Hazan Vakti
Bölüm 42
💎
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHafif hafif esen havada oturduğum iskemlede başımı anneme doğru yaslanmış, teyzemleri ve az ilerideki dayımları dinliyordum. Öyle mayışmış, öyle güzel bir havada kendimden geçmek üzereydim ki gecenin buğulu karanlığı içimi ferahlatıyordu. Avuçlarımın içinde tuttuğum sıcak çay bardağıyla siyah hırkama daha da sarılıp teyzeme odaklandım.
Eskilerden bahsediyorlardı. Anneannemden, dedemden, vefat eden teyzemden, hastalardan, evlenenlerden ve zamanın ne kadar çabuk geçtiğinden. Ortamda usul usul yükselen samimi konuşmalar, otururken birbirine yanaştırılan iskemle sesleri ve çay kaşığının bardağa ritmik vuruşu.. Her biri o kadar güzeldi ki kendimi bu anda sonsuza dek saklamak istiyordum.
Karşımda sevdiğim adam, yanımda annem ve sevdiğim birkaç akrabam vardı. Canımı sıkacak hiçbir sorun gerçekleşmiyor, hiçbir cümle kurulmuyordu.
Ben geldiğimde Engin çardaktan eve gittiği için de bir şey olmamıştı. Gelir miydi bilemiyorum ama şu ana kadar her şey sorunsuz ilerlemişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDayılarım ve kuzenlerim Serdar’ la sıkı bir muhabbetin içindeydiler. Ne askeriyeyle ilgili konular bitiyordu ne de arabalarla. Sürekli bir şeyler konuşuluyor, hatta araba birkaç kuzenim kahkaha atıyordu. Tuğrul bir o tarafta bir bu taraftaydı. Daha az evvel tıpkı annemin kucağına yaslandığım gibi o da bana yaslanmışken şimdi dayımın yanında Serdar’ a bakarak hevesle “Serdar Abi sen o işi bana yap, kölen olurum.” diyordu. Bahsettiği işi teyzemin eski nişanlısının eltisini dinlerken kaçırmıştım ama çok da önemli olduğunu düşünmüyordum. Serdar gözlerini kapatıp açarak “Söz verdim tamam.” Dedi. Ara ara bana bakıyordu. Uzun uzun izleyemese de bakıyordu öyle. O bakınca ben hemen aramızda oturan Sena’ ya gözlerimi kaçırıyor ve haberim yokmuş gibi davranıyordum, ama bir tuhaflık vardı. Sanki herkes her şeyi biliyordu da kimse bir şey bilmiyormuş gibi davranıyordu. Çünkü muhabbet esnasında herkes Serdar’ a bakıyordu. E onun da beni izlediğini görüyor olmalıydılar. Kendi bana bakma demişti ama o sürekli beni izliyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnnem saçlarımı sevmeye başlayınca çay bardağını yere bıraktım ve kucağına doğru daha da yatarak kolumu dizlerinde uzattım. Teyzemler susmuyor, arada hafif çaprazımdaki Sena’ da muhabbete giriyordu. Yeliz sohbetini çok sevdiği Ayşe teyzemin yanındaydı, ama belli ki sohbet ona yetmişti. Oturduğu iskemleden kalktı ve iskemlesini de alarak birkaç yavaş adımla hemen yanıma oturdu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı tam kaldıramasam da kucağımdaki elime uzanınca elimi kaldırarak elini tuttum. Yüzünde sinsi bir bakış, “Sülo naber?” Deyip işaret parmağını avucuma sürttü. Bunun anlamını geçen internette birlikte okumuştuk. Seni istiyorum tarzı bir şeydi ve şuan bilerek yapıyor, bir de gülüyordu.
Avucum gıdıklandı. Gülüşü derinleşince iki eliyle tuttuğu elimi ondan kurtardım ve kıkırdama eşlinde uzanarak “Salak.” Deyip yanağına doğru savurdum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYüzüne değil ama çenesine geldi parmaklarım. Ben gülünce o da güldü. Etrafta bizim yüzümüzden kısa bir sessizlik olurken Yeliz alt dudağını ısırınca oturduğum yerden doğruldum ve elimin tersiyle bu defa da dudaklarına vurdum. Annem teyzemlerle konuştuğu için bu hamlemle beni pek umursamamıştı.
Ben Yeliz’ e vurunca kolunu omuzdan geçirdi ve başımı eğip “Ya canım aşkımsu.” Diyerek başımı öptü. Öyle başım eğik, üzerime doladığı kollarla iki büklüm oldum kucağında. Fısıltıyla “Lez misin amk.” Deyip sırıttım. “Gece gece.” Derken de başımı kaldırarak iskemleyle oturuşumu ve saçımı düzelttim.

Serdar duymasin kadınlardan kıskanmadığı şüpheliydi ondan da kıskanabilir
Serdar seni döver vallahi uzak dur hazos tan
Serdarın içi gidiyor şuan
Arada yapıyordu böyle şeyler. Yeliz komikti, nerede ne yapacağı belli olmuyordu. Canı sıkılınca sataşıp sataşıp duruyordu işte.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNe yapıyor bu der gibi Sena’ ya döndüm. Hemen arka hizasındaki Serdar’ a bakamıyordum ama o dahil birkaç kuzenimin bizi izlediğine emindim.
Sena iskemlesini beton zemine sürte sürte hemen önümüzde durup ufak bir üçgen oluşturmamızı sağladı.
“Azmış bu.” Dedi dudaklarını oynatarak. “Koca arıyor.” Diye devam etmesiyle Yeliz’ de kurtularak olduğum yerde doğrulup üzerimi düzeltmeye başladım. “Aman deyim o ben değilim.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena ve Yeliz kıkırdarken bacaklarımın arasında çay bardağını alıp kimse basmasın diye arkama koydum.
Yeliz’ in kucağına yattığım için saçlarım az miktarda dağılmıştı. Bu yüzden Sena Yeliz’ le şakalaştığı sırada elimi saçlarımın içine soktum ve diplerine dokundum. Yüzümü bu acıyla buruşturdum, siyah lastik tokamı yavaşça saçlarımdan ayırıp bileğime geçirdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapO an tüm kan saç diplerime gitti sanki. Hem rahatladım, hem de hafif iğne batışları eşliğinde saçımın yeniden şekil almasına müsaade ettim. Sabahtan beri topluydu ve işin aslı çözmek de gelmemişti aklıma. Normalde bu kadar toplu tutmuyor, gece uyurken bile yüzüme geldiği halde saçlarımı salık bırakıyordum.
Omuzlarımdan hırkama dökülen yumuşak buklelerimle serin havada üşüyen boynum örtündü, etrafa o hoş kokum yayıldı. Tüm gün toplu oldukları için daha bir bukle bukle ve daha bir gürlerdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSağ elimi alnımdan geçirip saçlarımı sağ tarafıma yasladığımda Ecrin annemlerin ortasından geçerek aramıza girdi.
“Engin gelmedi hala.” Sena Ecrin’ i önüne alarak eve doğru bakmaya başladı. Işıkları yanan ev hala kalabalıktı ve insanlar hala geliyordu. Günlerdir bitmeyen baş sağlığı dikleri benim bile içimi daraltıyorken teyzenlerin kendini çardağa atması bana epey normal geliyordu.
Ben Sena’ ya dönünce Yeliz “He yaa.” Diyerek bağcıklarını bağlamaya eğildi. “Ne güzel ekşın olacaktı. Kaos seyredecektik.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYüzümü buruşturup dirseklerimi dizlerimde birleştirerek çenemi avuçlarıma aldım. Birer birer kızlara bakarken. “Hiç halim yok.” Diye de yakındım. “Gelmesin lütfen, eve gidip uyumak istiyorum.”
İçeride Engin’ in kayınvalidesi de dahil iki teyzem ve iki dayım daha vardı. Muhtemelen onlarla konuşuyor, geriye kalan kuzenlerimle oturuyordu. Buraya gelip ne yapacaktı? Dursun işte orada.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYorgun hissediyordum. Sadece o değil sağ tarafımda da nereden olduğunu asla tam olarak kestiremediğim hafif bir ağrı vardı. Sanırım, yani büyük ihtimal böbreklerimdi ve şu an sorun yoktu ama böyle giderse gecenin ilerleyen saatlerimde daha da şiddetlenecekti. Yani bilmiyorum bu dönem pek ağrım olmamıştı yarım saat sonra tamanen geçebilirdi de.
Ecrin’ in halası çardağa “Selaamun aliykúm.” Diye bir giriş yaparken Ecrin saçlarıma uzanarak fısıldadı. “Kuaförcülük oynayalım mı Hazan Abla?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapŞu an o kadar çok ihtiyacım vardı ki saç diplerimin ovulmasına, Ecrin’ in bu teklifi bana ilaç gibi gelmişti. Eskiden misafir çocuklarıma hep bunu yaptırırdım. Onlar kuaförcülük oynardı, benim de saç diplerim rahatlardı. Burada olmasaydık ve Serdar’ la baş başa kalsaydık ona söylerdim. O kesin ilgilenirdi benimle, ama şu an öyle bir fırsatım yoktu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Oynayalım bebekim gel.” Diyerek elimi Ecrin’ e uzattım. Yeliz’ de “Gel uzan dizime. Sen ayakta uyursun şimdi.” Deyince bel altı espri yapmadan “Ay hiç hayır diyemem.” Dedim. Başımı dizlerini koyup yüzümü bedenine çevirdim. Böylece hem Ecrin daha kolay ulaşacaktı saçlarıma hem de ben gözlerimi kapatabilecektim.
Ecrin sevinçle o ufak parmaklarıyla saçlarıma uzanırken “Ne modeli istiyorsun?” Demesiyle “Sen ne yaparsan aşkım.” Diyerek gözlerimi yumdum. Oynasın da başka bir şey istemiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Uy! Habu uyiy mi haurada? Gııı, hoşceldun Hazoş’ uuum.” Diyen Reyhen Yengeyle başımı kaldırmadım ama sırıtarak elimi yukarıya kaldırdım. “Sen de hoşgeldin Reyhan Yenge.” Annem “Kuaforcülük oynayler.” Deyip gülerken elimi Yeliz’ in omzuna indirdim. “Naber sülo?” Bu sülo lafının başkanla bir alakası yoktu. Ara ara dilimize dolanır kullanır, gülerdik.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeliz sırıttı. Yüzüme doğru eğildi ve “Seninki sana bakıyor.” Diye mırıldandı. Benimki Serdar’ dı ve bu haberler kendimi tutamayıp kocaman gülümsedim. Onun tarafından izleniyor olmak beni şımartıyordu ve kendimi değerli hissetmeme sebep oluyordu. Serdar’ a dönemesem de varlığını dahi biliyor olmak, onun gölgesinde nefes almak bana hayat gibiydi. Şu an burada oluşu bende çok şeye bedeldi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı hiç oynatmadan gözlerimle Sena’ ya doğru çevirdim. Onlara bir haber vermem lazımdı. “Gelsene sen de. Bir şey diyeceğim.”
Sena iskemleyle bize daha da yanaştı, üçgeni daralttı. Yattığım yerden bu defa Serdar’ ı göremiyordum ama beni izlediğini bildiğimden, Ecrin’ in de saçlarıma dokunuşuyla mutluluğuma mutluluk katıyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKızlar aynı anda fısıltıyla “Söyle.” Deyince alt dudağımı ısırarak mırıldandım. “Serdar bugün bana evlenme teklifi etti. Yüzüklü falan.” Kendi içimde sevinci çığlıklarla anlatmak isterkem fısıltıyla dile getirişim kalbimi daha da çarpıtıyordu. Mesele evlenmek değildi, hiçbir zaman evleneyim diye yanıp tutuşan kızlardan olmadım ama Serdar’ ın bana böyle bir adım atması hoşuma gitmişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeliz ani bir sevinçle “Hiii!” Deyip sağ elini ağzına kapatırken karanlıkta mimiklerini tam göremediğim Sena düz bir sesle “Erken değil mi?” Dedi. Sesimiz o kadar kısıktı ki duyulmadığına emindim. “Daha onu tanımıyorsun bile? O seni bilmiyor? Hassas yanlarını, birden sinirlenip sönmelerini, sinirliyken yakıp yıkabileceğini ama çabuk da söndüğünü bilmiyor mesela.” Dut yemiş bülbül misali kaldım. Sena’ dan böyle bir tepki elbette ki bekliyordum ama yine de bir garip hissetmiştim işte.
Ecrin kendi kendine şarkı mırıldanıp saçımı karıştırmaya devam ederken Sena kesik bir nefesle bana doğru eğildi.
“Herhangi bir kavgada sırf ona küfrettin diye sana şiddetle zarar verip seni bırakıp gitmeyeceğini bilmiyorsun Hazan.” Serdar yapmazdı ki. O olasılıkla dahi kanım dondu birden. Haklıydı, ben biraz değişiktim ama yani bilmiyordum. Hevesim kursağımda kalmadı desem yalan olurdu şimdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeliz birden “Saçmalama kızım.” Diyerek Sena’ nın omzuna vurdu. “Serdar yapmaz öyle bir şey. Adam kıza nasıl bakıyor görmüyor musun?” Yapmazdı. Ben de biliyordum. Bana dokunurken gözbebeklerinin titreyişinden biliyordum onu. Sena’ nın amacı da beni korumaktı onu da anlıyorum. Ben de onun yerinde olsam polyannacılık oynamak yerine kuzenimi korurdum. Tabi buna polyannacılık denirse…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena Yeliz’ e bakıp “Ama daha önce yaptı.” Diyerek yeniden soludu ve bana döndü. “Siz unuttunuz da ben ne o günü unuttum ne de o günden önce babanın sana yaptıklarını.” Dudaklarını hararetle ıslattı. Ecrin her şeyden habersiz saçımı bir sağa bir sola attırırken tüm hayat enerjimin çekildiğini hissediyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBakışları yüzümde sabitlendi. “Bak aşkım, yanlış anlama ama ben senin mutluluğunu istiyorum. Ondan emin ol, kendin ve gelecekte dünyaya getireceğin birey için.”
Onu kendin gibi bir hayata mahkúm etme diyordu. İşin kötüsü, ben o hayattan izler taşıyordum; ama böyle bir şey olacağını asla sanmıyordum. Serdar’ dan emin bir kalbim vardı.
Tamam Serdar çok sinirli bir adamdı, sürekli bağırıyordu ama birlikteliğimizden sonra asla ileriye gitmemişti. Gözlerime bakınca tüm siniri geçiyordu, bunu görebiliyordum. Öfkesinin yanı sıra kendi içinde beni ne kadar sevdiğini görebiliyordum. Bana sarılışından şahitti tüm bedenim. Bana dokunup yine bende uzak duruşuna kefildim.
Seviyordu, belki sevme biçimi yanlıştı, abezdi ama seviyordu ve ben, sevgisiyle birlikte onu değiştirebileceğime inanıyordum. Zira bana bağıran bir adamla bir ömür geçmezdi ama ben zaten bunun hesabını köye gelirken yapmıştım.
Beni sevişinden, bağırmalarına kadar değiştirirdim. Onu için savaşır, konuşur ve olmayanı oldurmayı denerdim. Çünkü ufak bir sorunda hayatımın aşkını kaybetmek kalbe ziyandı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hemi Hazan?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKendimi o daldığım derin düşüncelerden bana seslenen Rehyan Yenge’ yle soyutlarken Yeliz’ in dizlerinden doğrularak Reyhan Yenge’ ye döndüm. “Efendim?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEcrin başını yana yatırmış masum masum bana bakıyordu. Muhtemelen oyunu yarıda kesildiği için morali bozulmuştu. Belinden tutup onu kendime çekerken gözlerim, çardağın girişinde elindeki ilaçlarla bana bakan kilolu kadındaydı.
“E gızım habulara bak bagayım nedu?” Beyaz ilaç kutusunu bana doğru kaldırdı. “Seninkilerden midu Melek ondan diy ama bilemedum.” Aramızdaki birkaç metrelik mesafe olduğundan ilacın adını tam olarak göremiyordum. Gözlerimi kıstım ve dikleştirdiğim bedenimle “Adı ne onun?” Diyerek göğüslerime doğru dökülen saçlarımı seven Ecrin’ in elini tuttum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapReyhan Yenge şiveyle karışık ilacın adını söylediği an Yeliz gülerken ben “Hee.” Deyip kaşlarımı havalandırdım. “Ben kullandım ondan bir ara.” O anları hatırlayınca kaşlarımı çattım. “Da çok midemi bulandırdıyordu bıraktım sonra.” Tıpkı saçlarımın uçlarını okşadığı gibi ben de Ecrin’ in yumuşak elini okşuyor ve tek eli belinde beni dinleyen Reyhan Yenge’ ye bakıyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Uuu.” Diyere ayağını önündeki iskemlenin tahtasına koydu. “Ayni bende da haöyle.” Kaşları daha da çatıldı. “Uy ne fena ediy habu isaniii. Ee needecuk haşindi?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTahminen korkuyordu ama korkacak bir şey yoktu. Ben de doktor değildim ama zamanında doktorların kapısını az aşındırmadığımdan, kendi hastalıklarımla ilgili her şeyi biliyordum. Muhtemelen ya doz azaltırlardı ya da ilacını değiştirirlerdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sen doktoruna git onu değiştirirler.” Diyerek gülümsemeye devam ettim. “Benim başka bir yerimde daha sorun olduğu için bir tek onu kullanabiliyordum, o da yan etki yapınca bıraktım ilacı. Ama seninkini değiştirirler bence.” İlacı geçen senelerde böbreğimdeki kist için kullanıyordum ama bu defa da o zamanlar karaciğerimde çok ufak, sorun teşkil etmeyen bir büyüme olduğu için orayı ağrıtıyordu. O zamanlar özellikle, hangi ilacı kullansam bir diğer hastalığımı tetikliyordu, zaten biraz da bu yüzden bitkisel şeylere yönelmiştim. O sayede karaciğerim düzelmişti ama devamını malum konulardan dolayı getirememiştik.
Bunu da burada açık açık konuşmak istemiyordum. Yani gerek yoktu şimdi iki saat soru cevaplamaya.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİskemlede oturan ve geldiğini görmediğim başka bir kuzenimin eşi Reyhan Yenge’ nin elindeki ilaca uzanarak “Versene ben bunu bir arkadaşıma sorayım Reyhan Yenge.” Deyince önüme dönerek muhabbeti bitirdim. Fakat birkaç saniye sonra Zeynep Abla bana hitaben “Görüşemiyoruz Hazan naber?” Deyince yeniden o tarafa döndüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapCenazede görmemiştim. Muhtemelen şehir dışında olduğu için yeni gelmiş olmalıydılar. Ki zaten bende de o kadar kuzen ve kuzen eşi vardı ki hangi biriyle görüşecektim. Zaten sevdiklerimle görüşüyordum fazlasına gerek yoktu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Öyle oldu.” Diyerek sırtımı çardağın tahta kısmına verdim. Ecrin’ in iki elini de tutarak ellerimi birbirine vuruşuna müsaade ederken bacaklarımı Sena’ nın bacak arasından iskemlesine doğru uzattım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Geldiğini görmedim.” Yani görsem gidip boynuna atlamazdım ama bir merhaba derdim şimdi. Öyle çok da samimi değildik ama bazı bilmiş hallerine gıcık oluyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAramızda annem ve başka bir akrabamız olduğu için iskemlesinde kafasını bana doğru çıkartarak gülümsedi. “Bende kızlarla konuşuyorsunuz diye bölmek istemedim. Belki özel bir şeydir falan dedim.” Şimdi burada bu kadar insan varken, o kadar kuzenim dayım varken denecek şey miydi bu? Ne konuşacaktık ki özel?
“Naber okul nasıl gidiyor ablam?” Diye devam edince bozuntuya vermeden derin bir nefes alarak Ecrin’ in annesine baktım. Gülerek beni izliyordu. Çünkü gerek Zeynep’ in bayık ses tonu olsun gerek karakteri olsun pek hoşlanmadığımı o da biliyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeniden ona dönüp “İyi gidiyor. Okulu dondurdum.” Dememle “Aaa.” Diye yükseldi. Kaşları çatıldı. “Kız niye dondurdun? Hukuk okumuyor muydun sen? Mis gibi bölüm.” Keyfimden dondurdum. Öyle canım istedi, hadi bu sene de evde oturayım deyip dondurdum. Yoksa o hastalıklarımla hiçbir alakası yoktu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOmuz silkerek amaan dercesine dudağımın kenarını yukarı kıvırdım. “Bitiririm bir ara sen beni düşünme.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bitirirsin bitirirsin de keşke dondurmasaydın.” Lâ havle. Bana doğru daha da döndü ve gülerek devam etti. “Çalışıyor musun bari ne yapıyorsun?” Ecrin’ le oynamaya devam ederken hayır demek için dudaklarımı aralamıştım ki Sena dikleşerek “Yatıyor tüm gün.” Dedi. Ama bunu öyle bir dedi ki kahkaha atmamak için kendimi zor tuttum. Sanki yatıyor ama bundan sanane diyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapZeynep Abla ellerini önünde birleştirip kahverengi saçlarını geriye attırdı. “E bir işe girseydin bari, boş yatma öyle evde.” Sırıtarak güldü sonra. “Bak kilo da almışsın kalçalar falan büyümüş.” Kıpkırmızı oldum.
Serdar karşımda.
Serdar karşımda! Kıpkırmızı oldum!
Kötü bir niyeti yoktu biliyorum. Sadece fazla patavatsızdı ve nerede ne konuşacağını asla bilmiyordu.
Her zaman bunu yapıyordu işte, ben de buna gıcık oluyordum. Sunduğu saçma fikirlerle her zaman en iyisini bildiğini düşünüp böyle lök diye insanlara akıl vermeye çalışıyordu. Her zaman o biliyor, olmayan aklıyla her şeyden o anlıyordu.
Sinir oluyorum şöyle insanlara sanane yani senin haddine mi yorum yapmak fikir söylemek
Her yerde var bu tipler
Utandım ama bunu kendi zihnimden yok etmeye çalışarak nefesimi tuttum. Tamam Serdar’ dı sonuçta, sevgilimdi. Sabah öpüştüğüm adamdı, bir kalça muhabbetinden bir şey olmazdı.
Uzattığım bacağımı sağa sola hareket ettirirken başımı vernikli tahtalara yaslayarak kaşlarımı havalandırıp soludum. “Yok ben iyiyim böyle, senin gibi giremem emir altına falan.” Kalça konusunu bilerek duymamazlıktan geliyordum. Başka zaman olsa sanane der uzatırdım ama bunun sağına soluna belli olmaz, beni iyice rezil ederdi şimdi. Ayrıca cidden hiç de çalışamazdım öyle bir yerde. Ya mesleğimi yapardım ya da kendi işimin patronu olurdum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBana doğru daha da eğildi. “Kııız sen hayatı görmemişsin.” Diyerek başını eyvah der gibi iki yana salladı. Ben mi görmemişim? Ben görmemişsem sen hiç görmemiştin. O gülümseyere kurduğu cümlede benim tüm tabularımı yıkarken “Parasız kalınca öyle bir de girersin ki Hazan.” Diye devam etmesiyle yerimde dikleşip oturuşumu düzelttim. Daha ne kadar saçmalayacaktı merak ediyorum doğrusu. “Sen şimdi Bursa’ da sın. Kim ödüyor o evin faturalarını?” Başkan ödüyordu?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sen ödemiyorsun sakin ol.” Diyerek tek kaşımı havalandırdım. Şükür yani ne diyelim. Buna karışmak sana mı kaldı?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yani ben ödemiyorum ama ailene yazık, boşu boşuna.” Deyip güldü. “Kız kendi ihtiyaçların oluyor yeme içme giyinme derken bir sürü masraf bunlar.” Onları da başkan ödüyor ve gram şikayetçi değil?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapŞakayla karışık “Parayla imanın kimde olduğu belli olmazmış. Sen konuşma bence fazla.” Dememle Sena başını yata yatırıp tısladı. “Bence de sus, yoksa kan çıkacak.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena’ yı duydu mi bilmiyorum ama benim söylediklerimden de pek etkilenmişe benzemiyordu ki daha da keyifli bir halde devam etti.
“Dondurmuşsun okulunu, okumayacaksan şimdiden gir bir işe bence ablam.” Hafif bir kahkahayla güldü sonra. Kendine komik geldi herhalde. “Anan da Urfa’ da, sen de illa çalışmayacağım diyorsan bul oralardan zengin birini de evlen bari, kur yuvanı.”
İlla zengin olmalı bunlara
Sonunda “Sen öyle yaptın çünkü dimi?” Diyerek bacaklarımı kendime doğru çektim ve tüm bedenimle ona doğru döndüm. Hayır Serdar’ da zengindi adam yanlış anlayacaktı şimdi beni. Ne öyle zengin koca avcısı gibi.
Dizlerimi iki yana açmıştım ve yüzümde tıpkı onunki gibi bir gülüş vardı. Çardak sessizleşirken annem dahil üzerimdeki bakışlarla başımı hafif yana eğdim.
İğneleyici bir tonla “İki kuruş için kocaya el açmak çok da güzel bir şey senin için. Ayrıca beni düşünene kadar kendi yoluna mı baksan diyorum? Hani belki..” dediğim an internette video çekmeyi bırakıp çocuklarınla mı ilgilensen diye devam edecektim ki sesini yükseltip “E güzelim ben mecburdum. Okulu donduran sensin bende sana akıl.” Diye alayla araya atladı fakat onu da birden “Kendi üç kuruşluk aklını kendine sakla sen.” Diyen Serdar böldü.

Kocisssss
Aayyy
Ohhhh
Adam
Herkes kalakaldı. Sena ani bir hızla önümden kalkıp sağ tarafımdaki boşluğa geçince Serdar’ ı görme alanım netleşti. Oturduğu iskemlede iki dayımın arasındaydı. Düzensiz bir çember oluşturmuşlardı ve düzenin devamını kuzenlerim getiriyordu. Serdar’ ın aralık bacaklarıyla bedeni neredeyse bana dönük olsa da heybetli duruşuyla oturduğu yerde dikleşerek sinirle Zeynep Abla’ ya baktı. Sağ elini erkesi bir biçimde aralık bacaklarından dizine koymuş, bileği kendime doğruydu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerim parlayarak açıldı, çünkü burası benim evimdi. Benim akrabalarım ve benim çevrem vardı ama Serdar sanki onlardaymışız gibi rahat ve umursuzdu. Bunu oturuşuyla bile o kadar belli ediyordu ki hayran kaldım… Kimseden çekinmiyor, biri bir şey der diye geri durmuyordu. Aksine olayların içine giriyordu ve ben şu an bir kez daha ne kadar şanslı olduğumu görüyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBiz konuşurken olan biteni ne halde izlemişti bilemiyorum ama şu an sinirden alnında bir damar belirmişti ve bedeninin gerildiğini görebiliyordum.
Zeynep Abla’ ya bakıp “Okulu donduran o.” Diye devam etti. Sesi o kadar sertti ki ben hariç herkesin gerildiğine emindim. Susup kalma sırası Zenyep Abla’ dayken Serdar’ ın kaşları çatıldı. “Sana ne oluyor da iki saattir tatava yapıyorsun?”
Canını yediğimin
O kadar haklı ki
Çok haklısın
Tam sustu dedim. Serdar bu defa aynı yüz ifadesiyle bana dönüp kaşlarını kaldırarak “Sağda solda çalışılmayacak, o okul bitecek.” Dedi, ama eminim ki bu sinir bana değildi.
Kahkahayla gülüp Serdar’ a sarılmak isterken aklım daha birkaç saat evvel koca parasıyla ilgili dediklerine gitti. O anda da biliyordum; sinirle söylemişti ve ben ne istersem o olacaktı. Serdar şimdi de bunu bana kanıtlıyor, okulu bitirip mesleğini yap diyordu. Üstelik herkesin içinde, neredeyse sıkıştım dediğim anda herkesi, her şeyi susturarak.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerine bakmayı sürdürürken yeniden Zeynep Abla’ ya döndü ve başını tehdit eder gibi hafifce havaya kaldırdı. “Faturaları da düşünme, biz varken derdi sana kalmadı.”
Zeynep Abla git gide değişen yüzüyle tek kelime etmedi. Oturduğu yerden birden kalktı ve arkasını dahi bakmadan sessizce çardaktan dışarıya adımladı. O an ufak bir içim acımadı değil. Kimse için böyle olsun istemezdim ama yapabilecek bir şeyim yoktu. Aslında bir yandan da iki yanımda “Oh oldu, aferin lan senin Serdar’ a ve aslan eniştem.” Diyen kızlar kadar rahatlamıştım. Yani, sonuçta bu patavatsızlıkların bir cevabı olmalıydı. Yediklerimden kalçalarıma kadar manâ bulan ve bunu kuzenlerimin, dayılarımın ve tabii ona göre yabancı olan Serdar’ ı yanında dile getiren kadına ne denirdi ki?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapZeynep Abla giderken Serdar önüne dönerek hem o, hem de buradaki insanlar duysun diye sanırım, sesini yükseltti.
“Onun yuvası da belli, sen kendi işine bak.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYuvası benim diyordu. Üstelik sadece ona değil, yükselttiği sesiyle bunu herkese duyuruyordu. O kadar utanıyordum ki bu utançla kolunu dürttüğüm Sena ne istediğimi anladı ve hareketlendi.
O yeniden önüme geçerken başımı yere doğru eğerek dudaklarımı kemirmeye başladım. Her şey iyi güzeldi de ben o kadar utanıyordum ki şimdi kimin yüzüne baksam bilemiyordum. Üstelik Ecrin de hala saçlarımla ve yüzümle oynuyordu.
Sonunda annesi bu derin sessizlikte “Hazan.” Diye fısıldadı. “Ablam Ecrin’ i yollar mısın?” Başımı sallayarak Ecrin’ i öptüm ama heyecandan ellerim titriyordu artık. Sena Ecrin’ i yollarken sol elimin serçe parmağını Sena, sağ elimin ise Yeliz tutarak halaya girer gibi bir sağa çekiştiremeye başladılar.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEllerimi bir sağa bir sola çekiştirirken üçümüz de bu oynadığımız sessiz halayın içinde dudak kemiriyorduk. İşleri güçleri böyle zamanlarda dalga geçerek konuyu dağıtmaktı. Ne yalan söyleyeyim ki işe de yarıyordu.
Eğdiğimiz başlarımızla gülmemek için kendimizi zor tutarken annem ve Ayşe Teyzem bizi görüp sırıtarak “Habunlara bak salak bunlar ya.” Dediler. Annemlerin seslerini de iç çekip alayla “Efendileeer efendileer..” diyen Ziya dayım böldü.
Sonra sesi birden ciddileşti. “Böylece herkes öğrenmiş oldu.” Deyince ellerimi çektim ve başımı kaldırıp sırtı bana dönük olan dayıma baktım. Ya o nereden biliyordu! Anlamıştım ama bir gariplik olduğunu.
Elini Serdar’ ın omzuna hafif bir sertlikle koyup devam etti. “Gurur duyarım Serdar oğlum. Kendi adıma tebrik ederim.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTükürüğüm boğazıma kaçar gibi olsa da çabuk toparlanıp öksürmeden kendime geldim. O kadar şaşkın ve heyecanlıydım ki hızla çarpan kalbim buna dayanamayacak gibiydi. Dayım bizim için Serdar’ ı tebrik ediyordu!
Serdar’ ın tepkisini tam olarak göremiyor, sadece siyah tişörtün kapladığı kalın kolunu ve bacağını görebiliyordum. Dayım bu defa da gülerek devam etti. “Güzelim hayırlı olsun.” Bana sesleniyordu, bayılacak gibiydim. Ellerimi birbirine kenetleyip çenemin altında toparladım. “Gel şöyle bir yanıma.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYa dayı sünnet tebriğine mi çağırıyorsun! Ben seni acil yeni bir biletle Suriye’ ye yollayayım da gör sen.
Hahahaha
Tüm kuzenlerim, teyzelerim, birkaç akrabamız bizi izlerken Sena “Ya dayı, et oradan tebriğini işte.” Diyerek beni korudu. Bu sırada gülerek bizi izleyen Yeliz’ de epey keyifliydi. Sen gül, gün gelip hesap dönerdi Yeliz hanım.
Olduğum yerde iyice sinerken Tuğrul iskemlesini alarak acele adımlarla hemen yanıma oturdu ve kulağıma eğildi. “Serdar abim diyor ki sakin olsun. İstiyorsa gidelim.” Fısıltılı sesi epey sakindi. Serdar ise beni görüyor muydu bilmiyorum ama gergin olduğumu bir şekilde biliyordu. Her ne kadar saklansam da bana bakan insanlardan utanıyor ve sıkılıyordum ama şimdi gidersem hiç olmazdı. Bir on dakika kadar otursak daha iyi olur diye düşünerek başımı hayır anlamında salladım. Tuğrul’ da tepkime karşılık alayla dikleşerek havalı havalı “Ben zaten biliyordum.” Dedi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı yerden kaldıramıyordum ama elini uzatarak elimi tutan annemle de daha iyi hissediyordum. Anneme dönerek onun aksine gülüşümü bastırdım. Serdar… Çekip alsan ya beni şu kalabalıktan..
Sena’ nın arka çaprazında olan Okan Abi hemen atıldı.
“Ben de.” Sonra Özkan gülerek girdi araya. “Ben de anlamıştım.” Onlar konuştukça bu soğukta bana sıcak basıyor, ellerim üşüyordu. Herkes her şeyi biliyormuş meğer, ben o yüzüğü arabada boşuna bırakmışım, kendimi boşuna kasmışım.
En son Umut Abi “Enişteye kafa attığın an herkes anlamış bence abi. Ha birde Murat’ ın üzerine yürümüşsün.” Deyince gözlerimi kapatarak başımı beyaz ayakkabılarıma eğdim. Ecrin’ in de gülerek
“Ben de biliyoyduuum.” Demesiyle o tarafa baktığımda elindeki iki yüz lirayı havaya kaldırmış gülerek sallıyordu. Serdar’ ın verdiği paraydı ve bu o kadar komikti ki, bacak kadar boyuyla aldığı rüşveti alalen gösteriyordu sanki.
Sırıtmaya başladım ve o an herkes bir kahkaha attı. Çardaktan yükselen sesler biraz olsun sakinleşmemi sağlarken Rehyan Yengem “Utandurmayin bagayım gızi.” Diyere güldü. Gözlerimiz onun sesiyle buluştu ve benim yana eğdiğim başımla kafasını gel buraya der gibi salladı. “Gel Hazoşum biz yürüyelum azecuk. Beki habu dizlerume iyi gelur.”
O kadar tatlı ve anlayışlı duruyordu ki yanına gitmek için can atıyordum ama kalkıp o tarafa gitmeye bile çekinerek utanıyordum.
Sena ve Yeliz durumu anlamış olacak ki yavaşça ayaklandılar. Birkaç uğultu, Serdar ve benim hakkımda ‘abi ne zamandır, Tuğrul sen ne zaman öğrendin len’ gibi şeyler konuşulurken ben de ayağa kalkarak o tarafa bakmadan yavaşça Reyhan Teyze’ye yürüdüm. Kızlar arkamdan geldiği için kimseyi görmemiş, Serdar’ ı dahi onun bana baktığı gibi bakamadan çardaktan ayrılmıştım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap💎
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Demek asker hee. Aferun uşuğum afffeerun sağaa. Belli zate, ne gada da deliganli uşak. Ne kada yakişuklu ne gada uzun boyliiii, ne gada çomerrt. Afferun uşuğum has bidene bulmişsun gendune. Tam sağa layuk bi uşacuk. Gara kaşli, gara gözli, ey maşallah yarebbum.” Rehyan yenge kurduğu her cümlede iki adım atıyor ve sözleriyle kendini onaylar gibi başını sallıyordu. Yeliz gülüyor, Sena beni dürtüp şiveyle “aynen yavrim, aynen uşuğum, afferun tosunuma.” Diye mırıldanıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAslına bakarsak Reyhan Yenge’ nin Serdar’ ı sevmesi çok hoşuma gitmişti ve o övdükçe Serdar benim gözümde sanki daha da büyüyordu. Ona olan sevgim daha da yükseliyor, gururum beni yüceltiyor ve onunla olduğum için daha çok seviniyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaston misali kullandığı uzun ince dal parçasını yol ağzındaki elektirik direğine doğru kaldırıp nefes nefese “Haburayi da yola gada yürüyelum.” Dedi. “Sonra yine çikaruk yukari. Yoruldum gızlar, habu şişkoluk ne zor işdu.” Yani çok da yürümemiştik ama etraf o kadar sessizdi ki ben epey korkmaya başlamıştım, bu yüzden de dönmek istiyordum. Reyhan Yenge ve Sena alışkındı da ben ve Yeliz gecenin bir vakti böyle bir yerde gezmeye hiç alışık olmadığımızdan korkuyorduk.
Başımı sallayıp “Tamam Reyhan Yenge.” Derken Yeliz Sena’ nın kolundan çıkarak ortamıza geldi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Cin falan yoktur değil mi?” Diyerek koluma girdi. “Çarpılmayız değil mi kanka?” Yeliz böyle konuşunca ben daha da gerildim. Hayır zaten korkuyordum. Şimdi benden başka birinin daha aynı şeyi düşünmesiyle daha da geriliyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilim damağım kururken Reyhan Yenge’ ye dönerek “Yoktu buralarda oyle şiyler.” Deyişini izledim. Buralar dediği yerler de elimizdeki telefonlarla birkaç adım önümüzü aydınlattığımız, sağı ormanlık, solu fındıklık olan araba yoluydu. Çakallar uğulduyor, adını bilmediğim böcekler ses çıkartıyordu.
Ben sessice etrafı izleyip göz ucuyla solumdaki kadına bakarken Yeliz benim yerime, aklımdan geçenleri korkuyla soludu. “Sen nerden biliyorsun Reyhan Yenge?” Sena hemen “Lan tövbeeessst.” Deyip araya girdi.
Reyhan Yenge de bizi azarlar gibi “E nerden bileceğum.” Diye yükselip olduğu yerde durdu. “Bugüne gada kimse çarpılmadi da oradan biliyrım.”
Ahahahahs
Farkındayım çok saçma ve dehşet verici bir muhabbetin ortasındaydık ama elimde değildi. Etraf o kadar ıssız ve karanlıktı ki Uludağ’ da Serdar’dan kaçtığım gece bile bunun yanına çerez kalırdı.
“Belki bir seçilmişizdir.” Deyince Sena’ ya dönerek bir çırpıda soludum. “Tuğrul’ u arasana gelip bizi alsın, bacağım ağırdı benim.” Korktum desem Reyhan Yengem kızardı. E aklıma da başka yalan gelmiyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena başını sallayıp hemen Tuğrul’ u ararken Reyhan Yenge bana dönerek kaşlarını çattı. “Gız iki dakikalık yol, yürürüz aşindi ne aramasi.” O iki dakikada ben can verirdim burada. Bir adım daha gidemez olduğum yere çökerdim vallahi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı iki yana sallayıp kollarımı kucağımda birleştirdim. Yeliz de bana iyica sokulmuş dirseklerimden tutunarak Reyhan Yenge’ ye bakıyordu. “Ay yok valla kasılmaya başladı. Damarlar üst üste biniyor sanki yürüyemem ben böyle.”

Kocisssss gelip alsin
Yani aslında gayet de güzel yürüyorduk. Temiz hava bol oksijen derken kim açmıştı şimdi bu cin muhabbetini? Ya bu benim aklıma o Uludağ’ dan indiğim gece gelseydi varya oracıkta bayılırdım etimi de kurtlar yerdi. Ya da Serdar bulurdu şimdi bu konuda pek emin değilim.
Sena “Alo, Tuğrul gel al bizi alt yoldayız.” Deyince üçümüz de o tarafa döndük. Bize bakarak devam etti. “Yok. Hazan’ ın ayağı ağrıyor.” Kızlar yalan söylediğimin farkındaydı. Muhtemelen Tuğrul’ da neden diye üstelemişti çünkü pek böyle huylarımız yoktu. Nasıl gittiysek öyle dönerdik genelde.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena daha telefonu kapatmadan yukarıdan çalıştırılan arabanın sesi geldi. Dağda olduğumuz için burada sesler çabuk duyuluyordu ve o çalışan arabanın bize doğru geldiğini karanlığa ışık olan farlarından görebiliyorduk.
Yeşilliğin perde olduğu yol on ya da onbeş saniye içinde tamamen ışığa kavuşurken gelen arabanın Serdar’ ın arabası olduğunu anlayarak sessizce kenara çekildik. Tuğrul’ u aratmıştım, çünkü bu kalabalıkta Serdar’ ı istiyorum diye söylenemezdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAraba hemen yanımda durdu. Serdar el frenini çekerek açık camdan bana baktı. “Ne oldu ayağına?” Deyip alel acele arabadan inerken Reyhan Yenge araya doğru yürüyüp soludu. “Cinden korkti.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBizi izleyen Yeliz kurulan cümlenin rahatlığıyla kahkaha atarken ben de sırıtarak önümde durup bana bakan Serdar’ a ufak bir adım attım.
“Ne cini?” Dedi. Endişeli bakışları yüzümü taradı ve sağ eliyle yanağımı kavrayıp ayaklarıma baktı. O karanlıkta göz geze geldik ve benim tüm korkum dindi, Serdar’ la yeni bir güveni kucakladım.
O varken ben hiçbir şeyden korkmuyordum.

Abi bunların bu halini okuyunca içime bir huzur doluyor
Serdarin uzmanlık alanı

Sen de okudun demi o st leriiii evet yaa
“Ayağın mı ağrıyor?” Ellerimi karnından gövdesine doğru koyarak “Ya yok bir şeyim.” Dedim. Tebessüm ediyordum ama Reyhan Yenge var diye de ona sıkıca sarılamıyordum.
Her ne kadar arabaya oturmuş olsa da ya görürse diye geri durmak zorundaydım.
“Cinden minden konuştular korktum sadece.” Deyince başını hafif yana eğerek sinirli bir nefes eşliğinde “Başka konu mu kalmadı!”
Niye kank uzmanlık senin

E niye tatlim sen seversin onlari! yabancı diil içlerindeki bilirsin
Senin kankiler aşko
Omuz silkerek başımı geriye atarak arabanın içine ufak bir göz attım. Reyhan Yenge arka koltukta oturmuş yanına oturan kızlarla konuşuyordu ve Yeliz önden bir şey alacakmış gibi ayağa kalmış görüş alanını kapatmıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOnu görünce rahatlayıp yeniden Serdar’ a döndüm ve kollarımı boynuna uzatarak benim için eğilmesini istedim. Anında eğilirken belime doladığı kollarıyla durmadım ve boynunu öperek kokusunu içime çektim. Ellerim boynunda, ayaklarım ayaklarının arasında tam da ona muhtaçtım sanki. Şu birkaç saatte o kadar özlemiştim ki onu, Serdar’ a sarılmak bana ilaç gibi gelmişti. Kokusunu içime çeke çeke sağ elimle yüzünü kavrarken dudaklarımı bu defa yüzüne bastırdım. “İyi ki geldin Serdar.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapO kadar korkmuştum ki iyi ki gelmişti. O gelince tüm korkum birden gitmiş, içim samimi bir huzurla dolmuştu.
“Yavrum benim.” Şakağımı öperek hafif geri çekildi. Elleri yüzümü kavradı ve daha sakin yüz hatlarıyla gözlerimi buldu. “Gidelim mi? Senin uykun da geldi sanki.” Sağ eli saçlarıma giderek başımı okşadı. “Saç diplerin de acıdı, ovarım biraz.” Fark etmişti yani. E zaten beni izlediğini biliyordum bu yüzden şaşırmadan başımı yana yatırarak tatlı tatlı “Yaaa” dedim. “Serdar gitmeden biraz okşar mısın cidden?” O kadar hoşuma gitmişti ki o ufak çocuklar gibi yeşermişti umudum. Serdar’ ın bana dokunmasını her zaman çok seviyordum ama şimdi ayrı bir ihtiyacım vardı. Şöyle saç diplerimi sevse, beni öyle uyutsa mutluluktan ağlardım sanırım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBenim aksime tek kaşı bunu cidden sordun mu gibisinden havalandı. Yüzü ciddileşti ve yanağımı okşayışı daha da yumuşadı. Başını yavaşça iki yana sallayarak “Senin için yapmayacağım şey yok Hazan.” Dediğinde Reyhan Yenge arabanın içinden seslendi. “La hayden uşaklar, başka zaman edersunuz sevdaluk.”

Yenge bi dur hele
💎
.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap
Bizim bacımla aramızdaki azgınlık seviyesi