Hazan Vakti
Bölüm 103
Sağ elim kulağımda, düşünceli mimiklerim dahilinde halka küpemle oynuyordum. “Yok ya Diloş.” Dedim memnuniyetsizce. “Ben yaptırdım birkaç yıl önce. Çok güzel duruyor bu arada gerçekten okey, amaa kirpiklerimi döktü ve o zaman yapan kişi mi çok kötü yapmıştı onu anlamadım. İyice dibine mi yapıştırdı bilmiyorum ben dökülse de kurtulsam diyordum.” Sena’ ya döndüm, elimi de öyle bir hareketlendirmiştim de. “Hatırlıyorsun değil mi? Nasıl ağlıyordum hatta. Allah’ ın cezası kadın mahvetmişti beni.”
Vallahi bazı şeyleri hazostan öğrendim

Serdar duymasin hazo
Sena’ nın “Haklı kuzum.” Diyerek yüzünü buruşturmasıyla Dilan yerinde kıpırdandı, bana odaklıydı. “Ya senin kirliklerin zaten uzun. Senin ihtiyacın yok ama güsül de geçmiyor diyorlar.” Orasını bilmiyorum, dudak büktüm.
Ajjsjsj
“Bilmiyorum, riske atamam hiç. Serdar kızar zaten öyle şeylere.” Konu benim nezdimde de kapalıydı yani. Sena tekrar burun kıvırdı. “Barzolar.” Sena bu akşam daha iyiydi, gün içinde Tuğrul’ la konuşmaya çalışmış fakat beklediği iletişime geçememişti. Azat konuşmuştu diye biliyorum ama Serdar’ la konuşmayı unutmuştuk, kimse de bir şey söylemeyince konuyu hiç deşmek istemedim. Yine de, bir şekilde hallolacağını biliyordum.
Hahah haklı Hazosum
Ama sena da haklı shsjsj
Sena soğuk kahvesinden bir yudum alıp farklı bir teklifle ilerledi. “Lifting?” Bu da benim hoşuma gitmemişti. “Besliyor diyorlar ama sanmıyorum, bana o da mantıklı gelmiyor. Kirpiğine bir şey yaptırma bence ya. Sür rimelini geç. Bak ben bile bunu diyorum, denedim çünkü hepsini. Belki benim şanssızlığımdı bilmiyorum ama.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena Dilan’ a kaşlarıyla beni işaret ettiğinde yüzünde alaylı değil gururlu bir bakış vardı. “Ablan kokoş bebeğim.” Bu beni de gülümsetmişti.
Doğa da anasına çeker ise
Vay hâline Serdar
Bu gece Dilan’ ı bir şeylere ikna etmek için, daha doğrusu vaz geçirmek için oturmuştuk sanki. Çünkü beklediğini alamadı ki hüzünle omuz düşürdü. “Ondan da bıktım, her gün sürmekten sonra da temizlemekten nefret ediyorum. Gözüme temizleme jeli kaçacak diye de korkuyorum. Bazen silmeden uyuyakalıyorum yastıktan rimel izi de çıkmıyor annem kızıyor.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHaksız da değildi, bardağımı avcumda hareket ettirirken dudak ısırdım. “Ay benim gözüme dün makyaj temizleme jeli kaçtı. Kızlar böyle bir acı yok sabun mabun hikaye.” Elimi salladım öyle bir. “Geberiyordum. Gözümü bırakıyordum banyoda.”

Söyle söyle duysun Serdar akşam çöpte bulursun
Kız Serdar radarları açıyor bak
Dilan dikkeşti birden “Oha ciddi misin? Lan lan geçen kızın biri kör oldu ya. Korneası yandı bu yüzden.” Elinin tersini vurdu masaya “Allah korusun.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapO sıra Sena’ nın da verdiği tepkiye gülerken başımı salladım öyle bir, “Duydum, Allah korusun tabi dikkat etmek lazım.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSonra birden,
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNasıl oldu anlamadım, arka masada oturan Serdar’ la göz göze geldik. Sadece bakıyordu.
Hahahahldkşfdmktr eveeet bir şeyler artık çöpe gidiyoor
Bakışları, o kadar tok ve netti ki himayesinden saniyeler içerisinde kaçmak istedim. Oysa buraya gelirken, evde, otururken tüm süreçler boyu aramız çok iyiydi. Şimdi ne oldu anlayamadım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ne oldu?” Sena fark etti, Başımı yana eğip görüş alanından kaçtım. O sırada aklıma gelenle yüzümü de buruşturdum. “Jeli duydu galiba. Kaçtığını biliyordu da böyle sıkıntılı bir şey olduğunu bilmiyordu.”

Jelinin infazını verdi
Sjsjjs hazan ya
Ben mırıldanıyordum oysa, Dilan aksi gibi el kol hareketleriyle arkasını döndü, “Siz bizi mi dinliyorsunuz. Ayıp kardeşim ayıp, sapık var diye bağıracağım şimdi.” Neyse ki alanda bizden başka kimse yoktu, müşterilerin geneli üst kattaki terastaydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar sertçe tersledi Dilan’ ı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Dön lan önüne.” Başımı hareketlendirip “A a.” Dedim birden. Şaşkınlığını açık eden Dilan’ dan sıyrılarak Serdar’ la göz göze geldim.
Bak ya böyle de ayı

Lan

Abi ben çok krilirim böyle şeylere bilmiyorum ben mi fazla sulu gözüm ama çok ayıp yani
Ben de ben de Dirk ağlarım ya
“Ne yapıyorsun?” Bu kadar sert çıkmasına gerek yoktu, hamlemle başını hareketlendirip sessizce önüne döndü.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bebişim sen yine de çok istiyorsan buluruz güzel bir yer yaptırırız ipek. Hiç dert etme, sorun olursa da şu arkada oturan iki elemanı yollarız mekana.” Konuyu dağıtmak için aklımdan geçeni öyle güzelce söylemiştim, Sena’ da onayladı beni “Evet ya, yaptır bir kere bakalım. Güzel olur yakışır sana da. Hem makyajda zaman kazanırsın.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan, Serdar’ a hiç takılmamıştı. “Ee.” Dedi Sena, konuyu değiştirerek. “Emir’ le nasıl gidiyor.” Sena’ nın sessiz fısıldamasına Dilan bir iç çekti, bir geri yasladı, gülümsemek ne kelime yüzünde güller açınca ben de arkama yaslanıp sakin bir “Ooo.” Dedim nidayla. “O kadar iyi yanii.”
Allah daha da iyilik versin inşallah
Serdar yeniden görüş alanıma girdi. Memnuniyetsizliğimi arka masaya laf atarak belli ettim. “Beyefendi bakıp durmayın sizde. Rahatsız oluyoruz.” Bu konuda ciddiydim, rahat konuşamıyorduk. Önüme döndüm sonra “Keşke bunları getirmeseydik ya.”
Jsjsjsj
Serdar bir şey der gibi olup sustu ama o hariç, yanında oturan Azat dahil herkes gülüyordu. İş konuşacaklardı diye ayrı oturmuşlardı, önlerinde bir yığın evrak. Serdar çalan telefonunu alıp kafenin içine doğru ilerlemeye başladı. Onu, yanıma denk gelene kadar izledim ve sonra başımı yüzüne kadar kaldırdım “Kim arıyor?” Kapıyı tutup açmak üzere itti. “Tanışıyor muyuz hanımefendi?”

Evet çok yakın akrabayız beyefendi
Haha Serdar atağa geçti
Gülümsedim, ama hemen sonra dişlerimle tuttum gülüşümü. Serdar’ la böyle olmayı seviyordum, o bana hayatımda başka bir pencerelerin de var olduğunu gösteriyordu. Tüm güzel pencereler de, Serdar’ a açılıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAzat işine dönerken biz de kaldığımız yerde devam etmeye koyulduk. Sena dudaklarını oynattı, “Evine gidiyor musun?” Dilan kaşlarını kaldırdı “Maalesef, Tuğrul var,” oflar gibi oldu sonra, “Abimler var.” Sadece dudak oynatıyordu kıyamam. Masaya eğilip fısıldadım, “Tuğrul gitsin hallederiz.” Biraz baş başa kalsınlar, birbirlerini yeteri kadar tanısınlar. Hem biz nasıl yaşadıysak Dilan’ ın da bu güzel duyguları yaşaması gerekiyordu bence. İnsan sevdiğinin elini tutabilmeli, omzunda film izleyebilmeliydi bir süre. Uzun bir süre.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Tuğrul çok sinirli size. Kırgın da.” Elbette, Sena “Biliyoruz.” Derken ben elimi karnıma koyup arkama yaslandım. Olanlar için üzgündüm ama Sena gerilsin istemiyordum. Zaten, hiç istemem ama zorlu bir süreçten geçebilirdi. “Boş verin şimdi Tuğrul’ u, hallederiz onu alırız gönlünü. Başka neler yapıyorsunuz.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Annemler çok eğleniyormuş.” Sena gözlerini devirerek gülümseyince ben de başımı arkaya attım. “Evet konuştum bugün bende.” Annem belki de hayatında ilk defa bu kadar mutluydu.
Kıyamam ya haki dir eğlensin
Berrak’ tan sonra, önce, hayatı boyunca ilk defa ona hayatın tadını çıkartması için bir an sunulmuştu. Hiç konuşmadık, acaba babamdan sonra nasıl hür hissediyordu kendini. Bütün prangalarından kurtulmuştur, hissettiği huzuru tahmin edebiliyorum bu onun için bir devrim olmalıydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTüm hayatı boyunca, köyünden ve evinden çıkmamış kadın şimdi damadı sayesinde – belki de en çok onun verdiği güvenle ruhuyla tek başına tatildeydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBence bunu başkan bile sağlamazdı. Nitekim öyle de olurdu, bu annemin kendi içinde kendini dinlediği ilk seyahatiydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKim bilir neler bulmuştu o derine attığı mazisinde.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ben de haftaya hafta sonu Trabzon’ a gideyim diyorum.” Sena beni düşüncelerimden sıyırmıştı. Ona döndüm, başını yana eğdi. “Azat’ la,”

Ne olur özel bölüm gelsin ya
Hala hala
Yani düğün gözüktü mu
Dilan “Ailenle mi tanışacak?” Demişti ama ben ihtimal vermedim. Sena başını yok der gibi kaldırdı. “Burda adım atamıyorz biraz orada gezelim dedim. Oradan da marmarise. Sıkıldım ya bir yerde oturuyoruz hemen biri geliyor yanına.” Haksız sayılmazdı. “Git.” Dedim gülerek. “Gidin bir yayla evi tutun.” İmalı sesime hemen Dilan cevap verdi. “Denendi onaylandı diyorsuun.” Hem de ne, karnımı okşarken kendimden emin bir halde başımı eğip kaldırdım. “İmza kaşe aşkım. Bol oksijen,” Sena’ya döndüm muzipce “Dikkat et ama.” Kızarmıştı, eliyle alnını ovdu. “Tövbe yarabbim.”
Okjiyen çarpmasın
Sena bu konulardan pek haz etmiyordu, o yüzden çok da ilerlemeden geçiştirdim. “Şaka şaka, takılıyorum öyle. Ama ev lazım olursa bizim evin anahtarını veririm.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Azat kalmaz.” Dedi Sena, zorlamadım Serdar’ da kalmazdı. Araya hemen “Annemlerle karşılaşmayın Marmaris’te. Maazallah karşı karşıya şezlonglarda falan.” Dilan ve ben sözlerimle kahkaha atarken Sena gözlerini deviriyordu. “Hazaan.” Hayal ettikçe kahkaham tüm mekanda duyuldu, elimi ağzıma örttüm. “Tamam tamam.”
Oluru mu olur vallhi Sena cim
O ara Azat “Sena.” Dedi bir an, hepimiz ona dönsek de Azat evraklara bakıyordu, başını biraz kaldırdı minik bir an bize değen bakışları en sonunda da kuzenimi buldu. “Güzelim bir bakar mısın?”

BAKARİZ ASKİMMMM BAKARİZZZZ
Baktı güzelin sana
“Kızlar biraz yavaş.” Attığımız kahkahadan rahatsız olmuştu onu anlayabiliyordum da umursamıyordum. Sena karşı masada kendine bir sandalye çekerken Dilan “Helee.” Diyerek bana yöneldi. “Hazan abla, yengemle annem geçen konserve yaparken bir kavga etmiş. İnledi konak inledi.” Ellerini birbirine heyecanla çarpışı beni de sabırsızlandırdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan’ a meyillendim “Hadiiii, ay neden, anlat hele.” Bazen benim de şivem kayıyordu, bilerek veyahut bilmeyerek.
Aha dedikodu
“İkisinin de tarifi başka, annem dedi sen ne karışırsan konakta biz yiyeceğiz sen kendi tarifini evde yap babam sevmiyor senin yaptığını. Yengem bozuldu, dedi eltim beni istemiyor evde, gitti babaanneme annemi kötüleyecekti dedi eltim beni evden kovmaya ima ediyor. Babaannem dedi eltin doğru deer, baba yemez karışma seen.” Dilan evdekiler gibi konuşuyordu ve bunu yaparken de o kadar eğleniyordu ki ben de karşılık vermeden yapamıyordum.
Elti kavgası sjsksjjj
“Geçen yaz yaprakları tuzlarken de olmuştu benzeri. Bu kadın ne kadar karışıyor.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“He he, geçen aylarda da kuzenime kız görmeye gidilecektii.” Bir an heyecanla arkasını döndü. “Abi dinle hele.” Fakat Azat ve Sena bur evrak üzerinde konuşuyorlardı. Azat cevap vermese de Dilan anlatmaya devam etti. “Dediler ki Pervin yenge bilmesin, o gelmesin biz öyle üç beş kişi gidip kızı görelim. Hep ortalığı karıştırıyor ya. Sonra Pervin yenge gelmedi biz gittik gördük kızı, istemede öğrendi onu çağırmadan görmeye gitmişiz. Bana döndü diyor seni bile almışlar da beni neden çağırmadınız. Damadın kardeşi olan kuzenimi ağlattı kız evinde. Rezillikti abla. Vallahi rezil olduk.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBen inanamadım bir an “Görümceyi mi ağlattı?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Evet evet, dedi siz hep aynı şeyi yapıyorsunuz. Bana diyor ki, senin ne işin vardı sen neden gittin. Ben de dedim beni çağırdılar üzerime düşeni yaptım ben, bunu bana neden soruyorsun.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“E deseydin.” Dedim soğumuş çayımdan bir yudum alırken. Yüzüm ekşidi buz gibi olmuş. “Her şeye karışma ortalığı karıştırma seni de çağırsınlar deseydin.” Konağa gittiğim ilk gün Dilan’ a kilosuyla ilgili bir şeyler diyen kadınla çok iyi anlaşıyordu ikisi. Benzer karakterleri vardı zaten.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Dedik işte.” Dedi öyle bir “Sana da gıcık oluyormuş anlatıyor her yerde babaannemin kulağına giderse sıçtı tabi.”

Cekemiyo kral başka bir açıklaması olamaz
Kurşunlar
“Ben ne alaka be?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sen yeni evlenmişsin de kimseyi ne çaya ne kahveye almamışsın hiç evine buyur etmemişsin-“ dinlemek bile istemedim, elimi savurdum birden git der gibi “Hadi hadi hadi, boş konuşmasınlar.” Çok sinirlendim, kaşlarım çatıldı olabildiğince. “Nelerini alacakmışım yüz kişiyi mi alacağım evime? Kızım benim işim olmaz öyle akrabayla falan ben kendi akrabalarımla uğraşamıyorum. Bir de hizmet mi edeceğim millete?” Daha neler.

Serdar evin bahcesine sokmaz onlar lan fjdndjxjjf
Aha ah
Çok iyi biliyorum ben o akrabaları
“He öyle, aman neyse boş ver konuşuyor işte.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapMasaya önce bir bardak çay indi, ardından Serdar yanıma bir sandalye çekince omzumun üzerinden ona baktım. Yanıma oturdu, beni kendine çekti, Aynı saniyelerde saçlarıma bir buse inmişti bile.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİnsanın biri tarafından bu denli sahiplenip sevilmesi, düşünülmesi ne kadar muazzam bir histi. Çayımın soğuduğunu anlayıp bana çay getirmiş, üşüme ihtimalimle elini açıkta olan koluma koymuş ve tüm merhameti bağrında toplamıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKendi kendime usulca gülümsüyordum, masadaki sessizliğe binaen başımı omzuna yasladım. “Üşüdün mü?” Kolu yukarı aşağı okşadı. Başımı iki yana sallamaktaydım, soluğu saç dipleri okşuyordu. Serdar, bana ilk defa dışarda bir ortamda bu kadar yakındı. Şakağımı öpüp hafif geri çekildi. “Neden kahkaha sesini içerden duyuyorum acaba?” Bana bakıyordu, ses tonu sakindi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDudağımı büktüm. “Fark etmemişim.” Aslında etmiştim, umursamadım gülmek istedim ve güldüm ama bunun için kavga etmeyecektim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı geriye attım, onu öpmek için. “Hazan,” dedi saçmalama der gibi, başını hafif yana eğdi. Gerilmiştim, mırıldandım. “Bir kere, yanaktan.” Sanki başka ne olacaksa, tekrar baktı yüzüme, dudak hareketlerim de bir nevi koynunda lütfen deyince, dayanamadı etrafa baka baka eğildi. Kimse bakmıyordu demek ki, bir elini yüzüne koydum koklayarak öptüm tenini.

Yanaktan.da optut be Serdar yani
Ohh
Başımı yeniden Serdar’ a yaslayarak telefonuyla ilgilenen Dilan’ a baktım, muhtemelen Emir’ le konuşuyordu. Serdar’ la aynı şeyi düşünüyor olacağız, “Bak buraya.” Derken yavaşça doğruldu, bunun ne demek olduğunu biliyordum Serdar’ dan ayrıldım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİkimiz de yerimizde dikleşmiş, ben Serdar’ ın tepkisine odaklıydım. Kaşları çatık, “Bir şey demedik diye sevinme, ikinizi yan yana görürsem elimde kalırsınız.” Ben şaşkınca Serdar’ a döndüm, çok öfkeliydi kaşlarını kaldırıp başını salladı. “Duydun mu?”

Ya serdar' kusura bakma da hişt yani
Abi siz de çok abartıyorsunuz
Yani size hava çok iyi bu ne
Birazcık empati ya size hava hoş
Yüzü değişti, hayır buna gerek var mıydı?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Duydum Serdar abi.” Üstelik sesi o kadar cılız çıkıyordu ki, ben birden “Serdar!” Dedim. Hayretler içerisindeydim, tutamamışım demek ki. Tutamamışım ve Serdar içinde bunu öfke haline getirmiş.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDaha bir şey dememe müsaade etmedi. Bakışları hala Dilan’ da, bana soludu. “Karışmıyorsun sen,” Dilan’ ı kardeşi gibi görüyor ve aklınca koruyordu ama onu kırdığının da farkındaydı. Hatta bu acımasızlığı bile bile yaptğıına emindim, Serdar zaten acımasız bir adamdı.

Ne demk karışma ya
Aramızda oluşan gerilim Azat ve Sena ayaklanınca son buldu. Azat “Yukarısı nasıl?” Derken kol düğmelerini açıyordu bir bir. Serdar soludu. “İyi, fena değil.” Bir bacağı diğerinin üzerinde, başını sola yatırıp kıtlatır gibi oldu. “Bitmemiş daha. Ama beğenmedim, ölü yatırım.” Mimikleri belli ediyordu zaten kendini. Az evvelki çıkışından sonra, devamı gibiydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAzat sandalye çekti, Sena’ yla yan yana karşımıza oturdular. “Söyledik o kadar, baksana şuraya.” Bir yandan çenesiyle verandayı işaret ediyordu ama ben yüzü düşen Dilan’ a o kadar takılmıştım ki “Babil’in asla bahçeleri demişti bir de puşt. Böcek fare gırladır burada.” Deyişini bile ciddiye alamadım, tıpkı Dilan gibi ben de gülemedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena farkında değil tabi, o işaret edilen yere huysuzca baktı. “Bizi niye getirdiniz o zaman, fare yemi olarak mı?” Ki Sena, böcek görse çığlık atardı, benim atmam için ise böceğin bana temas etmesi gerekirdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Böyle olduğunu tahmin etmedik.” Saçlarımı tek omzumda toplayıp kaçamak bakışlarımı Dilan’ da gezdirdim, hiç konuşmuyor ve buraya geldiğine pişman olduğu yüzüne kitap gibi yansımıştı; bir ben okuyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Çok ıssız ama cidden, merkeze de uzak kim gelir buraya.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBen huzursuz oldum. Kollarımı bağlayıp başımı sağ taraftaki karanlığa çevirirken bir şey oldu, esen rüzgarda içim titredi. Sarmaşık, duvarı kaplamış koca gövdeli ağacı sarmış yaprakları usul usul salınıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTanıdık bir gece gibi,
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapO gece gibi.
Aha başladı yıne
Of Serdar çok kırıcı sin
“Çok eskiden köy kahvesiydi burası. Yıllar önce yangın çıkmış birkaç kişi ölmüş içeride.” Azat anlatıyordu, çok çok önce olması gerekiyordu cidden çünkü görünüşe bakarsak bunu hiç tahmin etmezdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yanmış bir yeri neden kafe yapma gereği duymuş?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Amcası yaktı, dededen kalma. Miras olayları işte, Ramazan da bırakmadı öyle kullanmak istemiş çocuk.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVirane bir adaya kondurulmuş konak olmuştu.
Sena sordukça, Azat anlattıkça benim kafamda canlanıyordu olanlar.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hazan’ da dedemin köyü yakar yakında. Sonra da dayımın evi güzel bir matine.” Sena bunu söylerken gülmüştü, ben gülmedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBenim gözlerim iyice daldı, kendimi anın verdiği o naif esintiye bıraktım da diyebilirim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBiri sanki, “Bu sarmaşık fare doludur.” Dedi ama o kadar içine girmiştim ki durumun, bu defa kim dedi anlayamadım.

Abi susun lan
Kendine gel hazo
Sarmaşık karanlık ve ay ışığının hemen altındaydı, salınan ince yaprakların arasından gökyüzü kendini belli ediyordu. Salınıyordu, cızırdayan böcek sesleri ve aşağıda salınarak ses çıkartan teneke kutular vardı. Eski bir zamandı, tanıdık anların hepsiydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hazan.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÇevrede hiç ev yoktu ama aksi gibi mekan epey büyüktü, öyle ki hala bir kısmı tadilattı. Biz neden geldik, hadi biz geldik içerideki insanlar neden burada bilmiyorum ama mekan sahibi geldiğimizde koca bir heves hoş geldiniz demek için gelmişti ve çok temiz yüzlü bir adamdı. Onun için karanlık, Serdar için aydınlık kalıyordu burası.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAcaba bu sarmaşığı sökecek mi buradan? Sökülemezdi ki, ağacı kesmesi gerekiyordu. Gözlerim daldı, sarmaşığın gölgesi vuruyordu mekanın duvarına.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBiri hareketlendi, “Hazan.” Oradaydı, o gün, yalnızdım. Yine böyle ama bugünden daha karanlık bir geceydi. Hiç sabah olmayacak sanmıştım, sabaha kadar bir sarmaşığın gölge vurduğu duvarı, yaprakların ay ışığında salınışını izlemiştim.
Hatırlıyorum,
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDaha da öte, çok minik bir an çok keskin bir şeyi hatırlar gibi oldum. Bir kapı gıcırtısı, zemine vuran soğuk rüzgar, sesler. Sesler aynıydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yenge, Hazan.” O ev, o gece betonda yatarak geçirdiğim saatler arasında yalnızca koca bir yalnızlık vardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYanımda biri hareketlenince tüm dikkatim dağıldı, biri beni tuttu, çekti. Tüylerim diken diken, Serdar’ ın eli çenemde, göz göze geldik. Soludum, “Hı?” Serdar’ ın katılaşan yüzüne bakarken afallamış bir ifadem olduğunu idrak edebiliyordum. Sena, Azat ve Dilan’ da ayaklanmıştı onları da görebiliyordum. Gözlerini bir an olsun gözlerimden almadan “Kalkalım.” Dedi Serdar, ayaklandık, elimi tutuyordu,
Bu kısım beni korkutuyor Serdar’ın in cin işleri gibi geliyor
Hazan acayip bi hal oluyor yazar açıklayabilir misin olayın aslını

Geçmişi anımsadı, kaldığı evi. Ama sorun yok, Serdar var koruyor.

Abi hazn böyle. Oldugumda serdar'ın odu nokuna karışıyo ama onu sinir etmeden de günü gecmiyo
Serdar koruyor iİn kini
Serdar herşeyin farkında ona göre müdahele ediyor
Ne oldu, nasıl oldu hiç anlayamadım. Sadece saniyeler içinde kendimi Serdar’ ın kolunun altında çıkışa ilerlerken buldum. Azat’ da soluma geldi, elini sırtıma koydu, kapı onun tarafındaydı kapıyı bize açınca arkama dönüp kızlara baktım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTamam, doğrusu biraz garip olmuştum ama hepsi o kadardı. Kapıdan geçince biraz benim yönelmem, birazda Sena’ nın bana gelmesiyle biz yan yana geldik. O koluma girdi, Serdar ve Azat geride kaldı biz yürümeye devam ettik.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“İyi misin, ne oldu?” Kısa bir an sarı saçlarına baktım. “Orayı hatırlarım Sena.” Nasıl oldu, nasıl durabildim bir başıma. Aklım giderdi, nasıl yapabildim bunu hiç bilmiyorum. Bunu hiç konuşmamıştık, ben konuşmak istemediğim için üzerinde hiç durmamıştık. Ta ki ıssızda salınan bir yaprak parçası beni savurana dek.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena beni kolunun altına alınca elimi beline doladım. “Kıyamam sana. Çok korkuttun bizi, seninki kalp krizi geçirdi gözümün önünde.” Neler oldu bilmiyorum, görmedim ama tahmin edebiliyordum. Mırıldandım, “Böyle olsun istemezdim, aklım gitti bir an.” Sena boşta olan eliyle karnıma dokundu. “Bebişimiz sen duyma bunları teyzem. Yat orda canın bir şeyler çekmiyor mu yemek falan söyleyelim sana.” Gözlerimi “Sena ya.” Diye devirdim. Beni oyalıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Babanı biraz zorlasana aşkım ya. Canın hiç mi egzotik meyve çekmiyor. Yollayalım şöyle babanı başka kıtalara teyzem.” Annesi genelde babasına aşeriyor.

E en ulasilabir olan o
Hadi inşallah
Çok gıcık oldum serdara
Elimi karnıma koydum. “Yok, benim kızım çok tok gözlü ve babasına çekmiş. Ciğer, dürüm falan yiyoruz biz teyzesi.”
He doğru ya
Tam bir Urfalı bebek olacak
Sena gözlerini devirdi, hali sesine yansıdı. “Desene tam bir Urfalı.” Sanırım, öyle mi oluyordu bilmiyorum. Derin bir iç çekerek gülümsedim. Arabaların yanına gelmiştik ama hava o kadar iyi gelmişti ki, “Söylesene biz biraz daha yürüyelim. İleriden alsınlar bizi.” Diye mırıldandım. Sena arkamızdan ilerleyen Azat ve Serdar’ a seslendi. “Biz biraz yürüyeceğiz. Siz peşimizden gelin bineriz sonra.” Hem midemi de bastırıyordu hava.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Serdar, Dilan’ ı azarladı Emir için.” Sena şaşkınca mırıldandı. “A aa odan sizin surat beş karıştı. Kıyamam, Allah’ dan Azat bir şey demiyor zor tutuyor ama o da kendini. Dün çok konuştum onunla.” Başımı iki yana salladım. “Allah’ tan, Serdar daha ketum ama dinlemiyor beni bile.” Ne olacak bilmiyorum.
Sıkma canıni hazo
Öküz işte
“Ya sen hamilesin, neden üzüyor seni bu adam. Ben konuşayım bi şununla.” Sena kendince o ince sesiyle sinirlenmişti, bir an ona dönüp gülümsedim. “Saçmalama, konuşma. Yani konuş ama bunu değil. Yani, sizin anlaşmanızı gerçekten seviyorum ama şimdi gereksiz titreyecek üzerime gerek yok.” Ne oldu da ben mi strese soktum da, sancın mı oluyor da…

Aynem ya serdar'ın Hazana bile istiye üzecek bir şey yapacaginin hiç sanmıyorum
“Titresin, gül gibi karısı var. Elin pasaklıları ne değer görüyor.” Gözlerimi devirdim. “Konusu da açılmışken, artık seviyorum Serdar’ ı. Sorunsuz, sıfır hata ilerliyor eniştemiz.” Ne mutlu bana, Sena ile anlaştıklarını görmek cidden mutluluk verici.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYapışık ikiz gibi yol boyu yürümeye devam ettik Sena’ yla. O Tuğrul’ u nasıl kırdığımızı anlattı, ben teselli ettim kendimizce haklı nedenler buldum elimden geldiğince. “Siz bile hazır değilken yeniyken nasıl söyleyecektiniz. Boş ver unutur.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Azat çok sinirli, benim kardeşim olmasa…” orası öyle ama “Abartmasın o da. Ne dese susacak şimdi, ablasını alıyor çocuğun.” Konuşulup halledilecek şeylerdi bunlar. “Tatilden sonra anneme anlatacağım Azat’ ı. Aileler tanışsın diyor ben acele etmeyelim diyorum ama nereye kadar.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAslında Azat haklıydı olaylar da malum, Sena’ ya hiç belli etmeden “Azat doğru diyor kaç yaşında insanlarsınız. Bakalım seni verecek mi eniştem? Bir konuş yavaştan sen. Tamam aileler tanıyor birbirlerini ama eniştemden bahsediyoruz. Daha Vural Abi var.” Sena kaşlarını kaldırıp ofladı. “Neyse, gerilmek için fazla güzel bir akşam. Bunları sonra düşüneceğim.”

Bural bı nok yiyemez de enişte bey sorun
Yani baba olarak ilhai bir şeyler der normal dir
Üzerine gitmedim, zaten sonu birlikte görecektik. Dedeyle olan kavgamdan sonra nasıl olacaktı bilmiyorum ama Serdar’ a güveniyorum bir şekilde hallolurdu her şey.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yoruldum ben.” Dedim yavaşça duraksarken. Biraz yokuştu, elim karnıma gitti, “İyi misin.” Sena yüzümü tarıyordu ama iyiydim, sadece derin bir nefes alıp arkama döner gibi olduğumda Serdar arabayla yanımda durdu, Azat’ ın arabası hemen önündeydi. Serdar arabanın camlarını indirip şoför koltuğundan bana bakınca Sena’ yla araçlara dağıldık.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKapıyı çektim, Dilan Azat’ ın arabasındaydı oysa beni ilk gördüğünde ben sizinle dönerim demişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yavrum.” Kemerimi takıyordum, araba hala hareketsizdi. Serdar’ a döndüm, hafif gülümsedim. “Efendim?” Elimi tuttu üzerime doğru meyillendi, “İyi misin?” Ne vardı ki, ona garipmiş gibi bakıp öyle bir gülümsedim. “Ne oldu ki? İyiyim.” Göz göze kaldık, keyfi yoktu. Benim de öyle. “Neden öyle yaptın kıza?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Konumuz Dilan mı?”

Evet
Evet
“Evet.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Peki.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerini kapatır gibi olmuş, başını yana eğip iki yana sallamıştı. Ardından kaldırdı, yeniden göz göze gelince yüzüne uzanıp onu öptüm, elimi ise yüzünün diğer tarafa örttüm. “İyiyim ben.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerimin içine baktı, bunu yaparken fazla ciddiydi “Dilan için tartışmayalım, konumuz bu değil. Sen, iyi misin?” Öyle olmuyordu işte, gözlerimi devirdim. “Beni geriyorsun, iyiyim.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKaşlarını kaldırdı. “Gerilme.” Sanki mümkündü, bundan hayıflandım. “Beni dinlemiyorsun.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKaşlarını çattı, “Ben senin eğitebileceğin bir adam değilim Hazan.”

Ama.yapmalisin Serdar Hazan senin için degismisken.eski hayatını silmisken sende değiş bı zahmet
Ztn seni eğitmeks istemiyor serdar
Ama bazı şeyleri törpülemen lazım
Böyle yaparak kalp kiriyorsun
Kaşlarımı çattım, beni yanlış anlamıştı. “Seni eğitmiyorum, ben senin karınım Serdar neden seni eğitmek isteyeyim?” Ardından alay eder gibi gülümsedim. “Ayrıca kast ettiğin gibi olan erkeklerden hoşlanmıyorum. Ben sadece Dilan’ la Emir’ i tanıdığım için üzülüyorum. Sen beni anlamıyorsun.” Ben Serdar’ ın karakterini, duruşunu ve tam bir adam oluşunu çok seviyordum zaten, buna kimse bir şey diyemezdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Senin için deniyorum, kendimi bu kadar frenleyebiliyorum.” Her daim aynı olaylar, onu da anlayabiliyordum zira karakterinin aksine çok bile yol edinmiştik ama yine de biraz daha çabalayabilir bunu görmezden gelebilirdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÇabası az gelmiş gibi, dudağımın kenarı alay eder tonda havalandı. “Bu kadar seviyorsun yani?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTrip atıyordum ama onu güldürmüştüm, öfkeyle de olsa. “Sevgimi mi kıyaslıyorsun? Cidden mi Hazan? Böyle bir olayda mı?” O kadar ihtimal vermiyordu ki şaşkındı ve buna sadece gülüyordu. Onun bu tavrı beni öfkelendirdi, ki tek kelime etmeden önüme döndüm. Serdar’ da yerine geçip arabayı hareket ettirdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÇok geçmedi, ona “Nereye gidiyoruz?” Dedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Eve.” E hiç oturamamıştık ki, oturmamızla kalkmamız bir olmuştu hep birlikte muhabbet bile edememiştik. Azat’ la tek kelime edememiştim ben. Birden hüzünle “Yaa.” Dedim ama hemen sonra sabah Serdar’ ın gideceği geldi aklıma. Serdar hüzünlü sesimi duymuştu tabi. Bana döndü. “Gitmeyelim mi?” Sanki az evvel birbirimizi yememiştik, az da olsa çekişmemiştik.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Gidelim, eve gidelim tamam.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Gitmeyelim tamam, erken zaten.” Nereye gidecektik ki, plan da yapmamıştık. Sormamışlardı ki. Üzüldüm,
Öküz ama ne yapalım seviyor da
Artık yavaş yavaş törpülenir
“Eve gidelim sen uyuyacaksın.” Başımı yola çevirmiş şeritleri takibe koyulmuştum. Belki Serdar bir şey diyecekti bilmiyorum ama telefonu çalıp ekranda Azat’ ın adını görünce sustu. Aramayı yanıtladı, “Lan neredesin?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Geliyorum, kavşaktayım.” Konuşurken biz biraz oyalanmıştık, Azat hızlı gitmişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hazan nasıl?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“İyi,” derken bana bakmıştı. “İyi tamam tepedeki dönerciye gidelim açım ben. Siz aç mısınız?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Değilim ama yerim.” Serdar normalde de günün her vakti yemek yiyebilen bir adamdı zaten. Benim ona evde yemek yapmış olmam, onun o yemeği yemiş olması bir şey değiştirmiyordu. Sanki bu zamana kadar hiç yememiş gibi, et varsa yenirdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÇağrı sonlanınca Serdar bana döndü. “Acıkmadın mı? Akşam da bir şey yemedin?” Aslında aç mıydım değil miydim bilmiyorum. Belirsizlik ne tuhaftı, omuzlarımı kaldırıp “Yok.” Dedim yola bakarken. Belki gidince yerdim bir şeyler. Serdar elini uzattı, ben camı açıp başımı hafif dışarıya çıkarttım. Eli havada kaldı, saçlarım tenimde rüzgarla savruldu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Eve gidince konuşacağız Hazan,” beni görmezden gelmesini beklemiyordum zaten. Bu akşam elbette konuşulacaktı ama şu an değil, belki akşam, belki konuşmak istediğim bambaşka bir akşam.

Konuş bakalim
…..
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBana bir süre müsaade etti diyelim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYol boyu, buraya gelene dek uzattığı eli tutmadım diye ne hissetti bilmiyorum ama aramızda kötü senaryolar da geçmemişti ben sadece biraz soğuktum. Bu onu sinirlendiriyor olmalıydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar arabanın kapısını kapatırken bana bakıyordu. Ben çoktan inmiş ve birkaç adım atmış, seyir terasının kuytuda kalan yerinde oturan Azat, Sena ve Dilan’ ın aksi yönünde manzaraya ilerliyordum. Burayı seviyordum, bana Bursa’ yı anımsatıyordu. Belki karanlığın ışıklarla buluştuğu geceye bir fotoğraf çekerdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hazan” dedi Serdar tok sesiyle. Omzumun üzerinden ona baktım “Şuranın fotoğrafını çekip geleceğim.” Zaten aynı düzlükteydik ben sadece biraz daha ileriye gitmek istiyordum. Görüş açısından olacağımdan olsa gerek sessizce kabullenmişti ama beni izlediğine, izleyeceğine emindim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKalabalık değildi, masalar bir bir mekana serilmiş hava hafif esiyordu. Azat’ ların oturduğu yerde bir dönerci, bu tarafta da dumanı üzerinde tüten tezgahlar vardı. Az ileride közde ve süt mısır satılıyordu. Mevsimin aksine, kestane bile vardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSaçlarımı tek omzumda tolayıp derin bir nefes aldım. İyi geliyordu, fazla sakin huzurlu oluşu bir yandan şehrin ışıkları derken beni dinlendiriyordu. Arkamı dönüp hiç Serdar’ lar ne yapıyor diye bakmamıştım. Yine Dilan’ a kızıyor mu, yoksa Azat’ la birbirlerine laf mı atıyorlardı bilmiyorum. Yine de, burada olduğum için mutluydum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKeşke Emir’ de burada olsaydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşkanın sözleri kalbimi yaralamıştı doğrusu. Emir’ in kendini yalnız hissetmesi düşündükçe canımı yakan bir ihtimaldi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSiyak korkuluklar önündeyken henüz telefonumu çıkartmamıştım. Doğrusu, kendimi biraz tuhaf hissediyordum. Sanki başım dönüyordu, daha iyi gelir ümidiyle tutunduğum yerde derin bir nefes daha aldım. Fakat bu defa koku midemi bulandırdı, öyle ki yüzüm anında ekşimişti. Bir yandan başım dönüyor, bir yandan kokunun geldiği yere döndüm, dumanlar çıkan bir tezgah, yan dönen bir et, ki sanırım kokoreçti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapElimi ağzıma kapattım, birkaç adımla geldiğim yere döndüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHiç iyi değildim. Serdar’ ı arayan gözlerim onun sandalyesini devirerek hızlıca kalkışını gördü. Sarsak bir adım atmak istedim, aksi gibi terasın tırabzanlarına tutunup aşağıya doğru öğürdüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözümde kocaman olan o mesafeyi koşarak bitirmişti anlaşılan. Bedenim titrerken Serdar arkamdan tüm bedenimi sardı diyebilirim. Elini anlıma koydu, karnımı tuttu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hazan, korkma tamam.” Kusarken korkuyordum,
Kusarken hep ağlıyordum, Serdar bunu ilk günden beri biliyordu.

Kocisya valla böyle üzerine titriyor ya kendimi olmuş gibi hissediyorum
Bir kere daha öğürdüm ama midem boş olduğu için sadece öğürüyordum. Bir an evvel burada gitme ümidi ile, derin soluklar alıp Serdar’ a döndüm, ona sarıldım. “Serdar.” Titriyordum. Geniş gövdesine yaslı başımla ondan bur medet umduğumun farkındaydı. Aramızda ne geçerse geçsin, Serdar…
Başımı öptü, “Geçti yavrum, buradayım ben tamam.” Koku hala geliyordu, gözlerimi kapatıp kendimi kollarına bıraktım. Daha iyiydim, en azından düşmeme asla müsaade etmeyecek adamın kollarındaydım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBunun güvencesiyle bakışlarım etrafı tararken eli belinde, merakla bizi izleyen Azat’ ı görebildim. Masadan kalkmış, hatta bir miktar bize doğru ilerlemişti bile. Onu izliyordum, ama Serdar beni kucağına alınca görüş alanım gökyüzü oldu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİkili sandalyeye oturduğumda Serdar’ a yanaştım, “Uzan.” Dedi Sena bir panik, “Uzat şuraya ayaklarını.” Uzattım da, hiç halim yoktu Sena kendine bir tabure alıp dizimin dibine oturdu. Serdar bir yandan, Sena bir yandan, gülerek ellerimi yüzüne kapattım. “Sakin olun, iyiyim ben.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yüzün bembeyaz.” Serdar konuşmuyordu, o hala benimle ilgileniyordu. “Hazan öldük lan. Ne oldu miden mi bulandı?” Ben de anlamadım ki, yüzümü buruşturdum. “Leş gibi kokoreç koktu, başım dönüyordu midem bulandı. Ben de anlamadım birden oldu.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Azat bir tuzlu ayran söylesene.” Serdar sonunda konuşmuştu. Yerinde kıpırdanıp saçlarımı geriye doğru okşadı. “Geçti mi yavrum?” Başımı salladım, “Daha iyiyim.” En azından başım dönmüyordu kusar gibi olunca da midem rahatlamıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ a yaslı halim çok daha iyi hissettirmeye başladı. Bir de, Serdar tarafından usulca saçlarımı öpülüyordu. Boşta kalan elimi karnıma koyup diğeriyle göğüslerimin altından geçirdiği kolunu tuttum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Vay be,” dedi Dilan hayretle. “Siz evde de böyle misiniz? Serdar abii, haline bak şoklardayım şu an.” Karşımızda oturan Dilan’ a göz ucuyla bakarak kıkırdadım. Açıkçası açıklama yapacak halim yoktu ama o anlamıştı bence. Hatta bu sohbeti uzatacağını düşünmüştüm, Serdar boğuk sesiyle “Kes sesini Dilan.” Diyene kadar.

Serdar bak ucucam.sana şimdi he
Abartma Serdar
Bu ne ya kız diğer olayı unutup yıne sohbet ediyor
Kırma su kızı
Hoş değildi ama aldırmadım. Gözlerim kapalı, Serdar’ ın dudakları saçlarımda başı bana eğik, benim sesim sarhoş gibi “Evde daha fenayız Dilan. O yüzden bırakmıyorum abini. Ne sandın?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYalan da değildi, sevmek sevilmek nasıl bir şeydi görsün de biri tarafından bu denli sevilince şaşırmasın istiyordum. İnsan görmediği sevginin içine düşünce afallayabiliyordu çünkü.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar derin bir nefes alarak başını kaldırdı. Birkaç saniye sonra da Azat’ ın sesini duydum. “Nasıl oldun Hazan?” Elinde hazır ayran ve minik tuz vardı. Sena almak için elini uzatınca Azat sorun yok der gibi baktı. “Ben hallederim güzelim.” Dilan’ın yanına oturdu, “Açık içmiyordu Hazan, değil mi? Öyle kalmış aklıma.”

Yiaaaa güzelin mıyız gercekten
Serdar “Aynen.” Dedi. Azat’ ı izliyorduk. Ayranı açıp içine biraz tuz döktü. Serdar elini garsona kaldırdı an aynı zamanda “Kal orda.” Dedi. “Getir bir şeyler.” Yakınımıza kadar gelmesine müsaade etmeden siparişi verdi. “Dilan.” Dedi sonra “Arabanın bagajında kamuflajım var getirsene abisi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan kalkınca Azat tuzunu karıştırdığı, karıştırırken de arada siparişe müdahale ettiği ayranımı uzattı. Serdar aldı, “Kalk yavrum biraz,” hiç halim yoktu oysa, ama yine de Serdar’ ın da desteğiyle hafif doğruldum. Bir yudum aldım pipetten, yüzüm ekşidi. “Maşallah Azat, elinin lezzeti geçmiş ayrana.” Zehir gibiydi.

Kckcnfnndnsjd
Kuman işte kız ne bekliyorsunuz
Sena ve Azat bana gülerken Serdar dikkatle ayranı tutuyordu. Yutkundum “Şaka şaka, Allah razı olsun bacanak.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAzat pipetin çöpünü buruşturup masadaki küllüğe koydu “Ne demem kayınço. Barış, al bunu buradan.” Garson gelip küllüğü aldı, ben de yeniden yerime uzandım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Acıkmadın mı yavrum?” Acıktım, hatta bu teklif beni mutlu etti hafif gülümsemiştim. “Şimdi bir şeyler yiyebilirim.” Elimi arkaya doğru uzattım. “Mısırcı vardı giderken köz mısır alalım.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ ın yüzü yumuşadı halime. İçinde de dışında da ne kadar endişeli olduğunu görebiliyordum. “Tamam,”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSoluma döndüm, “Biraz daha uzanayım şurada, kalkarım. Ee nasılsınız, naber Azat görüşemiyoruz.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAzat kendinden emin, ellerini işaret ederek arkasına yaslandı, ki bu sırada Sena’ ya bakıyordu “Bak nasıl şifa dağıttım.” Hali bizi güldürmüştü ve evet, tuzlu ayran iyi geldi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“İyiyim,” dedi ardından, bu sırada Dilan gelmişti. Serdar’ ın üniformasını üzerime örtüp yerine geçti. “Sizde ne var ne yok. Nasıl gidiyor bu dağ ayısıyla?” Anlaşılan onun da canını sıkmıştı ama ben “Kocamı herkesin ortasında satmam.” Diyerek Serdar’ ı savundum.

Kocişim de kocişim biz memnunuz
Afferin kız
Hoşnutsuz, Serdar’ la birbirlerine tam olarak bu şekilde bakıyorlardı. Ne garip ki vakitlerinin bir kısmı böyle geçerken asla da ayrılmıyorlardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Siz, Tuğrul.” Dedim, Azat’ ın yüzü daha da değişti. Boynunu esnetip kütlettiğinde burnundan soluyordu. “Kapat şu konuyu Allah için.” Pek modunda değildi anlaşılan. İç çektim, “Peki bakalım.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan o ara utana sıkıla araya girdi. “Ben bir arkadaşımla konuşup gelsem?” Ben direkt Serdar’ a baktım, o da başıyla git der gibi işaret etti. O an fark ettim ki Dilan’ a şüpheyle bakan Azat’ da Serdar gibiydi. İkisi de, Dilan’ a suçlu gibi bakıyordu bizim nezdimizde.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan gidince Sena Azat’ a döndü. “Ne biçim bakıyorsun kıza Azat? Kaç kere konuştuk bunu kardeşin o senin. Bir yanlışını görmüşsünüz gibi davranmayın.” Kesinlikle, Azat omzumun üzerinden Sena’ ya baktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Görmedik mi Sena?” Öyle başını hafif arkaya atmış, hesap sorar halde. Sanki hasımız, bu ne öfke.

Yooo Ben ortada bir yanlış göremiyorum şahsen gören var mı
Oha sizin ona yanlış diyorsanız
Senle Serdarin yaptığın ne oluyor abi
Biribirini seven insan yanlış birşey diyorsan pe
Azat sen dur sen de bu yollardan geçiyorsun ama
Sadece sizin kız kardeşiniz var
Sizin sevgilinizin yada karınızın
Abisi yok bir ailesi yok
Sena hiç geri durmadı. “Gördünüz mü Azat?” Serdar’ a da baktı o arada, konu ciddileştiği için ben de yattığım yerden oturur hale geliyordum. “Siz ikiniz cennetliksiniz, bir bu çocuklar günahkar. Size hava hoş ama onları kurallarınızla boğuyorsunuz.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÜzerime aldığım kamuflajı giydim, giyerken de yarım ağız “Hay ağzına sağlık.” Deyiverdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Millet Dilan’ ın yaşında evden kaçıyor evleniyor. Bu kız sizin istediğiniz hayatı yaşadığı sürece mi iyi olacak gözünüzde? Dilan belli ki hayatında ilk defa birini sevmiş öyle şıpsevdi bir kız da değil. Ya benim de abim var, Vural duysa çok mu olumlu karşılar sence Azat? O zaman biz de ayrılalım, abisi olanlar ilişki yaşamasın.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAzat’ ın yüzü tam olarak Vural kelimesinden sonra değişmişti. Öfkelendi, o öfkelenince ben bir an keşke benim de bir abim olsaydı dedim. Ne güzel Serdar’ la birbirlerini yerlerdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Saçma sapan konuşma. Biz ona oku diyoruz arkandayız diyoruz gitmiş elin oğlunu-“

Sen de elin oğlusun Azat
“Sen söz geçirebildin mi kalbine?” Sena gir gide daha da sinirleniyordu. O sinirlendikçe de ben keyifleniyordum. Sonunda Serdar soludu. Sanki tiksinilmesi gereken bir konuymuş gibi, “Kapatın şu konuyu.” Dedi. “Biz bu kadar gavat değiliz. Bunu onaylamayız boşuna beklemeyin.” Bana baktı, “İkiniz de.”
Ya ne alaka amk

Ha yani emir'le başkan gavattı da size aynı evde kalmanıza müsaade etti öyle mi
O zaman emir de başkan da Tuğrul da sena nin babası da gavat
Abi siz kendinizi ne sanıyorsun ki yemin ederim
Benim konuşmama gerek yoktu, Sena hemen verdi cevabını. “Onaylayın demiyoruz. İkisini de rahat bırakın. Gerekirse kör sağır ve dilsiz olun.” Serdar’ a yanaştım iyice, her ne kadar sinirli olsa da beni kolunun altına çekti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAzat ofladı susun der gibi “Allah’ ın adını verdim en azından bu gece susun.” Sadece bu gece içinse tamam, omuz silktim. “E madem bu gece susarız ama Serdar her gece bu masalı dinleyecek benden.” Azat Serdar’ a dost hane bir halde baktı, “Allah sabır versin gardaşım.” O yükten kurtulmuştu da Serdar kalmıştı sanki bi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena da susmazdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar kabullenir gibi başını eğip kaldırdı. “Veriyor bir şekilde merak etme.” Öyle bir Serdar’ a baktım, bana döndü. “Efendim yavrum.” Bilerek yapıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena ve Azat’ a döndüm. “Siz de evlenin de Allah biraz da Azat’ a yardımcı olsun.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAzat beyaz gömleğinin katlı kollarını düzeltiyordu. “Biz zaten sürekli yan yanayız. Allah’ ın bana yardımcı olması için evlenmemize gerek yok.” Sena aynı benim gibi, öyle bi baktı Azat’ a.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKonuyu kuzenime bakarak değiştirdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sen kaç kaç çalışıyorsun aşkım?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena bana döndü, ellerini masada birleştirdi. “Aşkım kafama göre ya. Bir kere, Azat’ a gıcık olduysam o gün hiç gitmiyorum, şirkette gıcık olduysam da erken çıkıyorum. Ama işim iyi, sigortamı tam ve en yüksekten yatırıyorlar. Her ay düzenli zamlı maaşım var. Yemek parası var, yol parası var.” Azat’ dan ona hiç bakmadan bahsediyordu ama Azat o kadar güzel bakıyordu ki Sena’ ya. Onunla birlikte ben de gülümseyip “Oo” dedim “Sizin maaşınız iyi iyi siz seneye ev alırsınız.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena kıkırdarken Azat ve Serdar anlamayarak bana döndü, elimi ağzıma kapattım çünkü Sena “Yo yo hiç öyle görüldüğü gibi değil.” Diyordu. Azat Sena’ ya baktı birden “Nasıl görüldüğü gibi değil, maaşın yetmiyor mu? Az mı veriyorum?”

Evet zam istiyoruz nfidnejfmfmf
Bu Zaman da yetmiyor ya
Biz kızlar masraflıyiz
Ben Azat’ ın şok olmuş haline kahkaha atarken Serdar yüzüme baktı “Yavrum ne diyorsun?” Kim bilir neler demişlerdi bize içlerinden. Serdar demiştir ki, yazık emeklerime, bu kız nasıl bu kadar görgüsüz oldu hala ev diyor.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena telefonunu çıkarttı. “Ya bilmiyor musunuz o olayı. Ne cahil adamlarsınız.” Videoyu açıp ortaya koyunca ikisi de bir yerden sonra izlemek yerine oflaya puflaya başını bir taraflara çevirdi.
İzlemediler, seslerini duydular ama mimik oynamamıştı ikisinde de. “Aman.” Dedim öyle bir. “Ne anlar bunlar, kavga var desek bayrakla giderler ama bırak Sena ya. Somurtkan adamla yaşamak çok zor inanın.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar beni izliyordu göz ucuyla. “İyi düşün karar ver.” Diyerek ikisine baktım. Azat bana kilitti, Sena ise beni onayladı. “Düşünüyoruz bakalım.” Bu defa Sena’ ya döndü. “Neyi düşünüyorsun? Lan maymun olduk peşinizde.” Serdar’ a döndü. “Şu adama bak hele, mutasyon geçirdi koca herif görmüyor musun?” Serdar’ ı işaret ediyordu, Serdar umarsızca “Siktir lan.” Diyerek arkasına yaslandı.

Fmiddmjdndjdd hiçte bile aslanlar gibi kocişimiz
Aamn aman
Bir afferin verin şunlar ya
Haksız da değildi ama buna gülmeyecektim tuttum kendimi. Onun yerine “Kemal sunal diyor ya, sen benim gibi kocayı.” Devamını söylemedim ama herkes anladı. Başımı Serdar’ a yasladım, kolunu sarıp beni kendine çekti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Nerde kaldı bu?” Arkasına döndü, soludum “Ay rahat bırakın şu kızı.” Konuyla ilgisi yok ama, kocam ne kadar güzel kokuyordu…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar önüne dönse de Sena durumu “Neredee, gördü Serdar’ ın ona bakışını geliyor.” Diyerek açıkladı. Elim karnımda, iç çektim. Serdar elini elimin yanına koydu, “İyi misin?” Başımı salladım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeniden önüme döndüğünde garsonlar bu tarafa doğru geliyordu. Dilan masanın başına oturdu. Masaya bir şeyler inerken. “Biz yemekten sonra kalkarız Serdar yarın Ankara’ ya gidecek. Dilan sen de bizimle gelirsin, olur mu?” Hem Sena ve Azat baş başa kalır biraz daha.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan daha iyi görünüyordu. “Yok abla, sizinle gelirim ama ben eve gideyim.” Nasıl rahat edecekse, belki de sabaha kadar Emir’ le telefonda konuşacaklardı Serdar görürse kızardı. Zaten Serdar’ ın varlığı dahi onu yeterince geriyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar da hiç ikna etmeye çalışmadı. “Tamam bırakırız konağa.” Sena araya girdi “Konağa gitme ya bana bırakın işte. Ne yapacak konakta?” Çok mantıklıydı. Dilan bu defa teklifi kabul etmişti. Düşününce Dilan görümce, Sena gelin oluyordu benden daha yakınlardı ve bu şekilde anlaşmaları bence çok hoştu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Tuğrul’ dan haberin var mı Dilan?” Sena merak ediyordu onu. Nitekim ben de öyle, yarın iyi hissedersem kesinlikle gidecektim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan başını salladı, “İyi, biz konuşuyoruz onunla. Dönmek istiyor ama.” Başını işte der gibi anlattı. “Bir kaç gündür bir sorun varmış uçak bileti alamıyormuş, yani alıyormuş ama aldıktan sonra uçuşa bir şey oluyormuş. Anlamadık.” Azat Serdar’ a baktı. Ben de öyle. “Ne yaptın? Bakın normalde asla işkillenmezdim ama Azat’ ın bakışlarından anladım. Ne yaptın Serdar.” Tüm dikkatim üzerlerinde,
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar dudak büktü, “Ben bir şey yapmadım,” Masaya yöneldi, çok büyük umursamazdı. Göz ucuyla eline baktım, mahalle yanarken yemek yiyecekti yani paşam. “Yapmışsın, söyle ne yaptın?” Kimseden çıt çıkmıyordu,
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Blacklist.” Tok bir sesti, bakınca Azat’ dan geldiğini anladım. O da umarsızdı, ne hissetmem gerektiğini bilemediğim için öfkeyle gülümser gibi oldum.

Mxkfndkdndi tuglrul nah gider
“Serdar, kara listeye mi aldırdın çocuğu gitmesin diye?” Çenesiyle tam karşısında oturan Azat’ ı işaret etti çenesiyle. “Emir büyük yerden.” Azat’ ın tek kaşı kalkıktı. “Gider birkaç güne, merak etmeyin.” Daha konuşacaktı demek ki. Serdar’ a dönünce yoğurda batırdığı döneri çatalla dudaklarıma uzattı. Salçalı sosu da vardı, “Uçak geçiyor bak.” İronisi komikti, uzattığı çatalı gözlerimi devirerek geri çevirmedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYalnız konu bir yana, tadı damağımda kaldı. O kadar lezzetliydi ki, gözlerimi bir am yutkunurken yumdum. “Tadı çok güzel, ben seviyorum böyle soslu iskender gibi oluyor.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBen Serdar’ dan bir çatal daha alırken Serdar Dilan’ a dönmüştü. Dilan hemen “Söylemem abi sorun yok.” Zaten söylemezdi. Serdar önüne döndü Dilan bu defa “Serdar abi benim üniversiteden bir arkadaşımın doğum günü var da.” Serdar başını salladı. “Evet.” Yemek yiyordu bir yandan da. “Uygun olursa yarın akşam senin mekanda kutlayabilir miyiz üst katta?” Serdar kaşlarını çattı. “Ne zamandır böyle şeyler için izin alıyorsun Dilan?”
Şu iki saattir kızın ağzına sıçtın çünkü
Dilan biraz mahcuptu. “Kızgınsınız ya bana, yüzüm olmadı diyelim.” Serdar bir an duraksadı, yavaşça kardeşini izleyen Azat’ a baktı. Azat “Saçmalama kızım, üvey misin sen o konu başka bu başka. Benden de araba istedin, bunun için miydi?” Dilan başını salladı, “Aynen. Tuğrul’ u ikna edebilirsem o da gelecek.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKonu Tuğrul’ a gelince Azat başını salladı, “Haberleşelim. Arabayı da sabah yollarım konağa.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Seninkini mi vereceksin?” Dilan biraz heyecanlanmıştı sanki ama Azat başını iki yana salladı. “Hayır, garajdan otomatik vites çıkarttıracağım. Manuel kullanamazsın.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Kullanırım abi ya.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Arabamı seviyorum Dilan. Konağın önünden parçalarını toplamak istemem.” Buna hepimiz bir miktar gülümsemiştik. Başımı salladım öyle bir “Konak önü diyor bir de ya. Kızın bir adım ilerlemesine izin vermiyor.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Malımızı biliyoruz.” Kabul ediyorum komikti ama buna gülmeyecektim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Dilan sabah ara restoranı, ben haber veririm konuş ne istiyorsan nereyi istiyorsan.” Bu arada felaket acıkmışım, sıcak lavaş özellikle çok iyi gelmişti. O kadar da rahattım ki şu muhabbet ve yemek eşliğinde sabaha kadar otururdum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Tamam Serdar abi sağ ol. Siz de gelsenize.” Sena ve bana diyordu. Sena’ yla göz göze geldik, anlaştık ve başımızı yok der gibi salladık. “Yok ya, ben yatarım tüm gün, evde işlerim de var.” Sena’ da “Ben de aynı şekil, siz takılın arkadaşlarınızla. Belki Tuğrul’ a birini ayarlarsınız hem.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yok ya Tuğrul istemiyor, sordum o kadar.” Gülümsedim biraz. “İyi anlaşıyorsunuz Tuğrul’ la.” Dilan da çok seviyordu belli, hemen gözlerinin içi parladı. “Ya Tuğrul çok komik bir çocuk ya maşallah çok zeki, çok dürüst. Yani, bilmiyorum ben çok seviyorum en sevdiğim kankam resmen.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÖyledir Tuğrul, Sena keyifle “O da seni çok seviyor.” Deyince Dilan öyle bir gülümsedi “Yani bilemiyorum, hala en olamadık ama o yolda uğraşıyoruz.” Kaşlarımı çattım, “Tuğrul’ un “en” kız arkadaşı mı varmış, kimmiş o biz tanımıyoruz?” Bir çatal daha et attım ağzıma. Sonra Dilan “Varmış işte.” Dedi öyle bir. “Berrak diye mi ne, bir kız varmış, nadir adı geçiyor şunu yapmıştık bunu yapmıştık diyor.”
Duyduklarımla lokma ağzımda büyüdü bir an. Elimde çatal, öyle masaya bakarak durdum. Masaya çarpan bir çatal sesi işittim, bana ait değildi, sonrası sessizlik.
Başımı yana eğdim, yüzümde hatırı sayılır, zafer kazanmış bir gülümseme var olduğunda kalp atışlarımı boğazımda hissediyordum çatalımla tabağımdakilerle oynamaya başladım. Minik minik, hoş, sakin… Düşünmemeliydim, konusu açılmamalıydı çünkü bu gece burada, herkesin içinde ağlamak istemiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı biraz kaldırıp masaya gelişi güzel göz gezdirdim “Tuz var mı?” Et tuzsuzdu, fark etmemişim. Genelde fark etmezdim zaten.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar duraksadı, sonra tuzu yavaşça önüme koydu, bakışlarını en başından beri üzerimde hissediyordum zaten. Büyük bir sessizlik içinde tabağımdakileri tuzladım. O sıra Sena ayaklandı, “Ben bir lavaboya gideyim.” Sesini zor duymuştum, ama Sena ayaklanınca Azat’ da kalkıp peşinden gitti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBen daha içe dönüktüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir şey olmamış gibi yapmak, hiç duyulmamış gibi davranmak bu defa kaçmak değildi bende. Fakat dürüst olmalıyım ki, göğsüm de kabarmıştı.
Ben sadece böyle bu akşamı hüzünle bitirmek istemiyordum. Sanırım Serdar’ da duygularıma duvar örmeye çalıştığımı fark ettiği için tek kelime etmiyor, beni sadece izliyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBöylesi daha iyiydi, çünkü neyin var dese gözlerim dolar, sarılsa hıçkırarak ağlardım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTuğrul…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Dilan şundan yesene, çok güzel.” Diyerek patlıcanlı mezeyi işaret ettim “Serdar’ ların mekandan daha güzel yapmışlar hatta.” Serdar’ a döndüm sonra, bozuldu mu diye. Öylece bana bakıyordu, ne yaptığımı izliyordu sadece.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan işaret ettiğim mezeye uzanınca yeniden ona döndüm. Çatalın ucuyla aldı biraz, “Güzelmiş evet.” Ama ez evvelki neşesi yoktu, o da ne olduğunu anlamamıştı sanırım. Bilse demezdi, demek ki kimse anlatmamış, kimseye sormamış…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar sessizliği derin bir nefesle bozdu. “Ye de kalkalım yavrum hadi.” Omzumun üzerinden “Daha yeni başladım. Asıl sen ye.” Başımı salladı, mimikleri istemediğini belli ediyordu. “Yetti bana.” Normalde yerdi, iştahı kesildi fark ettim ama konuşup konuyu daha fazla deşmek istemedim. Ben de bir avuç yiyince doydum zaten. O ara Serdar cebinden para çıkartıp Dilan’ a uzattı. “Dilan mısır alsana şuradan.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSanki bu anı bekliyordu, hızlıca kalkıp parayı da alıp gitti Dilan. Dilan gidince Sena’ lar geldi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“İyi misin?” Dedim Sena’ ya. Yerine otururken göz göze geldik, “Ağır geldi biraz.” Biliyorum, biz anlaşıyorduk bakışlarımızla. Başını hafif sağa çevirdim, sessizdik ama asla gergin olmayan bir ortamdı. Serdar “Ben şu Dilan’ a bir bakayım.” Diyerek ayaklandı, “Mısır almaya yolladım.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar bu saatte Dilan’ ı tek yollamak istememişti bence ama bu alandan kurtulsun diye göndermişti. Azat’ lar gelince de beni emanet edebileceği biri var olduğu için şimdi kuzeninin peşinden gidiyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAzat “Beğendin mi Hazan?” Deyince başımı salladım. “Beğendim beğendim, doydum bile.” Yüzüme baktı, “Ne çabuk?” Bilmem, gerçekten yetmişti “Evde de mısır yerim. Serdar dönsün geliriz yine. Konuşamadık zaten hiç sülalenden anlatırdın bana biraz.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAzat “Neden,” dedi gülerek “Kocan anlatmıyor mu?” Eğilip yakındım “Serdar hiç dedikodu anlatmıyor ya. Dilan bu akşam anlattı bir şeyler.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAzat başını hafif durumdan rahatsız olmuşçasına çevirdi, “Estağfurullah,” O ara Sena’ da yakınarak soludu. “Azat’ da yapmıyor bu arada. Zorla alıyorum ağzından iki laf.” Oflayarak arkama yaslandım, Azat arkama doğru bakınca o tarafa döndüm. Serdar, Dilan’ ı kolunun altına almış elinde bir poşet mısır, Dilan’ da kestane geliyorlardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ne yaptın oğlum tezgahı mı aldın?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar mesafeyi kapatırken “Topluyordu,” dedi bir poşeti masaya bırakarak, “Aldım hepsini,” elini bana uzattı. Dilan Serdar’ ın kolunun altından çıkmıştı ama hala yan yanaydılar.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Gidiyor musunuz?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan Sena’ dan evin anahtarlarını alırken ben de yönelip kuzenime sarıldım. “Görüşürüz Sena.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Görüşürüz balım iyi bak kendine de,” karnımı okşadı, “Bebişe de.” Başımı salladım, Azat’ la da laf üstü vedalaştıktan sonra arabaya yöneldik.
Ztn cnm
💎
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapMısırımı yerken gözlerimi kapatmış, rahat bir bağdaş kurmuştum. Ufak bir mısır tanesi bacağıma düşünce gözlerim aralandı ama Serdar o arada mısırı alıp ağzına atmıştı bile.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÜzerimde sadece sütyen ve külot vardı. Bunalmıştım, yol boyu kokusu burnumda tüten mısır için çok fazla sabırsızdım ve üzerimi değiştiremeyecek kadar da yorgun. Hal böyle olunca, ben de sadece soyundum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Çok yorgunum Serdar.” Neyse ki bu gece o da bana yaklaşmıyordu. Durumun farkındaydı bence, şu an cinsellik en son konumuzdu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Görüyorum yavrum, ye de yatalım hadi.” Salondaydık, beni yatağa o çıkartacaktı ama daha elimi yüzümü yıkamam, makyajımı silmem lazımdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı sallayıp közlenmiş mısırdan bir ısırık daha aldım, kalan mısırları da yarın yerdim ki ben. “Sen ne yapıyorsun?” Telefondaydı, hemen yanımda. “Haberlere bakıyorum.” Başım çatlıyordu, gözlerimi yine yumdum. “Hmm anladım tamam.” Yol boyu, Dilan’ ı bırakana kadar ve hatta daha sonra da hiç konuşmamıştık gelene kadar da müzik dinlemiştik. Kimseye kırgın ya da kızgın değildim, bugün konuşmak istememiştim o kadar.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYanık yerlerini özellikle seviyordum “Bir köy vardı ya Serdak.” Dedim yutkunarak, ciddi ciddi. Telefonu kenara koydu. “Hangi köy, canımın içi?” Derken eğildi, çıplak omzumu öptü, sonra sutyenimin ipini aşağıya çekti “İz olmuş.” Bir de açıklama yapıyordu. Olabilir fark etmemiştim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Tüm köy beton mu yiyordu taş mı yiyordu neydi?”
Serdar bir an düşündü. “Ee?” Başım hafif arkada, yavaş yavaş çiğniyordum. “Hiç, ben de yanık seviyorum ya, o geldi aklıma.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar gülümsedi sanki. Sütyenimin diğer ipini de indirip kopçamı açtı. “Her yerin iz olmuş bu ne lan böyle?” Haklıydı, bilmem der gibi omuz silktim ama sutyeni tam olarak çıkartmadım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Dursun böyle, uçları hassas bu ara. Bir yere değsin istemiyorum acıyor.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bu ara dediğin?” Göremiyordum ama biliyorum, kaşlarını çatmıştı bunu derken. Gülümsedim, “Bugün.” Nasıl da yakinen takipteydi.

E tabii dikkatli olur ilgi alanını kapsıyor
Hahah bizim ki kilandi
“Daha önce olsa bilirdim.” Dedi usulca, başımı salladım. “Biliyorum sevgilim bilirdin.” Omzumu öpüp alnını omzuma yasladı. Sıkılmış olabileceği ihtimal değildi, fakat burada ikimiz de benim mısırı bitirmemi bekliyorduk.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bitmek üzere, sabret.” Başını iki yana salladı. “Acele etme.” Etmiyordum “Ama çok yorgunum, uyuyacağım şimdi.” Doğrulup elini sırtıma koydu, yavaşça okşadı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Uyutacağım ben seni, sabret biraz daha.” Ağzım doluydu, başımı salladığımda son ısırığımı almıştım. Ellerim batmıştı, Serdar mısırımın çöpünü alıp ayaklandı. “Sen dur burada.” Ellerimi de yıkamam gerekiyordu yukarda yıkayacaktım. Elimin tersiyle ağzımı sildim, elim kapkara oldu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDiğer elimi de kullandım, derken Serdar geldi ve yüzümü görünce gülerek soludu. “Haline bir bak, sıpa.” O kadar gülüşünü bastırıyordu ki, halimi bilip kendimce şımardım, kollarımı uzattım “Götür beni hadi.”

Bebek ya
Kucağına alınca eğilip dudaklarımı öptü. Hale bakarsak o bundan keyif alıyordu fakat ben kararan ellerim Serdar’ a değmesin diye büyük bir çaba sarf ediyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBasamakları yer yer öpüşerek yer yer de mis gibi buselerle çıktık. Odaya gelince masanın üzerinde duran makyaj temizleme suyumu aldım elime. Biraz pamuk, “Duş alacak mısın?” Hiç halim yoktu, başımı iki yana salladım. “Çık.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYüzümü daha ilk silişte dahi pamuk kararmıştı ve aynada ne kadar komik göründüğümün farkındaydım ama buna gülemeyecek ya da üzerinde tatlı şakalar yapamayacak kadar yorgundum. Bir süre durup yüzümü temizledim, sütyenimi çıkarttım ve sessizce, yatağın yanındaki komodinde evraklarını ayıran Serdar’ ı izledim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapO arada yüzümü yıkadım, çamaşırımı değiştirdim ve en sonunda da yatağa sütyensiz uzandım. Birkaç saniye sonunda, Serdar’ ın kollarındaydım. Üzerimizde bir pike, dudak dudağa, göğüs göğse. Ağzımın içinde mırıldandım, “Çok yorgunum Serdar.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapElleri çıplak sırtımdaydı, tenimde. “Biliyorum hayatım. İyi miyiz?” Fısıldıyordu, dudakları dudaklarıma çarpıyordu. Ona kırgın ya da küs olup olmadığımı soruyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir kolumu kaldırıp çıplak tenini seve seve, omuzunu okşaya okşaya saçlarına gittim. “Biz hep iyiyiz Serdar’ ım.” Onu seviyordum, kalbim kadar, kalbim ise dünya kadar.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHaline bakacak olursak benimle bir konuda muazzam bir derdi vardı. Kendini bana açma halini görebiliyordum. Ufak mırıltılar da olsa “Takıldığın, aklının gittiği konuları biliyorum.” Dedi. Aklımın gittiği konular, bir sarpa sarmaşık.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBurnunu burnuma sürttü, kolumu usulca severken hayli sakindi. “Seni bu gece sıkıştırmak istemiyorum ama konuşmak istersen.” Sayılıdır, nadirdir onun sözünü kesme ihtiyacı hissettim bir an. “Konuşulacak bir şey yok Serdar inan. Hepsi o kadardı, sen de yapma ne olur.” Bir gece yarısı kardeşimi hatırladım, bir kör vakti anımsadım diye yerle bir olmadım, birinde olabilirdim ama olmadım işte.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Tamam,” dedi yutkunarak. “Tamam.” Kabullenmişti, oysa devamının geleceğinden emindim. Ona biraz daha sokuldum belki, manen de daha rahat hissediyordum.
“Bu akşam hakkında konuşmak istemiyorum, ben iyiyim. Keyfimizi kaçırma ne olur, yorgunum zaten.” Belki başka bir akşam, konuşmaya değer bir anda bazı sözcükleri heba edebilirdim.
Belki,
Serdar usulca başını salladı, “Nasıl istersen. Sen zaten biliyorsun, benim senin yanında olduğumu. Seni her şeyden koruduğumu.” Bu kadar kısık bir ses tonu katılığına o kadar zıttı ki kim duysa hayret ederdi ama ben alışmıştım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBu bir yana, sözleri o kadar var olan bir gerçekti ki, ben buna da alışkındım. Zaten aksi hiç olmadı, ben hiç korumasız kalmadım. Başımı salladım, “Biliyorum Serdar’ ım, biliyorum.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar saçlarımın kokusunu içine çektiğinde artık yorgunluktan gözlerim kapanmıştı. “Yarın yokum, yokluğumda uslu dur aklım sende kalacak zaten. O yüzüne sürdüğün şeyi de çöpe attım, arama sonra.” Bunu ne zaman yaptı?
Gözlerimi açamadan kaşlarımı çattım, “Makyaj temizleme jelimi mi? Ne zaman?” Saçlarımı okşamaya koyuldu, ben her şeyden bir haber.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar kısık sesiyle, “Üzerindekileri çıkartıyordun, yanına gelmemek için kendime bir neden bulmam lazımdı.” Gülümsetti beni, gerilen dudaklarınla ona biraz daha yaklaştım. “Konuşmaları duydun?” Bugün, Dilan’ la.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Niyetim dinlemek değildi, denk geldi.” Ona kızmayacaktım, Serdar’ ı tüm yumuşak kalbimin en anlamlı noktalarıyla seviyordum. O benim her manada canımdı, canım titriyordu varlığına. Ki haksız da değildi, farklı şeyler kullanabilirdim bunun için.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Peki, öyle olsun sevgilim.” Zaten şu an, canımı sıkan başka bir konu vardı.
Serine düşen kolumu pikenin altına alıp Serdar’ ın beline sardım. “Ne zaman dönersin? Sen yokken konağa gidebilir miyim?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Gidebilirsin tabi yavrum, istediğin zaman. Bunu bana sormana gerek yok.” Elbette, hoşnut oluşu beni de hoşnut ettim. Kalbim cıvıldadı, içim aktı Serdar’ a. Belinden uzanıp sırtını minik minik severken ne kadar güzel bir dokusu vardı, sıcacıktı teni.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOna sokuldum iyice, başımı çıplak göğsüne koyunca beni kocaman sardı. “Hala ne zaman böyle koynuna girsem aklımı kaybedecekmiş gibi oluyordum Serdar. Ne zaman seni görsem içimde sıcak bir şeyler akıyor, içim eriyor derler ya aynı öyle oluyorum.” Kokusu, varlığı ve bana hissettirdikleri.. Çıldırmak gibi bir şeydi bu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar bir an gülümsedi, dudaklarını saçlarımda hissettim. “Bende de durum aynı. Seni içime alsam, orada da özleyecekmişim gibi hissediyorum. Evime gelsem de seni görene kadar eve gelmiyorum aslında. Her geçen gün daha çok seviyorum desem bir öncekine haksızlık olur ama bir gariplik de var Hazan.” Derin bir nefes aldı, “Ben seni her gün aynı sonsuzlukla seviyorum. Ben de eve gelirken kalbimin taklalarını yol boyu dizginlemeye çalışıyorum inan. Seni gördüğümde, sarılmayı geç dokunduğumda var olduğum dünyalarda çok büyük patlamalar yaşıyorum. Bana her sarıldığında, kendi isteğinle geldiğin her an benim de kalbim ağzımda atıyor.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapMest oldum, mest oldu sesim, aşk doldu içim. Biraz gülümsedim, biraz kıkırdadım “Şimdi olduğu gibi mi?” Yatağa girdiğimizden beri deli gibi atıyordu kalbi, hissediyorum.
Başını salladı “Şimdi olduğu gibi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Serdar’ ım.” Dedim yüzüne bakarak. Adını iç çekerek söylemiştim, yüzüme bakınca elini yüzüme koydu. “Efendim yavrum, ne olacak senin bu hallerin?” Anlamamazlıktan geldim.
Sevilmek çok güzel bir şeymiş, sevilince tüm insanlar başkalaşarak güzelleşirmiş gerçekten. Ben, Serdar’ dan utanan ben şimdi onun karşısında hiç de utanmadan kırıta kırıta “Hangi hallerim?” Diyebiliyordum.
Nazımdan niyazımdan cilvemden bahsediyordu. Biliyorum, o da biliyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDudağının kenarı kıvrıldı, bakışları dudağıma kaydı, ufak bir buse bırakıp geri çekildiğinde elimi göğsüne koymuştum. “Bu hallerin işte.” Dedi alnı alnımda. Kocaman gülümsedim, “Serdaar.” Bir Serdar deyişim var, “Yapma.” Dedi gözlerini yumarak “Uğraştırma beni yavrum hadi uyu.”
Ben biliyorum onun derdini de. İç çektim bir an, sonra “Serdar’ ım.” Diyerek bana bakmasını sağladım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir şey diyecektim, bile bile dudaklarıma kapandı. Ki bu en güzeli, kendimi ona bırakırken dilinin ağzımın içinde var olmasına ve bu hoyrat öpüşlere müsaade ettim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGeç kalmak istemedim, nefes nefese ayrıldım ondan. Gözlerinin içine bakıyordum, façasının hemen altına, “E sen gideceksin özlersin beni.” Bugün de o tatmin etmişti beni, sonra da öyle alaya çıkıp gitmişti. Şimdi yanında ben böyle, elimi yüzüne koydum. “Fark etmeden senin de üzerine gelmek istemiyorum. Ya da böyle git istemiyorum. Ben inan çok yorgunum ama sana kendimi bırakabilirim. Serdar.” Sakince beni dinledi. “Olmaz yavrum, ben hallederim sen yorgunsun zaten uyu hadi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOna kızdım, gerçekten bu beni öfkelendirmişti içten içe. “Serdar saçmalama, o ne demek öyle ya? Hallederim ne?” Öyle bir şey olursa asıl ben kendimi yetersiz hissederim. Zaten çoğu zaman Serdar’ a yetemiyordum, Serdar kendini bana göre düzeltiyordu ona kalsa bu durum çok daha sık ve daha farklı yaşanırdı. Şimdi de böyle, olmaz.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hadi.” Dedim dudaklarına kapanıp, “Ben çıkmam üzerine,” ardından çekilip ekledim “Islandım zaten, ben de seni çok istiyorum.” Kaşları çatıldı. “Ne ara?”

Her düşündüğünde
Ohooo Serdar ikinizde her daim hazırsınız
Gülümsedim, göğsünü okşamaya koyuldun “Sana iki saattir koynuna girince neler olduğunu hissediyorum. Masal okumuyorum, sadece kalbim çarpmıyor be adam.” Kendini bana yasladı, dudakları beni onayladı “Hıhı.” Sertleşmişti, elimi uzatıp iç çamaşırının içinden o koca aletini kavradım ve bir bacağımı üzerine atarak onu kadınlığımdaki ıslaklığımla buluşturdum. Serdar başını arkaya atıp “Of Hazaan.” Dedi. Yutkundu. “Yavrum, seni bu yatağa gömerim, yapma.” Beni güldürmüştü, yüzümü göğsüne kapattım. “Kıyamazsın sen bana kocam, hadi.”

Tabii biliyor zaten onu
EMİN misin kiz
Dönüşü yoktu zaten, bunu o da ben de biliyorduk.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapZonkluyordum,
O daha fena halde zonkluyordu.
Sonunda harekete geçince sırt üstü uzandım, sıcaklıklarımız da ani bir darbeyle buluştu.
Binbir gece masalları gibi uzun bir geceye doğru aktık. Up uzun bir gece, ben tarafından bolca sayıklamalı, uykuları yarım bırakan, his dolu, nefes nefese bir gece…

Yarasin
Maşallah maşallah
Bölüm de bitti
Artık Yeni bölüm gelsin mi acaba
Lütfen en acilinden 4,5 ünite
Hazan Vakti
Lazım bize
4 gözle bekliyorum yeni bölüm gelsiinn
💎
Sakın huzurlu mutlu ve ateşli bir bölümü sonu. Hazan ve Serdar uyumu çok iyi ya
Çok güzel geçiyor
Yine aldılar başlarını gittiler
Son bölümü okudum ağlıcam yaa
Ay inşallah akşam bölüm gelir
Nasıl özlemişim varya bu siteyi açtığınn için çok teşekkür ederiz yazarcım watty e sürekli giremiyordum ama bizimkinleri okumayıda çok özlüyordum tekrar çok teşekkür ederiz

Sanırım güncel bölüm değil yaaa
Yok değil
Bu bölümler hepsi yayınlandı
Bundan sonra goncel olacak
Kıtabı kaç kişi okumuş oy veren sayısı neden bu kadar az şakamı arkadaşlar okadar emek verilmiş oy vermek çokmu zor
Yeni bölüm ne zaman gelir ne sıklıkla yükleniyor
Yeni bölüm ne zaman gelicej