Hazan Vakti
Bölüm 5
💎
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKırmızı tişörtümün uçlarını ve sütyenimin burkulan iplerini düzelttikten sonra tıpkı bu sabah olduğu gibi, saçlarıma gelişi güzel bir topuz yaptığımda daha iyiydim.
Hemen yanımda duran telefonumu alıp siyah şortumun arka cebine sıkıştırırken gözlerimle tekrar taradığım odaya yalnızca son birkaç aydır hakimdim. Karşımda yamuk duran koltuk örtüsünü düzeltmek için eğildiğimde odanın tahta kapısı yavaşça tıklatılmıştı. Örtünün eteklerinden tutarken kimin geldiğini çoktan tahmin etmiş ve bunun üzerime “Gel abi gel.” Demiştim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBunun üzerine kapı yavaşça açıldı ve Demir Abi içeriye girdi.
“Nasılsın?” Derken ufak adımlarla odanın ortasına doğru yürüyordu. “Daha iyi misin? Neler yaptı Osman Abi?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÖrtüsünü düzelttiğim koltuğa oturarak benim aksime ayakta dikilerek harekerlerimi izleyen adama baktığımda yorgun ve uykusuz görünüyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“İyiyim abi sağ ol.” Demek yetmeyecek gibiyken henüz yapabildiğim tek şey buydu. “Seni de yordum.” Derken de mahcup bir tavrım vardı.
Omuzlarını silkip masanın üzerindeki sürahiye yönelirken tekrar konuştu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bana teşekkür edip durma, görevimdi sadece. Anlat hadi, ne oldu? Neden tıkandın?” Sağ elindeki sürahi ve sol elindeki bardakla ciddiyetini bozmadan yüzümü inceledi. “Bana bak, sen sigara içmedin değil mi?” Derken kaşları çatılmış, sesi ciddileşmişti. Sonra biraz daha mantıklı konuştu. “Yanında mı içtiler?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapMerak dolu soruların ve bakışların ardından bardağa döktüğü suyu tek dikişte içerken gözlerimi devirdim.
“İçmedim tabi ki abi, kendi kafama sıkar mıyım? Dün gece mekândaydım sanırım o yüzden oldu.”
Davul olan başıma herkes bir tokmak sallarken içinde oluşan fikirlerden kaçarak detaya dalmadan bir solukla açıkladım her şeyi.
Ne Serdar’ dı mühim olan, ne de sebebi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşını salladı sakince. “Ben uyuduktan sonra ne oldu?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÇok yorgun ve uykusuz olduğundan ayılıp kendime geldikten bir süre sonra Demir Abi yan odada uyuya kalmıştı.
Bunun dışında Osman Amca’ nın benimle bizzat ilgilenişine, ilacımı içişime ve otlarla yapıp yaktığı karışımda yeniden nefes almaya başlayışımı bir bir izlemişti elbette.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOturduğum koltukta geri yaslanıp dudaklarımı sarkıttım.
“Normalde bu akşam gelecektim ya. Hazır buradayım diye o karışımları ayarlayıp içirdi tek tek.” Yüzümü buruşturdum. “Doktorumla görüştüler ama önemli bir şey olsa söylerdi bence.”
Gözlerimi kaçırdım sonra. Hafif eğdiğim başımla karşı koltuğun yastığına odaklanırken tüm utancımı oraya hapsedebileceğimi düşündüm.
“Neyse işte birde sırtımdaki yaralara krem hazırlayacakmış, onu söyledi.” Diyebilmek ağırdı bende. Bedenimle ilgili sorunları insanlarla konuşuyor olmak yeterince utanç vericiydi.
“Sonra zaten ben de uyudum biraz.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÖylece yüzüme baktığında sessizleşirken acıdan genzinin tıkandığına emindim. Kimsenin bana acımasını istemiyordum. Çünkü bence, ortada öyle bir durum yoktu. Yine de, tüm bunar koca bir saçmalık olarak otuyordu başköşeme.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOna baktım.
Dolmaya başlayan gözleriyle başını hızla iki yana sallayıp durduğu yerden bana doğru hareketlendi ve elini omzuma koyup ayağa kalkmamı sağlayarak kapıya yöneltti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Haydi çıkalım, iyice geç olmadan ben seni eve bırakayım.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOdadan çıkıp hole ilerlediğimizde Osman Amca farklı bir odadan çıkıp kapıyı çekerken merakla beni süzdü.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“İyisin değil mi Hazan?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı sallarken gülümsedim. “İyiyim Osman Amca, sağ ol. Sende saatlerce uğraştın benimle.”
Birkaç adımla elini omzuma koyduğunda destek olmak istercesine hafifçe sıktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hadi hadi abartma.” Derken de herkes gibi tüm bu teşekkürlerimi duymazdan geliyordu.
“Bu arada üşütmüşsün sanırım boşluğun o yüzden ağrıyormuş. Çünkü ciddi bir şey olsaydı iki gün önce verdiğin tahlillerde çıkardı.” Deyince sadece başımı salladım. Sonra dün gece Dursun Amca’ nın dedikleri geldi aklıma, üşütmüş olabilirdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOsman Amca devam etti. “Şimdi yine konuştum doktorunla, yolun ortalarındayız ve her şey gayet iyi gidiyor. Korkmana gerek yok yani, yapman gereken tek şey hazırladığım karışımları ve ilaçları kullanman.” Onu mimikleriyle birlikte uslu bir çocuk gibi dinlerken omzumdaki eliyle eğilerek yüzüme baktığında gayet iyiydik. “Anlaşıldı mı?” dedi.
Sırıttım.
Ellerimi açıp birleştirerek eğildim ve Osman Amca’ ya çinli gibi selam verirken alayla ekledim.
“Anlaşıldı hocam.”
Hazan'ı kendisine tutsak ediyor it oğlu
💎
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapArabanın kapısını kapattıktan sonra eğilerek açık olan camdan içeriye bakıp şoför koltuğunda oturan Demir Abi’ ye tebessüm ettim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sağ ol abi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGülerek başını sallayarak “Ne demek abim.” Dediğinde cidden abim gibiydi. “Bir şey olursa ara hemen.” Elini kaldırıp ekledi “Dikkatli ol hadi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGülerek olduğum yerde doğrulmadan hemen evvel tekrar tekrar ettiğim teşekkürlerle uğurladım onu. Saatlerdir benimle uğraşıyor olması zorunluluk değil tercihti sonuçta.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGelişi güzel bir şekilde arkamı dönerek elimi kolumu sallaya sallaya sokağa baktığımda yine cıvıl cıvıl olduğunu gördüm.
Yazları seviyordum.
Bunaltıcı sıcağı neyse de, yazın hayat sanki daha yaşanılabilirdi. Sokakta görmek istediğimiz insanları kışın ayazında evde bulmak pek de hoş gelmiyordu kulağa.
Sessiz, kimsesiz gibi.
İp atlayıp seksek oynayan çocuklara voleybol ve futbol oynayan gençler eşlik ediyorken uzak mesafeden görebildiğim kadarıyla Serdar ve Oktay kapının hemen önünde dikilmiş bir şeyler konuşuyorlardı.
Sena’ yla Yeliz evimin önündeki çıkıntı betona oturmuş keyifsiz bir halde çocukları izliyorlarken Ömer paytak adımlarla hemen önündeki topu sağa sola yuvarlıyor ve kahkahalar atarak peşinden koşuyordu.
Bu görüntüyle tebessüm edip sokağa karşı bir adım attığımda Demir Abi’ nin arabasından gelen korna sesiyle duraksadım. Sesi duyan tek kişi ben olmazken ellerimi siyah şortumun arka ceplerinden çıkarttım ve bu defa arkamı dönerek ona baktım.
Elindeki telefonumu cama uzanmış bana doğru sallıyordu.
“Unuttun kız zilli.” Derken keyifli, mutlu ve şendi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBu haline başımı göğe kaldırıp gülerken ayaklarım çoktan o tarafa doğru hareketlenmişti bile.
Camdan uzattığı telefonu alıp teşekkür ettikten sonra tekrar geldiğim yöne döndüğümde Demir Abi gitmiş, Melis ise az aşağıdan bana doğru geliyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOna doğru yalnızca dört adım attığımda aramızdaki mesafeyi karşılıklı olarak kapatmıştık ki; ellerimi yeniden cebime yerleştirip kollarını göğsünde bağlamasını izledim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ooo. Bakıyorum da, altınızdan arabalar eksik olmuyor Hazan Hanım.” İmalı ses tonu ve bakışıyla yüzüme doğru güldüğünde parmak uçlarımda yükselip başımı önce yere eğdim sonra kaldırıp ona bir adım atıp tebessüm ettim.
“Gözünüz kaldıysa kudurun Melis Hanım.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşını ve kaşlarını kaldırırken sinirlenmişti.
Gözlerini kıstı. “Ne kuduracağım be? Neyini kıskanacağım?”
Tabi canım kesinlikle sen kim kudurmak kim
Dudaklarımı sarkıtırken cebimde duran ellerimin başparmaklarını dışarı çıkartıp ellerimi iki yana açar gibi yaptım ve yine parmak uçlarımla yükseldim.
“Ben kıskandığını söylemedim.” Başımı yana yatırıp tatlı tatlı soludum “Kendini bu kadar belli etme.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapMelis sinirle gülerek başını iki yana sallayıp tek ayağını bir adım ileri attı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ne yaparsan yap, beni bugün sinirlendiremezsin?” Dediğinde sahte bir tavırla ciddileştim “Ne o? Beynini.” Sahte bir bocalamayla başımı hızla iki yana sallayıp devam ettim. “Sinirlerini mi aldırdın?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGüldü.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Meliiis. Kızım verdin mi sarmaları Hatice Teyze’ ne?” Melis yanımızdaki binadan gelen sese başını kaldırıp üçüncü kattaki camdan bize bakan kadına başını sallarken sessizce olan biteni izliyordum.
Melis keyifle “Verdim anne verdimm.” deyince anladım Melis’i bugün neden sinirlendirmeyeceğimi.
Yıllardır oturduğum sokakta ilk defa Melis’ lerin Hatice Teyze’ ye sarma götüreceği tutmuştu ve tesadüf budur ki Serdar’ da yeni gelmişti.
Hoşt Meliscim serdar sana bakmaz
Hazan nasıl o sarmaları sana yedirmedi hala şoktayım
Güldüm.
Ama öyle böyle değil, böyle ağzım yırtılırcasına güldüm.
Ellerim hâlâ ceplerimdeyken gerine gerine Melis’ in önünden ayrılıp kasıla kasıla sokağa doğru yürümeye başladığımda hâlâ keyifle gülüyordum ki Melis arkamdan bağırdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Gül sen gül, son gülen iyi güler.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDuruşumu ve koca güzel gülüşümü bozmadan sağ elimi cebimden çıkartıp arkamda durup bana bakan Melis için havaya kaldırdım be dalga geçer gibi, alayla ve keyifle herkes duyarken bağırarak ekledim “Orası belli olmaaaz.”

Nefret listemde boşlarda yer alan bir kız da bu
O sırada çatık kaşlarla bana doğru gelen Yeliz’ e bakarken arkamda sessizce kalan Melis’ i unutup dudaklarımı ıslattım. Dibime gelip boynuma atladığında tek elimi de cebimden çıkartıp Yeliz’ in bakışları Melis’ deyken yanağını öperek ona karşılık verdim.
Benden ayrılıp “Ne konuştunuz Melis’ le.” Dedi. Kıstığı gözleri sokağın başındayken omuz silkip nefes verdim.
“Boş yaptı biraz, önemsiz.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnladım dercesine yüzüme bakıp modunu değiştirdiğinde bu defa gülüyordu.
“Aşkıımm ayyy. Ya çok korktum.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKoluna girdiğimde yan yana eve doğru yürümeye başlamıştık ve bakışlarım bu süreçte sürekli asfalt yoldaydı.
“Sallaa.” Dedim tüm yaşananları unutmak ister gibi. Hatırlamak, yeniden yaşamaya bedeldi bende. “Geçti işte.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapVurdumduymazlığım Yeliz’ in canını sıksa da huyumu bildiği için olayı kapatarak adımlarıyla bana eşlik etmeye devam ettiğinde sokakta yükselen çocuk sesleri eşlik ediyordu bize.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYürüdükçe kısalıyordu mesafe. Ve kısaldıkça mesafe, bize doğru bakan Oktay ve Serdar ikilisini daha net görebiliyor, bu sayeden aklım dün geceye kolaylıkla gidiyordu.
Önce adımlarımı yavaşlattım bir sebeple. Daha sonra olduğum yerde durarak Yeliz’in kolundan tutup bana dönmesini sağladım ve yüzüne baktım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSoran bakışlarla “Oktay’ la nasılsınız?” Dediğimde yan yana duran bedenlerimiz hafif birbirine dönmüştü.
Gözleri anında parladı. “Sana baya minnet dolu.” Derken ne kadar gerçekçi olduğuna inanmış bunun üzerine umursuzca silkmiştim. “Senin içindi…”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOktay babamın oğlu değildi sonuçta. Hoş, olsa da öyle bir karaktere ekmek atacağımı şu an pek sanmıyordum.
İnlercesine tatlı bir sevinçle “Yaaa.” Dedikten hemen sonra tatlı tatlı bakara devam etti. “Sanırım sevgili olduk, birde öpüşmüş de olabiliriz birazcık.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKucağımda birleştirdiğim kollarımla karşımda utançla konuşan Yeliz’ i dinlerken kıpırdamadan ayağımın yanına gelen topa usulca vurup geldiği yere gitmesini izledim ve tekrar Yeliz’ e döndüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Tanıdığım en hızlı vericisin.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşını sahte bir utançla yere eğerek elleriyle yüzünü kapattığında gözlerimi kısıp ağzımın içinde mırıldandım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ay birde yalandan utanıyor, götüüm.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBu defa başını kaldırıp sırıtarak koluma tüm gücüyle vurduğuna bir iki adım geri giderek sendeler gibi oldum fakat kucağımda ki kollarımı dahi çözmeden sağ bacağımı hafif yana açarak toparladım.
Dudaklarımı dişleyerek gülümserken tekrar yanına ilerlediğimde tüm bu meseleden keyif almaya başlamıştım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Kaç yaşındaymış bu Oktay?” Dedim sırıtarak. “Kaç yaş var aranızda?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÖnce gözlerini kıstı daha sonda yüzüme mal gibi bakarak kendince hesaplama yapmaya başladığında sadece bekledim.
“Serdar otuz yaşındaymış aramızda üç yaş var demişti. “daha çok kendi kendine konuşuyor oluşunda Serdar kısmına bu defa asla dikkat etmedim. Onun hakkında beni ilgilendiren şeyleri bu sabah bitirmiştim ben.
“O zaman Oktay yirmi yedidir. E ben yirmi üç yaşında olduğuma göreee..”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEllerimi hey yavrum hey der gibi sallayıp başımı bu harekete dahil ederken sokakta ilerlemeye devam edip arkamda kalan Yeliz’e seslendim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Kırk yapar amınakoyim.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBana yetişip kıkırdayarak yanımda ilerlemeye başlayan Yeliz, bir yandan Oktay’ la bakışırken Serdar’ı ve üzerimde gezdirdiğini dikkatli bakışlarını da bu defa ilk defa çok farkli duygularla görmezden geldim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Lan salak salak iş yapma Sencer, sikmiyim belanı ver lan o topu bana! Sıra bizdeydi.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKapının önüne iyice yaklaşmışken arkamdan gelen çocuk sesleriyle bakışlarımı telefonla konuşan Sena’ dan alıp şaşkınlıkla o tarafa döndüm. Bu veletlerin yaşı henüz on beşti. Ben on beş yaşındayken bırakın am a koymayı, am nedir onu bilmiyordum.
Hatta şöyle ki, ben on iki yaşındayken annemin arkadaşına Gül Abla, vajina ne demek demiştim. O da kahkahayla gülmüştü ama konumuz bu değildi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSercen’ le Emre birbirlerine sinirle yürürken Emre kolunun altındaki topu farkında olmadan bana doğru fırlatarak Sercen’ in yakasına yapıştı.
“Ebenisikerim lan seniiin itoliit…”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÖnce ayağımla topun en dibine hafifçe vurup ayak bileğimle yönlendirerek bana doğru havalanmasını sağladım daha sonra belime kadar yükselen topu iki elimle tuttum. Az ileride kavga eden ikiliye bakmaya başlarken topu sol kolumun altına sıkıştırıp sert sesimle “Emre!” Dedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOnlara doğru ilerlerken ikili önce bana baktı daha sonra Emre sinirle Sencer’e döndü.
“Ama Hazan Abla bu küfretti bana!”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHaklı çıkmaya çalışmasının karşılığında sessizliğimi korurken diplerine gelip boştan kalan elimle Sencer’ in yakasındaki elleri tuttum ve Emre’ ye baktım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Tamam sende ona ettin, ödeştiniz.” Dedim ellerim sıkıca tutulmuş yakanın üzerindeyken. Emre’ ye döndüm. “Şimdi ayrılın hadi çek elini.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEmre omuzlarını silkip kurtulmak için debelenen Sencer’ in yakasını daha da sıktı ve şiddetle yanaklarını şişirip gür sesiyle bağırdı.
“Olmaz, vuracam bir tane. Küfretti.” Ben şimdi yapıştıracağım ağzına bir tane ama Emre.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSinirle Emre’ ye bakıp kaşlarımı çattığımda Emre önce bana sonra başımın hizasından daha da yukarı bakıp yutkunarak sakince Sencer’ i bıraktı. Tüm bunlarla beraber arkamda hissettiğim bedenle yavaşca o tarafa doğru döndüğümdeyse burnuma o tanıdık kokunun nüfuz etmesi bir yana, gördüğüm bedenle her şeyi anlamıştım.
Serdar şu an tam karşımda dikilmiş öylece bana bakıyordu fakat uzun boyu sebebiyle benim ona bakmam için başımı kaldırmam gerekiyordu.
Kaldırmadım.
Bundan sonra ona ne kaldıracak başım, ne de eğecek boynum vardı.
Benim biraz zorlanarak ayıracağım çocukları tek bir bakışıyla ayırmış olmasının tek sebebi erkek olmasıyken zerre etkilenmeyişimi ayakta alkışladım.
Çocuklara uygulana şiddeti asla sevmezdim ama bir yaştan sonra Emre’ yi yaka paça Sencer’ den ayırmayı da bilirdim. Zira belli yaşlarda ailesinden terbiye almamış çocuklardan nefret ediyor olmam da benim suçum değildi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSonra bir şey oldu.
Çocukların gitmiş olmasına rağmen saniyelerdir dip dibe olmamızdaki garip sebebi anlayamazken kolumum altındaki topu öylece bir kenara fırlattım. Başımı kaldırıp gözlerimi gözlerine diktiğimde bakışlarım alaycıydı. Sert yüz hatlarına bakıp bezmişlikle soludum. “Ne o? Sürekli dibimdesin?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerini kıstı siyah dev “Dikkat et.” Dedi elleri iki yanında sabitliyken. Sinirli bakışlarıyla çevrelenmiş gözlerini çekmede gözlerimden. “Toslama yine.”

Oğlum sen de hepimizden silinsin ha
Bu korkutucu hali istemsizce boğazımın kurumasına sebep olurken kuyruğumu asla indirmeden imalı bir şekilde karşılık verdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yok.” Dedim başımı hafif geriye atarken. “O bir kere olur. Yani insan bir kere hata yapar.”
Hazanım ya
Cümlemi bitirir bitirmez o sikik devi, kafasındaki sorularla mal gibi ortada bırakıp önce Sena’ ya daha sonra Ömer’e gittim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnlayana..
Anlayana çok şey vardı o cümlede…
Anlayana bir kitap söz dizelenirdi bu cümleye.
O siyah dev anlayamasa da, aslında denmişti ki orada; bir daha gözlerinin içine baka baka şarkı okumam. Ölümle burun buruna gezinirken bana yanlışlıkla da olsa zarar veren bu adama hislerim ne kadar ağır olursa olsun, bir daha asla sarma götürmem.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap
Pislik moruk
Sinirden gözlerim seğiriyor bu adamı okurken
Osman dedikçe tüylerim diken diken oluyor