Hazan Vakti
Bölüm 43
💎
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir sağa bir sola salladığım anahtarlığı şıngırdatırken Tuğrul’ un Sena’ ya döner tekme atma çalışmalarını izliyordum. Savurduğu tekmeyle Sena’ yı “Aptal!” diyerek geri kaçırtırken olduğu yerde kalıp “Bak şimdi.” diye soludu. “Sabit durursan öbür gün sana tophanede kestane şekeri yediririm.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena yanımdaki kütüğün üzerine çıkarak boyunu eşitlediği Tuğrul’ a “Hoşt ayol amına koduğum.” dedi. “Asıl ben sana yediririm, dünkü velede bak.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeliz bir yandan gülüp bir yandan da telefonuyla Tuğrul ve Sena’ ya video çekerken sağ elimi yüzüme kapatarak kendimi saklamak istedim. Tuğrul Sena’ nın hemen karşısında ellerini beline koyarak devam etti. “Elli liranı vermem, düzgün konuş bak.” Kıkırdayarak söylüyor, şaka yapıyordu. Sena da sağ elini destek almak istercesine omzuma atıp aynı tonlamayla cevap verdi. “Elli lirayı ben günlük çerez parası yapıyorum fakir seni. Al da kendine çiçekli don alırsın.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBuna karşılık Tuğrul alayla orta parmağını kaldırdı. “Kendine al sen onu, seversin entel dantel işleri.” dediği sırada yüzümü ekşitip “Siktir git Tuğrul.” diyerek anahtarları arka cebime sıkıştırdım. Biz kendi kendimize gayet de eğleniyorduk, fakat birden yükselen tanıdık erkek sesi hemen arkadan bana hitaben yükseldi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Millete sövmeye bu kadar alışma, bir gün dikerler o ağzı.” Tek kaşım sinirle havalanırken kalbim birden hızlandı. Omzumun üstünden bana doğru ilerleyen Engin’e baktım.
On beş-yirmi metre kadar arkamızda kalan evden çıkmış, sessiz sedasız buraya kadar gelmişti ve biz bunu şimdi fark ediyorduk. Onu bu akşamdan beri ilk defa görüyordum. Şansa bakalım ki Serdarlar da dayımın ısrarıyla silahlarına bakmak için bodrumdaki kasaya inmişlerdi. Yani avluda bizden başka kimse yoktu. Az ilerideki çardakta kadınların oluşturduğu bir grup vardı ama onlar bize uzak kalıyorlardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTamamen Engin’ e döndüm ve korktuğumu düşünmesin diye bakışlarımı gözlerinden almadım. Ellerini mavi pantolonunun cebine sokup bana doğru adımlarken de onunla hiçbir zaman konuşabileceğimize dair bir inancım yoktu zaten.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNitekim bu bana karşı olan laf sokuşu da düşüncelerimden yanaydı. Ayağımın altındaki çakılları eze eze dikleştim. Serdar gelmeden bu meseleyi çözebilme umudum vardı. Bu, o olaydan sonra Engin’ le ilk yüzleşmemizdi ve açıkçası ne diyeceğini merak ediyordum. “Sen mi dikeceksin hayırdır?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBüyük adımları sona erince “Düşünüyorum bayadır.” diyerek başını sinirle havaya kaldırdı. Bakışları çirkinleşti, yüzü daha itici bir hal aldı. Böbürlendiği yerden bana bakarken uzun boyuyla beni eziyordu aklınca. Cüssesi tüm mimiklerine uyum sağlarken dudakları aralandı. “Arkamdan iş çevirip milletle konuştuklarını bir de yüzüme söylersen öyle yırtacağım, sonra bir güzel dikeceğim.”

Sen yırtılan götünu* de ilk önce
Söyle diyordu işte açık açık. Ne kadar orospu çocuğu olduğumu yüzüme söyle diyor ve beni teşvik ediyordu.
Asıl olaya gelirsek, bu nasıl bir üsluptur, ne cesarettir diye düşündüm kısa bir an. Yüzüne baktım korkmadan. Karanlık bizi bir ana hapsederken ecelimmiş gibi üzerime yürüyüp beni bir kenarda kıstırışına yutkundum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKonuş diyordu ama konuşursam her şey çok daha kötü bir hal alacaktı ve korkarım ki ben bunun önüne geçemeyecektim. Bu yüzden susmayı tercih ederek kesik bir nefes aldım; fakat bu çok kısa sürdü. Tuğrul’ un “Ne diyorsun lan sen.” deyip Engin’ e adımlamasını yüzümü buruşturup yükselttiğim sesimle “Ya cidden, bir siktir git.” diyerek böldüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBen konuşurken Engin’ e yürüyen Tuğrul’ a dönmüş ve kolunu kavrayarak onu durdurmak istemiştim. Oysa ben her şey sessiz hallolsun istiyordum. Engin tam olarak arkamda kaldığı için ben göremiyordum ama Tuğrul’ un tam önündeydi. Bana doğru bir adım atmış olacak ki Tuğrul kolunu çekiştirerek bağıra bağıra o tarafa atıldı. “Sen hayırdır lan! Ne biçim konuşuyorsun AMINAKOYDUĞUM.” Resmen kendi kendime yükseliyor, her geçen saniye sanırım olan biteni düşündükçe daha da sinirleniyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTuğrul’ un sesi dağlık arazide yankı buldu, evdeki ve çardaktaki insanlar bize doğru yönelirken Tuğrul’ un önüne geçerek bana yönelik “Lan siktir git, kalacaksın elimde. Şu orospunun pezevenkliğini yapma!” diyen Engin’ e döndüm. O sırada Sena ve Yeliz’ de Tuğrul’ un kolundan tutmuş arkaya doğru bağıra bağıra çekiştiriyorlardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBıraksak Tuğrul’ u o cüsseyle çok fena döverdi ve ben ona kıyamazdım. Gerçi sonra Tuğrul’ un babası ve abisi de Engin’ i döverdi ama gerek yoktu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTuğrul yeni küfürler edip Engin’ e doğru yönelirken bağıra bağıra “Bana bak bulaşma Tuğrul’ a.” dedim. Hesap sorar vaziyette kaldırdığı sağ eli Tuğrul’ a sallarken bana döndü. “Kes sesini alırım ayağımın altına! Zaten seni hastanelik edesim var.” O kadar çok sinirleniyordum ki, hakkımda kurduğu her cümleyle canını alasım geliyordu da tek kelime edemiyordum.
Birazdan kim hasatenelik oluyormuş görürsün merak etme
Sen kimdin ki bana el kaldıracaksın? Sen kimdin ki benimle bu şekilde konuşacaksın? Gerçi kim olduğun, ne olduğun da önemli değil. Ben de kimsenin kimseye el kaldırmaya hakkı yoktu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDudaklarımı sinirle araladım ama kuracak bir cümlem yoktu. Ona yalnızca küfür çıkardı şu dilimden, fakat onu da hakkıyla “Amına koduğumun dölü.” diyen Tuğrul karşılıyordu.
Sanki her yer birbirine girmişti. Bağırışlar, küfürler havada uçuşuyorken Engin pür dikkat bana bakıyor, üzerime gelerek kuracağı yeni cümle için dudaklarını ayırıyordu ki iki elimle hızla göğsüne vurup onu geri itmek istedim.
“Sen bokları yerken bana mı sordun amınakoyim!” Kilolu olduğundan olsa gerek yumuşak göğsünü avucumda hissederken sert çıkışıma karşılık “Sikimin keyfinden sanane kızım!” diyerek ani bir hamleyle boğazıma yapıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBirden, o kocaman eli boynumda hissettim. Etimin sardı, boynumu avuçladı. Gözlerinin koyuluğu ve o itici belermesi mideme bir kramp gibi inerken boynumu çoktan sıkmaya başlamıştı. Parmakları boynumu mengene gibi sıkarken nefessiz kalışımla bağırışını izledim.
“Gel seni de sikey…” Devamı yoktu. Hiç de olmadı. Çünkü beklediğimin aksine nevrimi döndüren bir darbe gözümün önünde Engin’ in şakağına indi.

siren sesi ile başlamak üzere cinayet dahil her türlü suç 12 saat boyunca yasal olacaktır
Hahahaha
Kdkdkdkkdkkdkkdkkdkk
Aslanım geldi
Boğazımı saran el hafif uzun tırnaklarını tenime kazıya kazıya giderken canımın yandığını hissettim. Kısa bir an ne olduğunu anlayamayıp put gibi kalsam da daha sonra Engin’ in büyük bir şokla sendeleyişini ve çaylıklara tutunarak ayakta duruşuyla Serdar’ ın Engin’ e yumruk attığını anladım. Serdar sessiz ama bir o kadar da hızlı gelmiş, sağ taraftan Engin’ in yüzüne yumruk atarak onu benden çok uzağa yollamıştı.
Her şey bir film sahnesinin çarpı iki hızıyla ilerlemişti sanki. Serdar tek kelime etmeden öyle bir gelmişti ki o ilk sahneyi asla anlayamamıştım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAz evvel yumruğu Engin’ in burnuna gelmişti ama çenesinin de iyi durumda olduğunu söyleyemezdim; çünkü o darbe sesini duymuş, olan biteni görmüştüm. Engin sendelediği yerde dikleşip Serdar’ a doğru yönelirken Tuğrul nefes nefese yanımda durmuş ve avaz avaz “Yarra yedin şimdi piç.” diyordu.
Tuğrulu çok seviyorum
Birkaç kuzenimin daha yanımıza gelmesiyle kollarımı birbirne bağlayıp yavaşça, Sena’ ya tutuna tutuna arkamdaki kütüğe oturdum. Ayakta duracak halim yoktu. Bacaklarım titriyor, kendimi iyi hissetmiyordum. Tek kelime edemeden onları izlerken Serdar bu defa Engin’ in mavi yakasından tutarak arkaya doğru savurur gibi yüzüne kafa attı.
Engin bu defa çaylığa değil beton zemine, Okan Abi’ nin önüne doğru savruldu; fakat Okan Abi düşündüğümün aksine Engin’ i tutmak için hiçbir şey yapmadı. Aksine bir adım gerileyerek koynunda bağladığı kollarıyla onun düşüşünü izledi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEngin düştüğü gibi yerden kalktı. Tüm nefesimi tutmuş, kendime sarılarak “Serdar, Serdar!” diye direnirken Serdar’ a hamle yaptığı sırada gözlerimi sıkıca kapatıp titreyen dudaklarımı araladım. Fakat sandığımın aksine Serdar’ a bir şey olmadı. Hatta Serdar gür sesiyle “NE BİÇİM KONUŞUYORSUN LAN SEN!” diyerek Engin’ in yüzüne bir yumruk daha attı. Engin kısa bir an durur gibi olsa da kendimi toparlayışını görebiliyordum. Bu defa vazgeçmeden Serdar’ a kafa atmak için atıldığı sırada Serdar Engin’ in ensesinden tutarak başını, hızla kaldırdığı dizine vurdurdu. “KİME DOKUNUYORSUN LAN SEN!” Kalın sesi aynı zamanda o kadar gürdü ki bu şaşkın kalabalıkta yankı buluyordu. Sinirini avaz avaz bağırıyor, kinini darbelerle kusuyordu. Bu akşamki tavrından bizi böyle bir sonun beklediğini anlamalıydım. Engin’ i dövmek için durmuş ve istediğini gecenin sonunda almıştı.
Ensesinden tuttuğu Engin’ in yüzünü bir kere daha dizine vurdurdu. “KİME KÜFREDİYORSUN LAN SEN!”

AaaaaaaaaAaaaaaaağğğğğğ açık ara en sevdiğim sahnelerden biri buydu

Uzumlu kwkim ses tellərinə yazikkkk bagirmaa
Vur Serdar vurrrrrr gebert şerefsizi
Kime dokunuyorsun lan senn
Aslanım be nasıl da kükrüyor
Aslan ya
Karanlık rüzgarda beton zemine kan damladı. Kimse karışmadan, tek kelime etmeden Serdar’ ı izliyorken ben ellerimle yüzümü kapatarak başımı yere eğdim. Karışık geliyordu bana. Her şey karmaşık, korkutucu ve vahşi. Bu anlara şahitlik yapmak istemiyordum; çünkü biliyordum ki zihnimden bir daha çıkmayacak, gecenin bir vakti özellikle, sürekli aklıma gelecekti. Durup durup kurmak içimi deşecekti ve ben bunu istemiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“SENİN GÖLGENİ SİLERİM LAN YERYÜZÜNDEN! SEN KİMSİN LAN!”
Gözlerim kapalıydı, benden bahsediyordu. Öyle bir bağırıyordu ki, bu bağırışlar darbe sesleriyle birleşince ben daha da korkuyordum. Rüzgarda sallanan ağaçlar uğuldamayla sanki bize yanıt veriyorken Serdar’ ın yankı bulan sesi kalbime ilişiyordu. Biri canını yakmıştı da, avaz avaz can alıyordu Serdar.
Etrafımı kuzenlerim sarmıştı ama ben Serdar için korkuyordum. Bir şey olmuyordu biliyorum, ama ya olursa hissinden de bir türlü vazgeçemiyordum. Bu bağırışların sonu beni korkutuyor, yeni bir meçhullükle etime batıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeniden başımı kaldırarak ağlamaklı bir halde o tarafa baktığımda dayılarım “Olgun sakın!” diyerek kocaman bıçakla evden çıkan kuzenime koşmaya başladı. Olgun Abi kuzenimdi. Şu bir saat kadar evvel çardakta sinirlendiğim Zeynep’ in eşiydi ve muhtemelen o da Serdar’ a bilenmişti. Anlaşılan böyle olunca da geri durmamış, kargaşayı fırsat bilip kendini meydana atmak istemişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSadece Serdar’ a bakarak bağıra bağıra “Dayı bıraaak!” dedi. Okan Abi önüne geçse de Olgun dinlemiyor, Serdar’ a doğru koşar adımlarla geliyordu. Umut Abi ve Özkan yanımdan ayrılıp o tarafa yönelince birden ayağa kalkarak “Serdar.” dedim. Ama bunu o kadar kısık söyledim ki ben bile zor duydum.
Elim kolum titriyor, ilk defa ne yapacağımı bilemiyordum. Oysa böyle anlarda her zaman zihnini dinç tutan bendim. Şimdi orada Serdar var diye sanırım, ilk defa bir sahne karşısında korkuyla kalakalıyordum.
Ayaklarım yere bağlanmıştı, gidemiyordum. Gözlerim korkuyla dolmuş, Serdar’ a bir şey olacakmış hissi beni bırakmıyordu. Gözlerim kararıyor, ellerim titriyordu. O kadar kalabalığın arasında kimse Olgun Abi’ yi durduramıyordu çünkü bıçak çok büyüktü ve tahminen keskinliğinden korkuyorlardı.
Emir olsaydı böyle olmazdı. Başkan olsaydı böyle olmazdı. Sena’ nın babası burada olsaydı böyle olmazdı. Tek tek bunları düşündüm, duruma bir çare aradım ama olmadı. Kimsenin durdurmaya gücü yokken ben bir umut yalnızca düşündüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar son tekmesini yerde yatan Engin’ in kasıklarına doğru indirirken Olgun’ a bakarak sağ elini gel dercesine salladı. Eliyle birlikte sesi de yükseldi sonra. “Gel gel. Sen de gel, seni de bir güzel sikeyim.”

Huhuuuuu
Hahahaha gel ulan
Adam ya

Adam s.kmelere doymadı anasını satim
Gel gel daha rahatlayamadı aslanım
Olgun zaten o tarafa gidiyordu. Serdar böyle deyince daha da hızlanıp “Bela mısın lan sen bizim başımıza!” dedi. Serdar nefeslerini düzenleyip indirdiği eliyle ona gelmesini beklerken Olgun bağıra bağıra devam etti. “Kimsin ulan sen? Gelmişsin burada bize kabadayılık yapıyorsun.” Hızlandı, aralarındaki mesafeyi kapatıp bıçağı kaldırdı ve Serdar’ ın kalbine saplayacağı sırada nefesimi tutmamla Serdar’ ın Olgun’ un bileğini tutup bıçağı kendi boğazına çevirmesi bir oldu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOlgun Abi zaten Serdar’ ın yanında ufak tefek bir şeydi Engin gibi değildi. Hani derler ya bir vurumluk canı var, öyleydi işte. Ama yine de o koca bıçağı görünce korkmuştum işte.
Serdar o korktuğum bıçağı tek hamlede Olgun Abi’ nin eliyle onun gırtlağına dayadı. Sırtını göğsüne yaslayarak kolunu boynundan dolayıp kulağına doğru eğilerek “Tanışalım.” dedi. “Serdar ben. Serdar Soylu.”
Huuuhuuuuuu ateş ediyor ateşssssss
SERDAR SOYLU diye uluyacaz snsjsjsjsj
Wuuuuuuuuuaqaaawwww
Adam ateş
Tüm kanım çekildi. Ayaklarımı hissetmiyordum ama Serdar’ a koşmak istiyordum. Ona sarılmak, göğsünde derin nefesler almak ve onunla birlikte sakinleşmek istiyordum ama yapamıyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar ayağının arkasıyla baygın olan Engin’ in elini arkaya ittirerek bıçağı Olgun Abi’ ye bastırdı. Olgun Abi bağırınca ‘kanıyor, oha boğazını mı kesiyor, şah damarına gelecek ulan, komutan olum adam yapmaz.’ gibi cümleler birbirine girdi.
Annem ikimizin arasında bir yerde durup hangi tarafa gitsem der gibi bir bana bir ona bakarak sonunda Serdar’ a döndü. “Serdar yapma oğlum.” derken dayılarım ve birkaç kuzenim “Serdar yapma.” eşliğinde başında toplanmıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar o kadar sinirliydi ki bana yan duran bedeninden bunu görebiliyordum. Uzun boyu ve kalıbıyla inip kalkan bedeni, siyah tişörtünü savuran rüzgar bize meltemdi. Boynuna bıçak dayadığı Olgun’ un yanında kocaman oluşu, Engin’ in ise baygın duruşu kalbimin daha hızlı atmasına sebep oluyordu. Ah benim siyah devim…
Ağlamıyordum, ağlamayacaktım da ama tüm bedenim titriyordu. Serdar bile diyemiyordum. Konuşamıyor, ona yapma bırak da yanıma gel diye seslenemiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımda dikilen Sena elimi, Yeliz omzumu tutunca yanımdaki kalabalığa bakmadan bana doğru gelen anneme yöneldim kısa bir an. Her şey ürkütücü, her yer karanlıktı. Bu hengamede kendi ışığımı bulmak isterken annem sakin bakışlarının arasında “Hazoşum.” diyerek endişeli bir sesle önümde çöküp ellerimi tuttu.
Kısa bir an anneme bakarken titreyen bedenimle, birbirine kenetlediğim dişlerimle iyiyim der gibi başımı sallasam da aklım hala Serdar’ daydı. Az ileride duran siyah devime yeniden döndüm ve o dönüşle annemin ellerini sıkıca tuttum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDayımlar Serdar’ la ne konuşuyordu bilmiyorum ama sonunda Ziya Dayım bana doğru adımlayarak dayanamayıp yeniden Serdar’ a döndü. Ufak bir panik halindeydi, tahminen Serdar’ ı bulunduğu durumdan vazgeçirmeye çalışıyordu ve bunu da bana doğru kaldırdığı eliyle beni gösterip “Bak bu kız burada perişan oldu.” diyerek destekliyordu.
Zaafı olduğumu onlar da anlamıştı. Ki, anlaşılmayacak gibi değildi. Sonuçta tüm bu hengamenin sebebi bendim.

Herkes adamı çözmüş
Çok güzel seviyor
Eee olanlardan sonra çözmüş herkes adamı
Oy verip yorum yapmayı unutmayalım lütfen…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDayımın bana doğru uzattığı el sayesinde herkes bana dönerken birbirine kenetlediğim dişlerimle yutkundum.
Serdar dakikalar sonra ilk defa o an bana baktı. Ben öylece oturmuş, tam önümde diz çöken annemin ellerini tutarken onun bakışları üzerimde durdu. Elinde bıçak, kuzenimin boynunda kan, onun ve Engin’ in etrafında insanlar…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerimiz buluşunca yüzümü buruşturup lütfen gel der gibi başımı hafifce yana yatırdım. Bugün biz birlikte olalı dördüncü gündü. Bölük pörçük bir dört günümüz vardı Serdar’ la… Hiç konuşmadık ama bu, onun gözünde de benim dilimde de lütfen gel demekti. Zira anlayacağını da biliyordum. Henüz çok yeniydik ama ihtiyacım olduğu her an benimle olan Serdar eminim ki şimdi de beni anlayacaktı. Ona ihtiyaç duyduğumu tek bir bakışımla bilecek, iki eli kanda da olsa gelecekti.
Öyle de oldu, gözlerine değen tek bir bakışımla beni anladı ve kısa bir an duraksadı. Kuzenimi ittirircesine bırakırken elindeki bıçağı alması için Okan Abi’ nin önüne atarak bana doğru yöneldi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDik duruşundaki endişe benim içindi. O koca devin kalbinde yer aldığım her bir hücre benim için çarpıyorken Serdar sadece bana geliyordu. Bir beni biliyor, bir beni sayıyordu.
Ona bakıp oturduğum yerde dikleşirken arkaya doğru savrulan saçlarımla şu geceyi kazasız belasız geçirmekti tek dileğim. Serdar’ ı da alıp buradan gittikten sonra bir daha gelmeyi hiç düşünmüyordum. Kaçmak değildi, bu yalnızca Serdar’ ı bir beladan kurtarmaktı. Ki karakterini biliyordum, bulaşırsa sonu gelmezdi, katil bile olurdu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDüşüncelerim hızla kalbimden, aklımdan akarken o kadar çok şey geçiyordu ki, hiçbirini tutamıyordum. Yalnızca sarılmak vardı benliğimde. Onu da alıp buradan giderken sakince Serdar’ da kalmak.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ ın bize doğru geldiğini gören annem kenara çekilip ikimize yer açarken siyah devimin tıpkı annem gibi dizlerinin üzerine çöküp bana sarılmasıyla “Al onu Serdar.” dedi. “Al Hazan’ ı da inin aşağıya oğlum haydi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapElleri sırtımda ve saç diplerimin sonunda bütünleşti. Tenime değen hızlı soluklar, içime dokunan endişeli hali tüm duygularımı coşkuyla kavrarken başımı herkese inat boynuna bıraktım. Kimsenin bakışı, kelamı, duruşu, lafı umurumda değildi şu an. Çünkü utancımı bir korkuya bırakırken yalnızca ikimizi düşünüyordum. İçinde bulunduğumuz durum benim tüm dengemi sarsarken ihtiyacım olan güvende kendime yeni bir yaşam buldum.
Başımı dayadığım göğüste ilk defa bu kadar tedirgindim. O kadar korkuyordum ki tek kelime edemiyordum. Ne Engin’ e dövüşü ne de Olgun Abi’ nin boynuna dayadığı bıçak aklımdan çıkmıyordu. Serdar cidden korkutucu bir adamdı. Ona siyah dev dediğim kadardı yani. Benim gözümde yer yer her ne kadar yumuşak kalsa da bazı anları hala en korkutucu yanlarıydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar “Yavrum iyi misin?” diyerek geri çekilirken annem de arkasını dönmüş teyzemle konuşuyordu. Bize bakmayarak bu anımıza müsaade ettiğinin bilincindeydim ve içten içe bunun için ona teşekkür ediyordum.
Baş parmaklarıyla göz altlarımı kavrayıp yanaklarımı okşayarak tedirginlikle gözlerimi taradı. Yüzüme fazla yakındı. Ondan güç almak ister gibi bileklerini tutarak başımı olumlu anlamda salladım, fakat bu ona iyi olduğum konusunda yetmeyecek gibiydi. Çünkü Serdar o koyulaşan göz bebekleriyle nereye bakacağını iyi biliyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSağ elini çeneme koyarak başımı hafif yukarı kaldırdı ve aynı anda eğilerek boynuma bakmaya başladı. Ben boynumun sızısını hiç hissetmemiştim. O kadar paniklemiştim ki o anı da, o eli de Serdar’ ı izlerken unutmuştum.
Kaşları çatılmış, tuttuğu nefesiyle çenesi kasılmıştı. Engin’ in sıktığı ve düşerken tırnaklarını geçirdiği tenime bakıyordu ama ben biliyordum ki düşerken etimi çizdiği için boynum kızarmıştı. Matah bir hal içinde olduğunu tahmin edebiliyordum. Sandığım gibi olmalı ki Serdar boynumu inceledikten hemen sonra dişlerinin arasından bastıra bastıra “Amına koyduğumun iti!” diyerek hızla ayaklandı. O ayaklanınca ben iki elimle bana doğru olan bileğini tutup panikle “Serdar.” dedim. Fakat bu, elimden kayıp giden ellerle hiç de işe yaramadı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTüm bunlar benim paniğimden onun ise sinirindendi. Umut ve Özkan Serdar’ ın önüne geçip “Abi tamam, adam baygın zaten.” diyerek omzuna dokunsalar da Serdar küfreder gibi “Çekilin lan!” diyerek o tarafa bir kaç adım daha attı.
Dayım ve Okan Abi’ de Serdar’ ın o tarafa gideceğini anlayıp bize doğru gelirken Serdar sinirle onu tutmaya çalışan kuzenlerimi ittirip Engin’ e ilerliyordu. Okan Abi hızlanıp dayımı geçerek “Serdar.” dedi. “Adam bayıldı görmüyor musun abi. Daha ne yapacaksın.” Serdar ona engel olmaya çalışan Özkan’ ı da ittirip önündeki insanlara doğru ilerlemeye devam etti. “Öldüreceğim lan!”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÖnüne kim geliyorsa onu sağa sola savuruşuyla karşısında kimsenin duramayacağını anlıyordum. Serdar’ ın gücünü ilk defa istemiyor, ilk defa birinin onu durdurmasını istiyordum ama biliyordum ki bunu da benden başka kimse yapamayacaktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapŞu an gel desem gelmezdi. Yapma desem yapmazdı biliyorum. Onu bu durumdan nasıl vazgeçireceğim konusunda hiçbir fikrim yokken ayaklanarak Serdar’ a doğru hızla ilerlemeye başladım.
Engin’ in ve Olgun’ un etrafındaki kalabalık gürültüye odaklanmadan önündeki Okan Abi’ yi ve dayımı geçen Serdar’ a bakıyordum. Her şey çok karmaşık, çok âniydi. Bana geçmişin bazı anlarını hatırlatıyorken yine de sakin kalmayı deniyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİlerledim. Gözlerine bakarsam yapmazdı belki. Belki biraz yalvarsam, bana bakarken gözlerimi doldursam? Onu vazgeçirmek için her şeyi denemeye hazırdım. Öyle de ilerledim, ama henüz attığım dördüncü adımda sağ yanıma giren keskin sancıyla olduğum yerde durarak aniden “Hii!” dedim. Acıyla elimi göğsümün hemen altına koydum. Aynı anda hafifçe yere doğru eğilerek iki büklüm olmam elimde değil, tamamen refleskti ve sancının gitmesi için kendi kendime kurduğum bir halmeydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTuğrul ve Sena bana ilerleyip arkamdan “Hazan!” diye bağırırlarken keskin bir bıçak darbesini daha elimin altında hissettim.

Bu sahneyi ilk okuduğum zaman betimlemeden kaynaklı Hazan'ı birinin bıçakladığını sanmıştımjsjsjsjsjusjsjsjs
Canım o kadar yanıyordu ki kendimi kısa bir an ortamdan soyutladım. Kendi içimde yaşadığım ve sırası olmayan bir anda gelen acı beni yenik düşürüyordu. İstemiyordum, günler sonra sırası değildi.
Hareket edecek halim olmadığından kesik nefesler alarak olduğum yerde durmaya devam ettim. Derin bir soluk alamıyordum, aldığım her nefes sanki ciğerlerime batıyordu ve ne yazık ki ben bunu öğreneli epey olmuştu.
Sol elimle bacağımı sıkarak acımı başka yöne çekmek isterken aynı anda sağ elimle sancıma bastırdım. Karanlığın ortasında, yere doğru uzanan saçlarımla elimi kendime bastırmaya devam ettiğim sırada Serdar yeniden beni bulmuş, bu defa arkamda kalarak elini hemen elimin altına koymuştu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hazan!” dedi. Yaramı kendi elleriyle sarmak gibi, acımı avucuyla almak ister gibi.
Boşta kalan eliyle alnımdan tutup saçlarımı geriye attırarak adeta tüm bedenimi kavradı. “Sancın mı var?” Sesi kısılmış, solukları hızlanmıştı. Yutkunarak başımı olumlu anlamda salladım ve elimin üstündeki eli sıkıca tutarak “Gidelim.” dedim. Hala sancıyordu. Az evvelki kadar keskin değildi ama canım hala yanıyordu ve biliyordum ki oturup iki büklüm olmadan bu sızı geçmeyecekti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSanki bıçaklanıyordum. O keskin ve bir o kadar da sert acıyı tüm organlarımda hissediyorken gözlerimi sıkıca yumarak kendimi sıktım. Geçeceğinden emindim, biraz daha zamanı vardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBunu dilerken, çok kısa bir an “Tamam yavrum.” diyen Serdar’ la beklerken kuzenlerim ve dayımın yanımıza geldiğini anlayabiliyordum. Tanımadığım bir ses Engin için olsa gerek “Ambulans yaklaşmış.” diye bağırdığı sırada dayım ve Okan Abi “Dayım iyi misin? Hazan ne oldu?” diyordu. Umut Abi Özkan’ a “Ne oldu lan birden?” diye sorarken onların ne olduğunu anlamayışıyla “Ayağımı burktum.” diyerek kesik bir nefes aldım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAyağımı burkmadığımı Serdar’ da ben de kızlar da biliyorduk ama kuzenlerime başka bir açıklama yapamazdım. Zaten karanlıktaydık ve tam olarak neremin ağrıdığını bir tek benimle birlikte boşluğumu tutan Serdar anlamıştı. Dayım “Hadi Serdar.” derken Serdar çoktan eğilerek bir elini bacaklarımdan bir elini belimden geçirerek beni kucağına almıştı. Bu konuda dayımı dinleyeceğini sanmıyordum. O zaten her konuda bildiğini okuyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOy verip yorum yapmayı unutmayalım lütfen…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşım omzuna giderken Serdar az ilerideki arabaya doğru ilerleyip yanımızda yürüyen Tuğrul’ a seslendi. “Tuğrul, abim benim arabayı sen kullanır mısın?” Biz bu olay olmasaydı zaten hemen inecektik Trabzon’ a. Tuğrul, Sena, Yeliz, Serdar ve ben merkeze inecektik sonra Serdar gidecekti. Engin gelince her şey karıştı, her şey birbirine girdi.
Elim hala sağ tarafımdaydı ama yine de ağrım vardı. İki büklüm olup o şekilde kalmayı istiyordum. Böylece kendimi daha iyi hissedecek ve sancıyla baş edecektim. Geçerdi, bir iki dakika içinde tamamen geçerdi eminim. Yutkunarak gözlerimi kapatırken Tuğrul peşimizden gelerek “Kullanırım tabi abi.” dedi. Sonra karanlık yolda bizi takip eden kızlara döndü. “Bizimkini de Sena alır.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar bana döndü. “Çok mu ağrıyor?” Telaşı soluklarına karışmış, böylece bir an önce gitme fikri ona da geçmişti anlaşılan.
Kaşlarımı havalandırıp etrafımda dağılan buklelerimle “Geçer şimdi.” derken kapıları açık arabaya gelmiştik.
Tuğrul arka kapıyı açıp şoför koltuğuna doğru ilerleyince Serdar eğilerek beni yavaşça arka koltuğa bıraktı. Bu sırada Sena’ ya ve Yeliz’ e el uzatıp orta koltukta öne doğru eğildim. Ellerim karın hizamda birleşmiş, nefesimi tutuyordum. Kızlar Tuğrul’ un arkasındaki kapıyı açıp endişeyle bana baktılar. “İyi misin?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEğildiğim yerde tarafa döndüm ve başımı sallayıp kaşlarımı havalandırdım. “İyiyim. Geçer şimdi.” Serdar kapıyı kapatarak anahtarı Tuğrul’ a uzatırken bir yandan bana dokunuyor, varlığını belli ediyordu.
Yeliz “Su getirelim mi?” deyince başımı iki yana sallayıp “Yok.” dedim. “Dikkatli gelin.” Kızlar beni onaylayıp arabanın kapını kapatınca Serdar iyice bana döndü.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir eli sırtıma gitti, diğer eli çenemi kavradı. “Hazan…” Ona bakmamı çok ufak bir dokunuşla sağlamak istemiş ama başaramamıştı. Sancım yavaş yavaş azalırken “Hıı.” diye inleyerek dizlerime doğru daha da eğildim. Elini hemen tişörtümden içeriye soktu ve etimi kavrayarak avucunu tuttuğum yere bastırdı. Sütyenime değişi umurumda değildi. Tenime dokunuşu da öyle. Zira Serdar olaya cinsellikle bakamayacak kadar endişeliydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSancım epey azalmıştı. Artık ciğerimde bir bıçak hissetmiyor, kimse böbreklerimi avuçlarının içine almış sıkmıyordu.
Serdar “Tuğrul hastaneye.” diyerek boşta kalan elini alnıma koyunca oturduğum yerde doğrularak “Ay hayır geçti.” dedim. “Gitsek de bir şey yapmıyorlar.” Bunu daha evvel konuştuğumuzu hatırlıyordum. Hatta Serdar bu konu için kuzeni Hande’ yle de konuşmuştu. Şimdi panikliyordu biliyorum ama gereksizdi. Yapılacak bir şey yoktu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ a dönüp başımı hafifce geri yasladığımda sol eliyle çenemi kavrayarak mırıldandı. “Gel bana bakayım.” Gözlerime bakıyordu ama o sert Serdar’ dan eser yoktu. Tüm gardı düşmüş, yorulmuştu sanki.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBedenimden çıkarttığı elini ona daha rahat gitmem için belime, diğerini ise kalçama koydu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTüm gün bu anı beklemişim sanki. Hiç itiraz etmedim, onun da yönlendirmesiyle ayakkabılarımı çıkarttım ve tek kelime etmeden sırtımı Serdar’ ın hemen yanındaki kapıya doğru vererek bacaklarımı orta ve Tuğrul’ un arkasındaki koltuğa doğru uzattım. Arabanın karanlık olmasından da kaynaklı rahattım. Tuğrul’ dan çekinmiyor, arabaya bindiğimiz gibi müzik açtığı için ise sesimin duyulacağını sanmıyordum. Normalde böyle bir huyu yoktu aslında, ama eminim ki bizim için yapıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBedenim ona yandı ama Serdar belimin iki yanından tutup alnıma doğru eğilerek dudaklarını tenime bastırdı. “Çok mu ağrıyor?” Geri çekilip gözlerime baktı. Kaşları havalanmıştı. “İyi misin şimdi?” Bu endişeye kendini kaptıran siniri yüzünden silememiş, koyuluğu ve burundan solumaları dinmemişti ama yine de bana daha sakin davranmaya çalışıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAz evvel tuttuğu yeri siyah hırkamın altından yeniden tutarak kısa bir an o tarafa baktı. “Geçti mi?”
Sesi epey kısık ve boğuktu, ama hareketlerinde hiçbir eksiklik yoktu. Tuğrul var diye benden uzak durmuyor, canım yandığında takındığı endişeyi taşıyordu.
“Geçti.” diyerek kollarımı boynuna dolayıp başımı göğsüne bıraktım. Gözlerimi kapattım, karanlık bir orman misali kokusu ciğerlerime karıştı. Teni tenimi yakarken kollarını sıkıca bana sarıp bedenimi sıka sıka boynuma eğildi ve defalarca özlem giderir gibi tenimi öptü.
Sardı sarmaladı, boynumu defalarca öpüp kokladı, çaresiz “Yavrum…” larının arasında daha fazla diyecek bir şey bulamayıp soluk aldı, beni kendine kattı derken ona olan açlığımı hiçbir zaman aşamayacağımı anlayarak boynunu öpüp mırıldandım.
“Çok korktum, sana bir şey olacak sandım.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHala içimde bir korku vardı. Hala ufak da olsa titriyor, çıktığımın hengameden kendimi bir türlü alamıyordum. O kavga, o sesler, o kalabalık beni her daim tedirgin etmişti.
Serdar geri çekilip gözlerimin içine baka baka “Korkma yavrum.” derken belime sardığı sol kolunun aksine sağ eli saç diplerime gitti. “Bak geçti tamam.”
Buradasın, kollarımdasın demekti bu… Biliyordum, onunla olmak dünyalara bedeldi ve ben bu gerçekle bir ömür yaşayabilirdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBöyle iki yana dağılmış kalın buklelerim yüzümün bir kısmını kapatıyorken uzun kirliklerimin arasında onu izliyor olmak iç gıdıklatıcı bir duyguydu.
O bana hayran bakışlarının göz dolduran yanlarıyla yüzümü yeniden avuçlarına aldı. Bir mucizeyi sever gibi, bir gülü izler gibiydi.
“Benim güzel yavrum.” diyerek yeniden alnıma eğildi. Bana değen göz bebekleri yüzümün her bir yerinde geziniyor ve kendime bir yuva arıyordu sanki. Bulduğu yuvayı seviyordu sanki…
Ah şunların şu halleri beni bitiriyor be
Bu defa dolgun dudakları burnumun ucuna gelince dudaklarıma bakıp yutkunarak yeniden başımı boynuna yasladı. Sert parmak uçlarını hissediyordum. Kendinden bile sakınıyordu beni. Şu haldeyken, ben bu haldeyken dudaklarımı öpemiyordu ama bunu ne kadar istediğini o kımıldanan adem elmasından dahi anlayabiliyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBirkaç derin soluğun ardında beni kendinden uzaklaştırarak göz teması kurdu.
“O şerefsiz sana neden takık?” dakikaların ardından varacağımız yer hep belliydi. Saatlerdir onda bir soru işaretiydi Engin. Şimdi öyle az evvelin aksine çatık kaşlarla bana bakıp soru soruyordu ama sinirini de beni korkutan gözlerinde görebiliyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerimi kısa bir an yumup açarak “Kuzenimle evli.” dedim. Ondan saklamak istemiyordum, ki bu halde susarsam Serdar daha da sinirlenecekti bunu biliyordum. Ağrım geçmişti, Serdar yanımdaydı ve köy artık uzakta kalmıştı. Sena tam arkamızdan geliyorken bize doğru yaklaşan ambulansla Serdar’ ın bakışları kısa bir an yola gitti.
Her şey daha iyiydi yani. Ben rahattım ve o anlar geride kalmıştı. Şimdi istediğim kollarda kendime bir liman bulmuşken başımı Serdar’ ın omzuna yatırarak sağ elimi ortamıza aldım.
“Biz bir ara çok samimiydik o kuzenimle. Engin’ in kuzenimi aldattığını görünce Ebru’ ya söyledim. Ama o düşündüğümün aksine herhangi bir şey yapmadı.” Böylece ihale de bana kaldı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOy verip yorum yapmayı unutmayalım lütfen…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımın yanındaki sol elimle Serdar’ ın omzunu okşarken ne kadar gerildiğini daha net anlayabiliyordum. Ağzının içinde mırıldandığı küfürlerden olsa gerek benden uzaktı. Başını geriye yaslamış, belimdeki ellerle beni sarsa da inip kalkan bedeni bizim aksinize epey gergindi. Yeniden doğrularak elini çenemin altına koydu ve boynuma baktı.
Zihnini okuyamasam da bakışları kendini ele veriyordu. Bu burada kalmayacak, ona bir şey yapacaktı ve ben bunu istemiyordum.
Başımı sağa doğru çevirerek lütfen der gibi “Serdar.” dedim. “Aklından geçeni yapma.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDurup gözlerime baktı. Bambaşka bir Serdar vardı karşımda. Kucağında oturduğum adam hem çok yakışıklı hem de çok korkutucuydu. Bu sinir bana patlamazdı biliyorum, ama yine de gerilmeden edemiyordum. Ondan korksam da “Serdar lütfen.” diyerek iyice ona döndüm. Ellerim sert göğsüne gitti. “Birdaha bulaşmanı istemiyorum bak ne olursun.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapFaçalı kaşı havalanmadı bile. Öyle donuk, canı öyle sıkkındı ki yüzü yumuşamadı ama bakışları değişti sanki. Beni dinlemeyecekti biliyorum. Ne yaparsam yapayım bildiğini okuyacağından emin olmak bu defa çok berbat bir histi. Benim yüzümden bu kadar olaya girmesi canımı sıkıyordu ve bu gözlerime sabitlenen bakışlarda da aksi yoktu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBelimdeki eli hareketlenip sırtıma doğru çıkarken sağ elini saçlarıma yerleştirerek parmak uçlarıyla dairesel hareketler yapmaya başladı. Hiçbir şey demedi, yalnızca yapmak istediğini yapıyordu. Aramızda yine derin bir mesafe oluşmuştu ama bu defa bu mesafenin sebebi biz değil ondaki sinirdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeniden “Serdar.” deyip başımı yana yatırınca o da başını koltuğa yaslayarak “Söyle yavrum.” dedi. Hem çok yorgun, hem de bana her zaman yumuşak gibiydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNe söylesem boşa gidecekti, ne desem vazgeçmeyecekti biliyorum. Bu yüzden ellerimi göğsünden omuzlarına doğru çıkartarak gözlerimi rahatlıkla kapattım.
Ben susunca o da sustu. Konu şimdilik kapandı ama o saçlarımı ovmaktan vazgeçmeyip ikimizi bu ana sürükledi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTenime bulaşan parmaklar saçlarımı severek okşarken çok iyi geliyordu. Bana dokunmasını ve saçlarımla oynamasını ilk anımız dahil her an çok sevmiştim. Böyle tüylerim diken diken olurken kalbim hızla çarpıyordu da ben rahatlıyordum ya hani, bu bambaşkaydı… Serdar’ a dokunuyor ve kapalı gözlerimle kendimi bu ana bırakıyordum. Saçlarım onun parmaklarıyla şifa bulurken üzerinde olduğum adamın heybeti ve kokusu bana yetiyordu…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapRahatlamanın verdiği hisle yüzümü ekşitirken Serdar parmaklarını daha yavaş hareket ettirerek mırıldandı. “Çok mu acıyor güzelim?” Sesindeki o kıyamamazlık, endişe ve merak bana, beni ne kadar sevdiğini anlatıyordu. O sussa dahi kelimelerindeki yumuşaklık susmuyordu…
Kaşlarımı olumsuz anlamda kaldırdım ve başımı bu defa omzuna eğip kollarımı boynuna dolayarak boynunu öptüm. “Çok iyi geliyor Serdar.” Serdar’ a ne zaman sevgilim diyebilecektim bilmiyorum. Kucağında olmak neyse de, ondan halâ çok utanıyordum. Serdar’ a sevgilim diyemeyecek kadar, hatta yer yer ondan çekinecek kadar tuhaf hissediyordum kendimi. Ama biliyorum, onun da zamanı gelecekti.

Birine boyutlara geleceğiz
“Niye daha önce açmadın ki saçlarını? Benim de aklıma gelmedi hiç. Bu akşam sen tokayı çıkartırken fark ettim.” Şakağımı öptü. Sesi kısıktı ve arabada yükselen şarkı bizi bastırıyordu. “Çok acıdı mı?” Dakikalar evvel öfkeyle soluyan adam neredeydi? Benim mızmızlığımla her şey dinerken kendimi bu Serdar’ da daha rahat hissediyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı omzunda yeniden iki yana sallayıp “Cık.” dedim. “Ecrin oynadı biraz iyi geldi. Şimdi de sen ovuyorsun çok iyi geliyor. Eve gidince de kızlara ovdururum.”
Omzunu hafif kaldırıp destek alarak şakaklarımı bir kez daha öperken yerimde kımıldandım ve yüzünü avuçlayıp dudaklarımı çenesine bastırdım.
“Kimdi o kadın?”
Hızlı hızlı farklı konuya sapıyordu. Kaçıyor muydu yoksa canım yandığından rotasını mı değiştiriyordu bilmiyorum ama Engin konusunun kapanmış olması beni rahatlatmıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSesi kısa bir an yükseldi. “Ona ne oluyor senin kilondan okulundan?” Belli ki en başa gidecekti, pekala… Arkamızda bıraktığımız enkazı yok sayıp kendimi tutamadım ve tebessüm ettim. Çünkü görünen o ki okuldan bile çok kiloma takmıştı Serdar.
“Zeynep yaa. O bıçakla gelenin eşi işte. Seviyor boş konuşmayı, boş ver.” Serdar’ ın kaşları çatılırken başımı kaldırıp göz göze gelince devam ettim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Okul konusunda ciddi miydin sen?” Kötü bir şey söylemişim gibi tek kaşı havalandı ve “Şaka yapar gibi bir halim mi vardı Hazan?” dedi. Yeniden kızmasını istemiyordum.
Bana böyle bakmasını da istemiyordum ama çok gergin olduğu için bu halde olduğunun da bilincindeydim. Azarlandığımı hissettiğimden alt dudağımı sarkıtarak gözlerimi ondan kaçırdım. Dudaklarımı dişlediğim sırada başımı omzuna yaslayarak yeniden şakağımı öptü ve bir kez daha soludu. “Seni bir yerde çalıştırmama konusunda hala aynı fikirdeyim. Ya okulunu bitirir mesleğini eline alırsın ya da sana bir iş yeri açarız kendi işini yaparsın. Ben seni öyle sağda solda çalıştırmam. Hiç çalışmak istemezsen de asla sorun değil biliyorsun. Başımın üstündesin, hatta işime gelir. Ama bu konuda sen neyi nasıl istersen o olacak. Ki aynı fikirde olduğumuzun da bilincindeyim. Sen de öyle saçma sapan yerlerde çalışmak istemezsin bence.”
Yani doğruydu. Neden okulu bitirip avukat olmak varken başka bir iş yapayım ki? Emir altında da çalışamayacağımı dile getirmiştim, yani bu konuda bizden yana sorun yoktu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Zayıflamanı falan da istemiyorum, milleti dinleyip saçma sapan zayıflama işlerine kalkışma sakın. Ben senin böyle seviyorum. O kalça ele gelecek” Öyle bir şey yapmazdım da böyle bir anda bile Serdar’ ın geldiği konu içimi bir tuhaf yapmıştı. Kalçanın ele gelmesi, bendeki tüm kanın yüze gitmesiydi. O bunu rahat rahat sinirle söylemişti ama ben kıpkırmızı olarak keyiflenmiştim.
O kalça bir gün gelecekti ele demek ki, pekala…
Tüm bunları bile bile, hatta isteyerek omuzunu okşarken aklının takıldığı yerde gülümsedim. Konumuz asla kalçaya sapmamalıydı. Bu yüzden de “Yok.” diyerek konuyu geçiştirmek istedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapCebinden titreyen telefonu çıkartıp Dilan yazan kişiyi sessize alınca “Kim o.” diye mırıldandım. Aksi bir şey beklemiyordum sadece merak etmiştim ki “Kuzenim.” diyerek içimi rahatlattı. “E saat kaç olmuş arıyor, açsaydın keşke Serdar belki önemlidir.”

Diloşşş
“Yok.” deyip telefonu bacaklarımın altına attı. Sonra da eli sol dizimde durdu. Alnımı tekrar tekrar öperken parmaklarının tersiyle yüzümü okşayıp boğuk sesiyle “Sen varken kimseyle uğraşmak istemiyorum.” dedi. “Biraz böyle kalalım, inerken ararım konuşuruz.” Biraz böyle kalalımdan kastı sarmaş dolaş halimizdi. Elinin dizimden yukarıya, okşaya okşaya baldırlarıma çıkıyor haliydi. Onun kucağında neredeyse yatıyor oluşum, yüzümü seviyor haliydi ve ben de bundan delice memnundum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGülümseyerek sol elimle yüzünü sevdim. Başım omzunda ne kadar kalabilirsem o kadar kaldım boynunda, koynunda. O sert ellerinin aksine bacaklarımı usul usul okşarken ben ıslanmamı bu defa umursamadım. Onun kokusu, onun teni, onun güven veren bedeni derken bizi biz yapan ne varsa her şeyin birleştiğine emindim. Olmuştuk; bir bütün, bir gönül, bir bahar.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSonunda uzandığım yerde kımıldanarak “Serdaar?” dedim. Sesim hesap sormuyor, sakin sakin merak barındırıyordu. Gözlerime bakınca parmaklarımla yüzünü okşamaya başlayıp devam ettim. “Dayımlara falan sen mi söyledin bizi? Kimse şaşırmadı ya.”
Kaşları kısa bir an çatılırken yüzümü severek sakin bir halde “Ben böyle şeyleri dayıya kuzene söylemem.” dedi. O kadar başkaydı ki gözümde, Serdar aklı başında koca bir adamdı da ben ufacık bir kızdım sanki.
Merakla onu izlerken devam etti. “Söylenecekse babaya söylerim, ki onu da söyledim. Dayınlara Melek Teyze demiştir benim haberim yok.”
Sen nasıl bir mükemmel bir şeysin bee
Ay ay ayyy
Yol yordam bilen adam…
Oysa ben Serdar söylemiştir diye düşünmüştüm, ama bu şekilde düşünmesi de hoşuma gitmişti. Süleyman Amca’ yı babam gibi görüyor olması hele… Serdar’ la aynı kişileri seviyor olmamız cidden çok güzel bir noktaydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Anladım.” diyerek göğsüne doğru döndüm iyice. Yüzümün her bir yerinde dolaşan elleri beni huzura iterken kollarımı boynuna dolayarak dudaklarımı boynuna sürttüm. Bacaklarımdan uzanıp belimi sevdi, beni bu dokunuşumla sıkıca sararken saçlarımı okşayarak yüzümü bir kez daha öptüğünde kımıldanarak oturuşumu düzelettim. Fakat bu hareketimle sütyen ipim bir kez daha çıktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHuzursuzluğum bu yüzden ikinci defa gün yüzüne çıksa da bu konuda bugüne göre daha rahattım. Hatta Serdar’ a takar mısın diyecektim ama önce Tuğrul’ u kontrol etmem gerekiyordu. Yavaşça arkamı dönüp şarkının ritmiyle kafa sallayan Tuğrul’ a baktığımda Serdar’ da “Ne oldu?” diyerek o tarafa baktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeniden Serdar’ a dönerek kulağına yöneldim. Kafasını eğerek söylemem için yardımcı olunca yerimde dikleşerek ellerimi omuzlarında sabitledim ve dudaklarım tenine değerken usulca mırıldandım. “Serdar sütyen ipim çıktı yine. Takar mısın?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGeri çekilemiyor, sakince tepsini bekliyordum. Lastik arkaya gitmesin diye elimi göğsümün üstüne götürünce Serdar Tuğrul’ a baka baka yavaşça geri çekildi. Arabanın içi karanlık olduğundan rahattım, Tuğrul’ un da bizi göremeyeceğini biliyordum ve sadece Serdar’ ı bekliyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBakışlarını göğüslerime doğru çevirerek başını tişörtüme eğdi. Ellerini belimden almış ve sütyen ipimi takmak için tişörtüme doğru uzatmıştı ki onunla birlikte başımı göğüslerime eğerek tuttuğum ipi Serdar’ ın eline uzattım. Göğüslerim bu defa karanlıktan görünmüyordu ama Serdar’ ın içeriye giden eli göğsüme sürtüyordu. Fazla oyalanmadı. Sütyenimin ipini yerine taktıktan hemen sonra tişörtümü yukarıya doğru çekiştirerek hırkamın yakalarını üst üste koyup başımı omzuna doğru yasladı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKulağıma doğru döndü. “Yeni sütyen alalım sana.” sesi o kadar kısık ve ciddiydi ki sanki bakkaldan çikolata alalım sana diyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapUfak bir hareketle boğazımı temizleyip Serdar’ a daha da sokularak “Bu yeni zaten.” dedim. Ellerim boynuna gitmiş, ona sarılırken sessizce “Olsun, baksana sürekli çıkıyor.” deyişini dinliyordum. “Başka alalım.” Yani sürekli çıkıyordu evet ama toplu aldığım için Bursa’ da birsürü daha sütyenim vardı. Sadece bunun ipi çıkıyordu sürekli. O da Serdar’ ın şansınaydı artık.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBurnum ve dudaklarım kulağına sürtünürken boynuna doladığım kollarla “Var benim sütyenim.” diye itiraz ettim. Elleri belimi bulmuş, usul usul belimi seviyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ben alacağım. Bedenin kaç?” Kaşlarım hayretle havalandı çünkü bu pek de Serdar’ lık bir hareket değildi. Gülsem mi şaşırsam mı bilemeden “Serdaar!” diye tısladım. “Ne kadar ayıp!”
Boğuk sesiyle yanağımı öptü. “Bilmem ne kadar ayıp?” Bilerek yapıyordu, hoşuna gidiyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Çok ayıp!” diye üsteleyince hemen “İşte bir an önce evlenirsek böyle şeyler ayıp olmaz. Evlen benimle.” diye atıldı. Tamam evlenecektik de hemen değildi.

On numara çözüm
Abi 4. Evlenme teklifiiii
Evlenmeyle bozdu kafayı
Ensesindeki ellerimle gülerek saçlarını okşadım. Keyiflenmiştim ve bu defa çekinmiyordum. Tuğrul konusunda da içim rahattı çünkü Serdar’ ın onu kontrol ettiğinden emindim.
“Bir sütyen için mi?” deyip alt dudağımı ısırdım. Alay ediyordum bunu o da biliyordu. Alayıma karşılık şimdilik beni cezbetmeyen bir teklifle geldi.
“Dahası da var yavrum.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTam da gerilen dudaklarımı yeni bir cevap için aralamıştım ki duran arabayla anında kendime geldim. Toparlandım ve Serdar’ dan uzaklaşıp ön tarafa dönerken Tuğrul’ da bize yönelip Serdar’ a baktı. “Ben iniyorum abi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar “Eyvallah.” derken kucağından çoktan kalkmıştım. Eğilerek arabaya bindiğimde çıkarttığım ayakkabılarımı giyinmeye başladım. “Bir şey olursa beni ara Tuğrul. Biri bir şey derse karışırsa falan haberim olsun.” Ne hoştu Serdar’ ın böyle konuşması. E biraz da Tuğrul beni savunduğundan sanırım ona daha da iyi davranıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTuğrul gururla “Sağol reis. Arkamdasın biliyorum.” deyip gülümserken sol ayakkabıma geçmiştim. Eve gidince de direkt uyurdum zaten çok yorgundum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTuğrul arabadan inince yerimde dikleşerek yanımda titreyen telefona baktım. Dilan yeniden arıyordu ve Serdar’ da bunu görebiliyordu. Ben daha tek kelime etmeden Serdar aramayı yanıtlayarak sesi hoparlöre verdi.
“Abi vallahi kızma, bu düdük Aylin zorla aratıyor.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKarşı tarafta birden yükselen hararetli ses gülümsememe sebep olurken Serdar geriye doğru yaslanarak beni kolunun altına çekti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yok abicim kızmadım. Ben unuttum seni, ne oldu?” Sesi sert falan değildi sadece kalındı. Ama buradan bile Dilan’ a karşı ne kadar anlayışlı olduğu belliydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Abi Aylin’ in istemesi var. Dedem Serdar yokken gelmesinler demiş. Aylin sabah Azat Abi’ ye demiş ama o da başından savıp siz arayın sorun demiş. Bu da akşamdan beri beni sıkıyor. Hazır şu maymunu isteyen bi dangalak var, verelim de kurtulalım diyorum ben. Yüz lira aldım abi söylesene ne zaman geleceksin?”
Kız o kadar komikti ki, ses tonu olsun kelimeleri olsun sırıtmadan edemiyordum. Sesimden belliydi, on sekiz yirmi yaşlarında bir şeydi ve epey de tatlıydı. Sözlerine de bakarsak Serdar’ la arası baya iyiydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOmzumdan sarkan eli tutarak başımı Serdar’ a yaslayıp keyifle ikiliyi dinledim.
“Bu gece geliyorum ben, ama işlerim var haftaya gelsinler istemeye.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan “Aaoovv.” deyip sustu bir an. O “Çok geç o zaman, amaaan neyse beklesinler bir hafta daha.” derken ben Serdar’ a dönerek dudaklarımı hareketlendirdim. “Neden bir hafta?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTek kaşını kaldırıp başını sola doğru yatırarak fısıltıyla “Canım öyle istiyor.” deyince Dilan araya girdi. “Abi bir şey daha var, hemen kapatacağım sonra.”
Serdar yeniden önüne döndü. “Söyle Dilan.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Param bitti, Azat Abim bir haftada yedi yüz lira yedim diye vermiyor. Bir de iki gün sonra arkadaşımın doğum günü var ama akşam. Babamlar izin vermiyor sen ayarlar mısın?” Serdar’ ın tepkisini merak ediyordum doğrusu. Para konusu neyse de şu doğum günü hakkında ne diyeceği özellikle ilgimi çekmişti.
“Tamam Dilan hallerim ikisini de.” deyip kestirip attı. Ya da bana öyle geldi. Çünkü Dilan Serdar’ dan hemen sonra “Ya adamsın sen.” deyip gülmeye başlamıştı bile. Yani Serdar tutacaktı sözünü?
“Kapatıyorum hadi.” deyip aramayı sonlandırınca konu hakkında şimdilik bir yorum yapmama kararı aldım. İki gün sonra soracaktım bunu. Dilan o doğum gününe gitti mi kaldı mı diye özellikle soracaktım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKapanana telefonun ardından kolunu üzerimden alan Serdar iyice bana dönerken aramıza bir sessizlik girmişti. Bir gece vakti, az evvelin aksine çok can yakıcı bir andaydık sanırım. Öyle görünüyordu, öyle hissediyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDerin bir nefes aldı, yüzüğümün yerini başparmağıyla okşarken gözleri beni buldu. Baktı. Gözlerimin içine uzun uzun baktıktan sonra sakin bir tonla soludu.
“O yüzüğü asla çıkartma parmağından.” Birden gitmişti tüm keyfi. Sesi değişmiş, aramıza hüzün dolmuştu.
Bir veda konuşmasının tam ortasındaydık. Siyaha yakın gözleri, ilk defa buğulu sesi, içimi titreten sözleri kalbime oturuyordu.
Bu birbirimize olan bir vedamızdı. İlk defa iki normal sevgili gibi birbirimizden ayrılıyorduk.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKendimi tutamadım. Gülüşüm bir gidişle, bir vedayla daha yüzümde solarken uslu uslu başımı salladım. “Çıkartmam.”
Serdar oturduğu yerde kımıldandı ve ellerimi sıkıca kavradı. Öyle bir bakıyordu ki bana, gitme diye saatlerce ağlayabilirdim. Serdar’ la henüz birbirimize yeni alışmışken gidişi içimi oyuyordu. Yüzümü ezberlemek ister gibi “Aradığımda ikiletmeden aç, mesaj attığımda cevap ver.” dedi. Sesi gözlerinin aksine epey sertti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bir şey olursa bana ulaş.” Bana doğru eğildi. Bastıra bastıra, aklıma sokmak ister gibi konuştu. “Kimseye değil Hazan, sadece bana.” Ellerimi tutuşu bu sözlerle sıkılaşırken yeniden başımı salladım.
İlk ona gidecektim. O demese de ben bundan sonra ilk ona gidecektim. Zira Serdar’ ın verdiği o huzuru kilometrelerce öteden dahi hissedeceğime emindim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEllerimi elinde birleştirdi. Boşta kalan eliyle de yanağımı kavrayıp devam etti. “Paraya ihtiyacın olursa yine bana gel.” Her şeye tamamdım da para isteyeceğim son kişi bile değildi Serdar. Bu konuda ne kendimi alçaltırdım ne de gururumu zedelerdim.
Deri koltukta yarı karanlık suretlerimizin arasında dikleştim ve dudaklarımı itirazla araladım ki tek kaşı hayırdır der gibi havalandı. “Bitmedi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBen sustum, o başparmağıyla yanağımı seve seve devam etti. “Ağrın olursa beni ara, mahallede ya da herhangi bir yerde kavga olursa uzak dur. Kimseye bulaşma, uslu uslu evinde otur dizi izle, bir yere gideceksen haber ver, bileyim. Canını sıkan biri olursa bana söyle.” Tamam dedim içten içe. Senin yokluğunda bile seni anıp her an seninle olacaktım zaten. Gün içinde konuşamazsak akşam telefona sarılacaktım. Belki baştan utanacaktım, ama sonra açılacaktım. Seni özlediğimden Emir’ e ve başkana saracaktım belki. Emir’ den zorla, gizli gizli senin fotoğraflarını çekmesini isteyecektim, aşacaktım.
Senin varlığınla, yokluğunu aşacaktım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşını yavaşca sallayıp söylediklerini dinlerken oturduğu yerden kalktı ve uzanarak öndeki torpidoyu açtı. Serdar’ ın boyu uzun olduğundan zorlanmadı, bu hareketi ben yapsam kesinlikle ön koltuklara düşmüştüm.
Açılan torpidada duran silah çok kısa bir an dikkatimi çekse de yanındaki siyah ipi çekip alınca tekrar kapattığı gözle tüm dikkatim o yöne gitti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeniden yanıma oturup elindeki ip bilekliği bana uzattı. “Bunu da al.” Onun bilekliğiydi, özlemiştim de. Belli ki atmamış, bir gün yeniden takarım diye saklamıştı. Umduğu gibi, haftalar sonra yeniden benimleydi ve bu defa onu çıkartmaya hiç niyetim yoktu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bir daha çıkarttığını görmeyeceğim.” Avucuma koyduğu bilekliğe dolan gözlerimle bakarken tebessüm ederek Serdar’ a döndüm. Bu bilekliğin bizde değeri çok başkaydı, çok büyüktü. Aramızda bir yüzükten daha hisli olduğunu ikimiz de biliyorduk. Omdan bana gelen bir his, bir ten meselesiydi bu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapUzanıp arka cebinden siyah deri cüzdanını çıkarttı. Bu sırada kaşlarım anlamsızca çatıldı, fakat sonucu görmeden bir şey demek istemedim. İçinden gold renginde bir kartı aldı ve o kartı bana uzattığında afallayıp kaşlarımı çatarak “Hayır.” dedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Al bunu.” deyip dik dik gözlerime baktı. İtiraz ettim. “Hayır Serdar, ne alaka?” Ben ne kadar eminsem Serdar’ da en az benim kadar netti. Ellerimi tuttu, eğildi ve dudaklarını alnıma bastırıp geri çekildikten sonra incelen sesiyle gözlerime baka baka devam etti. “Hazan’ ım al şunu, sana bağırmak istemiyorum bak.” deniyordu. Bana bağırmamak için, bizim için kendini değiştirmeye çakıştığını görebiliyordum ve öyle olunca da içimde Serdar’ a olan umudum yeşeriyordu.
Bana verirsin banağğğğ
Sağ elinde tuttuğu kartı kucağıma koyunca hafifce yanağımı içten içe ısırıp Serdar’ a baktım. Gidiyordu. Sevgilim gerçekten gidiyordu… Öyle bir gidiyordu ki, buna kendini de beni de hazırlıyordu. Kendince bana bir kalkan örüyor, beni bu şekilde korumaya çalışıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerimi devirdim. “Gerek yoktu.” Tamam belki şu sıra biraz fazla harcama yapmam gerekiyordu, kremlerim ve makyaj malzemelerim bitmişti ama buna gerek yoktu. Hoş, verdiği kartı kullanmayacaktım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ona ben karar veririm.” diyerek devam etti. “Canını hiçbir şeyin sıkmasına müsaade etme. Annemlerle görüşmen gerekmiyor, nasıl istiyorsa öyle yap.” İçim içimi yiyordu. Bu konuda ne diyeceğimi ne yapacağımı bilemiyordum. Oğluyla birlikteyim diye annesiyle görüşmem gerekiyor muydu? Şimdi olmasa da ilerleyen zamanlarda Serdar bunun için içten içe kırılır mıydı acaba.
O gidiyordu ve bunu öyle bir yapıyordu ki, sanki ilkti. Sanki Serdar yıllarca bendeydi, hayatıma hep karışmıştı da de biz ilk defa ayrılıyorduk.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHüzünlü bakışlarım eşliğinde “Ve en önemlisi.” deyip yeniden sert eliyle yumuşak yanağımı avuçladı. Hissediyordum, sona geliyorduk. Gözlerim bu yüzden doluyor, boğazım bu yüzden baskıyla acıyordu.
“Senin yanındayken nasıl bir adam olduğumu sakın unutma.” deyince dayanamadım. Kollarımı kaldırıp boynuna sarılarak başımı geniş omzuna koydum. Eli tereddüt etmeksizin sırtıma gitti. Saçlarımı okşarken kendi kalbimin üstüne onun ritmini duydum.
Sinirliyim ama değişirim diyordu işte. Ben çok sinirliyim ama senin yanında bambaşka bir adam oluyorum, sana yine sinirlenirsem bu gelsin aklına, kalbin bana küsmesin diyordu. Sevgisini de hislerini de tek bir cümlede bana sunuyordu ve ben bunu zaten biliyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Artık herkes birbirine seni seviyorum diyor. Bana samimi gelmiyor.” Gözlerim doldu. Boynuna doladığım kollarım gerilse de tenini, saçlarını okşamaktan geri kalmadım. Sonra gözlerime bakmak istediğinden olsa gerek omuzlarımdan tuttu ve bedenimi geri tutarak gözlerimizi buluşturdu.
“Ben de çok seviyorum seni.” Gözlerimin içine baka baka beni bu gerçeğe inandırmak istedi. Beni ne kadar sevdiğini göreyim istedi, ben bunu tüm kalbimle bilirken…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDermansız ellerim kucağına inerken sağ elinin parmakları çeneme gitti. Sözlerini aklıma kazıyıp, kalbime ilmek ilmek dokumak istedi. Göz bebekleri uzun bir anıyla titreye titreye gözlerimde gezindi. Serdar bana geçti. Önce teni değdi, sonra ruhuma ruhu geçti tek bir solukta…
“Canımdan çok seviyorum…” O boğuk sesiyle dudaklarıma eğildi. Etli dudaklarını dudaklarıma sürttü usul usul. Beni hem delice öpmek isteyip hem de benim gibi bu nahif anı bölmek istemediğini anlayabiliyordum.
Dudakları, aralanan dudaklarımı telaşsızca keşfe çıkarken arzularımızın bir gece vakti birleşmesine mani olup alnıma yöneldi. Beni öptü, ona göre en masum ve en doğru haliyle beni severken boğuk sesiyle yüreğime bir çiğ damlası düşürdü. “Ama asıl şunu unutma; sen benim için çok değerlisin yavrum.”
Bayılıyorummm

İşte şimdi gerçek eğlence başlıyor bak hazır olun
Yemedin ni sen şimdi (naneyii)
Al cekirdek kasesini
Hadi bakıyiim gider ayak gel beni sık diyor Serdar a
Eceli gelen it cami duvarına işermiş enginde hazana bulaştı