu. Beni böyle ağlatıp üzen birini sevmem çok saçma, nefret ediyorum yaa.” Tertemiz, mis gibi bir kokusu vardı. Upuzun saçları, biçimli kaşları ve dolgun dudaklarıyla bakılası bir kızdı Dilan. Kapalı olduğunda başka, açık olduğunda bambaşka bir kızdı. Şimdi Emir’ in onu görmeyişi beni bile çok üzmüştü. Tüm bu olanlarla elimden ne gelirse Dilan için yapmak istiyordum ama bir fikrim yoktu.

Onlar kendiliğinden alacaklar
Sırtında gezinen elim ensesinin altında durduğunda dudaklarım yavaşça ayrılmıştı “Bazen doğru insanlar yanlış insanları seçebiliyor. Bir de Emir’ i dinlemek lazım ama tabi o da böyle anlatmadığı sürece asla. Biz sormayız, kendi bilir.” Güneşin bağrında hafif serin bir havada böylesine bir konuya denk gelmek beni de afallatıyordu.
Bir insanın duygularına böylesine bağ çözmesi ne garipti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBurnunu çeke çeke “Yine de aynı ortamda olmak bile çok güzeldi çok başkaydı.” Dedi. “Ne bileyim hani olmayacağını anladım bari bununla yetineyim dedim ama her gelişimde farkında olmadan onun için hazırlandım. Sonra da her gecenin sonunda çöp gibi hissettim.” Bu çok yanlıştı, kendini böyle değersiz görmesi kabul edeceğim bir şey değildi Emir tarafından da neler olup bittiği konusunda bir muammamız vardı çünkü.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBilemeyiz belki Emir’ in da adım atmasına engel bir şeyi vardı. Belki aynı duyguları o da yaşıyor, aynı hislerle o da arada kalıyordu bunu hiç Emir’ le konuşmamıştık ki.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapUzun siyah saçları parmaklarıma dolaşıyordu, “Öyle söyleme.” Deyip onları sevdim. “Belki o da bir şey hissediyordur bilemeyiz. Hissetmiyorsa da siktirsin, erkekler aptal oluyor genelde.” Kardeşim bile olsa kusura bakmasın başka bir kızı gönül davasında üzemezdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGerçi bu konuda biraz kararsızdım, sevmiyorsa sevmek zorunda da değildi. Tabi seviyorsa da tepkimde sonuna kadar diretirdim. Gelip konuşması gerekirdi, her ne olursa olsun benimle bile konuşsaydı konu hallolurdu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan başını olumsuzlukla iki yana salladı. “Bilmiyorum, artık görmeye tahammülüm yok onu. Bir daha sizinle o varken buluşmam yani. Bana o an iyi geldikçe sonrasında kötü hissediyorum çünkü. Gitti mesela özlüyorum salak salak. Ne yapıyor acaba diyorum, düşünmekten uyuyamıyorum yemek yiyemiyorum sürekli midem bulanıyor stresten.” Burnunu çeke çeke geri çekilmişti. Ellerini yüzüne kapatıp başını eğdi, Sena’ yla ellerimiz sırtında buluştu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÇimenlerin arasında onu böyle bir günde ağlar halde görmek çok garipti. Üstelik Dilan’ ın bu hali mevsime o kadar aykırıydı ki onu durdurmak istiyordum; umut vaad eden şeylerden söz etmek istiyordum, nafile…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Saçma bir işin içindeyim çıkamıyorum. Mal gibi kendi kendime gelin güvey oluyorum ne haddime yani ne aptalım. Başkasıyla geçer dedim olmadı iyice boka sardı. Kimseyi istemiyorum, sene sonu başka şehire geçeceğim. Serdar abim gelsin konuşacağım onunla da Azat abimle de. Azat abim sorgular durur rahat bırakmaz ama Serdar abim izin verir üstelemez onu da susturur. Birkaç yıl görmezsem geçer, ben geldiğimde de o gitmiş olur başka bir ile. Sonra belki yurt dışına giderim ben, o gitmezse de ben yine giderim yine görmem onu.” Kıyamıyorum bir yandan ağlıyordu bir yandan neler düşünmüş neler söylüyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena’ nın da haline bakarsak o da en az benim kadar mutsuzdu bu durumdan. Dudakları açılıp açılıp kapandı, bir şey söylecek olup sürekli sustu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBunlar olmazdı, söylediği şeyler olmazdı Sena ve ben elbet bir şeyler yapardık. Dilan’ ın haberi olmadan Emir geldiği gibi gider onun ağzını arardım mesela. Bir şekilde bir şey yapardık bu böyle olmazdı. Dilan’ ın böyle bir sebepte bunları yapması hepimizi çok üzerdi, bir nevi benim de geçtiğim yollara onu böyle bir başına itemezdim.
Biz vardık, onca günü yaşamışken birimizi bu halde bırakmazdık.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bitanem sakinleş, önce sakinleş bak hallolur her şey sen bunları düşünme. Gitmek istersen yine gidersin ben de konuşurum Azat’ la ama önce bir Emir’ in gelmesini bekle, o da uzak kaldı sevmek gibi bir ihtimali varsa muhakkak özlemiştir o da. Baktık olmuyor o zaman hep beraber düşünürüz.” Kesinlikle, sarı ince sesi ve Dilan’ ın yüzüne eğilmiş haliyle doğru söylüyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena’ yı pek bilemem bunu daha evvel hiç konuşmamıştık ama benim Dilan’ a hissettiğim şey arkadaşlıktan ziyade ablalık gibiydi. Tabi onu kimsenin yerine koymuyordum; Yeliz’ in hele asla. Dediğim gibi ben onda bir ablaydım ama bu Berrak gibi de değildi. Berrak yüreğimde o kadar başkaydı ki başkasını onun yerine koyabilme ihtimalinin düşüncesi dahi beni öfke krizlerine sokardı.
Berrak benim kardeşimdi, kimse onun yerini alamazz niyetini dolduramazdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapŞimdi tüm bunlara da öfkelenmedim değil. Birden dikleşip yanımdaki ufak taşı ileriye doğru savurdum. “Ağlama kızım sikerler şimdi Emir’ i de. Amına koydurtma ortalığın, sevmiyorsa sevmesin bir kemik atar geçeriz senden iyisini de bok bulur. Gördük sevdiği aman aman Yeliz’ ini de, söveceğim şimdi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTavrım onları şaşırmıştı biliyorum.
Dilan elinin tersiyle gözlerini silerken “Sövdün zaten.” Diyerek bana dönmüştü. Ona bakıp kaşlarımı çattım “Öyle mi?” Hiç haberim yoktu oysa. “Farkında değilim.”

Jdjdnsjksnsak
Başını salladı, elini kontrol edip “Bu arada bu rimel ağlarken hiç akmıyor aşırı iyi siz de alın.” Deyince “Cık.” Dedim “Ben uzun süredir hiç ağlamıyorum kocam izin vermiyor.” Bana doğru yattı, başı koluma indi. “Sizin ilişkinize imreniyorum zaten.” Sonra Sena’ ya döndü. “Abim olduğu için sizin ilişkinize imrenemiyorum kusura bakma aşko ama sana hastayım.” Umuyorum ki daha güzelleri Dilan’ ın olur, herkes her şeyi kalbine göre yaşar.

Abi ben şimdi Serdar Serdar diye ölüyorum ama serdar'la yola girebilir miydik emin değilim
Sena tatlı bir mimik eşliğinde başını salladı, “Aynen canım.” Onlar da iyiydi, güzel ve eğlenceli bir ilişkileri vardı. Hemen hemen her şeyleri hallolmuş, sorunsuz keyifli zamanlar geçiriyorlardı. Ki genelde vakitlerimiz birbirleriyle çakışıyordu. Ayrı kaldığımız akşamlar nadir oluyordu, bu süreçte ya Serdar beni eve malum konulardan kapatıyordu ya da Azat Sena’ yla biraz yalnız kalmak istiyordu onun dışında hep birlikteydik.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ee.” Diyerek az evvel öfkeyle kapattığım konuyu bu defa içinde bir şeylerin yarım kalmasını istemediğimden tekrar açtım. “Nasıldı Emir? Nasıl hissediyorsun?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDudakları sorumla büküldü, “Bazen bana bakarken yakalıyordum o zamanlar ümit ediyordum mutlu oluyordum ama sonra insan insana bakar dedim. Ben de bakıyorum sürekli. Serdar abime bakıyorum Tuğrul’ a bakıyorum size bakıyorum. Yoldan geçene bakıyorum bu mal nasıl giyinmiş diye.” Az evvelin aksine daha umursamaz ve vurdumduymazdı, sanırım biraz rahatlamıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena’ nın gülüşüyle bir an sessiz kaldım. Ona ne söylemem gerektiği konusunda hiçbir fikrim yoktu boş yere ümitlendirmek istemiyordum. Ya yanlış bir şey söylersem ve sonradan kalbi kırılırsa diye çok korktum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Eee.” Deyip derin bir nefes aldı Dilan. Gözlerini kapattı, başını yukarıya kaldırdığımda kaşları çatıktı. “Evleneceğin kişiyi anlıyorsun hissediyorsun derler.” Evet bunu ben de duymuştum, halini bozmadan hafif gülümsedi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sen anladın mı?” Benden bahsediyordu aramızda tek evli bendim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKonu Serdar olunca haliyle biraz gülümsemiştim. Elim kolum usulca birbirine karıştı, o anlar, geçmiş, ilk gittiğimiz yayla evi, Bursa.. tüm bunlar usulca dudak bükmeme sebepti. “Bilmem, anladım galiba.” Birden sesim aceleyle gülümsemişti. “Ya ben anlamaya fırsat kalmadan biz evlendik zaten Serdar sağ olsun.” Çok hızlı gelişmişti her şey, bazen onunla Sena ve Azat gibi uzun uzun sevgili kalmayı çok istiyordum ama aramızdaki bu çekimle imkansızdı.
Ahaa daha ne olduk demeden
Nikâh masasına
Başını bana çevirdi, “Pişman mısın?” Öyle bir bakıyor öyle gülüyordu ki pişman olmadığımı o da biliyordu. “Deli misin?” dedim kıkırtıyla. “Aslaa.” Serdar’ ım, canım kocam, canım sevgilim…

Kocusss
Halim onu tatmin etmişti. Derin bir iç çekişin ardından önüne dönmesiyle konu tekrar Emir’ e ulaştı ve biz üç kız uzun uzun kardeşim de olsa bir erkeği çekiştirdik.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSohbet bir yerden sonra bıçak gibi bölünmüştü çünkü midem bulanmaya başlamıştı. Sağ elimi bir hışım defne ağacı için açtığım çukurun sağına koydum. Kusmuyordum ama bulanıyordu, düşmüyordum ama tökezliyordum her defasında.
Ayyy beni bir heyecan bastııııı
Sena az ileride Dilan’ la çimenlerin üzerinde bağdaş kurmuştu. Birkaç saniye içinde yanıma ulaşıp hızla alnıma koyduğu eliyle “İyi misin?” Derken sesini bir uğultu gibi algıladım. Varla yok arası sözleri kulağıma değip geçiyordu da onu zorla anlıyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOnlar muhabbet ederken biraz sonra kalkacağız diye son dakikaya bıraktığım defneyle ilgileniyordum ben. Halimden de memnundum, tabi dünden beri ara ara beni zora sokan bu halimi saymazsak.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan hemen arkama gelmişti, gözlerimi yumdum. “Üşütüyorsun sürekli bak, hava sıcak diyorsun üzerine bir şey almıyorsun Hazan. Hadi gidelim bir serum taksınlar düzelemedin bir türlü.” Azarlıyordu, onun azarı bende her zaman işe yarardı ama bu defa sanmıyorum, hastanelerden nefret ettiğimi o da biliyordu gitmeyecektim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“İyiyim.” Deyip yutkundum. Dün de böyle olmuştum boğazıma kadar gelmişti de kusamamıştım, berbat olduğumun bilincindeydim derin bir nefes aldım. Ayrıca üşüttüğüm konusunda ona hak veriyordum, atletle yattığım sabahlar çok kötü uyanıyordum. Serdar yoktu, koynuna sokulup ısınarak uyuduğum, hatta çoğu gece sıcaktan daraldığım adamın olmayışı beni fena etkiliyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerimi geçmesi için yumduğumda Sena dizlerinin üzerine çökmüştü, diretti. “Serdar geldiğinde seni böyle görürse çok, üzülür.” Doğru kelimeleri bulma konusunda biraz acemiydi bu yüzden onu bir iki saniye kadar beklemiştik ama hali beni böyle bir anda dahi gülümsetmişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDoğrusu bir yandan haklıydı; Serdar geldiğinde onunla vakit geçirmek istiyordum, hastane köşelerinde sürünmek istemiyordum. Bildiğim kadarıyla da iki üç hafta kadar sürecek bir görevdi, ki iki hafta dolmuştu bile. Yani yıl geçmiş gibi dursa da aylarca uzak kalmayacaktık ama ben her an o gelecekmiş gibi yola, kapıya, etrafa bakıyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı ani bir kararla salladım ve önümdeki defneyi gösterdim, “Ekeyim, toprağını da düzelteyim de gidelim.” Minik yapraklarıyla ufacık, çok güzel bir fidandı. Onu hemen süs havuzunun biraz aşağısına, salıncağın ise çaprazına dikiyordum. Güzel bir yeri vardı, evden bakınca görünüyordu ve sanki büyüdüğünde tüm bahçenin kalbi olacaktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNeler olup biteceğini tahmin edebiliyordum; yıllar sonra herkes gibi hayatım son bulduğunda bu defne büyüyecek ve kocaman dalları olan güzel bir ağaç olacaktı. O kocamanken onu ben dikmiş olacaktım ve aklımda, kalbimde sevdiğim adam varken diktiğim bu ağaç var olduğu sürece benim aşkımı taşıyacaktı gövdesinde.
Serdar’ a olan aşkımı…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena elini yüzümde gezdire gezdire çekti. Onlara iyi olduğumu defalarca söyledim, sadece üşütmüştüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEllerim o sırada toprağa bulanmış, dizlerim ise kendine daha rahat bir yer edinmişti. Defne için oyduğum yere avuçlarıma bastırırken derin bir nefes daha aldım. Dizlerim toprak olmuş toprağın kokusu da tozu da her yerime bulaşmıştı, hastaneye gitmeden evvel üzerimi değiştirsem iyi olacaktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapFidanı kahverengi kabından yavaşça çıkarttığımda bir sarmaşığı andıran köklerini görebiliyordum. Onu doya doya izleyip çukura dikkatle yerleştirdim. Garip bir andı, ne olursa olsun tüm bulantımın aksine kendimi çok iyi hissediyordum. Şöyle ki bir ağaca can vermek çok başka güzelmiş, onu gelecek için hazırlamak, yıllar sonra sırtını gövdesine yaslayacak olmak ve en önemlisi bu dünyada kalıcı bir iz bırakmak çok özel bir duyguymuş.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOnu istediğim gibi yerleştirdikten sonra etrafını toprakla kapatmıştım. Buradaydı, o şimdilik ufak bir fidandı; bu yaz gelip gidip kontrol edeceğim ve sürekli heyecanla Serdar’ a göstereceğim küçük bir dünyaydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEllerimi fidanın köküne koydum, nemli toprağın tam üzerindeydim onu hissedebiliyordum. Küpeli çiçeklerimden sonra heyecanla ektiğim ilk bitkiydi bu ağaç. Üstelik içimde ona karşı var olan umut o süslü çiçeğin zarifliği kadar da diriydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHemen yanımda duran şişeden ilk can suyunu kendi ellerimle verdim, yapraklarında gezinen parmaklarım her biri için bir tebessüm bıraktığında içim hiç olmadığı kadar güzeldi. Bugün kendimi iyi hissetmiyordum ama ruhum güzel hissediyordu. Buna ihtiyacım vardı, babamdan sonra ya da Berrak’ dan sonra hiçbir vefat yeniden doğuşa yakın olmamıştı. Defne ağacı da bana o hissi veriyordu; bir bitişin kahırsızca doğumunu.

Doğum demişken birisi geliyor
💎
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“İyi gelir.” Dilan elindeki bardağı masanın üzerine koyarken tam olarak bunu söylemişti evet; iyi gelir. Aslında sorun şu ki bu tam da bu raddede ne içsem ne yapsam iyi gelmezdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Evet teyze gittik. Yeni geldik şimdi üşütmüş, hıhı bir şeyi yok ilaç yazdı düzelir dedi. Birkaç güne geçermiş, toparlanır yani önemli değil sen merak etme.” Midesini üşütmüş birine ilaç verilir miydi daha bunu bile bilmiyorduk. Serum mu takılırdı? O kadar bilinçsizdik ki daha Sena’ nın anneme söyleyeceği yalanları bile oturtamıyorduk. Bilmiyordum, dakikalardır hiçbir şey bilmiyordum ben sadece…
Midemi üşütmemişim.
Geçecek bir şey de değildi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerim çok uzun dakikalardır kantinin mermer zeminine dalmıştı. Zihnim sanki bir boşlukta uzun uzun salınıyor da içim bu dertten kurtuluyordu.
Göz yaşlarımdan ıslanan dudaklarım kıpırdandı “Serdar çok üzülecek.” Bunu kendi kendime o kadar alçak sesle söylemiştim ki ağlayışıma karışan sesimle ben bile tam duyamamıştım.
Ya hazanım ya kim bilir ne düşünüyorsun
Şşşş yok öyle bir şey düşünme bunları
Saatlerdir buradaydık, vakit akşamın dokuzuydu ve biz bir hastane kantinindeydik. Yapılan testleri böyle beklemiştik, önce korkudan ağlamıştım sonra korkumun gerçekleşmesi içimde büyük bir bombaya sebebiyet vermişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHer şey bitti, tüm hikaye birden elimde patladı sanki.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİnsanların ortasında bağıra çığıra ağlayamıyordum ama gözlerimden süzülen yaşların da ardı arkası kesilmiyordu. Kendimi daha evvel hiç bu kadar çaresi hissetmemiştim. Çaresiz, korkak, ileriyi bu denli düşünür… İçimdeki gariplik ve ne yapacağı bilmemezlik beni mahvediyordu. Tutmak zorunda olduğum hıçkırıklar boğazımı parçalayacak raddedeydi, bunu hissediyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir gün tüm düzenimin alt üst olacağını hesaplayamadan sürekli gelişi güzel yaşamıştım ve şimdi hiç olmadık bir anda, Serdar’ dan yoksun bir zaman diliminde yüzüme bir tokat inmişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYanımdaki sandalye çekildi, onun gıcırtısı tüm kantinden duyulurken “Abimi arayalım mı?” Dilan’ ın sorusuyla kaşlarımı kaldırdım. Azat geldiğinde illa sorgulayacaktı ama ben bunu henüz kimsenin bilmesini istemiyordum, önce kendim kabullenmeliydim daha sonra da Serdar’ a anlatmalıydım. Her şey yeterince karmaşık ve saçmaydı ki bir an elimi yüzüme “Okulum vardı benim.” Diyerek kapattım. Derdim okuldu sanki, tek derdim okuldu tek düzelmeyen oydu şimdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar ne yapar?
Serdar ne der?
Serdar…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Gidecek zamanı buldu adam.” Sena’ nın oflayan haliyle alt dudağım elimde olmadan iyice sarktı. Sanki ben farkındaydım ama biri dillendirince canım daha da yanmıştı. Bu beni silkeleyen haberden öylesine etkilendim ki ellerimi çaresizce Serdar diye diye yüzüme kapattım. Kendimi tutamıyor, bir hıçkırıkla her zaman yüz göz oluyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBurada olmalıydı, bu vakitte.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKelimelerim hep eksik, içimin bir yanı hep yarımdı ve ben şimdi sadece onu istiyordum; Serdar’ a hiç olmadığı kadar ihtiyacım vardı çünkü buna tek başıma dayanacak gücü kendimde bulamıyordum.
Gerçi onu da sürüklemek istemiyordum ama maalesef, eninde sonunda o da bunun içine girecekti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÇok korkuyordum, o kadar çok korkuyordum ki aşık olduğum adamın bile sanki bu durumda bana bir faydası olmazdı. Zaten olmazdı da, işte bunu hissedecek kadar ürkekti kalbim. Şimdiyi, sonrayı, daha da evveli düşünürken olabilecek şeyler içimi düğüm düğüm ediyordu. Serdar…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBen hayatın akışına o kadar alışmışım ki; onunka bir düzeyde evli ve mutlu kalmaya o denli alışmışım ki aksi bir oyunun bizi dumur edeceğini hiç düşünmemişim. Biz bu düzene devam ederiz, bir ömür böyle kalırız demişim, halt etmişim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOmzumda bir elin olduğunu Sena şaşkınca “Aa.” Deyince fark ettim. Anında başımı kaldırıp ona bakmıştım, bakışları telefonunda bana döndü “Emir arıyor.” Elimi hızla boynuma sardım, hareketime karşı Sena aramayı bana baka baka yanıtlamıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan’ ın eli o sırada hala omzumda bana dokunuşlarıyla da olsa destek oluyordu. Sırtımı sıvazladığı dakikalarda kısılan gözlerimle karşımda oturan Sena’ yı izliyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Geldin mi?” Dedi heyecanla “Neredesin?” Zihnimin tekrar tekrar donduğunu hissettim çünkü bu da çok ani bir gelişmeydi. Tam olarak ne düşüneceğimi bilmiyordum, düşüncelerim aksi gibi bir boşlukta volta atarken Sena aramayı bir an sessize alıp hızla soludu. “Nerede olduğumuzu soruyor, söylüyorum.” Bana fark etmezdi, haftalar sonra onu görecek olmam bu anların yanı sıra hoş da olabilirdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTepkisizliğimle elini sarı saçlarına sokup alel acele “Hastanedeyiz.” Dedi. “Hazan biraz midesini üşütmüş de.” Yalan söylerken yüzü değişiyordu, bu konuda en az benim kadar acemiydi çünkü biz sevdiklerimize yalan söyleyemiyorduk.
Onu dinledi, hastanenin adını verdi ve birkaç cümlenin ardından telefonu kapattı. Aslında ondan beklediğim şeyi biliyordu, Emir gelmişse Serdar’ da muhtemel bir ihtimal gelmiş olurdu. Gelmiş miydi?
Peki ben bunu sormaktan neden korkuyordum?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar Serdar diyorum da hala koca bir adımın korkuyla gerideydi. Tüm bunları taşımak zorunda olduğum gerçek ise hiç bu kadar dirençli olmamıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTelefonunu masaya bıraktı, avuçlarını dizlerine sürttü, bana döndüğünde mimiklerini ifade edemem ama hoşnutsuz ve panikti. “Soramadım,” deyip kendine kızdı. “Soramadım, ben gelmişim siz hala Serdar diyorsunuz bir kere de Emir deyin der diye soramadım.” Başımı karanlık caddeye çevirirken usulca sallamıştım, elbette doğruydu. Ben zaten Serdar Serdar diyordum ama kendim sindirememişken onunla yüzleşemezdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNasıl derdim?
Diyemezdim, önce benim kabullenmem gerekiyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapMerkezde bir yerdeydik çok geçmez Emir’ de gelirdi zaten, onun gelmesiyle de tahmin ediyorum ki kalkardık, burada şimdilik bir işimiz kalmamıştı. Sena önümdeki çaya bakıp derin bir nefes aldı. “Kahve alayım mı sana?” İstemiyordum, gram bir şey yiyecek halim yoktu kendi kendime yenilenen göz yaşlarımı elimin tersiyle silip sessizce “Cık.” Dedim.
Serdar ne diyecek…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Kalkalım mı üşüme?” Kalkmak istemiyordum, adım atacak halim yoktu zaten mümkümse burada yatabilirdim. Bir de hastane diye kendimi güvende hissediyordum, sanki eve gidip o yatağa yattığımda tek kalacaktım da ölecektim hüzünden korkudan acıdan.. Ama gitmem de gerekiyordu, bununla yüzleşmem gerekiyordu böyle bir yere uzun uzun dalarak bunu aşamazdım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDakikaların sessizlikle kapandığı vakitte masada oluşan o ufak kıpırdanma beni bir farkındalığa itmişti. Emir, gelmiş olmalıydı ki duyulan derin nefeslerin ardından Sena masadan kalkmıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGöz yaşlarımı kollarıma silmekten kolum epey ıslanmış, onlu paket peçete bitmiş ve gözlerim artık sızlamaya başlamıştı. Bugün o toprakla oynamıştım uzun uzun, bir defne ağacı dikmiştim bahçenin en güzel yerine. Toprak kokusu tırnaklarımda kalmış, yüreğimi sanki defnenin köklerine bırakmıştım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sana bakıyor.” Dilan’ ın sesiyle gözlerim uzaktan bu tarafı izleyen Emir’ e kaydı. Sena’ dan yeni ayrılmış, hem ona bir şeyler soruyordu hem de bana bakıyordu. Buğulu gözlerimle onu uzun uzun süzecek halim yoktu ama sakalları uzamış, yüzü ifadesizdi. Kalkıp yanına koşmayı çok isterdim, yani eskide olsa bunu muhakkak yapardım ancak şu an tek adım atamıyordum, atamadıkça da halimi düşünüyordum göz yaşlarım yanaklarıma süzülüyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBen ne zaman böyle bir kadın oldum?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBurnumu çektim, iyice kötü oldum elimin tersiyle yüzümü sildiğim anda kızgınca bir şeyler söyleyip büyük adımlarını bana yönlendirdi. Onu izledim, birkaç adımda gelip yanımdaki sandalyeye oturdu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ne oluyor lan?” Tınısı tanıdık geldi birden, garip hissettim bilmiyorum. Emir kolay kolay böyle bir adama dönüşmezdi ama bu dönüştüğü adama sarılmak için kollarımı uzattığımda beni anında sardı. Sarılacak gücüm de yoktu, bu korku canımı ellerimden çıkartıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Emiir.” Mırıldandım, tükenmişim sanki biri bana yardım edebilirdi. “Güzelim ne oldu?” Eli başıma gitti, Serdar yoktu ama Emir vardı ona da aynı yakarışla sarılabilmek bana bir nebze de olsa iyi geliyordu.
Bu iksinin kardeşliği beni bitiriyor ya
Kollarını sıkılaştırdı, başım omzundayken o Sena’ ya dönmüştü, “Bir yeri mi ağrıyor ne oldu? Serum takmadılar mı?” Onunla paylaşmayı çok isterdim ama dilim buna çok uzaktı. Ben söylemediğim sürece de kimse bir şey söylemezdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena Emir’ i yanıtsız bıraktı anlaşılan. Onun yerine “Eve gidelim mi Hazan? Emir de bizimle kalır sen de dinlenmiş olursum.” Yalnız kalmak istemiyordum zaten, Emir’ i yanımda yöremde görmek de bana iyi hissettirirdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı sallayıp ondan ayrıldım, “Serdar nerede?” Göz göze geldik, bir şeyi çözümlemek ister gibi bakıyordu gözlerime. Ellerimi tutunca emin oldum ki yoktu, “O hep benden sonra gelir, alış artık.” Gelmemiş, bu duygu karmaşasında ne hissedeceğimi bilemediğimden mimik bile oynatamadım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGelmemişti, onu hem yanımda istiyordum hem de ondan bir suç işlemişim gibi kaçıyordum. Bunun sebebi ben miydim?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Kalkalım.” Zaten tahmin ediyorum ki bundan sonra ben buraya sık sık gelecektim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHerkes bu anı bekliyormuş gibi ayaklanırken Dilan çantamı almış ve bana bir yük bırakmamıştı. Emir beni kolunun altına çektiğinde ona sarılacak gücü kendimde bulamadığımdan kollarımı pervasızca birbirine doladım. Biraz merdiven inecek, ardından asansöre binecektik, dakikalar sonra da evdeydik. O güzelim yatak odası bu defa derdimi çekerken kendimi her şeyden soyutlayacaktım ben biliyorum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKapıdan geçtik, bu sırada üzerimdeki bakışları hissedebiliyordum. Muhtemelen bizi gören herkesin gözünde ağlak bir kızdım, sabahtan beri ağlayan ve susmayan bir kızdım. Bir derdim olduğunu görebiliyorlardı değil mi? Umurumda değil.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena önümüzde ilerliyorken dönüp dönüp bana bakıyordu, Dilan ise diğer yanımda sanki yere yığılacakmışım da tutacakmış gibi temkinliydi. Fakat Emir bunların yanı sıra beni öyle bir tutmuştu ki sanki buna hiç ihtimal yoktu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSonunda geniş koridoru ufak adımlarla tükettiğimizde hastaneden çıkmak üzereydik. Emir tok bir solukta “Sena.” Deyip önümüzde ilerleyen kuzenimi durdurdu. Sena adını duyar duymaz bize dönmüştü, adımlarımız durur gibi olduğunda Emir kolunu yavaş yavaş benden çekti. “Hazan’ ın yanında dur, siz çıkın geliyorum ben şimdi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNereye gidecek ya da ne yapacaktı hiç bir fikrim yoktu ama anlaşılan o ki bu fikirsizlikte olan yalnızca ben değilim. Sena anlamaz bir halde koluma girince Emir bizi bırakıp geldiğimiz koridorda hızlı adımlarıyla ilerlemeye başladı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Neyi var?” Sena tepkisinde haklıydı, Emir’ i böyle çok öfkeli göremezdik aşırı nadirdir ama şimdi yürüyüşü bile bir garipti.

Dilan'la mı alakalı acaba
Geri döndüğünde kızmasın diye çıkışa yönelir gibi yapsak da gözlerimiz daima bir şekilde üzerindeydi. Koridorda insanlar vardı ve Emir ilerlerken sanki birini arıyor gibiydi. Bakışları hızla herkesin üzerinde geziniyor, adımları buna rağmen gittikçe hızlanıyordu. Koridorun sonuna geldiğindeyse sağdan aniden çıkan adam Emir’ le çarpışır gibi oldu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÇok uzaktı, araya giren insanlar da buna bir nevi engeldi ama yine de olan biteni görebiliyorduk. Emir hızla ona çarpmak üzere olan adamın yakasını kavrayınca dudaklarımı şaşkınlıkla konuşmak için ayırdım ama henüz cümle kuramamışken yumruğunu adamın suratına geçirdi.
Sanki aradığı adam oydu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Kantinde oturan adam.” dedi Dilan. Hiç şaşırmışa benzemiyordu, hatta sesi göz deviriyordu sanki “Bakıp duruyordu, fark etti demek ki.” Öyle mi? Ben hiç etmemiştim. Gerçi ağlaktan önümü göremiyordum adamı mı görecektim sanki.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena elini omzuma koydu, “Hadi çıkalım bir şey demesin şimdi.” Haklıydı, başımı sallayıp çıkışa doğru hareketlendim. Zaten Emir de o sırada bir yumruk darbesiyle adamın yere kapaklanmasına sebep olmuş bize doğru geliyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGarip bir gün geçiriyordum, duygularımın içe içe geçtiği yetmezmiş gibi bir de bu anlar hayatımdan asla eksik olmuyordu. Neyse ki bu konularda artık hissizdim, genelde tek yaptığım durumu gördükten sonra başımı sessizce çevirmek oluyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKapılar iki yana açıldı, dışarıya ufak bir adım attım. Baharın kokusu bir esintiyle gerdanıma doluyordu. Saçlarıma karışan hava yerini bende belliyor, beni seviyor ve içine alıyordu sanki. Bu ayların güzelliğinden yanaydım hep, çocukken dahi baharın gelişinde ayrı bir heyecana süratle koşardı kalbim.
Bir çiçeğin ilk tomurcuğuna her daim yüreğimi bırakırdım da ben hep kara kışa sonbahara esir dururdum.
Yalnız bu defa değil yani, her bahar vaktinde adım gibi Hazan’ ı yaşıyordum ben. Duygularım oldum olası hep bir Hazan vaktine gebeydi…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerimi bu karanlık, dibi hoş esintiye eğdim; saçlarım dalgalandı, kalbimin acısı boğazıma kadar erişip iliklerime doldu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNisan ayındaydık, ömrümün yirmi beşinci nisan ayı…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Dilan.” Dedi bir ses, Emir’ e aitti çok belli. Bize yetişmiş, bizimle ilerleyecekti demek ki. Ben başımı gök yüzünden aldıktan sonra, ellerimi bir mevsimden ayırdıktan sonra duran tüm zaman benim aksim devam edecekti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKıpırdamadım, kapalı gözlerimle tüm havayı içime çekerken yalnızca olan bitene kulak kabarttım. Emir birkaç saniye arayla tekrar konuştu “Seninle konuşalım bir ara.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGülümsedim, öyle ki hastane önünde dikildiğim noktada kocaman kocaman ümitlerle delice mutlu oldum. Demek ki beni zora sokan hayat bazılarının kaderine sırma değneklerle dokunmaya başlamıştı. Bazı gönül davaları görülmek üzere sözler alınıyor, bazı duygular kaçanı kaçtığı yerde kıstırıyordu. Her şeye rağmen duyduğum ses beni gülümsemişti ama hemen ardından duygularım beni rahat bırakmadı, sıkıştığım yerde başımı asfalta doğru eğip hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.
Yaaa kıyamıyorum lan
💎
Sen hep gül hazo

Doğa soylu yolda arkadaşlar
Hos gelmişşş

Evet ben de öyleyim