Hazan Vakti
Bölüm 13
💎
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ay bitti vallahi.” Diyen Yeliz derin bir soluk vererek sandalyesine yaslanıp koca tencere sarmayla bakışmaya başlayınca aynı şekilde yağlı ellerimle arkaya yaslanarak cevap verdim. “Biliyorsun bu işi reyiz.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşını biraz eğip gözlerini açıp kapatarak “Eyvallah bacımsu.” Dediğindeyse yorgun bedenimle sadece sırıttım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hazan be.” Dedi Oktay. Adımı duyunca ona dönmemle hafif bir tebessüm eşliğinde yüzüme bakmaya başladı. “Seni ilk gördüğümüzde sana çok ayar olmuştum.”
Ona afkurma dediğim ilk geceden bahsediyor oluşuyla yüzüme ufak bir tebessüm yayılmıştı. Yeniden ilk zamanlara gitmek henüz fazla da uzak gelmiyorken bana ilk ayar olanın sadece Oktay olmadığını bildiğimden bilmiş bir edayla başımı usul usul salladım.
“Genelde öyle olurlar.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKime sorsan ilk görüşte bana sinir olmuştur zaten. Zamanla sevmelerini saymazsak ilk görüşte çok düşmen edinebiliyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerini kısıp başını hafif yana yatırarak “Bana afkurma demiştin.” Dediğindeyse anlaşılan o geceye giden tek kişi ben değildim.
Kaşlarımı kaldırıp indirerek onu onaylarcasına başımı sallamış ve omuz silkip gülmüştüm bu haline.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“E afkuruyordun.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOturduğum yerde yayılırken Oktay bizi izleyen Yeliz’e baktı.
“Sen dua et sebeplerim var diye bulaşmadım sana.” Dedikten sonra bana dönerek devam ettiğinde gayet samimi bir ifade vardı yüzünde. “Şu senin sahne gecende de bir kıyağın olmuştu bize, unutmadım. Yoksa çekerdin elimden. “
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYerimde dikleşirken tüm bu havasına karşılık şaşkınca Oktay’ a bakmayı sürdürdüm.
“O kadar emin olma bence.” Derken imayla gülümsemiş ve sağ elimi bir kol mesafemde olan Oktay’ ın omzuna hafif bir sertlikle indirmiştim.
Bu, onu kısa sarsışım ve daha farklı bir tabirle el kol şakalarımla aslında düşman olmadığımızı belirtiyordum.
Elimi omzundan çekip masada çalan ve üzerinde Murat yazan telefonumu sessize aldıktan sonra yeniden Oktay’ a döndüm.
Zira şu muhabbeti fazla da sevmediğim bir kuzenimin saçma istekleriyle bölmeyi asla itemiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yeliz olmasa da alt ederdim ben seni.” Diyerek omuzlarımı silkip sinsice bizi izleyen ve benimle birlikte sırıtan Yeliz’ e başımı çevirdim.
“Gerçi şu an Yeliz var, ve sen yine susmuyorsun.”
Ve yeniden Oktay’ a baktığımda tüm bunlar işin esprisiydi.
“Bence ayağını denk al. Çünkü sende gördün ki, Yeliz’in ilk aşkı hâlâ benim.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTatlı ses tonum, imalı harf uzatmalarım ve mimiklerimle ona bir savaş açmıyordum.. Yer yer benimle birlikte gülen bakışlarla kaşları sürekli havalanırken gücün kimde olduğunu görsün istiyordum sadece.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapMasada birleştirdiğim ellerimle keyif içinde “Yani, her türlü elimdesin be baldız.” Derken bu tatlı görünen halimin altında yatan aslan parçasını ona baldız diyerek göstermiştim bence.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDudaklarını dişleyip başını yana eğerek bana baktığında yine gülüyor ve eğleniyordu.
“Baldız olan sensin yalnız.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDudaklarımın arasından “Cık.” dedim itiraz edercesine. Aynı anda kaşlarımı kaldırıp indirdikten sonra bir derviş edasına bürünerek ısrarla devam ettim. “Bizde işler ters işliyor be baldız.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOktay en sonunda başını sallayıp pes ederken bana olan tavrı bu saatten sonra ne şekilde ilerleyecekti bilmiyorum ama benim ona karşı yaklaşımım asla art niyetli değildi. Ki, arayı düzeltmek için baldız diye takıldığımı Yeliz’ de en az benim kadar biliyordu. Biz Oktay’ la konuştuğumuz sırada yeniden çalan telefonumu sessizce alan bu sefer benim aksime Yeliz olmuş, birde üzerine elinin altındaki tuşa basıp “Kim bu Murat yaa?” Diyerek yakınmıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTanımıyor. Ama o isimde bir kuzenim olduğunu biliyordu. Bu yüzden “Salla.” Diye mırıldanarak yağlı ellerimle oturduğum yerde ayaklandım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ a epey bir süredir, yaklaşık beş dakikadır asla bakmıyor oluşum onu unuttuğum anlamına asla gelmiyordu. Şöyle ki, Oktay’ la konuşurken bile aramızdaki bir buçuk metrelik mesafeden, masanın karşı tarafından beni izliyor oluşunu bilmek güzeldi. Fakat kendimi ona karşı belli bir mesafede tutmam gerektiğini biliyordum.
Bu yüzden ne ellerimi yıkarken, ne de mutfak masasını toparlayıp bezle silerken tam dibimde, kokusu burnuma dolan adama bakmadım hiç.
Görüş alanıma elleri girdi.
Bugün yüzümde dolanan, ellerimi tutan ellerini benden ufak bir mesafede izlerken de o siyah taşlı yüzüğünü gördüm.
Siyah, bileğine iki kat doladığı ip bilekliğiyle bilekliğimin uyumu ilgimi daha da çok çekerken kollarına kadar gitti bakışlarım.
O, duruşuyla bile beni bu kadar etkilerken sadece varlığını bile hissetmek güzeldi aslında.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Oktay arada ortadan kaybolurken Serdar asla kalkmadı o sandalyeden.
Serdar’ in çözmesi gereken kara kaşlı, kara gözlü, beyaz tenli güzeller güzeli bir kadın vardı çünkü.
Normal şartlarda elindeki sigarayla sürekli ön taraftaki balkonda dolaşan adam sigara bile içmemişti bu gece.
Öyle hayâl gibi, kendini bir saniye çekmeden hallerimi, hareketlerimi, mimiklerini, konuşmalarımı beynine kazırcasına izledi beni.
Bu akşam arabada konuşulan o konuyu defalarca zihninde tekrarladı..
Beni koynuna yakıştırıp defalarca kendinden geçer gibi olup zor toparlandı.
Hatta. O kadar emindi ki benden..
İletişiminin fazla ileri düzeyde olmadığı fakat içten içe çok sevdiği ailesinin bile beni kızları gibi görmesi içinde o kuruyan ağacın dallarını filizlendirmişti.
Benim, bulunduğum ortamlardan ve bazı uçuk hallerimden soyutlaşarak daha sakin bir kadınına dönüşebilme ihtimalimi düşünürken zihnimi okumak istedi.
O, benim için neydi? Bunu merak etti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapPişen kurabiyenin sonuncusunu cam fanusa bırakıp hafif ağrıyran belimle oturduğum yerden yavaşca ve dikkatle kalktığımda saat gecenin ikisiydi ve bizim tüm işlerimiz bitmişti. Ortaya beş güzel lezzet bırakmış olmanın verdiği huzurla mutfak lavabosuna gidip ellerimi yıkamaya başladım ki Hatice Teyze yeniden mutfağa girdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Oyy kuzularım beniiiim. Güzel kızlarım, pertiniz çıktı.”

Degseydi bari
Nefret ediyorum bu tiplerden
Ellerimi havluya kurulayıp yanıma gelen Hatice Teyze’ ye döndüm. “Ay ne demek Hatice Teyze.” Derken gayet samimiydim.
Zaten bu da ilk değildi. Biz arada yardıma gelir yapardık bir şeyler. Öyle olmasa bile benim için bir problem yoktu ve hatta bugün bir başkası da çağırsa ona da giderdim herhalde.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBoşta kalan ellerimi belimin iki yanına koyup yerimde gerindiğimde belinden çıkan rahatlatıcı çıtlama sesini duymuştum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Oyy tutuldun mu Hazan’ ım? Kız kurban olurum sana gel ovayım.”
Hatice Teyze’ nin eli sırtıma doğru yol alıp ufak bir temasla omzunu ovalayıp yorgunca gülümserken bir uyusam geçerdi modundaydım.
“Yok yok.” Diyerek itiraz ettim mayışmak istemez bir halde. Çünkü bana biraz daha dokunursa ayakta uyurdum herhalde.
“Tutulmadım iyiyim.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Peki madem.” Deyip bu defa kıyamaz bir şekilde bana bakan Hatice Teyze belli ki hâlâ uyumayan ve böylelikle yeniden onu çağıran Servet Amca’ nın yanına gitmişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapMutfaktaki sessizlik yerini korurken biten işlerle benim aksime oturmuş ve telefonuyla ilgilenen Yeliz’e yöneldim.
Oturduğu sandalyenin arkasına geçtiğimde yeniden karşımda olan bir adet Serdar ve aynı şekilde telefonuyla ilgilenen bir Oktay vardı.
Ellerimi Yeliz’ in omuzlarına koyup eğilerek kollarımı boynuna doladıktan sonra yanağını öpüp gözlerimi yorgunca kapattım.
Uslu uslu “Hmm.” Diye mırıldanırken sadece yorgundum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEllerini ellerimin üzerine koyup başını arka tarafa atarak omzuma yasladı ve aynı tonda “Bittik dostum.” Dedi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKıkırdayarak uyku mağruru gözlerimi aralayıp tepeden ona minnetle baktım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bugün benim içim güzel savaştın.” Derken Melis’i kast ettiğimi herkes anlamıştı. “Teşekkür edememiştim.” Diye devam ettim ve gülümseyip eğilerek dudaklarımı alnına bastırdım. “Sağ ol helalim.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHelalim lafımla kıkırdayarak sağ eliyle başıma hafifçe vurdu ve dudağımı kastedip “Eşek, sana da savaş açtım ama.” Dedi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOmuzlarımı silkip gözlerimi kapatıp açarken benim için dudağımın asla bir önemi yoktu.
“Olsun.” Dedim sakince. “Nazarlık bu.”

Serdar'ın nazarı değmiştir
İkimizin bu halini ve Serdar’ in hayran dolu bakışlarla iç gıdıklatıcı kendinden geçmelerini yeniden çalan telefonum bozarken elimi uzatarak parmak uçlarımla telefonumu masadan aldım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Murat mı yine?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBoşta kalan elimle başımı kaşıyıp Yeliz’e bakmadan “Emir.” Diye cevap verirken bu defa ağzım adeta kulaklarıma gitmişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTelefonu açıp kulağıma götürdüğümde yorgun halimden eser kalmamış ve duyacak olduğum sesle heyecanlanmıştım.
“Efendim bebem?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGüzel sesime karşılık Emir “Uuuuh!” Derken sesi keyifle yükselmiş, derin bir soluk almış ve arkadan gelen müziğin sesini kısmıştı. “Bebekk. Naberr?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSesinden bile yer yer aldığım o güzel enerjisi beni ortamdan soyutlamaya yeterken sırıtarak arkamdaki cama doğru yöneldim ve iki adım atarak tüm mutfağa sırtımı döndüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“İyiyim.” Dedim tek elim enseme giderken. “Sen nasılsın? Aramadın kaç gündür.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapŞu sıra alayda olduğundan ben de pek arayıp sormak istemiyordum Emir’ i. O zaten müsait olduğunda sürekli mesaj atıyor ve arıyordu. Ama gün içinde onu ve esprilerini özlemiyor değildim tabi.
Emirim ya çok seviyorum bu adamııı
Emir göz bebeğimiz
“Babam sikti dalağımı.” Diyerek tüm merakımı sona erdirdi.
“Yoğunum bu ara ponçikim. Yoksa biliyorsun, gönlüm hep bende.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEmir’ in gönlü han kapısı. Giren çıkan belli değil ama olsundu. Yine de orada, bana ait bir yer olduğunu her daim biliyor olmak çok güzel hissettiriyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Biliyorum biliyorum. Sen de çok aşıksın bana.” Emir’ in yanında bu şekilde küçülebiliyor, farklı muhabbetlere girerek en saf halimi ortaya koyabiliyordum işte. Aslında samimi olduğum herkese bu kadar iyi ve yakınken sevmediğim insanlara karşı her zaman çektiğim kalın bir set vardı.
Emir bu seti yıllar evvel zaman içinde geçerek hayatıma girdiğinden artık ona karşı içimde olan, olmayan duyguları belli etmekten asla çekinmiyordum.
Yerli yersiz şakalarımız her daim birbirine karışabiliyorken ihtiyaç duyulduğunda Emir’ in başka kızlara karşı kullandığı sevgilisi bile olabiliyordum. Ve bu cidden çoğu kez işe yarıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Çook.” Dedi gülerek. “Sana da çok aşuğum uşuğum. Ama şimdiki sevgilime hediye alacaktım.” Derken çok samimiydi ve hafif bir karadeniz şivesi vardı dudaklarında.
“Çakma manitimden de biraz tüyo alayım dedim.” Diye devam ettiğinde “Hııım.” Diyerek kıkırdadım.
“Bak seeen?”
Sesim tatlıydı ama asla kur yapmıyor ve sadece Emir’ in bir kıza hediye alacak olmasına şaşırıyordum.
Kız kudurttun kudurttun
“Görüntülüye geçmemiz lazım ponçikim. Haydi yardımcı ol şu anadan ayrı babada bir gariban gardaşına.”
Gözlerimi devirdiğimde boşta kalan elimi bu defa bel boşluğuma yerleştirdim. Beni böyle sahiplenmesini, ihtiyaç duyduğu ya da duymadığı her an aramasını ve asla dışlamamasını çok seviyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGariban deyişindeki ironiye “Emir yaa..” diyerek sırıtırken karanlık sokağa bakarak devam ettim. “Hastayım sana, ama şimdi Hatice Teyze’de yim. Eve geçince görüntülü ararım hallederiz.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEmir bende iki yaş büyüktü. Süleyman Amca’ nın öz oğlu, geçen sabah ben nefes alamıyorken beni Osman Amca’ya götüren Demir Abi’ nin ise kardeşiydi.
Üstelik zorunlu olmayan kardeşlikle bağdaşmayan bir halde en yakın erkek arkadaşımken Süleyman Amca bir yana, onun gibi güzel bir dosta sahip olduğum için de çok şanslıydım.
Hiçbir kan bağımız yoktu, fakat kardeştik. Denk geldikçe aynı odada uyuyor, aynı güne uyanıyor ve aynı masada saatler süren kahvaltılar yapıyorken arada bir iki günlük tatil kaçamaklarını da aksatmıyorduk.
Mesela en son yaklaşık bir hafta önce başkanın buradaki yazlığında Sena, Yeliz, Emir ve ben hep birlikte okey atmıştık ve buna o işe yaramaz akrabalarım dahil kimse karışamamıştı.
Üstelik annemiz de babamız da birdi ve bunun güzelliği bize neşe olarak artı kazandırıyordu.
Mesela sevmediğim bir insanı, özellikle akrabayı sabah akşam çekiştirebiliyorken kararsız kaldığım bir kıyafeti de ona sorabiliyordum.
Kısaca Emir’ in bize karşı eğlenceli ama dışarıya beyefendi karakterine her zaman hayrandık.
Önce ki bölümlerde Yeliz ve Emir aynı ortamlarda değillerdi. Şimdi aynı ortam da vakit geçiriyor. Bakalım bakalım ilerde bizleri ne bekliyor
Az evvelki cevabıma “Hııı ıııh!” Diye saçma ve neşeli bir ses yükseltti kendi kendine.
“Gardaşım sayılmasan seninle güzel gelecek planlarım olabilirdi. Biliyorsun değil mi?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapŞaka olan sözlerine kıkırdarken yüzümü buruşturduktan sonra yalancı bir azarla “Salak. Kapat.” Dememle sesli bir öpücük yollamış ve telefonu kapatmıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBiten konuşmanın ardından tekrar mutfağa döndüğümde Oktay ve Yeliz’ in aksine Serdar yoktu.
Ne ara, neden çıkmıştı tam olarak bilmiyordum. Fakat tüm akşam, öylece oturup sakince, hatta birkaç kelime dışında zerre konuşmadan beni izleyen şimdi yoktu.

Birazcık huylu bir insan olabilir takılma sen
Kıskançlık damarı kabardı kafa kurmaya gitti
Kızım sevgilinle konuşuyor gibi konuşuyorsun ne anlasın adam
Bu yokluk beni ne şekilde etkiler? Ya da etkiler mi onu da tam olarak kestiremezken dakikalar sonra Hatice Teyze’ yle vedalaşarak evden çıktığımda bile göremediğim Serdar’ ı o mutfakta bazı duygularını istemsizce esip alarak bıraktığıma emindim..
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBazı yarım kalacak şeylerin başlamaması lazımdı hiç. Bazı duyguların yaşanmaması lazımdı belki de.. Bugün onunla geçirdiğim zaman dilimine şimdilerde bakacak olursak her şey çok güzeldi. Fakat bende daha sonrası yoktu işte.
Hep yarım kalacak hikâyelerin, acı verecek sonların ve iç burkacak bitişlerin sonunu görmek istemezken zaten bir başlangıcı olmayan bu garip ikileme girmek değildi amacım.
Hislerini sezsem de kendimden kaçarken bir şeylere girişmemin lüzumunun olmayışına da emindim ben.
Bugün, o hastanede elini tuttuğum adam beni olduğumdan farklı bir insana çevirecek güce sahipti ve ben bunu hissetmiştim.
Hissederken heyecanlanmıştım.
Biliyordum artık.
Serdar, yıllardır büyük bir umurla aradığım adamdı. Sadece yanımda duruşu bile ruhumdaki değişimleri fark etmeme sebep olurken aşık olduğum konusunda artık kendimle hem fikirdim.
Ne ara oldum diyemiyorum. Çünkü bence aşk dediğimiz sey bir anda olurdu. Onu o gece gördüğümde duran dünyamla zaten anlamış fakat üzerinde durmadan kaçmış, birde yetmezmiş gibi üstüne nefret fidanları ekmeye kalkmıştım, ki olmamıştı.
İçimde bir yerler, içinde bir yerle tutunmuştu adeta.
Hislerin doğru kuzum
Tanımıyordum Serdar’ ı.
Hiç oturup uzun uzun konuşmamıştık fakat elimde olmadan tamamlanmıştım sanki. Ki şunu da biliyordum, fazla değil bir kere sarılsam gelecekti gerisi. Bir kere sarılsam beni bu dünyada en iyi anlayan ve tamamlayan adam o olacaktı.
O çatık kaşların, ketum duruşun altında farklı bir adamın var olduğuna kendimce eminken bazı şeylerden vazgeçtim sürekli.
Yapma be kızım yanacaksınız
Çünkü ben, bugünkü gibi tutarsam o eli, gideceğimiz tek yön acı olacaktı. Ki, ortada Serdar tarafından bana uzatılan bir el de yoktu.
Kafam yeterince karışmışken aksi bir duyguya yer açamayacak kadar dolu ve yorgundum. Tek istediğim bazı şeylerin düzelmesiyken sonunda hangi hikâyeye denk gelirsem geleyim içinden tek parça halinde çıkmak istiyordum yalnızca.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap

Sen de sadece duruşunla onu etkiliyorsun bebek takılma