Hazan Vakti
Bölüm 68
💎
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAsansörün düğmesine basarken bakışları bendeydi. “Uykun mu var yavrum?” Sabaha kadar sevişmiş, sonra duş alıp beş gibi uyumuş ve ardından dokuzda uyandığımıza hatırlarsak… Gözlerimi yumarak başımı usulca salladım. “Hmhm.” Sesim zor çıkıyordu ama onun aksine kendimi hiç olmadığım kadar iyi hissediyordum. Bedenim rahatlamış, mayışmış ve tüm bunlarla ruhen bir hayli dinlenmiştim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Uyursun eve gidince.” Kolunu omzuma attı ve beni yavaşça kendine çekti. “İdare et biraz.” Göğsü o kadar güzel geliyordu ki tüm gece orada yatmamışım gibi başım yeniden bedenine gitti, imayla mırıldanıp soludum. “Uyur muyum cidden Serdar?” Tüm gece eve gittiğimiz gibi sevişmekten bahseden oydu, tabi ben de sustum dersem yalan söylemiş olurdum. Şimdi bu ihtimali dillendirmesi pek inanılır değildi ama kolumu sıvazlayıp başını salladı. “Uyursun uyursun, o kadar da değil.” Ciddiydi bunu tok sesiyle, hatta duruşuyla bile belli ederken göğsünü öperek geri çekildim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnnemlere gelmiştik, bir iki saat sonra Serdar bizi yeniden alıp bu defa nikahın kıyılacağı yere götürecekti. Söylediğine göre gelinliğim, ayakkabılarım, kuaförüm ve gerekli olan her şey de orada olacakmış. Öğleden sonra dörtte de nikahımız vardı. Gelmeden evvel gelinlikçiye uğrayıp kısa bir prova da yapmıştım, şu anlık her şey sakin ve olurunda ilerliyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bir şey olursa beni ara.” Bunu arabada da söylemişti, tabi gece uyurken de… Ben de her seferinde tamam deyip onu öpmüştüm ama bu defa öpemedim çünkü iki yana açılan asansör kapısıyla “Kırarım senin elini kolunu!” Diye yükselen sesi işittim.
Serdar’ ın kaşları “Kim bu?” derken tahminen çatılmıştı. Koridora adımlayıp sesleri dinlemeye devam ettim. “Vu-” Deyip yeni bir bağırışla sustum bir an. Güçlü “Adam mı oldun lan sen?” Sesiyle de kaşlarımı çattım. “Vural Abi?” Daha çok kendi kendime mırıldanıyor gibiydim. Geleceğini biliyordum Sena dün yazmıştı ama kime bu şekilde bağırdığını anlamam güçtü.

Sen çok adamsın sanki
Serdar elimi tuttu, “Gel bakalım.” Diyerek kapıya doğru ilerlerken annemlerin sesi geliyordu. Teyzemin yapma deyişini zorla seçebilirken “Bu saatte yuh ya.” Diye mırıldanıp zile bastım. İnsanlar duyacaktı, onu da geçtim kime bağırdığı da içimi kemiriyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBirden açılan kapıda Yeliz belirdi. Arkadaki hareketlilik artık epey meydanda, sesler daha netti. Alt dudağını endişeyle ısırıp elini kalbine koyarak gerilemesini bir bir izledim. Korkusu yüzünden okunuyor, bu haliyle ardı bulan sesler yeniden yükseliyor ve teyzem Vural abiye sus diyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHızla diğer tarafa geçen yengeme bakarak Serdar’ ın elini bıraktım. “Kime bağırıyor?” Eğilip bağcıklarımı çözdüm. “Sen bir çık. Bir çık bakalım o odadan çıkabiliyor musun! Akşama kadar duracaksın orada, it herif.” Vural Abi’ nin sesiyle yeniden dikleşirken gözüm Sena’ yı arıyordu ama Yeliz “Tuğrul.” Der demez bu defa daha da hararetle “Onu oradan çıkartanı gebertirim.” Deyip görüş alanıma girdi. Beni görünce birden durdu, öfkeyle baktı ama onun aksine daha sakin sesiyle “Hoş geldin.” Deyip salona yöneldi.

Bı bok yiyemezsin jsjsnsjsns
Evde yükselen sesler, koşuşturmacalar, bağırışlar… Ortalık perşembe pazarı gibiydi ve bunun tek sebebi Vural Abi gibi duruyordu. Arada böyle yapıyordu işte. Herkesi birbirine katıyor, öfkeyle dolaşıyor, denk gelirse birini dövüyordu. Bana karşı her zaman iyi olduğundan aramızda genel olarak bir çekişme yoktu ama konu Tuğrul ya da Sena olduğunda birkaç kez tartışmıştık.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOlayların aksine sakince Serdar’ a döndüm. Annem arayıp kahvaltıya gel, Hazan’ ı bırakıp gitme demişti ama onun biraz acelesi vardı beni bırakıp gidecekti.
Çattığı kaşlarıyla bakışları az ilerideydi.
“Serdar.” Diyerek yeniden sert elini tuttum. “İşin vardı ya, sen gidecek misin?” O gitsin bende Tuğrul’ u odadan çıkartıp gerekirse Vural Abi’ yle tartışayım. Akşama kadar duracaksın diyordu da onun o odada durmasına kim müsaade ediyordu ki?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yok.” Dedi bana dönerken. “İş beklesin.” Gitmeyecek olduğundan bir anki boşlukla hafif gülümsedim fakat bu defa da “Sus anne! Sen sus bir sus!” Diye yükselen Vural Abi’ yle Serdar yavaşça içeriye adımladı. Ben de peşinden eve girdim. “Sen çıkardın bunları tepemize. Velede bak.”
Bizim kıl radarları açtı dkskzks

Reis ayikti
Siyah tişörtün sardığı koca bedeniyle holde durdu, elleri beline gitti. Sırtını bize dönüp Vural Abi’ ye baktığını görünce bir an öylece kalakaldım. Gözlerim kemerime kaydı, sonra elleri geldi gözümün önüne. Duruşu, hali, tavrı.. Sonra ihtimaller, olurlar, olmazlar… Bir şey çıkacaktı belli, bu patırtı sessizce sonlanmayacak gibiydi ve bu beni korkutuyordu çünkü kadınların aksine erkek kavgaları her zaman ürkütücüydü. Ki konu Serdar olunca bu ürkeklik hayli sarsıtıcıydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ a bakmayı bırakıp Sena için hafif salona doğru ilerliyordum ki Vural Abi bu defa salondan çıkan Sena’ ya bakarak ardından parmağını salladı. “Sana da bakıyorum sana da. Bir bokunu göreyim senin de ağzına sıçacağım. O sigarayı elinde bir yakalayayım o zaman gör.” Vural Abi Sena’nın sigara içtiğini bilmiyordu, ki bilse de haddi değildi.
Kaşlarım havalandı, aralanan dudaklarımla tam ona doğru hamle yapacaktım ki Serdar’ ın varlığıyla sustum çünkü biliyordum benim şimdi tek kelimemle evde kıyamet kopardı.

Hadi baaaalim kim kimden yerse
Rabbim sen buralı koru
Önümden odama doğru geçen Sena gözlerini devirip “Zırla.” Diye mırıldanırken Vural Abi koltuğa oturarak hiddetle devam etti. “O it o odadan çıkmayacak.” Sena bunalmıştı, teyzemler Vural Abi’ yu susturmaya çalışırken annemin ne yapacağını bilmez halde bize doğru gelmesiyle tısladım. “Dayımlar nerede?” Hararetle ellerini salladı. “Kimse yok herkes dışarıda.” Sonra Serdar’ a döndü. “Serdar hoş geldin oğlum.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar duruşunu bozmadı, usulca başını salladı. “Hoşbuldum.” Sonra hemen önünde duran anneme uzanıp destek olur gibi kolunu sıvazladı. “Sıkma canını sen.” Durumdan söz ediyordu ama haklıydı da annemin beti benzi atmıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeliz’ in ortada kalmış bizi izleyişini döndüm. Neyse ki o yabancı değildi de ayıp oluyor gibi düşüncelerde değildim. Gelmesi için başıma Sena’ nın olduğu odayı işaret edip o tarafa ilerliyordum ki Serdar birden tok sesiyle “Tuğrul.” Dedi. Sesiyle kapı önünde duraksadım, gayri ihtiyar ona döndüm. Yan odadaki kapının önüne geçmişti. “Aç kapıyı.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKısa bir an sessizlik oldu, Serdar “Tuğrul.” Diye kendini yenileyip ekledi. “Bir daha söylemeyeceğim. Aç.” Yeniden susuldu, ben nefesimi tutarken koluma giren Yeliz odanın kapısını “Sena’ ya saldırmasın şimdi.” Diyerek çekti ama bu zaten mümkün değildi. Herkesi geçtim ben buna izin vermezdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKilit Vural Abi’ nin oturduğu koltukta Serdar’ a bakarak “Sana ne oluyor birader? Ben çıkmayacak demedim mi?” Demesiyle açılırken Serdar öfkeyle Vural Abi’ ye baktı. “Lan gelirsem senin nefesini sikerim.” Serdar’ ın küfrüyle bir an irkildim. İkisinin de tok duruşu eve ürkütücü bir hava sunuyor, herkesi sessizliğe itiyordu.
Kapı kasasına tutunduğumda o bakışlar altında mideme bir darbe yemiş gibiydim. Zira emindim ki o küfrün de, bu bakışın da ardı arkası gelmezdi.
Elim refleks gibi hızla boğazıma giderken Sena kapıyı açarak sessizce arkamızda durdu.

Aşıssssiri yukesldim ben
Buradan baktığımızda Serdar’ ın sırtını, onun ise değişen yüzünü çok net görebiliyordum. Vural Abi yerinden kalkar gibi olup “Ne diyorsun lan se-?” Derken Serdar sözünü gür sesiyle “Kes lan!” Diye kesti. “Otur oturduğun yerde, elime alırsam oraya gömerim seni.” Serdar çok daha… Yani bunu karşılaştırmak istemiyorum Vural Abi Serdar’ ın elinde çok fena kalırdı. Ben bu ikilemle kaşlarımı çatıp gözlerimi yumarken Sena’ nın “Gömse keşke.” Diye mırıldanışıyla yerinden kalkıp Serdar’ a yönelen Vural Abi’ ye baktım.
Yerin yedi kat dibine gömer

Aiilede kimse sevmiyo adamı dksmsjnsjsne
“Lan bana bak damatsan damatlığını bil. Adam gibi çık git.” Diye diye geldi, gelmesiyle yüzüne güçlü bir yumruk indi ve ben o hiç istemediğim darbeye gözlerimi sıkıca yumdum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ ın darbesiyle sırtı kirişe vurdu. Yüzü buruşurken adamlığa leke sürdürmenin hissettirdiği utançtan olsa gerek, yeniden doğrularak Serdar’ a adımladı ama bu defa da Serdar’ ın büyük eli Vural Abi’ nin boynunu kavradı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSırtı çarparak duvara dayandı, Serdar araya giren teyzemlere rağmen onu yukarı doğru kaldıra kaldıra yüzüne öfkeyle bakıp soludu. “Senin gibileri ortamda küllük diye birbirimize yolluyoruz biz. Çenen çalışacağına karakterin otursun biraz.” Sonra annemin de ağlar gibi araya girişiyle Vural Abi’ yi bıraktı ve elini boşlukta, pisliğe değmiş gibi silkeledi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBizden tek kelime çıkmıyor, Sena omzuma dokunuyor, Yeliz girdiği kolumu sıkıca kavrıyordu. Elimi hızla çarpan kalbime koydum. Tüm bu olan biteni izlemek ve gözlerimi Vural Abi’ den kaçırmak beni sarsıyordu. Böyle bir şey olmasını elbette istemezdim ama bunun için asla da Serdar’ a laf etmezdim. Zaten o gitse aynı olaylar daha sert bir şekilde tekabül edecekti. Ki kim bilir o zaman arada kaynayan kim olacaktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar bize bakmadı, kapıya yönelip yeniden “Tuğrul.” Demesiyle kapı birden usulca açıldı. Kendimi tutamadım, o tarafa adımlayıp merakla Tuğrul’ a baktım.
Tişörtünün yakası buruş buruş, ağlamış, yüzü gözü kıpkırmızı, yüzünde bir el izi. Eğik başıyla utanır gibi gerileyince öfkem sesime yansıdı, Vural Abi’ ye hitaben “Bu ne ya!” Diye yükselip hızla ona adımladım. Sarılmamla da gözlerim doldu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Tuğrul.” sesim titredi, başını öptüm. Tuğrul benim hiç olmayan ama aynı zamanda her daim yanımda duran erkek kardeşimdi. İçimdeki saf sevgi çocuk yanından, bana olan neşesi ona duyduğum ablalık iç güdüsündeydi. Sebepsiz seviyordum onu. Tuğrul benim için çok kıymetliydi ve ben ona bu kadar değer veriyorken abisinin onu dövmesi içten bile değildi. Ki ben Serdar sesini yükseltti diye ona tavır alacak insandım, şimdi Vural’ a hissettiğim o öfke sinirlerimle oynuyordu.

Kıyamam yaa
Tuğrul bana sarılmıyordu ama ben onu bedenimden ayırmıyordum ve bu an bana Serdar’ ı hatırlatıyordu. Serdar beni nasıl sarıyorsa sanki şimdi de ben Tuğrul’ u öyle sarıyordum. Sırtını sıvazlayıp hıçkırmasıyla onu bir kez daha öperken odaya giren kızlar aralık olan kapıyı ardına kadar açtı.
“Bu çocuğa da bir daha dokun, o kolunu senin götüne sokarım.” Serdar’ ın güçlü ve öfkeli sesiyle ona bakıyordum ki Vural Abi’ nin yükselen küfrüyle Serdar birden odanın kapısını gürültüyle çekti.

Sokar ben sahidim

Yapar ki
Bakakaldım. Evet doğru kelime buydu, çünkü saniyeler içinde gelişen olay bana bunu yaşatıyordu.
“Hiiii dur oğluuum.” Diye çığlık atan teyzemin sesi, Vural’ ın küfürleri, darbe sesleri..
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTuğrul’ a sarılmaya devam ederken öylece kilitlendiğim yerde sessiz bir “Serdar.” dedim. Yeliz panikle ellerini bağrına koydu. “Polisi arayalım.” sesi titriyordu ama polis gelene kadar olay zaten biterdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnnemin çığlığıyla içeride bir şeyler devrildi fakat salonda devrilecek pek bir şey yoktu. Tuğrul benden ayrıldı, arkasını dönerek daha da şiddetli ağlarken “Televizyon.” dedi Sena. “Televizyon devrildi kesin.” Doğru olabilirdi, yükselen ses ona benzerdi. Ellerim belime gitti ama sonra uzanıp kulpu tuttum. “Serdarr, Vuraaal. Melek Abla bir şey yaaaap. Süleyman’ ı araa.” Boğuşma sesleriyle başımdan aşağıya dökülen sular canımı elimden ayağımdan çıkartıyordu. Kulpu tuttum fakat elimde olmadan yere çivilenen ayaklarımla bir adım ileriye gidemedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÖyle sesler geliyordu ki sanki birbirlerini öldürüyorlardı ve ben bulunduğum çıkmazda hiçbir şey yapamadan beklemek zorundaydım. Serdar’ ı biliyordum, o öfkeden delirmiş haliyle şimdi dur desem de durmazdı. Tüm bunlarla beraber korktuğum şey belliydi aslında, manzara. Sesler zaten korkuma bir hayli yetiyorken Serdar’ ı o şekilde görmek istemiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTeyzemin bağırışıyla Tuğrul hıçkırarak duvara yaslandı. “Öldürecekler birbirlerini.” Elini yüzüne kapatınca benim de gözlerim doldu ama ona gitmek için bile kıpırdayamadım. Vural Abi’ nin böğürmesine karışan darbe sesleri evi inletiyor, o bağırdıkça ben çaresizleşiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir şey daha düştü, saat olsa gerek. Parçalandığını duydum. Çıkmak istiyordum, çıkamıyordum. “Emir nerede?” Dedim ürkmüş bir sesle. Azat’ ı arasam o gelene kadar da her şey biterdi. “Alaya gittiler onlar başkanla.” Sesler arttı, çığlıklar yükselirken kalbim daha da hızlandı. “Dayımlar nerede?” Titreyen ellerimle arka cebimdeki telefonumu çıkarttım. “Berbere gittiler.” Aklıma çare gelmiyordu ben gitsem ben de ayıramazdım, görmek de istemiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ a ne bakıyorsun lan diyen bile sağlam çıkamazdı zaten, bunu biliyorum ama böyle bir kavgayı da beklemiyordum. İlk an, ilk yumrukta biterdi sanmıştım mesele ama sonra Vural Abi’ nin çenesini tutamayıp ‘Sanane lan soysuz orospu çocuğu.’ Deyişiyle her şey sarpa sarmıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYengemden ağlamaklı bir bağırtı daha duyunca dayanamadım. Bu defa daha başkaydım, aklım bedenime ters işliyordu. “Ben gidiyorum.” Deyip kulpu indirmiştim ki Tuğrul birden önüme atladı, beni geri ittirerek soludu. “Sana da vururlar.”
Yanlışlıkla, belki. Sena elimi tutup Tuğrul’ u onayladı. “Aşkım gitme, Vural’ ın eli bile sana değse Serdar daha çok sinirlenir. Bekleyelim ayıramayız.” İyi de belli ki içeride herkes ayırmaya çalışıyordu. Ben daha fazla duramazdım ya Serdar’ a bir şey olursa? Vural Abi’ yi Tuğrul’ un bu halinden sonra merak etmiyordum, birde Sena’ ya söyledikleri vardı tabi. Benim tek derdim Serdar’ dı.

Hazan ah dese Serdar vurali anasininkine sıkar valla
“Neyi bekleyeceğiz?” Diye kaşlarımı çatınca Yeliz dudak büküp mırıldandı. “Bayıltınca bırakır?” Ya bayıltmadan öldürürse? Bu ihtimal bile tüylerimi dilen diken ediyordu.
O kadar saçma geldi ki “Ya saçmalamayın.” Dedim direkt. Çıkışa yönelmemle sesler kesildi, kapıyı açmamla da Serdar geldi.

Yeliz serdar'ı çözmüş jdbdjxjdns
Hafif kanlı ellerinin aksine yüzü gayet normal, solukları her şey yolundaymış gibi sakindi. Şaşkın bakışlarımı gizleme gereği duymadan usulca “Serdar.” Derken beni izleyen yüzündeydim. Uzanıp sarılmak ve onu öpmek için kendiyle savaşan benliğim ellerini arkasına alıp “Korkma.” Deyişiyle duruldu.

Oyyy hemen de bizi dusunuyo
Korkma diyordu ama nasıl korkmam? Sesler hala içimde dolaşıyordu. Ki korkudan sonra gelen bir hüzün, bir sakinlik emaresi vardı… Sarılma arzumu acıya çevirirken eğilip alnımı öpmesiyle kokusunu bir anlık da olsa içime çektim. Tamam Serdar’ a bir şey olma ihtimali hiç içimi kemirmemişti ama onun bir katil olma ihtimali ya da her neyse, içimde koca bir korkuya sebebiyet vermişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Toparlanın.” Dedi kızlara bakarak, ardından Tuğrul’ a gitti gözleri. “Ağlama sende tamam.” Tuğrul burnunu çekerek başını sallarken Serdar’ ın hedefi bendim. “Hazan hadi yavrum.” Sesi daha sakin, daha ılımlıydı ama bu olaydan sonra her şeyi geride bırakıp gitmek pek içime sinmiyordu. “Serdar.” Deyişimle anlamış olacak ki tek kaşı havalandı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Şu an burada kalmana izin vermeyeceğimi biliyorsun.” Yani, ben de olsam ben de vermezdim ne olacağı belli değildi ama annemler böyle bu haldeyken, üstelik salon kim bilir nasıldı?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapO sert sesiyle emir verir gibi “Siz de kalmıyorsunuz, hadi.” Deyip yeniden kızlara döndü ama Sena oralı olmadı. “Ben istemiyorum gerek yok.” Asıl onun burada kalması sorundu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Abim o benim.” Diye devam edişini ben değil Serdar Tuğrul’ u işaret ederek böldü. “Kardeşinin yüzüne bak, o da kardeşin. Üstelik Tuğrul’ un seni tehdit ettiğini de hiç sanmıyorum.” Evet. Tuğrul’ u bu hale getiren de abisiydi. Sena’ nın vicdanı kadar vicdan Vural’ da yoktu.

Ya sena azatsizlik başına mı vurdu normal misin şu an
“Hadi.” Diyerek Sena’ ya önümü, Serdar’ a sırtımı dönmemle annem Serdar’ a seslendi. Kulağım Serdar ve bize doğru gelen annemdeydi ama Sena’ ya ilerleyişimle aklım karıştırdı. “Hadi gidelim bak, konuşuruz yolda uzun uzun.” Şu an tek kelime edecek halim yoktu. Vural ve Serdar’ ın ilk denk gelişlerinin böyle olması beni zaten tuhaflaştırıyordu.
Yeliz sessiz sedasız odadan çıkarken Sena’ da sonunda “Kıyafetlerimi alayım.” Diye başını sallayıp peşinden çıktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSabaha berbat başlamanın verdiği his tüm güne yayılır mıydı bilmiyorum. Şaka gibiydi, bugün benim nikahım vardı ve geldiğimiz nokta herkesin keyfini kaçırmıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnnemle Serdar’ ın yanına geçince yengemin de gelmesiyle sessiz kaldım. Geldiği gibi “Hak etti.” Diye mırıldanan yengeme baktım. “Nasıl dövdü o Tuğrul’ u, zor aldık elinden. İçki içerken fotoğraflarını görmüş, birde biraz ters konuştu Tuğrul. Sanki kendi yemiyor o boku.” Ellerimle burun direğimi sıktım. “Sus yenge.” Aralık salon kapısını kontrol ettim sonra. “Teyzem duyacak şimdi.” Gerçi o da biliyordu malını ama kime ne diyeyim ki? “O da yaka silkiyor, bakma oğlu diye kıyamıyordu. Enişten duysa bir de o döver. Hele birde Sena’ ya öyle dediğini bilse.” Daha evvel duymuştu, yine böyle kavga kıyamet. Ee sonra? Vural aynı Vural’ dı iki ay iyiyse üçüncü ay patlak veriyordu evde huzur falan yoktu. Zaten bu yüzden şehir dışında çalışıyordu ya. Herkesi her şeyi yönetme isteği bir türlü geçmiyordu, geçmedikçe de son hiç değişmiyordu.
Her ailede çürük elma var işte ne yapacaksın

Azata bu olayı duyurmlaiyiz
“Gerizekalı.” Diye mırıldanmamla teyzem odadan çıkarak kapıyı çekti. Sonra da çaprazımda dikilen Serdar’ a bakıp “Eline sağlık oğlum.” Dedi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYorgun görünüyordu “İnsan bıkar mı çocuğundan vallahi billahi bıktım.” bize yönelişiyle çoktan ağlamaya başlamış, o ağlarken benim de gözlerim dolmuştu. “Tuğrul’ da benim çocuğum Sena’ da o da. Nasıl dövüyor o oğlanı. Bu nasıl böyle oldu hiç anlamıyorum, yıllardır bıktım bıktım.” Eniştem de bıkmıştı. Biliyordum ben o halleri babasını bile o yönetmek istiyordu, garip bir adamdı. Herkes emrinde gezsin, herkese dilediğini yapsın istiyordu. Bu yüzden de eniştem gibi beyefendi bir adamı bile çoğu zaman çileden çıkartıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar sessiz kalıp beni izlerken ben de teyzemi dinliyordum. Bir gönül kırgınlığı var mıydı şimdi bize? Oysa birinin ona dur demesi gerekiyordu, bunu şimdi Serdar yapmasaydı zaten eniştem ve dayım yapacaktı. Hatta belki başkan… Yine de bir şey demeden annemlerin konuşmalarını dinliyordum ki
Sena’ nın seslenmesiyle o tarafa döndüm. Odamın önünde durmuştu, ona dönmemle elini gel der gibi salladı. “Bir baksana.” Ona yöneldim, giderken de Serdar’ ı teyzem, yengem ve annemle bırakmanın trajikomikliğiyle elimde olmadan hafif gülümsedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap💎
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİçimden şarkı söylemek geliyordu. Böyle delice değil de usul usul, dokuna dokuna. Kalben mesela, o naifliği arıyordu yüreğim. Dudaklarım değil de zihnim bunun için hareketlenirken iç sesim bir an olsun susmuyor, bir şarkının en güzel yerini defalarca tekrar ediyordu. “Karanlık bir yerde bul beni, kaybettiğin gün gibi bekliyorum.” Yine de yer yer kendi içimi bulduğum üç beş cümleyi iç sesimle homurdanışım ara ara bölünüyordu. Şu anki gibi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGöz kapaklarıma inen fırça darbeleriyle kolumu kaşırken Sena’ ya “Neredeymişler?” Dedim. Şimdi Tuğrul’ la konuşmuş birazdan o da üzerini değiştirmek için arka odalardan birine ilerleyecekti. “Serdar alaya götürmüş bunu da. Keyfi yerindeydi tatlı yiyordu.” Kuaför hemen önümde durduğundan bu defa ona cevap veremedim ama gülerek keyifle homurdandım. “Hmmm.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGenç kadının kolunu oynatmasıyla yarıya geldiğimiz hissine kapılıyordum. Sıkılmamıştım, aksine birinin yüzümle oynaması hoşuma gitmişti.
Gözlerimi açmadan devam ettim. “Saat kaç?” Aslında abartılacak bir şey yoktu ama fazla stresliydim, heyecandan midem bulanıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDilan’ ın “İkiye yirmi var.” Demesiyle bu defa ona seslendim. “Sen seçtin mi hangi renk istiyorsun?” Göz makyajında bir türlü karar verememiştik. Hatta benimkinden çok onu düşünmüştük ama anlaşılan hala net değildi. “Kahve tonları herhalde ya, hafif gölgeli falan.” Başımı sallayamadım ama sesim çıktığınca mırıldandım. “Deneyelim sevmezsen başka da bakarız.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeliz’ in keyifli keyifli “Emir yazdı, seni sordu makyajı yapılıyor dedim. Bitince bana dönsün diyor. Sesini duyacakmış. Evde yine tartışma çıkmış Vural abin de gitmiş.” Deyince kaşlarım hafif havalandı ama hemen sonra toparladım. “Emir de mi tartışmış?” Yani en son bildiğim kadarıyla dayımlar bizden sonra eve gidip biraz olay çıkartmıştı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bilmem, sanırım.” Bizimkiler zaten duyunca çok sinirlenmişti. Eniştem bile koskoca adam, biz kızlarla Serdar’ ın restoranında kahvaltı yaparken arayıp benden özür dilemişti. Ona da içim gitmişti ama benlik hiç sorun değildi böyle bir şey söz konusu dahi olamazdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ararım ben onu.” makyözün “Gözlerini açabilirsin tatlım.” Demesiyle gözlerimi araladım ama aynaya bakmadan gülerek ona döndüm. “Rimeli de sürelim öyle bakayım, şimdi kendini belli etmez.” Etrafımda dört dönen ekibe güveniyordum çünkü hem Serdar bulmuştu hem de bu sabah evden çıktıktan sonra Serdar kuaförün de makyözün de kartını vermişti biz de kızlarla kahvaltı yaparken biraz araştırmıştık. Her biri işlerinde gayet başarılı insanlardı, bu konuda fazla evhama gerek yoktu alt tarafı makyajdı. Hem zaten beğenmezsem siler kendim yapardım bu konuda ben de kendime fazlasıyla güveniyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeliz yüzüme yöneldi, gülümsedi. “Bakayım aşkım.” O sırada yan koltukta oturan Dilan “Ya bak ne güzel oldu işte.” Diye yükselince gülerek bu defa da ona döndüm. “Ben de böyle istiyorum ama başka ton.” Sonra utanır gibi dudağını ısırdı. “Yani senin kadar şey değil, güzel. Benimki biraz daha çirkin olabilir.” Gözlerimi devirip iyice ona doğru kaydım. “Ya Dilan saçmalama neden çirkin olsun? Sen seçtin mi hani bakayım?” İkimiz de masada duran renklere yöneldik, o açık kahveyi işaret ederken başımı usul usul sallayıp “Biraz koyuya mı girsek acaba?” Dedim. “Sen hafif esmersin ya gözlerin de koyu, belli eder kendini ne güzel. Hafif bordo geçişle de çok güzel durur. Elbisene de tam olur.”

Abi Dilo çok tatis
“Seninkine benzeyecek ama. Senin de hafif siyah ya.” İstiyor ama çekiniyordu bunu sesinde bile anlarken kaşlarımı hafif çattım. “Ay benzesin canım ne olacak? Renkler bir bana mı üretildi?” Makyözümün makyajın devamı için “Hazan, tatlım.” Demesiyle “Oje peki?” Diyen Dilan’ a bakarak geri çekildim. Tam konuşacaktım ki Yeliz aramıza oturdu “Kırmızı.” Hızla yerime geçtim. “Beyaz beyaz.” Başımı arkaya yasladım sonra. “Beyaz yaptır daha zarif. Çok boğma kendini.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÜç saat kalmıştı en fazla yarım saatte makyajım bitse, yine en fazla iki saatte saçım yapılsa yarım saatte gelinlik giysem… Her türlü yetişiyordum o yüzden rahattım ama yine de beni heyecanlandıran bir şey vardı. Nikah anı ve bu gece.. Bu gece için sabrım sonsuzdu da heyecanımın beni baskılaması dinmiyordu. İçeride insanlar öyle bir hareketliydi ki herkes koştur koştur alt katın son hazırlıklarını yapıyordu. Serdar burada olmamasına rağmen odaya sürekli tatlılar yolluyor, arada arayıp her şeyin yolunda gidip gitmediğini soruyordu. Az evvel de aramıştı ama ben makyajım yapılacak dediğim için kapatmıştı ve sanırım bir daha aramayacaktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTüm bu tatlı koşuşturmada Vural olayı unutulmuş, Sena’ nın bile keyfi yerine gelmişti. Tuğrul’ la en son Serdar bizi restorana bıraktığında vedalaşmıştım sonra onu da alıp gitmişti. Kahvaltıdan sonra bir araba yollamıştı ben de şoför istemeden aceleyle bir alışveriş merkezine giderek Serdar için düşündüğüm sürprizi almış ve sonrasında atılan konumla buraya gelmiştim.
Neden alışveriş merkezine gittin diye sormuştu söylememiştim, şoför yolluyorum neden kabul etmiyorsun demişti imayla ehliyetim var demiştim ve bunların hepsi tartışmasız bir şekilde güzellikle hallolmuştu ya, bugün beni mutsuz edecek hiçbir şey yoktu.
Bizim kız bir şeyler karıştırıyor gibi

Dantellenmiş geceler...
“Bizimkiler son bir saat kala gelecekmiş.” Dilan’ ın sesiyle anladım der gibi homurdandım. Bizimkiler dediği epey kalabalıklardı ve onlar başka bir kuaföre gitmişti. Serdar’ a neden diye sorduğumdaysa sadece istemiyorum cevabını aldığımdan bu konuda hiçbir şey sormuyordum. Serdar’ ın akrabalarından sadece Dilan varken bana kimi istiyorsan çağır demişti ama zaten evde olaylar belliydi, bende sadece kızları almıştım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapMakyajım bitti, hep beraber birer kahve içtikten sonra kızlarla birkaç fotoğraf çekinip bu defa o koltuğa saçım için oturdum. Bir yandan frençlerim sürülüyor, bir yandan buklelerim keskinleştiriliyordu ki Sena tıklatılan kapıyı açıp hayretle “Vaaay.” Dedi. “Sen ne yakışıklı olmuşsun öyle?” Etrafımı çevreleyen kuaförlerden ve sabit tuttuğum başımdan kim gelmişti göremiyordum ama sesine bakarsak ya Tuğrul’ du ya da Emir.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Teşekkür ederim güzelim. Sen de çok güzel olmuşsun.” Emir’ in sesiyle Yeliz şaşkın şaşkın “Aaa?” derken tırnaklarımı izliyordum. Asıl beklediğim ise Emir’ in beni bulmasıydı çünkü onu aradığımda aramamı meşgule almıştı ve ben onu özlemiştim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNihayet “Ben bir Hazan’ ı göreyim durun.” Diyen sesin bana doğru adımladığını işitmemle dudaklarım gerildi, maşaya sarılı saç tutamım çözüldü. “Naber?” Sesiyle ona döndüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYanıma gelmiş, keyifli bir halde elini sandalyeme koymuştu. Yüzüme doğru eğilmesiyle yerimde yükselip öpüşüne karşılık verdim. “İyiyim sen nasılsın?” Takım elbisesini giymiş, parfümünü sıkmış, tıraşını olmuştu kızların tepkisine çok da şaşırmıyordum çünkü kendimi tutmayıp “Ya Emir ne kadar yakışıklı olmuşsun.” Derken benim de onlardan farkım yoktu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYüzü değişti, utanır gibi oldu. “Asıl sen çok güzelsin.” Uzanıp yanağımdan ufak bir makas aldı. “Öpesim var ama makyajın bozulacak diye geri duruyorum.” Keyifli haline homurdanarak başımı hevesle yana eğdim çünkü benim de ona sıkıca sarılasım vardı ama aynı sorundan pek yaklaşamıyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeliz birden “Gel sen gel.” Deyip Emir’in elini tutunca bir an gülerek ona döndüm sonra eski halimi aldım. “Bırak tutma şimdi geç kalacağız daha saçı bitmedi. Eniştem nerede?” Haklıydı fazla oyalanmamız lazımdı birazdan herkes gelmeye başlardı ben artık tamamen hazır olup beklemek istiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Serdar’ la Tuğrul yolda, biz Azat’ la geldik. Amcaları falan sanırım, aşağıda bir sürü adam var. Azat organizasyonla ilgileniyor yemek verilecek şefin yanına mutfağa geçti. Bende iki dakika Hazan’ a bakayım dedim.” Saçlarımda gezinen eller beni bir yandan mayıştırıyor, diğer yandan edilen muhabbete kulak verişim düşüncelerimi oyalıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sena gelsene niye oturuyorsun orada?” Diyen Emir’ e gitti tüm dikkatim. Yeliz ve Sena’ nın arası hala soğuktu da Emir’ in bundan haberi var mıydı bilmiyorum. Ki görünen o ki yoktu. Sena “Üzerimi giyeceğim şimdi.” Deyip kendini geride tutsa da Emir geri çekilmedi. “Giyersin daha iki saat var.” Muhtemelen o farkında değildi, Sena’ da ne yazık ki elinde olmadan geri duruyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımı eğerek gözlerimi yumdum “Dayımlarla konuştun mu Emir? Başkan nerede?” Gelmişler miydi merak ediyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Eee, babamlar eniştenle yoldaydı, hatta bence çoktan gelmişlerdir. Kuzenlerin birde birkaç akrabanız daha gelmiş ben tanımıyorum dayınla annem onları bekliyormuş hep birlikte geleceklermiş.” Gelenler olacaktı onlardan haberim vardı her şeyin yolunda gittiğini dinledikçe içimi rahatlatıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGülerek devam etti. “Tuğrul’ un da keyfi yerinde Serdar alaya soktu onu.” Ki Serdar.. Şu Tuğrul’ a sahip çıkması bile içimdeki taşları yerle bir edip ona adımlamama sebepti. Keyifle soludum. “Bir şeyler yediniz mi siz?” Serdar’ a sormayı unutmuştum ama aklım hep ondaydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEmir “Yedik, Serdar-” diye devam ediyordu ki birden heyecanla “Ay deme.” Dedim. “Onun hakkında hiçbir şey deme bana.” Gülen sesimle saçımı yapan kuaför kıkırdarken ben hızla çarpan kalbim yüzünden ölmek üzereydim. Kim bilir nasıl yakışıklı olmuştu… Eminim siyah gömlek giymişti.

Ayy kocişimiz resmi olarak ta kociş oluyo bu gun
“Dilan, annenler?” Diyerek konuyu kendi içimde dağıttım. Dilan hemen yanımdaki sandalyede oturmuş telefonuyla ilgileniyordu, üst üste attığı bacaklarıyla hafif geri yaslandı. “Yengemler yoldaymış, annemler çıkacakmış.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBu defa da kuaföre hitaben konuştum. “Saçım ne zaman biter?” Dağınık bir topuz istemiştim belki biraz uzun sürerdi ama güzel olacağına emindim. Karşımdaki kadın yaprak desenli saç tokamı kenara bırakırken saçlarıma bakıp gülümsedi. “Bir saate biter tatlım merak etme çok rahat yetişiriz.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÖyle de oldu. Bir saatin sonunda saçım makyajım bitmiş bir şekilde gelinliğimi giymek için arka tarafa ilerlerken açılan kapıya bakmadım bile. Gelen her kimse hazır değildim, beni böyle görmelerini de istemezdim. Üstelik daha gelinlikten önce ilgilenmem gereken bir şey vardı ve ben onu nasıl giyeceğimi bilmiyordum. Utanacağımdan odaya kızları almamıştım ama kapıda beklemelerini söylemiştim.

Kız ne Fransn Bir de giymem diyordun Hazan
Karşımda asılı duran gelinlikle üzerimi çıkartırken internetten baka baka en son sütyenimi değiştirip çamaşırlarımı koyduğum poşeti yatağın üzerine bıraktım. Onu birazdan Serdar’ a yollamam gerekiyordu aksi halde birinin iç çamaşırlarımı görmesini istemezdim ve evet, Serdar yarım saat evvel gelmişti ama biz hiç konuşmamıştık geldiğini Emir söylemişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapElimde değildi hızlı hareket ediyordum. Bu panik hallerim, saçıma dikkat ederken iki dakikaya sığdırdığım hazırlığım ve titreyen ellerim bana müsamaha göstermiyordu. Neyse ki sonunda bir nevi üzerime geçirdiğim gelinlikle “Sena.” Dedim. Seslenişimle kapı açıldı, kızlar peş peşe odaya girerek ardından kapıyı kilitlediler.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeliz hararetle “Yengeleri geldi, Allah’ dan gelin odası baya geniş de sığdı herkes.” Diye diye yanıma gelirken Sena telefonunu yatağa bırakıp arkama geçti. “İpleri düğümlüyor muyuz?” Başımı sallamadan onu onayladım.
Normalde böyle şeyleri sevmezdim fakat bu gelinliği bağlama olayı hoşuma gidiyordu Serdar çıkartamasın da öfkeden deliye dönsün istiyordum. E kesemezdi de, mecbur tek tek açacaktı. O kadar ben açacağım diye laf söylemişti şimdi de açsındı.

Jsjdhfhdjshue İNTİKAM

Sonu kötü olcaktı
Kızların biri gelinliği tutuyor diğeri ipleri çekiştirip düğüm atıyorken Yeliz susmadan bir şeyler söylüyordu. “Mekan baya güzel ama çırağan gibi.” Umurumda değildi, hiçbir şey umurumda değildi zira buz tutan ellerimle bu heyecan beni nereye kadar sürüklerdi bilmiyordum ve tek derdim oydu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yengeleri kalabalık mı?” Ben çıkarken gelen onlardı sanırım. Yeliz’ in beni onaylamasıyla Sena araya girdi. “Dilan’ ın ablası varmış, görsen tam bir şeytan. Gözleri ferfecir okuyor sanırsın görümce.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKaşlarımı havalandırıp hayretle “Ciddi misin?” Dedim. “Ben hiç bilmiyordum.” Arkamda olsa da başını salladığını hissedebiliyordum. “Bakalım sana nasıl davranacaklar.” Yani hiç de umurumda değildi şu an kimseyi düşünüp yok yere gardımı kuşanamazdım ama Yeliz’ in “Serdar Abi o yüzden kimseyi istemedi bence buraya. İstemeye de gelmediler, adam malını biliyorsa…” demesiyle bir an duruldum.

E herhalde biliyor ailesini şahsen ben bile biliyorum
Haklıydı, yoksa neden kimseyi istemesin ki? Gerçi bilmiyorum başka bir şey de olabilirdi. Hem ben daha görmemiştim belki çok iyi insanlardı. Sonuçta beni gören de en başta aa ne tatlı kızmış demiyordu. Gözlerimi huzursuz bir heyecanla devirdim. “Daha tanımıyoruz ön yargıyla gitmeyelim durun yaa.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Orası öyle. Biz yine de diyeceğimizi diyelim de.” Sena böyle söyleyince, yani ikisi de aynı fikirde olunca haliyle daha da merak ettim. Aklım yengelerinden ziyada Dilan’ ın ablasına gitti, gidince de bir an bir rahatlama geldi içimde. En azından zihnim farklı yöne akıyordu bu da iyi bir şeydi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBeyaz bir odadaydık. Karşımızdaki duvarda boydan kocaman bir ayna, sağ tarafta banyo ve ortada yatak vardı. Az ilerideki aynada kendini belli eden gelinliğime dönerek “Çok güzel görünüyorsunuz.” Dedim. Cidden renkler şahaneydi, kırmızı saten elbisenin içindeki Sena’ nın saçları, siyah elbisesiyle Yeliz’ in duruşu o kadar güzeldi ki bakıp bakıp daha da güzelleşen halimize “Vaaov.” dedim birden. “Ya cidden çok güzeliz.” Arkamda duruşlarıyla sanki kırmızı ve siyahtan oluşan kanatlarım gibiydiler.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena sırtıma bir düğüm daha indirirken ciddiyetini bozmayıp “Sen bırak bizi şimdi aşkım.” dedi. “Asıl sen kuğu gibi zarifsin. Yapabildim mi şu jartiyeri onu de?” Yeliz Sena’ yı onaylayıp keyiflenirken ben gözlerimi devirip ofladım.
“Ya anlayana kadar canım çıktı. Külottan bacağa ip gidiyormuş abi bu ne diye baktım iki saat. Sonra onu oraya geçirmekle uğraştım ama oldu.” Biraz rahatsız hissediyordum tabi o da vardı ama dayanamayacağım gibi değildi. Giyerken o kadar utanmıştım ki bir ara giymesem mi bile demiştim çünkü çok farklı bir şeydi. Tabiri caizse fiziğimi bir nevi saran beyaz jartiyer benim bile aklımı başımdan alırdı.

Az zilli değil bu he
“Yarın Serdar gittiği gibi arıyorum ilk geceyi anlatıyorsun.” Keyifle yerinde debelenen Yeliz’ e orta parmağımı gösterdim. “Nah.” Anlatmayacaktım, bunu o da biliyordu ama sürekli soruyordu.
Hayal kırıklığıyla “Ya neden yaa?” Deyişine bu defa da gözlerimi devirdim. Neyse ki Sena düğüm atmaya devam ederek araya girdi. “Serdar Hazan’ la yaşadıklarını Azat’ a anlatsa?” Evet, olay bence tam da buydu ama Yeliz ikimize bakıp yüzünü ekşitti. “Ya ne alaka aynı şey mi?” Elbette bir nevi aynı şey. Detaya girmek istemiyorum ama aynı şeydi.
Ayn öyle

E herhalde aynı şey
Tabi ki aynı şey
“Aynı şey.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeliz itirazımla devam etti. “Ben Emir’ le birlikte olsaydım anlatırdım.” Yani ben bunu dinlemezdim zaten. Neticede üvey de olsa kardeşimdi içimin aldığı bir şey değildi.
Sena nın evinde kalmasını kıskanıyorsun ama yatagını özelini anlatırsın öyle mi
“Emir yapmaz ki.” Diye omuz silkişimle geniş odada gezinmeye başladı. “Yok yapmadık zaten bir şey.” Yatağa oturdu. “Üstüne gittim gibi ama hiç oralı bile olmadı.” Bir şeyler yaşanmadı diye bariz üzülmüştü. Haline gözlerimi devirip güldüm. “Rahat bırak kardeşimi.” Bu defa orta parmağını gösteren oydu. “Üveysiniz.” Gözlerimi kıstım ve önce küfrettim sonraysa “Gelinim ben, bozma benim ağzımı.” diye kendi kendime kuruldum.
Üvey müvey sonuçta birbirlerini gerçek bir kardeş olarak görüyorlar ayrıca hayırdır hemen bir üvey demeler az önce adamın üvey kardeşine yatağını ilk geceni anlatacağını söylüyordun o zaman üvey değiller miydi
Yeliz yeniden telefonunu aldığında Sena durmuş bizi izliyordu. “Bırakıyorum, zaten o da gidiyor ya yarın.” Evet yarın Emir’ de gidiyordu ve ikisinin birden bir dönem de olsa hayatımdan çıkacak olması zaten zordu. Sanırım bugün Emir’ e olan sevgimin de düşkünlüğümün de sebebi buydu. Tamam onu her zaman çok seviyordum zaten ama bugün bir garipti gözümde. Böyle biraz duygusal gitsek hemen ağlardım sanki.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDüşen yüzümle Sena sırtımı sıvazlayıp Yeliz’ e döndü. “Kapat konuyu tamam.” Sonra önüme geçti yavaşça. “Otuz tane oldu bu yeter dimi?” Yeterdi, hatta bir an çok mu oldu desem de sonra omuz silkerek geçiştirdim. “Yeter aşkım yeter.” Tahminen çok uğraşırdı ama Serdar’ ın oturup gelinlikle didişmesini izlemek için sabırsızlanıyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Keser bence uğraşmaz.” Serdar gelinliğe manen değer veriyordu. Açıkçası sırf bu yüzden de böyle bir şeyi aklının ucundan bile geçireceğini sanmıyordum. Kaşlarımı kaldırıp Yeliz’ e baktım. “Kesmez.” Kesmeyecekti, eğer keserse bende büyük bir hayal kırıklığına sebep olurdu. Yeliz’ in yine de alayla “Keseeer.” Deyip tıklatılan kapı için yerinden kalkmasına gözlerimi devirdim. Onu benden iyi tanımıyordu, kesmeyecekti.

Nah keser adam o kadar beklemiş
Ona bakışımın sonunda kabullenir gibi elini bana doğru kaldırdı. “Tamam tamam sinirlenme.” Ona sinirlenmiyordum, ya da sinirleniyordum ama önemi yoktu.
Sena saçımın kenarına dokundu, ne kadar güzel olduğumu söyleyip yanaklarımı mıncırıyordu ki Yeliz’ in “Sena.” Denmesiyle ikimiz de o tarafa döndük.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Tuğrul seni çağırıyor iki dakika baksın diyor.” Kapıya yönelen Sena’ nın ardından Yeliz’ de lavaboya gidiyorum deyip çıkınca yavaşça yatağın üzerindeki eşyalarıma ilerledim. Telefonu tutamazdım ama lazım olurdu. Onu kızlara vermek için kenara ayırdım ve görünen sütyenimi peşetin ortalarına doğru ittirip üzerine tişörtümü çektim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKapı yeniden açıldı, Yeliz’ in bu kadar kısa sürede gelemeyeceğini varsayarsak gelen Sena’ ydı. Poşetin içine baka baka “Aşkım şu poşeti Serdar’ a yollar mısın ya?” Derken arkamı dönmemle yüreğim göğsümü parçalar bir darbeyle yerini dağladı. Tüylerim diken diken oldu, ellerim bir suretle birbirine kenetlendi.

Gerek kalmadı kociş geldi zaten
Serdar tam karşımda bana bakıyordu. Yüzünde garip ama bir o kadar da sakin bir ifade, varla yok arası şaşkınlığına eş aralık dudakları ve kırpışmayan gözleriyle ruhu içime işliyordu. Gözlerinden ayrılıp bedenine bakamıyordum ama simsiyah bir takım vardı üzerinde. Sureti benimkinde donmuş, durmuş, dinlenip yeni bir dönüme kendini vermiş gibiydi.
Serdo iyi misin
Bir kalp çarpıntısına eşti, bir yürek vurgununa tama olan halimiz bizi birbirimiz için bu dünyadan soyutlarken ellerim titremeye ve tabi soluklarım boğazımı yakmaya başladı. Onu seviyordum, onu istiyordum, onunla evleniyordum… Beni bu ruhaniyete sürgün eden adam, tüylerimi dikenlere kavuşturan adam kalbimi pamuklara gebe bırakıp dokunmadığı tenimi ateşe veriyordu. Ki gözleri, bana bu dünyada evvelin de ahirin de ondan öte olmadığını sunuyordu. Evvelim hiçti ve ahirim bir göğsün sardıcıydı…
Adam hayran kaldı bizim kıza
Ztn hayra di da neyse

Gözünüz güzellik görsün Serdar bey
Uzun bakışları üzerimde dolandı, kaşları hafif havalanırken gelinliğimin her bir detayını uzun uzun izledi. Belimi, eteklerimi, ellerimi, omuzlarımı, saçlarımı… Beni saran gelinlik çok güzeldi biliyordum. Doğrusu içinde kendimi kuğu gibi hissederken sanki dünyanın en güzel kızıydım. Hem çok naif, hem de işlemeleri fazlasıyla göz alıcı duruyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNereye koyacağımı bilemeden bütünleşen ellerimle ondan bir hamle bekliyordum fakat Serdar asla konuşmadığı gibi bakışlarını da üzerimden almıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDoğru kelime neydi? Büyülenmiş olabilir miydi? Bence tam anlamıyla doğru kelime buydu, Serdar karşımda büyülenmiş bir halde beni izliyordu. Ki bunu yaparken bence kendi yakışıklılığından bir haberdi. Zira bedenine tam oturan siyah gömleğiyle baştan aşağıya siyahlar içindeydi ve muntazam görünüyordu. Beyazıma siyahımdı, evet tam anlamıyla buydu. Beyazlığımın aksine baştan aşağıya siyah hali beni hayli etkiliyor, kalbimi tüm bedenime taşıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNihayet hareketlendi, usul bir hisle bana doğru atılan adımlara karşılık ben de ona gittim. Bacaklarımın titreyişi bedenimi sarıyor, onun içimi titreten sureti yüreğimde şekilleniyordu. Yutkundu, hareketlenen adem elması yanaklarıma hareketlilik kattı. Kızardığım hislerle kendimi tam önünde buldum.

Adam akşama kadar nasıl dayanacağını düşünüyor galiba yani cinsellikten ayrı büyülenmiş gibi
İki yanında duran elleri bana değmiyor, değmek bir yana dursun kıpırdamıyordu bile. Sonunda aralanan dudaklarından adımı duymak tüm hücrelerimi etrafa savururken parçalara ayrılan ruhumun çatırdayan duvarlarını çiçeklerle bezedi.
Serdar…
Evvelden yara olup ciğerimi delerken şimdi yar olup yüreğimi saran sevgilim…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözleri gözlerimden çekilmiyordu, eli hafif kalktı, indi sonra. Bir daha hareketlendi fakat yeniden olduğu yere gidince kaşlarını çatıp sessiz ve şaşkın bir “Nasıl.” Dedi. Bu kadar, yani böyle hareketsiz ve soluksuz kalması bir an olsun içimi kemiriyordu ki “Nasıl güzelsin böyle?” Deyişiyle kaşlarımı hüzünlü bir sevinçle utanca yönelip çattım.
Nasıl mı güzelim böyle? Oysa sende güzelim sadece, bir sana güzelim.

Türkçeyi unuttu
O an anladım hareketlenip bana değmeyen elinin sebebini. O an anladım gözlerindeki bu tufanı, alevi, ateşe sarılan yakışı…
Öylesine etkilenmişti ki dokunamıyordu bile.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKuruyan boğazımla titreyen ellerimi birbirine kenetlerken bende hareketsiz kalan adamı izledim.
O el nihayet daha sakin bir yutkunuşla kıpırdadı, ağır çekimde bel oyuğuma yerleşip titrek soluğu kovalamama sebep oldu. Dokunduğu yerde keskin soluğuyla atıyordu kalbim. Canım sanki belimde, avuçlarına toplanıyordu ve ben yaşadığım bu arzuyla onunla yeniden başka bir hayata geçiyordum. İlk gün gibi, ardına saklandığım bahanelerden bir haber..
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapO bakışlar altında hamlesini bekliyordum. Ne hissettiğini, zihninden geçenleri, ne yapacağını.. Nihayet bu bekleyişin bana doğru meyledişiyle son bulması dudaklarımı gerdi. Dokunduğu yeri okşarken kaşlarını daha da çattı, dudaklarını alnıma bastırınca yavaşça boynunu kavradım. Teninin avuçlarımda şekillenmesini bekliyordum sanki. Onu dokunmayı ve tabi benim olmasını yüreğe çarpan hislerimle karşılarken gözlerimi kapatarak kokusunu içime çektim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBaşımdaki şimşeklerden, yüreğime bıçak gibi dolan o histen sıyrılmak niyetinde değildim ama bir yük vardı sanki bende. Kapalı gözlerimin önünden geçen film şeridi beni daima geri itiyordu. Daha geriye, ilk güne, ilk günlere, Serdar’ a, bize, ilk bakışına, bakışıyla beni kavuşturduğu o hisse… “Serdar.” Dedim daha fazla içimde tutamayarak.
Bir an durdum, durdu. “Ben seni ilk gördüğümde tüm hislerimi öyle bir bastırmışım ki o an yok etmişim sanki içimde.” Gözlerimi bu yakınmayla yumdum, ruhumu saklayıp sevsin diye ona verdim.
Bu ana denk geldiğim ve çok beğendiğim bir şiiri yazmak istiyorum.
'Baktım başım aşkından aşkın
Böyle olacak değil ya
Bir de ruhumla sevdim seni
Böyle derinlerde, en derinlerde
Öptüm gözlerinden
Tuttum ellerinden
Koydum canımın en baş köşesine
Baktım durdum
Alamadım gözlerimi
Parmaklarım yüzünde dolaştı
Ezberledim
Kapattım gözlerimi
Bir de öyle sevdim seni
Amacım, sevebileceğim her türlü şekilde sevmek
Yoksa az geliyor kuru kuru ''seviyorum'' demek
Seni benden de öteye koydum ki
Seni varolmanın da ötesinde seviyorum
Yoksa yaşamak üç gün
Ama seni sevmem bin yıl sürecek..'
“Oysa kalbim yerinden çıkacaktı o gece, o ilk bakışında. Ondan sonraki her bakışında..” Cidden, o nasıl bir histi öyle? Bastırdığımda dile gelen duygularım nasıl feveran etmişti böyle…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYutkundum. “Şimdi sen geldin ya, seni görünce ben aynı oldum.” Onun bir bakışı benim içimi dağlıyor, konuşurken rahatlayan hislerim halimi sarsaklıyordu.
Yanağımı sevdi, beni kendine daha da çekişiyle başımı göğsüne yasladım. “Ben seni sanki ilk defa gördüm, sanki yeniden çarpıldım sana. Sanki yeniden aşık oldum.” Kalbi hızla çarpıyordu, elimi üzerine koydum. “Çok tuhaf, çok güzel.”

Öyle oldu zaten kocis
Beyaz parmaklarım siyahta, siyah teni beyaz gelinliğimde, ben “Böyle olacağını hiç düşünmedim, ölüyorum sanki.” Derken o kolumu sevdi usulca. Kokusunu içime çektim, kalbinin üzerindeki elim titredi. “Böyle deli gibi ağlayasım var ama mutluluktan.” Ona yönelip göğsünü öpemedim ama Serdar’ a giden duygularımla yakınan sesim kendini belli etti. “İçim içime sığmıyor neden böyle oldu?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİlk gece de böyle olmuştum da içime kat kat bastırmıştım her anı. O bakışı nasıl büyüttüysem içimde şimdi Serdar’ ı birden böyle damatlıkla görür görmez o duygu bu defa iliklerime kadar işlemişti. Ben ona yeniden aşık olmuştum…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Biliyorsun bence.” Dedi Serdar. Bedenimi saran kollarla geri çekilip ona bakarken yüzündeki yakışıklılığa inat bu ulaşılamaz hali beni daha da heyecanlandırdı. Yüzümü avuçladı. “Ben de biliyorum.” Aşktan söz ediyordu, aşık olduğumuzu kabullenelim diyordu.. “İçimin sana gidişini biliyorum ben.” Koyulukta gezinen gözlerim gülümsedi, o bizi sarmalayan hisse yenik düşmenin huzuruyla göğsünü okşayıp omzuna ulaştım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYüreğimdeki hissi “Seni seviyorum.” Diye dile getirmek istedim ama yetmiyordu. Bu sevgiyi nasıl dile dökeyim, dökülmüyordu. Kalbim patlayacak da aşkı etrafa dağılacaktı sanki. Öyle bir histi bendeki, öyle bir histi… Eli yüzümde hareketlendi, kaşları sözlerimle çatıldı ve bu defa “Sana çok aşığım.” Derken derin derin beni izlemesine yutkundum…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDudaklarıma eğildi, öptü. Anlık birleşen terlerimizle bir süre öylece dururken ufak dokunuşları üzerimde hareketleniyordu. Dudaklarımı emmesi, onun dudaklarında heyecanıma heyecan katması katlanabileceğim bir arzu değildi. Zira hemen şimdi nikahı terk edip Serdar’ ı da alarak buradan gidebilirdim.

Ndhjehsusushs acilen sevismeleri lazım.
Aynı şeyi hissettiğinden mi bilmem, yavaşça geri çekildi. “Şimdi öpmeye devam edersem.” Soluk verdi, gözlerini bir an yumdu ve buğulu sesiyle “Duramam, yapma. İki saat, sadece en fazla iki saat.” Hızla başımı salladım. Derdimiz aynıydı, dermanımız da bedenlerimize kapılan ruhlarımızdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDikleşirken elini cebine götürdü. Ben ertelediğim duyguyla bir an ne olduğunu anlamazken Serdar’ ın aramıza aldığı elime döndüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapParmaklarım Serdar’ da, Serdar’ ın elinde parmağıma geçmek üzere tek taş pırlanta bir yüzük. Dudaklarım “Hii.” Diye aralandı, heyecanla tok sesine kulak verdim.

İşte bu beeeee İYEEEEEEEEHHHH
Walla biz yine atacaz
“Elalem karısına ne alıyor benim umurumda değil.” Yüzüğü yavaş yavaş parmağıma taktı, “Ben karıma istediği her şeyin daha güzelini alırım.” Elimi avuçladı ve çenemin altına koyduğu elle ona bakmamı sağladı. “Sen iste ben sana her gün yüzük alırım.” Gülümseyerek başımı hafif yana eğdim, sakin bakışlarıyla yanağımı okşadı. “Sen iste yüzük ne ki canımı veririm sana.” Uzanıp elimin üstünü öptü, beni yavaşça kendine çekti. “Ama ben çıkartmıyorum sen de bir daha çıkartma. Tamam mı yavrum?” Sesimdeki sakinliğe keyiflenen halimle anında başımı salladım. Bundan sonra kaybolacağını bilsem de çıkartmazdım. Bundan sonra kaybolsa da parmaklarım boş kalmasın diye gidip bir yenisini daha alırdım..

Aga Serdar her çıkartma dediği zaman onlar bir şekilde kavga ediyorlar demeyin oğlu ne uslanmaz insanlarsınız
Cık çıkartacaz
“Sana mesaj atmıştım ya.” Diyerek sıkıca beline sarıldım. O an sinirden ve utançtan soramamıştım ama şimdi yeri gelmişken bunu sormam lazımdı. “Ne hissettin? Ne yaptın görünce?” Ufak bir an gülümsedi sanki. Sora muzip bir sesle “Defalarda okudum.” Dedi. “Hoşuma gitti o halin.” Kocam yazmıştım o an, ilk defa.. “Benden bir şeyler istemeni çok seviyorum, bu ne olursa olsun.” Biliyorum siyah devim, biliyorum…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir anlık sakinliğin ardından “Hadi.” Deyip sıyrıldı benden. Elleri beline gitti, tok bir soluk verip adeta silkelendi. “Ben daha fazla dayanamıyorum kıyılsın şu nikah.” Yine uzanıp ellerimi öptü, “Tamam git sen bende son bir soluklanayım.” Biraz oturmak istiyordum makyajımı kontrol ederdim zaten nikah en fazla beş aldı dakika sürerdi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar başını sallayıp geri çekiliyordu ki yeniden bana yöneldi. “Sen ne yollayacaktın bana?” Kaşlarım havalandı, “Aa.” Deyip arkadaki poşeti işaret ettim. “Serdar şu poşeti alır mısın?” Direkt o tarafa yöneldi, uzanıp almasıyla usul usul devam ettim. “Kıyafetlerim var içinde arabaya koyar mısın?” Sonra önümde durunca poşet olan elini tutup devam ettim. “Sen koy ama tamam mı? İç çamaşırlarım var içinde başkasına verme.” Sözlerimle birlikte tek kaşı havalandı ne demek istediğini anlayıp omuz silktim. “Vermezsin zaten biliyorum da ben yine söylemek istedim.”

Adam elbisenin annende kalmasına izin vermiyor sence donunun olduğu poşeti başkasına emanet eder mi
Sözlerinden çok konuşan bakışları ikimizi de onaylarken Serdar arkasını dönerek kapattığı kapıyı açtı. Dik duruşuyla arkasından bir görsel şölen bırakarak iç içe geçmiş odalardan bir bir çıktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOnun peşinden gelinliğimin ön tarafını hafif kaldırıp bana göre kalabalık olan odaya geçtim. Azat ayaklanmış çıkıyordu ki beni görünce bir an duraksayıp gülümsedi. “Yenge?” Sesinki eğlenir tona odada bulunan kadınlara rağmen gülümsedim. Ne demek istediğini anlamıştım, ne kadar güzel olduğumdan bahsediyordu. Mimiklerimle karşılık verişime başını sallayarak odadan çıktı ve bizi bir grup kadınla baş başa bıraktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ay maşallah ne güzel olmuşsuun.” Diye bana doğru ayaklanan kadına baktım. Tahminen otuzlu yaşlarının sonundaydı. Onun haricinde arkadaki koltuklarda oturanlar beni süzüyor Sena ve Yeliz kenarda hepimizi izliyordu.
Azat’ a gülümsediğim gibi kadına da gülümseyerek kibarca teşekkür ettim ve onun da yönlendirmesiyle ortadaki koltuğa oturdum. Tek tek insanlarla tanıştım, biraz muhabbet ettik sonra o tanıştığım kadınlar bir bir odadan ayrıldılar.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHeyecandan elim kalbimde, yüzüğümü düzelterek yerimde dikleştim. Birkaç dakika sonra Serdar gelecek ve hepimiz nikaha inecektik. Odanın geleni gideni bitmiyor, erkek tarafı bitti dediğim yerde annemler geliyordu ki nihayet beyaz kapı kapandı ve geldiğimden beri yanımdan ayrılmayan kadın bu defa sandalyesini önüme çekti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYanlış hatırlamıyorsam Serdar’ ın büyük kuzenlerinden birinin eşiydi, adı da Berfin’ di.
“Kuzum bak şimdi.” Diye elini dizime doğru bırakınca tüm dikkatimi ona verdim. “Efendim Abla?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bizde böyle şeyleri yenge konuşur, adettendir.” Başımı hafif eğip onu onayladım. Ne söyleyecekti merak ediyordum çünkü bugüne kadar Serdar dahil kimse bana gelip bizim adetimiz budur dememişti. Haliyle birisi bir şey söylese de öğrensem diyordum artık ama kadın “Gerdekte, yani bu gece.” Der demez başımdan aşağıya kaynar su döktü sanki biri.

İlk cümleden sonra dinlemeyi bıraktım
Adettendir demişti az evvel, bunlar çok eskide kalmadı mı? Adettendir deyince ben de güzel bir şey diyecek sanmıştım ama sözleriyle şoka girmiştim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKurduğu cümlelerin bir kısmı bende anlık yoktu. Sonra normal bir şeyden bahseder gibi “Yastık koyarsanız daha az acır.” Deyişi zihnimde patladı. “Kanaman çok olabilir acele etmeyin.” Bu defa Sena öfkeyle “Oha amaa.” Diye yükselirken dudaklarım şaşkınca aralanmıştı.

ANLIK SENA AMA OHA YA OHA OHANNES YA HAY BABAYIN
Patavatsızlardan ve hadsizlerden hep nefret etmişimdir sana soruldumu da konuşuyorsun atlıyorsun oradan hayırdır
Samimi biriydi aslında fakat bu söyledikleri samimiyetini tolere ediyordu, duyduklarım asla kabullenebileceğim sözler değildi.
Kadın rahat rahat Sena’ ya döndü ve güldü. “Kız ne var?” Bana bir kal geldi. “Kız bu ayıp değil ben anlatırım sana ilk gecemi ne var?” Sena susunca ona bakamadım ama eminim ki bir de bu haline o da şaşırmıştı. Ayrıca kimsenin ilk gecesini falan dinlemek istemiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeniden keyifli kayifli “Sen beni dinle gııız.” Diye bana dönmesiyle kimseyi umursamadım. Ne kadını, ne arkada oturmuş geldiğimden beri tek kelime etmeden beni izleyen Dilan’ ın ablasını ne de adını bile bilmediğim diğer yedi kuzenini. Birden “Birlikte olduk biz.” Diyerek kadının anında değişen yüzünü izledim.
Habanajab
Çok fenası kız hazo

Zort
O inanamıyormuş gibi bana baktı, ben arkada irite edici sesiyle “İmam nikahları kıyıldı ya abla.” Diye seslenen kadına döndüm. “Hayır imam nikahından önce birlikte olduk.” Sonra önümde oturan kadına baktım ve yüzümdeki hafif gülümsemeyle “Teşekkür ederim ihtiyacım yok.” Dedim. “Serdar yeterince bilgili ve aynı zamanda ilgili.” O an açılan kapıyla Serdar girişte belirince kadının aksine ben daha da gülümsedim. Umurumda değildi hak ettikleri buydu, kimsenin yatak odama karışmasına, hatta düşünmesine bile müsaade edemezdim.

Neyse ki ileride konusu açılıyor da Serdar duyuyor yoksa içimde kalırdı abi ben kao seviyorum Serdar öğrenmezse için rhat etmez
Hakkımda ne düşünürlerse düşünsünler, hiçbirine eyvallahım yoktu. Ki bence beni cinsel manada yadırgayacaklarına Serdar gibi bir adamla evlendiğim için hasetleniyorlardı. Neden bilmiyorum, net bir şekilde kesin bundan diyemiyordum ama buydu ve bu sadece bir histi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ ın kaşları çatılmış, tüm sessiz bakışları kendine çekmişti ki içeriye adımlayarak onun arkasından çıkan kızlara göz ucuyla baktı. “Çıkın demedim mi ben bunlara?” Muhatabı hala önümde oturan kadındaydı, bu defa başını hayırdır der gibi hareketlendirdi. “Senin hala ne işin var orada, önünde?” Suskundum, önümdeki su dolu bardağı alırken sadece ikisini izliyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKadın “Konuşmaya geldik.” Diye kıpırdanınca Serdar bize doğru ilerledi. “Biliyorum ben sizin konuşmanızı.” Başıyla bu defa kapıyı işaret etti. “Çık.” Anında kaşlarım ayıp der gibi havalandı ama Serdar bana bakmadığından yüzümü göremedi. Kadın yerinden kalktı, sessiz sedasız odadan ayrılışıyla birkaç yudum daha su içtim. Gerilmiştim, az evvel olanlardan sonra ne olurdu bilemiyorum ama ben zaten başımda dikilen Serdar’ ın sinirini merak ediyordum. Bana da öfkeli miydi?

ABİ BU ADAMİ AŞISSSSİRİ SEVİYORUM
Görünen o ki değildi. Çünkü boşalan bardağa bakıp sakince “Doldurayım mı?” Diyordu. Başımı hafif hafif iki yana salladım. Kızlar var diye uzanıp elini tutamıyordum, neden bu kadar sinirlenemiyordum ama gözlerimden beni çözmesini istiyordum.
Çözdü mü bilmem, yavaşça yanıma oturdu. “Gitmemiz gerekiyor.” Yerimde dikleştim, karnımı tutarak derin bir nefes aldım. “İki dakika oturalım mı?” Başım ağrımıştı gelen giden bitmemişti ki dinlenememiştim hiç.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ ın “Tamam yavrum.” Deyişiyle ayaklanan Sena’ ya baktım. “Nereye?” Elinde telefon, bedenini çıkışa çevirdi. “Çıkayım konuşursunuz belki.” Ne konuşabilirdik ayrı gayrı? “Ya ne alaka?” Deyip göz devirmemle Serdar’ da ona bakmadan “Otur otur.” Diyerek telefonuna uzandı. Sena oturdu, Yeliz’ in gülümsemesine gülerken tıklatılan kapıya Serdar “Gel.” Dedi ve kapı açıldı.
Önde Azat, Emir, Tuğrul ve Dilan bir bir odaya girdi. Onlar girerken ben daha da gülümsedim. Her birini bir odada bir arada görmek gerçekten eğlenceliydi. Onlar ne düşünüyor, ne hissediyordu bilmiyorum ama ben böyle bizi çok sevmiştim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ ın önünde dikilen Azat’ın “Nikah memuru sizi bekliyor.” Deyişine midem karışırken Serdar telefonunu cebine koyup umarsızca “Beklesin.” Dedi. Daha da heyecanlanıyordum, heyecanlandıkça midem bulamıyordu. Hatta kusacak gibiydim de zor tutuyordum kendimi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTuğrul yanıma oturup elimi tuttu, sonra başını yavru kedi gibi omzuma yaslayıp durdu. “Ne oldu?” Uzanarak yanağını tuttum. “Duygulandım kayınço, çok güzelsin.” Elimi tutup öptü. O öyle deyince ben bir garip hissettim. Tuğrul duygusal bir çocuktu ama hüzünlü duygularını pek belli etmezdi. Böyle şakaya vuruyorsa onun da içinde bir şeyler oluşmuştur.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKolumu omzuna atıp yanağını öptüm. “Yerim ben seni.” Sonra geri çekildim, kumral kirpiklerini izledim. “Ne yaptınız Serdar’ la?” Fısır fısır konuşmam onun da hoşuna gitmişti anlaşılan. Keyifle bana yönelip kulağıma döndü, “Seninki askeriyede çok havalı.” fısıldayışına kıkırdayıp bir kez daha fısıldadım. “Nasıl havalı?” Benimki, merak ediyordum cidden ne yapmışlardı? Ne olmuştu da Tuğrul o kötü halden daha normale geçiş yapmıştı.

Abi Serdar diyince sizin de aklınıza benim herif gelmiyomu şu kısmı yani
Benim herif türk kahvesi gibi her yerde hattri sevilir dayilir
“Herkes çok saygılı komutanım diyorlar hep. Ben de onun yanındaydım çok havam oldu. Tüm gün peşinde gezdirdi yemek falan yedik, bir de tatlı aldı bana. Bana da saygı gösterdiler bir görsen, çok havalıydım bugün.” Sanki on yaşında çocuk nasıl mutlu, nasıl keyifli keyifli anlatıyor. O kulağıma mırıldandıkça ben gülüyordum, ben güldükçe o da gülüyordu derken “Yaa?” Diyerek bir kez daha öptüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Benim kadar havalı mıydı?” Aynı şeyi benimle beraberken de diyordu çünkü. Asla kıskanmıyordum sadece şaka yapıyordum ama o başını sallayıp “Valla senden daha havalı birini buldum. Kızlar kesin bana daha da bakar şimdi, sana adamlar bakıyordu benim tekne boş kalıyordu.” Deyince omzuna hafif vurdum. “Söverim senin teknene.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTuğrul gülerek yerinde dikleşirken Serdar Azat’ la konuşuyor, Emir ve Yeliz bana doğru geliyordu. Parmağımın tersiyle kirpiklerimi düzelttim, sonra biraz su içmek istedim ama lavaboya gidemeyeceğim için vaz geçip az ileride bir başına telefonla ilgilenen Sena’ ya baktım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYüzü beş karış, parmakları klavyede hızla geziniyordu. Aslında bugünden beri bir garipti. Başlarda biraz keyifliydi, sonra durulunca kendi kendime sabahki olay yüzündendir demiştim ama şimdi daha bir garip geliyordu. Sanki başka bir sorun vardı da söylemiyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEmir’ in “Sena’ nın nesi var?” Diye mırıldanmasıyla dudak büktüm. “Bilmiyorum.” Sadece benim dikkatimi çekmemişti demek ki. Yeliz sessiz kalırken herkesle birlikte onu izlemeye devam ettim. Aynıydı. Asık yüzüyle bir şeyler yazıyor, sonra siliyor, duruyor ve tekrar yazıyordu. Gözlerimi ondan almadan Yeliz’ e soludum. “Sen biliyor musun?” Parmakları durdu ama bize bakmadı, ekranı izlerken duruldu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYeliz’ in “Hayır, sabahtan beri böyle.” Deyişiyle bu defa konuşan Emir’ di. “Sormadın mı neyin var diye?” Yeliz bir şey demedi, Sena dudaklarını ıslattı, tedirginlikle ısırdı, bıraktı, alnını kaşıdı. Bir şey olduğu mimiklerinde bile o kadar belliydi ki benim içim bir garip oldu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSonra birden “Ben bir konuşsam mı şimdi?” Diye mırıldarken buldum kendimi. Nikahtan sonra o telaşta bulamazdım belki, sonra hiç vaktim olmazdı. Sonra birden hiç ihtimal vermezken Serdar’ ın “Tamam.” Diye ayaklanmasını izledim. “Çıkalım biz.” Eğilerek yanağımı okşadı. “Kapıdayız, uzun sürmesin.” Başımı bir umutla sallayarak yeniden gayri ihtiyar Sena’ ya döndüm. Oturduğu yerde öyle bir dalmıştı ki odadan çıkışlarını hissetmedi, kapatılan kapıya bile dönmedi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sena.” Deyişimi de duymadı, bu gelinlikle ne kadar az hareket etsem o kadar iyi diye düşünüp adını daha sesli yeniledim ve bu defa bana döndü.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Efendim.” Sonra şaşkınca odaya baktı, kalktı ve bana doğru hareketlenip kaşlarını çattı. “Neredeler?” Yanıma otururken “Çıktılar, Serdar kapıda bizi bekliyor. Seninle bir şey konuşacağım.” Telefonu aramıza bıraktı, tüm dikkati bendeydi. Düz sesimle “Neyin var?” Dedim. Benden bir şey saklamazdı, zaten bu kadar şaşırmamın sebebi de buydu da. Kuzenimi tanıyordum o benden ne olursa olsun hiçbir şeyini saklamazdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerini devirir gibi olup yanaklarını sıkıntıyla şişirdi. “Kaç gündür anlatacağım anlatacağım diye çatladım. Serdar’ ın gitmesini bekliyordum çok dolusun bu ara.” Başımı yana eğdim “Yaa.” Uzanıp elini tuttum. “Aşk olsun aşkım ya. Ne oldu hemen anlat.” Sakin kalmaya çalışıyordum ama kalbim nasıl çarpıyordu. Kötü bir ihtimal, Sena gibi birini bu denli üzecek ne vardı o telefonda?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAnlatacaktı işte biliyorum. Hareketlenirken ellerimi bırakmadı. “Sevda ve Serdar olayında birini bulup Sevda’ nın konuşmalarını çıkarttırmıştım hatırlıyor musun? Hackerdi.” Anında başımı salladım hiç unutur muyum? Başını eğip beni onayladı. “Ben o adamdan kurtulamadım.” Sözleriyle anlamsız bir “Ne?” dedim. Ne demek kurtulamamak?

Sena yaaa niye bekledim..bu kadar
Sıkıntıyla ofladı, sorun tam olarak her neyse halledeceğimizi bildiğim halde içim gitti çaresizliğine. “Başlarda bir hafta konuşurum sonra yolu veririm dedim olmadı, iki üç haftaya yayıldı. Sonra konuşmak istemiyorum dedim o beni bırakmadı. Telefonumu heklemiş, galerime girmiş size attığım sütyenli fotoğraflarım falan hepsi onda, kameramı kullanmış…” Benim yüzümden… Hayretle dudaklarımı araladığımda şaşkınlığım yüzümdeydi.

Azat belasıni seyefiverir siz merak etmeyin
Omuz silkerek gözlerini bir an yumdu. “Sürekli tehdit ediyor şimdi de. Dün buradaydı, bugün zorla ikna ettim gitti. Benimle sevgili olacaksın seni öldürürüm diyor. Neler neler diyor ruh hastası.” Demek o yüzdendi o hali, dinleyince şaşırmıyordum ama aklım da almıyordu.

Azat gerisi sende kocim
“Trabzon’ a kadar geldi, sitenin önünde durdu kaç kere. Markete gittim önüme çıktı, alışverişe gittim oraya geldi. En son buradayım buraya geldi. Sürekli tehdit ediyor, seni öldüreceğim diyor artık cidden evden çıkmaya korkuyorum.” Kalbim hızla çarparken bunun imkansızlığına kaşlarımı öfkeyle çattım. O kim oluyordu da bu şekilde konuşabiliyordu? O kim oluyordu bunu dile getirebiliyordu?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Bırak beni diyorum bırakmıyor, beni kullandın mı diyor. Sende bana aşıksın inkar etme diyor. Manyak.” Cidden, cidden tam olarak manyaktı. Aklıma dolan onlarca şeyden ilkini öfkeyle döktüm dışarıya. “Küfrettin mi?” Neden bilmiyorum bende küfrün her zaman işe yaradığı konusunda güçlü bir inanç vardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Ettim.” Deyişiyle başımı yana eğdim çünkü Sena küfür edemezdi onun karakterinde bu yoktu. Onun küfrü en fazla aptaldı. Yüzüne baktım sadece. “Ne ettin salak mı dedin?” Sesi de inceydi, hiçbir şekilde etkili olmazdı ki. Bence o adamla da insani davranışlar içinde konuştuğu için atamamıştı başında. Adam da Sena güzel konuşuyor diye naz yaptığını sanmış olabilirdi. Böyle düşünüyorum, çünkü bu daha evvel başımıza gelmişti ve onu hiç hoş gelmeyebilir ama benim yöntemimle uzaklaştırmıştık.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYerimde dikleştim, öfkem sesime yansıdı. “Böyle tiplerle güzel güzel konuşmayacaksın, uzun uzun yedi sülalesine küfür edeceksin. Aradığında ağzına ne geliyorsa bağıra çığıra konuşacaksın.” Ne yapabilirdim ki bazıları böyle akıllanıyordu? Kızın sütyenli fotoğrafını almak ne demekti?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena “Onu da ben yapamam, sesim zaten ince.” Derken “Ben ağzına bile sıçarım.” Deyip kenarda duran telefonuma yöneldim. “Şimdi arayıp uzun uzun küfür edemem, onu Serdar gittikten sonra yaparım ama iki dakikada uzun bir mesaj atarım ver numarayı hemen.”

Bdjdbsjsusuu hazan reis sendeyiz
….
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapŞizofren olduğundan söz etmiş miydim ki? Az evvel yazdığım hakaret ve küfür dolu mesajı sildiğim için hatırlamıyordum ama umarım bu konuya değinmişimdir çünkü yaptığı tam olarak buydu.
Kapının kulpunu hareketlendirirken neyse dedim kendi kendime. O adamdan nasıl bir dönüş alacaktım bilmiyorum ama şu an bunu düşünemezdim çünkü şu an zihnimi dolduran tek adam aşık olduğum adamdı. Açılan kapıyla bana dönen, dönüşüyle yüzümü gülümseten, beni süze süze hayranlıkla bana adımlayan..
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ ın uzattığı eli tutarken kimse gitmemişti herkes burada bizi bekliyordu ve çıkışımızla tüm gözler bize döndü.
Dokunduğum elin beni yönlendirmesini beklerken onu sıkıca kavrayıp gücüme güç kattım. Bir elim gelinliğimde, başım istemsizce az ilerideki merdivenlerdeydi. Düşmeyeceğimi biliyordum fakat bu tedirgin halim yakamı bir türlü bırakmıyordu. Önümüze geçen Emir’ e bakarken “Yavrum iyi misin?” Diyen Serdar’ a soludum. “Öleceğim heyecandan Serdar.” Basamakları aşağıya gittikçe dönen merdivenlerin hemen başındaydık. Aşağıda, masalarda oturan insanlar, kulağında kulaklık olan takım elbiseli adamlar ve garsonlar vardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sakin ol.” Sesiyle ona bakıp “Koluna girebilir miyim?” Diye atıldım. Bana göre daha güvenilirdi, ki geri çevirmeden bana kolunu vererek neden soruyorsun der gibi soludu. “Yavrum.”
Haklıydı, önüme döndüğümde adımımı bekliyordu. İlk adımı ona ve kendime “İyiyim.” Diye attım. “Sakin ol, heyecanlanman gereken bir şey yok. Buradaki insanlar senin ailen.” Evet haklıydı, öyleyse beni geren neydi? “Doğru.” Yavaş adımlarım merdivenleri iniyordu. Öyleyse bu heyecanım nedendi?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Biz zaten evliyiz, böyle düşün.” Boğuk sesi kendini belli etti, yutkundum. Bu da doğruydu, sadece imza atacaktık. Günler evvelden ben zaten kendi zihnimde Serdar’ la evlenmiştim. Gülümseyerek tutunduğum kolu okşadım. “Haklısın siyah dev.” Bu onunda hoşuna gitmiş olacak ki “Yapma.” Diye homurdandı. Ağır adımlarım basamakla buluşuyordu. “Neden? Böyle söylemem hoşuna mı gidiyor?” Gülecek gibi mi oluyordu? Oysa benim yüzümdeki ifade hiç geçmiyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yerine göre değişiyor.” Derken kastı seviştiğimiz anlardı ve benim aklımda canlanan dakikalarla uzun merdivenleri yarılamıştık.
Sözleri alalen yüzümü kızarttı. “Serdar yapma, öleceğim şimdi.” Kalbim hızlandı, midemin bulanışını durduramıyordum. “Asıl ben öleceğim, güzelliğinden.” Boğuk sesiyle daha da gülümsedim ama herkesin bizi izlediğini hatırlayıp bu defa sustum. Zaten her şey üzerime üzerime geliyordu, herkes çok fazlaydı. Aile içinde olacağız dediği nikah bizim sülalemiz kadardı, ki bana göre hava hoştu. Ben her türlü içimdeki heyecanı susturamayacaktım.

Hik diye gidecek kız şimdi djndhdbsns
Serdar’ ın yavaş benim sakin adımlarım eşliğinde nihayet nikah masasına geldiğimizde Serdar tarafından çekilen sandalyeye oturdum ve önümdeki kalabalığı izlemeye başladı.
Annemler hemen karşımdaydı. İlk sırada Serdar’ ın babaannesi, dedesi, annem, başkan, teyzeler ve sanırım Serdar’ ın yakınları vardı. Onların karşısında böyle duruyor olmak benim gözlerimi neredeyse doldururken annemin gülüşüyle dudaklarım gerildi. O mutluydu, ondan ziyada herkes çok mutluydu, öylesine güzeldi ki gülüşleri yüzüme bulaşıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSena’ yla Azat’ da şahitlik için yerlerini aldıklarında yan yan oturmuş gülerek bir şeyler konuşmam Emir ve Yeliz’ e baktım. Eğlenirken bize bakıyorlar, bu mutlu halleriyle beni daha da mutlu ediyorlardı. Herkes buradaydı. Kuzenlerim, teyzelerim, eniştelerim, akraba olmayan aile dostlarımız ve dayım. Dayımda gezinen bakışlarım onun keyifli suretinde yeniden şekillenirken tıklatılan mikrofonla nikah memuruna döndüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKırmızı cübbesiyle genç değildi ve görünen o ki sert bir mizacı vardı. Ben zaten gergindim, nikah memurunun bu haliyle daha da geriliyordum ki Serdar uzanıp elimi tuttu. Bir an ona baktım, karşıdan görünmeyeceğini bildiğimden bana yönelen bakışlarıyla elini hiç tereddütsüz kavradım.
İçim öylesine garip bir coşkuya sarmaldı ki aslında, sıkıca sarılmak istiyordum Serdar’ a. Sanki sarılırsam tüm hislerim dinginleyecek de ben rahat edecektim fakat üzerimdeki gözlerden sarılmayı geçtim beni izleyen yüze tam olarak dönemiyordum bile.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Değerli konuklar, bugün burada Serdar ve Hazan çiftinin nikah töreni için toplanmış bulunmaktayız, hepiniz hoş geldiniz.” Yükselen katı ses beni kendine kattı, uğultulara karışan alkışlarla da Serdar’ ın elini daha sıkı kavradım. Konuşulsa da bitse, şu birkaç dakika geçse de kurtulsaydım.

Hoşbulduk memurbey lafı uzatma da ki şu nikahı
Öylesine heyecanlıydım ki iyi gelir diye diğer elimle de elini tutmak istiyordum fakat bu mümkün değildi. Mikrofonuyla bana dönen nikah memuruna bakıp yutkundum. “Gelin Hanım adınız soy adınız.”
Önümdeki mikrofona eğildim, düz sesimle adımı soy adımı söylediğim an Serdar elimi daha da okşadı. Hazan Soylu diyecektim az daha, henüz evlenmeden..
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYaşlı sayılacak memur bu defa Serdar’ a döndü. “Damat bey adınız soy adınız.” Serdar benim aksime hayli sakindi. Bunu “Serdar Soylu.” Diyen sesinden dahi anlayabiliyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sayın şahitlerimiz adınız soy adınız.” Hemen yanımda duran ikiliye gitti bakışlarım. Azat bir beyefendi gibi önceliği Sena’ ya bırakırken Sena hafif mikrofona eğildi. “Sena Malkoç.” Ardından Azat soludu. “Azat Soylu.”

O beyefendilikten değildir araştırmanızı öneririm
Sus Sena soylu olacak o da anladın mı
“Evlenme isteğinizi bizlere beyan ettiniz, bizler de gerekli araştırmaları yaptık ve evlenmenize engel bir hadise olmadığını tespit ettik. Ancak evlenmek istediğiniz bir kez de değerli şahitlerimiz, misafirlerimiz ve şahsım huzurunda da bir kez ve son kez sözle ifade etmeniz gerekiyor.” Ellerimi kavrayan elleri parmaklarımı hafif sıkarken hareketsizce beni izliyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAklından neler geçiyordu tam olarak bilemesem de içimden bir ses aynı zamanlara gittiğimizi söylüyordu. Beni gördüğü ilk gece değildi asıl mucize. Asıl mucize bu yaz bizi karşılaştıran kaderin kendisiydi. Bakınca ne büyük hüzün.. Devam eden hikayeler, mutlu sonlar, mucizeler, sevdalar, aşklar, ve o kör kuyu gibi bakan bakışlar.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sayın Hazan Şahin, hiç kimsenin baskısı ve etkisi altında kalmadan, kendi arzu ve iradenizle sayın Serdar Soylu’ yla evlenmeyi kabul ediyor musunuz?” Serdar’ a dönemezken bende mevsimler gelip geçti. Güzde yaprak döken yaşlı ağaçlar baharda rengarenk meyvelerle bezendi. Yeşil sardı her bir yanı, çiçeklerin eşsiz kokuları bahçeme huzur getirirken ben, umutla aşk diye baktığım bu adamın koynunda bir ömür yaşlanmaya kalbimde uçuşan kelebeklerle utana utana gülümseyen sesimle “Evet.” Dedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDönebildiğim tek yön nikah memuru, bakabildiğim tek yüz onunkiydi ama gönlüm sıkıca tuttuğum eldeydi. “Siz Serdar Soylu.” Deyişiyle içim kıpır kıpır oldu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Hiç kimsenin baskısı ve etkisi altında kalmadan, kendi arzu ve iradenizle sayın Hazan Şahin’ le evlenmeyi kabul ediyor musunuz?” Mideme kramplar gire gire ona döndüğümde benim aksime bakışları yüzüme indi. Gülüşüm yüzüne saklandı, elim ellerini sıkarken önündeki mikrofona yöneldi ve o tok sesiyle net bir “Evet.” Dedi. Sanki ilkti, sanki bana beni sevdiğini haykırıyordu bu nasıl bir heyecandı?

E o zaman ben de küllenmişin hikayeleri belediyesinin bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak sizleri karı koca ilan ediyorum
Memur bu defa Sena ve Azat’ a yönelince ben de ikiliye döndüm. “Sizler şahitlik ediyor musunuz?” Peş peşe sıralanan evetler, alkışlar, uğultular, gülüşler, bakışmalar…
“Ben de Şanlı Urfa belediyesinin bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak sizleri karı koca ilan ediyorum. Hayırlı.” İmzalanmak üzere devreti yavaşça Serdar’ a doğru ittirirdi. “Uğurlu olsun.” Dinmeyen alkışlarla ellerim hala titriyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ ın imzaladığı defterle hislenerek Emir’ e döndüm. Başını hafif yana eğmiş sakin bir duruşla bana bakıyordu. Göz göze geldik. Yüzündeki hatırı sayılır buse içindeki hislerin yansıması mıydı bilmiyorum ama onu öyle kardeşim olarak burada görmek beni niyesiz hüzünlendiriyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSanki Emir hep kardeşimdi de arada bir zaman kaybı bile yoktu. O sanki bende hep vardı, şimdi olduğu gibi.
Ardından Yeliz’ e döndüm. Defteri imzaladıktan sonra Sena’ ya Azat’ a, başkana.. Bakabileceğim kim varsa her birinde gözlerimle gezindikten sonra atılan imzalarla tuttuğum eli bir an olsun bırakmadan ayağa kalktık.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNikah memuru elindeki defterle cübbesini düzeltirken bakışları Serdar’ daydı. “Mutluluklar diliyorum. Allah ailenize güzellikler nasip etsin.” Daha sonra bana döndü. “Ve cüzdanı gelin hanıma veriyorum.” Uzatılan koyu kırmızı cüzdanı yüzüme sarılan ateşler eşliğinde alırken salonda güçlü bir alkış daha yükseldi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap….
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYavrum geçmedi mi hala?” Kaşlarımı olumsuz anlamda kaldırarak “Cık.” Dedim. “Geçer birazdan çok kastım kendimi.” Ben camı hafif açarken o hızlanıp sinyali verdi. Birden “Hastaneye gidiyoruz.” Diyen sesi o kadar netti ki bu kesinlikle “Hayıır.” Diye çıkıştım. “Serdar evlendiğim gün hastaneye gitmeyeceğim.” Biraz hava alayım diye cama çevirdim başımı. Serin hava vurursa iyi gelirdi çünkü. “Gel öldür beni, yine de yok.” Sadece kendimi kastım diye midem bulanıyordu o kadar. Tabi Serdar yine çok evhamlı, dakika başı geçti mi diye soruyordu ama nasıl geçsin sıcak araba kokusu zaten yeterince mide bulandırıcıydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKaşlarını çattı. “Yavrum saçma sapan konuşma.” Ne konuşmuştum ki? Ha öldür beni demiştim tamam ama ben ne dediğimi biliyor muydum?
Kısılan sesimle gözlerimi devirip “Serdar lütfen.” Diye devam ettim. “Bak gerçekten sen de geriyorsun beni, sevmiyorum hastaneleri biliyorsun.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSoluklandı, “Yavrum kurban olurum ben sana.” Uzanarak elimi avuçladı. Tenimi yumuşak dudaklarına bastırıp sakin sesiyle kendini suçlar gibi “Ben mi geriyorum seni?” Deyince de ona döndüm. “Serdar.” Dudaklarını okşadım. “Hayır tabi ki. Eve gidelim sadece olur mu? Benim duygularım mideme vuruyor biliyorum kendimi. Hem daha beş dakika oldu çıkalı, biraz sonra geçer.” Nikahtan sonra midem iyice bulanmaya başlamış ve bir türlü geçmemişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNasıl geçsin ki zaten? Babaanneye sarıl dedenin elini öp amcalarla görüş o arada başkanı bul Emir’ le vedalaş ama ağlama derken Serdar’ dan iyice uzaklaşmış ve daha da gerilmiştim.
Hatta o kadar gerilmiştim ki Serdar’ ın tarafından uzaklaştığımda bile beni kolunun altına çeken dayımın yanında fazla duramamış, Serdar’ ın da gelmesiyle sanırım kusacağım deyip arabaya binmiştim. O andan sonra da Serdar bildiğimiz Serdar’ dı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Tamam ama geçmezse eve doktor çağırırım.” Bu olurdu. Gerilen dudaklarımla saçlarıma değen rüzgara dönüp “Olur.” Dedim. Hastaneye gitmekten bin kat iyiydi.
Elimi bırakmadı, tersini öpmeye devam edip “Senin bu heyecanını ne yapacağız biz?” Derken keyfi de yoktu ciddi ciddi soruyordu ama bana göre hava hoştu. Sarhoş gibi gülümsemeye devam ettim. “O kadar aşığım sana işte. Nikahı sor bana anlatamam, nasıl güzeldi…” Nasıl anlamlıydı benim için. Ki cidden, Serdar kocam olmuştu. Artık onun soy adı altında Hazan Soylu olmuştum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sana geldiğim ilk gece de ben böyle heyecanlanmıştım.” Dalgın sesiyle ona döndüm. Bakışları yoldaydı, dudakları üzerimde hareketleniyordu ve ben duyduğum yeni anlarla ona gidiyordum. “Uyuyunca seni öyle bırakmıştım ya yatağına, sanki dünyalar benimdi.” Sonra dudakları kıpırdandı, yavaşça bana döndü. “Ki doğruymuş, dünyalar benimmiş.”

Abi biz bu adamı aldığımızda bu kadar romantik değildi dhdinddjnd
Her anım, onun bilip benim bir haber olduğum hisler beni böyle çekiyordu peşinden. O yeniden yola giderken ben “Serdaar.” Diye hareketlenip yetişebildiğim omzunu öptüm. “Serdar’ ım.” Tekrar tekrar öptüm, kolu omuzlarıma inip beni kendine çekene kadar onun kokusuyla kendime geldim…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerimi bir yaramaz misali kapanıyordu. “Bir şey diyeceğim.” Bugünden beri aklımdaydı, geç olmadan söylemek istiyordum. “Söyle yavrum.” Deyişiyle yüzüne uzanıp tenini okşadım. “Çok yakışıklı olmuşsun.” Kaşları iltifatımla hafif havalandı ama hemen sonra “Sen o kadar güzelsin ki bence benim bir anlamım yok. Bugün senin günündü ve itiraf etmem gerekiyorsa seni aşırı kıskandım.” Sözleriyle hangi birine cevap vereceğimi şaşırıp “Ne?” Diye atıldım. “Neden kıskandın?” Kıskanacağı bir şey olmamıştı ki?

Sence bir sebebe ihtiyacı var mı
Başını usulca iki yana salladığında ona daha da meyillendim. “Bunun için sebep aramıyorum bile inan.” Tenini okşamaya devam ederek konuyu başa sardım ve birden kaşlarım çatıldı. “Ayrıca anlamım da yoktu ne demek? Sen böyle konuşunca ben cidden sinirleniyorum.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapRahat tavrıyla oralı olmadı bile. “Kastımı biliyorsun, gelin olan sensin.” Yani, evet gelinler her zaman daha göz kamaştırıcı olurdu ama ben aynı fikirde değildim. “Saçma.” Diyerek dudaklarına dokundum, dokunmamla elimi öptü.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBeni ne kadar etkilediğini bilmiyordu, ki ben de söylemeye çekiniyordum. “Neyse sonuç olarak senin hissettiğin değil benim sana karşı hissettiğim önemli.” Bu defa dudakları gerildi ve “Yapmaa.” Deyip daha da hızlandı. “Hislerini şimdi sormak istemiyorum, birkaç dakika daha erteleyemez misin?” Kıkırdayarak geri çekildim. Hislerim, onu arzuladığımı henüz söylersem arabada bir şey yapamazdı. Daha doğrusu konforlu değildi ve bunu ben de istemiyordum, sebebiyle sessiz kalarak cama döndüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÖyle zihnime doluşanlarla bugüne geri dönersek hızlı olmasının yanı sıra her şey çok güzeldi. Kızlarla da vakit geçirememiştim ama zaten Serdar buna zaman vermezdi. Gerçi o verse ben durmak istemezdim, yarın gidecekti. Sonra zaten aylarca onlarlaydım. Bu yaptığım bencillik miydi bilmiyorum ama son saatleri Serdar’ la paylaşmak istiyordum, aksi canımı yakıyordu. Neyse ki ne Sena ne de Yeliz buna bozulacak arkadaşlarım değildi. Bir dahakinde gönlümce olurdu her şey. Bir dahakinde böyle kaçar gibi gitmezdik, birlikte eminim ki bir şeyler yapardık.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDışarıyı izlerken “Geldiğimde bir düğün olacak dedin ya Serdar.” Diyerek yeniden ona döndüm. Elindeki telefonu kenara bıraktı. “Evet yavrum.” Gülümsedim. Siyah gömleğinin ilk iki düğmesini açmış, kollarını yukarıya kıvırmıştı. Bakışlarım bir an üzerinde oyalanırken dudaklarım hareketlendi. “Ben orada başka bir gelinlik giyebilir miyim?” Gelinlik giymek hoşuma gitmişti, böyle biraz gezmek istiyordum sanırım. Gezememiştim, uzun uzun böyle kalamamıştım hem de başka modellerle de kalbimi bırakmıştım. İçimde kalmıştı biraz.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAvcunda hareketlendirdiği direksiyonla kolunu yeniden omzuma indirip gülerek beni kendine çekti. “Giyeceksin zaten yavrum neden soruyorsun?” Öyle miydi? Bana söylememişti ki ama? Adını keyifle homurdanarak başımı omzuna yasladım. O zaman Serdar gelene kadar ben de yeni evlenecek kızlar gibi aylarca gelinlik modeli bakardım, ayakkabı arardım, uzun uzun heyecanlı hazırlıklar yapardım. İşim neydi ki? Bugün keyfini çıkartamadığım nikahımı o günle tamamlardım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDinlendirdiğim gözlerimi araladığımda birkaç saniye içinde eve varmak üzereydik. Tanıdık yola girmiş, ilk sapaktan dönmüştük. Kolumu saran dantelin üzerinden tenimi sıvazladı. “Uykun var mı yavrum?” Başımı sallamadan gömleğinin üzerinden göğsünü öperek “Cık.” Dedim. Bir yarım saat böyle kalmak iyi gelmişti zihnim kokusuyla dinlenmişti. Hem, o düşünmediğim olayın içindeydim. Bundan kaçıyordum fakat biz eve gidince…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDudaklarımı ıslatarak kapının önüne park edişini izledim. Hava hala aydınlık, saat altıya geliyordu. Issız ortam gündüzleri huzura kapı açıyorken geceleri hissettirdiği sadece karanlık bir ürkeklikti. Yine de gökte salınan güneşin yüzüme vuruşuyla elimi kendime siper edip kapıya doğru hareketlendim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGelinliğimin kuyruğu hayli uzundu, ben bu şekilde eve nasıl girebileceğimi düşünürken Serdar indiği arabanın önünden dolanarak kapımı açtı, sonra hafifçe arabaya yaslandı.
Ay çok karizmatik
“Akşam güneşi kime vuruyordu?” İmasıyla kıkırdarken elimi yüzümün önünde tutup ona döndüm. “Sidikliye.” Sözlerime bulaşan mimikleri arttı, keyifle hareketlenip bana uzandı. “Güzele.” Eğilerek yüzümü avuçladı, yanaklarımı öperken boğuklaşan gülüşümle dudaklarım yüzüne değince kollarını bana dolayıp omzumu öptü ve hafif geri çekildi. “Gel bakalım.”
Nasıl geleceğimi bilmiyordum ama elini kalçalarımın altına uzatınca hayretle yükseldim. “Kucağına mı alacaksın?” Başını salladı, beni onaylar gibi “Hıhı.” Deyip bedenimi kucakladı.
Ay çok güzelsiniz bee
Boynuna sarıldım, kapatılan kapıyla eve doğru ilerlerken gülerek yüzünü öpüyor, omuzlarını okşuyordum. İçimde Serdar’ a hareketlenen varlığım beni uyarıyordu. Üzerimde Serdar’ ın bilmediği beyaz bir jartiyer, benim düşündükçe kızaran yüzüm, onun heybeti, kokusu, elime değen kasları, teni…
Açtığı çelik kapıdan içeriye girdik, örtülmesiyle de sanki dünyam bir eve doldu ve biz dışarıdan bir haber huzurla kaldık.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKalbim yeniden çarpmaya başlamış, ellerim üzerinde sarmala takılmıştı. Sarıldığım beden beni görünmeyen bir güçle kendine çekerken aynı zamanda Serdar’ da eğilerek alnımı öptü, oradan boynuma indi dudakları. Girişte, öylece beni öpüp koklamasını hızlanan yüreğimle izliyordum. Omzumdan bağrıma geçen dudaklar aralandı, kadifemsi sesiyle “İyi misin?” Diyerek kokumu içine çekti. “Yavrum?” Başımı usul usul sallamaktı tek emelim. “Çok iyiyim.” Diyerek omzuna yaslanmamla merdivenlere doğru yöneldi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapŞimdi ne yapmamız gerekiyordu biliyordum da nasıl olması gerektiği konusunda zerre fikrim yoktu. Merdivenleri bir bir çıkarken sorulara peş peşe sıralıyordu. “Aç mısın?” Değildim, başımı iki yana salladım. “Bir şey yapmak istiyor musun?” Bilmem, istemiyordum. Bu yüzden başımı yeniden iki yana salladım. Gelinlikle oturamazdım, gel gör ki gelinliği de Serdar’ ın çıkartması gerekiyordu. Ardından süre gelen olaylarla da zemin belliydi de bende giriş yoktu. En iyisi makyajımı temizlemek dedim kendi kendime. O arada her şey kendini belli ederdi zaten.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Beni banyoya bırakır mısın?” Dememle adımları bir an yavaşladı, kaşları çatıldı. “Neden?” Kim bilir ne düşünüyordu? Onsuz üzerimi çıkartacağımı mı? Oysa beni rahatsız eden makyajımdı. Böyle sevişemezdim, sevişsem kendimi biliyordum sonra dağılan makyajımı silemezdim. Hatta belki saçımı da, buklelerimi bıraksam başım da rahatlardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÜzerine giderek içindeki kurtla oynamak istedim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Üzerimi çıkartacağım.” Yatak odasının kapısına varmıştık ki havalanan kaşıyla yüzüme bakınca utana sıkıla gülerek alnımı çenesine yasladım. “Makyajımı silmek istiyorum bakma öyle.” Dudaklarım gerildi, onları ıslatarak ısırdığımda odaya girerek şakağımı bastıra bastıra öptü. “Benimle oynama.” Sonra boğuklaştı birden. “Çünkü ben seninle oynarsam fena olur.” Fena oluyordu zaten, her an… Keyiflenen halimle sessiz kalarak beni banyoya bırakışını izledim.

Bı oynsana nasıl oynuyorsun
Bedenim aynaya dönük, ensemi öpüp “Gelinliğe dokunma.” Dedi. Nefesi tenime çarptı, bedenimi ruhen yalayarak dudaklarını üzerimde gezdirdi. “Birazdan geliyorum.” Gözlerimi kirpiklerim titrerken yumdum. İşte, gerisi geliyordu. Ben olmasam bile Serdar her şeyi hallediyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSerdar’ ın çıkışıyla önce kıyamadığım makyajımı rimelimi bırakarak sildim daha sonra saçımdaki taşlı süsü ve tel tokaları çıkartmaya başladım ama görememek beni kısmen engelliyordu. İki elim başımdayken yüzüme inen birkaç tutamla “Serdaar.” Diye seslendim daha fazla dayanamayıp.
Arkaları çekiştiriyordum canım acıyordu, zaten göremiyordum kollarım da yorulmuştu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBirkaç saniye sonra açılan kapıyla Serdar “Yavrum?” Deyip arkamda durdu. Ellerimi iki yana indirdim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Serdar tokaları çıkartır mısın?” Gerilmiştim, halim sesime yansımış olmalı ki kollarımı sıvazlayıp başımı öptü. “Tamam dur sen.” Zaten sıcaktı, gelinliğim ağırdı. Bir de saçımı açamadığım için kollarım da ağrımıştı. “Sinir oldum.” Diye gözlerimi yumunca çıkarttığı iki tokayı lavaboya attı. “Birazdan alacağım ben senin sinirini, biraz sabret.” Daha birkaç saat evvel sevişmiştik oysa, neden bedenim bu sözlere tepki verirken bacak aram sızlaya sızlaya nabız gibi atıyordu ki?
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Serdar.” Diye dinlenerek gövdemi ona yasladım. Belime sarıldı, eğilerek yanağımı öptü. “Söyle benim güzel yavrum?” Bunu hep yapıyordu ve ben her seferinde gülerek soluklanıyordum. Başımı iki yana sallamamla o işine devam etti, ben de salınan buklelerimle lavaboya atılan tokaları bir bir izledim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBirkaç dakikanın sonunda kolaylıkla açılan saçlarımı ellerimle alnımdan arkaya doğru savurdum. Kendime gelmiştim, üstelik saçlarım da kıvır kıvır çok güzel duruyordu. Böyle de çok güzellerdi, böyle de gelin saçı gibiydi, Serdar’ ın aynadan bana değen gözleri böyle de parlıyordu…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKollarını karnımdan bedenime sararken beni izlemeye devam etti. “Çok güzelsin.” Gerilen dudaklarım onun bana gelmesine doluyor, yüreğim bir tamamlanmışlıkla başa sarıyordu. Evlenmiştik, artık tamamen vardığımız bu bütünlük her şeyi arkamızda bıraktırmıştı ve yerini yeni heyecanlara vermişti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEğilerek omzumu öpmesiyle gözleri kapanınca ben de gözlerimi bu huzurlu ana yumdum. Bitmişti, aklım almıyordu. Günler evvel zaten evliydik de bu bambaşka bir histi. Tamamen evliydik, zihnim bunu sürekli yeniliyordu. Biz artık çifttik, karı kocaydık, bir nevi aileydik…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEllerimi ellerinin üzerine koyarak tenini okşadım. “Seni seviyorum.” Mırıldanmam onu tenimde gülümsetti, gülümsemesiyle Serdar’ a dönerek kollarımı boynuna doladım, bağrını öptüm.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEli belimde, sırtımı okşaya okşaya en yukarıya çıktığında kaşlarını çatarak “Hazan.” Deyip durdu bi an. “Sakın gelinliğimde fermuar yok deme bana.” Serdar’ ın sesiyle ben gülümserken o birkaç saniye daha durdu, sonra eli en aşağıda düğüm düğüm olan ipi buldu ve soluğu banyoyu doldurdu.

Jfjxndjdjduduuebdud

Valla ister seve ister... Açacaksın yami
Qhahahha
Boynuna daha sıkı sarıldım, gerilen dudaklarımı çenesine bastırırken yumuşayan sesimle yaramaz bir çocuk gibi “Kızdın mı?” Dedim. Eli belimde durdu, başını iki yana sallarken kızgın eğildi. “Asla.” Diye mırıldanıp eğilerek aynımı öptü. “Asla yavrum.” Biliyordum, kızmayacağını da o ipleri sıkıla sıkıla da olsa açacağını biliyordum ama birden öğrenmek onu şaşırtmış olmalıydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSessizlikle geri çekildi, elimden tutarak beni de peşinden götürdü. Yatak odasının ortasında durarak arkama geçtiğindeyse iplere yönelişini ondan destek alıp ayakkabılarımı çıkartarak bekledim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÖnce ofladı, sonra “Kaç düğüm var burada Allah aşkına?” diyerek iplerle bir şeyler yapmaya başladı. Dudaklarımı kemirip gülüşümü bastırdım. “Otuz sanırım.” Kendimi tutsam da anlamış olacak, “Gül sen gül.” Diye homurdandı. “Birazdan bak nasıl ağlatıyorum seni.” Ciddi olamazdı ama ben yine de Serdar’ ın sözleriyle bir an gerildim. Değişen yüzümle “Lan insan beş altı tane atıp bırakır bu ne?” Deyişine sessiz kaldım. Ağlar mıydım ki birazdan? O kadar acır mıydı?
Ya Serdar asker adasin senin için bunlar ne ki

Nasıl inanarak boş konuşuyor görüyor musunuz
Salak korkutmaa
İki dakikada halledersin sen Asker adamsın yüzbaşısın komandolara eğitim veriyorsun bunu da yaparsın
O bir süre arkamda oyalanırken ben sessiz sedasız gelinliğimi izledim, önüme dökülen saçlarımla oynadım. “Bir dahaki gelinliği fermuarlı istiyorum.” Tok sesine dudak büktüm. “Bakarız.” Sanırım düğümleri hayli açmıştı, el hareketlerinden bu anlaşılıyordu ama yine de “Bana eziyet etmek hoşuna gidiyor anlaşıldı.” Diyen sesi aksi gibiydi. Yine de gülümsedim. “Biraz.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSıkıntılı bir soluk daha verdi. “Sana sorardım bunun hesabını da.” Deyip susuşuna kaş kaldırdım, merakla devam ettim. “Da?”
Elleri yavaşladı. “Kıyamıyorum işte.” O az evvel hararetli olan sesi bu defa sakindi. “Böyle altımda Serdar diye sızlanınca içim gidiyor sana. Elimde değil.” Öyleyse az evvelki sözlerimde asla ciddi değildi. Zaten beklemiyordum da, gerginliğim buna meyilleniyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir kadının böyle anlarda kendini bir erkeğin merhametine bırakması kadar kabullenmesi imkansız ve aciz bir duygu yoktu bence. Nitekim evliydik fakat bizde aksi olursa bu kendi içimdeki birlikteliği zedelerdi, bana sert davranması içimi karıştırırken bunu ne olursa olsun sindiremezdim. Bizi sorgulardım, ilişkimiz yıpranırdı. Tüm mesele buydu ya, onu ölçüp kendime tartmam da, keyifle “Gerçekten mi?” Demem de bundandı. Başını salladı. “Gerçekten.” eğilerek başımı öptü ve bir andan sonra yeniden düğümlere yöneldi.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sikicem şimdi ipini de fermuarını da.” Bunun olacağını biliyordum, haksız çıkmamamın verdiği gururla daha da keyiflenip “Siktiğimin şeyi.” Diye mırıldanmasına gözlerimi devirdim. “Serdar.” Elleri hareketlenirken soluklandı. “Yavrum.” Yeniden eğildi, dudakları bir kez daha başıma indi. “Sen takılma bana, sana kurban olurum ben.” Bunu da biliyorum öfkesi bana değildi ama yine de daha sakin olabilirdi.
YA BU NASİL MÜKEMMEL BİR ADAM BE
“Ne kadar kaldı?”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“İçine gömülmeme mi? Az.” Tok sözleriyle kaşlarım havalandı, dudaklarım kendi yerini dişlerimin arasında bulurken birbirine kenetlediğim ellerle sessiz sedasız onu bekledim. Bekledikçe gerildim, gerildikçe utandım ve utancım yanaklarımı kızarttı. Altımdaki jartiyerle onu ne diyecektik ki? Gerçi bir şey demem gerekiyor muydu onu da bilmiyordum ama akışına bırakmak gibi bir gayem vardı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSon düğüm parmaklarından yitmiş olacak ki derin bir nefes alarak alnını başıma eğdi. Kokumu derin bir solukla içine çektiğinde arkamdaki ip sarmalını açmaya başlamıştı. “Serdar.” Dedim. O noktaydık. Beklediğimiz anda, titrediğim yerde..
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapUfak bir adımla aramızdaki açıklığı kapattı, sırtım gömleğine sürtündü. Başı başımda, çıplak sırtıma değen parmakları beni ona itiyordu. İpler tenimden kayarken başımı ona doğru çevirince boşta duran elini bana indirip yanaklarımı sevdi. Bir şey diyecek miydi bilmiyorum fakat konuşmasını beklediğim yerde parmakları susmuyor, bedenimde bıraktığı hisleri beni alt üst ediyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerimi ne yapacağımı bilemediğimden yumduğum an gerildiğimi anlamış olacak ki hareketlenerek önüme geçti.
Bekliyordum, bu gelinlik üzerimden nasıl çıkacaktı hiç bilmeden kendimi hazırlıyordum. “Kirpiklerin titriyor.” Deyişiyle alnım göğsüne gitti. Sırtım komple açıktı ya, sanki tek bir dokunuşuyla yerle bir olacaktım. “Korkuyor musun?” Göğsündeki başımı hızla iki yana salladım. Sadece heyecanlıydım, sanırsın bana ilk kez dokunacaktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKollarımı tutmasıyla ellerimi belindeki kemere koydum. Böyle, gelinlikle her ne varsa beni altüst ediyordu.
Hareketlenip ellerime dokundu, bileğime kadar uzanan gelinliğimin uçlarını tuttuğunda ona yardımcı olarak elimi geri çektim. Gelinlik kollarımdan çıkınca da yeniden güvenle Serdar’ a sarıldım. Ondan kaçıyordum ona gidiyordum, Serdar’ a yeniliyordum ona ağlıyordum. Serdar’ ı istiyordum yine ona sığınıyordum… Bu döngü hiç bitmeyen bir yenilikle kendini tazeliyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKoltuk altlarımdan kavradığı gelinliği başımı öpe öpe yavaş hareketlerle aşağıya sıyırınca birden yere düşmesinden korktum. “Yavaş.” Sızlanışım onu daha da yavaşlattı, oysa benim endişem jartiyerdi. Yeri gelmişti, gözler önüne serilecek ve onun için giydiğim kocam bunu görecekti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Sen bir baksana bana.” Sakin mırıldanışı eşliğinde çenemi bulan parmakları beni onun için hareketlendirdi. Başımı kaldırıp yüzüne baktığımdaysa sakinliği içimdeki karmaşayı dindiriyor, kendimi onda bulmama sebep oluyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKıpırdamayan dudaklarımın aksine zihnim adından yana bir türlü susmuyordu. Dudaklarıma eğilişiyle ona karşılık verdim, ellerim bu defa bağrına indi. Yumuşak dokunuşları beni alalen sakinleştiriyordu. Öpüşleri işe yarıyor, her ne düşündüyse bu dokunuşlarda kendimi buluyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAlt dudağımı hapsettiği dudaklarıyla elleri sırtıma giderken birden bedenimden kayıp yeri boylayan gelinlik tenime değen sıcak havayı kalbime iliştirdi. Çıplaktım. Serdar üzerimdeki jartiyeri birleşen dudaklarımızdan ötürü göremezken bir anlık benden ayrıldı. Eğilerek bedenimi kucağına aldığı an ise kaşları da üzerimdeki jartiyere çatıldı fakat konuşmak yerine kendini yeniden dudaklarıma bıraktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKollarımı boynuna, bacaklarımı beline dolarken öpüşleri hızlanmış, serleşmiş, dokunuşları daha kıvamlı bir hale gelmişti. Öyle ki avucuna doldurduğu kalçamı sıkarak bıraktığında hareketlenen yuvarlak kalçalarım bunun en güzel ispatıydı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYavaş adımlarla arkamızda kalan yatağa ilerledi, sırtımın kavuştuğu beyaz çarşaf tenimi serinletirken dudaklarından ayrılmadan elimi sırtına bıraktım.
Elleri kalçalarımda, dudaklarımı emerek geri çekildi. Sonra tekrar eğildi, yeniden birleşen dudaklarımızla bacak arama girerken hissettiğim sertliğine gülümsedim. Benim için sertleşmişti, beni arzuluyordu ve bu içimi okşuyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAğzımın içine kaydırdığı dilini karşılayıp araladığım bacaklarımla onu kendime çektim. Çarpıyordum, heyecanım ve korkum bir yana kadınlığım yine onu istiyor, onun için bir ıslaklığa koyuluyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGeri çekildi, “Sen ne yaptın?” Derken anlamsız ama bir o kadar da heyecanlı gözleri beni bulmuştu. Jartiyerimden bahsediyordu, ki hoşuna gittiği muhtemeldi. Dudaklarım daha da gerilirken etimi utançla ısırdım. “Hiç sorma.” Yeniden ona yönelsem de o bana gelmedi. “Sana.” Deyip yutkundu ve gözleri gözlerimi taradı. “Sana ölürüm ben ölürüm.” Öptü. Coşkuyla yükselen sesine mani olmadan hırlar gibi “Sana kurban olurum.” homurdanarak yeniden dudaklarıma indi, oradan boynuma gitti dudakları.
Kocamiz böyle olmayacaksa niye evleniyoruz abi
Serdarrrrrr
Tül deyatlı şifon sütyenimden kendini belli eden göğüs uçlarım onun için hazırlanıyordu. Danteli hafif aşağıya çekiştirdiğindeyse ortaya serilen hassas tenim üzerine kapanan dudaklarla sıcaklığına kavuştu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapIslandı, bacaklarımı doladığım iri bedenin altında onunla can bulmak için titrek bir soluk verdim. Emdiği göğüslerime karışan kalçalarım, jartiyerin bacaklarımdan çoraba uzanan ipleri ve göbeğimi usul usul gıdıklayan o ince tülle yüreğim Serdar’ da kaynıyordu. Daha şevhetli, daha arzulu, daha hisli bir günde kendimi onun için açarken üzerini çıkartması için ellerim gömleğinin düğmelerine gitti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBen açmaya niyetliydim, ancak o gömleğini iki yana çekiştirerek düğmelerin etrafa savrulmasına sebep oldu. Hızla kenara attığı gömlekle çıplak bedeni ortaya serilirken dudaklarıma kapanmasıyla da ıslak göğüslerim göğsüyle bütünleşti. Homurdanışı, dudaklarımdan dökülen sızlanmalarla soluklarıma karışıyor, sırtında gezdirdiğim ellerimle onu kendime katıyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEllerimiz aynı anda kemerine gitti. O kemeri bir kez daha son olmayacak kadar aşikar bir dilde bizim için bana çözerken dudaklarımızdan birbirimizi emiyor, öpüyor ve daha fazlasını istiyorduk. Üzerime gelişiyle bedenimi olduğu yerde sabitledi, pantolonu ve onunla çıkan baksırı yatağın kenarından yere düştü. “Serdar.” Dedim soluk soluğa onu arzularken. Ne yavaş ne acale, öyle bir çıkmazdaydım ki canım ruhunda atıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDerin bir solukla “Hazan’ ım.” Diyerek dudaklarıma kapandı, yeniden belime doladığım bacaklarımla avcuna kalçalarımı doldurdu. İri çıplaklığı bacaklarımın arasında, külotumu baskılıyor ve sanki etime geçmek için kendini zorluyordu. Bugün altında kıvranmayacaktım, dünkü gibi istiyorum diye sızlanıp elim boş dönmeyecektim. Onu istiyordum ve bunun için bu gece elimden geleni yapacaktım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapEli jartiyerimin lastiğinde gezindi, külotumun kumaşında durdu. “Bana mı giydin sen bunu…” Homurdanarak boynumu öptü, tenimi emdi, emerek göğüslerime indi. İnanamıyor gibiydi, kendi kendine bu durumu teyit ediyordu. “Bugün oraya.” Solukla beni içine aldı, “Benim için mi gittin…” Dudaklarının arasına aldığı göğüs ucumla benden bir onay beklemiyordu, o zaten her şeyi biliyordu ama ben yine de soluk soluğa “Senin için..” dedim. Omzunda gezinen avcumla gözlerimi yumdum, tenime bulaşan saçlarımı savurup ağzına inip kalkan göğüslerimle yeniledim. “Senin için.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKaşları sanırsam zevkle çatıldı, iki yana açılan bacaklarımdan uzanıp kadınlığımı avuçlarken dudaklarımı sıkıca öptü. “Kurban olurum ben sana.” Sonra o eli beyaz külotumun içinden kadınlığımı bulunca bendeki sarsıntılı titremeyi “Buna.” Deyip beni avuçlarken bastırdı. “Bu yumuşaklığına.” Parmakları kabaran dudaklarımda gezindi, orta parmağı o ufak kabarıklıktan yavaş yavaş girişime uzandı. “Bu ıslaklığına..” Nabız gibi çarpan halimle avcunu doldurdum, eliyle bir nevi beni yoğurarak “Ölürüm.” Dedikten hemen sonra edepsizce ekledi…
Neyeeee
Utanmak bir yana dursun kadınlığımla ilgili kurduğu her bir cümle beni ona hazırlarken daha ne kadar ileriye gidilebilir bilmiyordum. Uzvuma adıyla seslenişi, ondan bahsedişi, elindeki halini bana anlatışı kapanan gözlerimle sayıklamama sebep oluyordu. Her şey bir yana, kadınlığımla ilgili düşündüğü şeyler yüreğimi okşuyordu. Ki onu okşarken sözleriyle bile bu kadar sevmesi hayli hoştu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBacaklarımı daha da iki yana açıp elinin bende gezinmesine kendimi bastırdım ama o geri çekildi. Islanan külotumu kavradı, parmaklarıyla külotumun ağını yırtınca kadınlığım tamamen ortaya serildi. Tül kumaş kasıklarımda ve yatakta olmak üzere iki yana dağılırken eli yeniden beni buldu, en mahremimi parmaklarıyla ayırıp beni tüm avcunda okşaya okşaya hissetti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDokundu, usul usul dairesel hareketle içimi titretirken çeneme gitti dudakları. “Biraz daha oynasam boşalacaksın.” O da farkındaydı, iyi değildim Serdar’ la hem hemen bir sona ulaşalım istiyorum hem de hiç bitmesin. “Serdar yapma ne olursun.” Diyerek yüzünü öptüm. Soluklarım ona çarpıyordu, o da gerilerek beni öpüyordu. “Dur bak ben seni istiyorum lütfen.” Islaklığa bulaşan elini hala çekmiyordu ama hareket de ettiği söylenemezdi. Sadece sıvazlıyordu, avcunu doldurarak beni bir nevi seviyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBoynumu öptü. “Önce gel.” İncelen sesimle ona döndüm. “Yeterince geldim.” Şimdi boşalırsam en başa dönecektik. Toparlanmam için araya uzun mesafeler girmek zorunda kalacaktı, ki benim canım çok yanıyordu. Buna daha fazla dayanabileceğimi sanmıyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yine gel.” Diye yenileyişinde o kadar netti ki sanki asla vaz geçmeyecekti ama ben istemiyordum. Benim için hızlanan elini izleyerek “Canım acıyor, lütfen.” Dedim. Durmadı, istemiyordum. Bu defe bacaklarımı birbirine kapatmak istedim ama mani oluşuyla da “Acıyoor.” Diye sızlandım. Boynumu öptü, geri çekilip usul usul sallanan göğüslerimi izlemeye başladı. İnanmışa benzemiyordu ama ben onun için sızlanıyordum. Artık içimi doldursun istiyordum. “Nasıl acıyor?” Dese de durmadı, hafif kapanan bacaklarımı iyice iki yana açtırarak yeniden soludu. “Önce gel.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapO dokunuyordu ya, o beni okşuyordu ya benim içim her an sızlaya sızlaya Serdar’ a akıyordu ve ben bunu istemiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerim kapandı, bacaklarım direndi, kadınlığım hafif hafif gevşeyip onun için açılarak hareketlenirken ıslaklığımın çıkarttığı minik ses duvarlarıma çarptı. Dayanamadım, ağlar gibi şiddetlenen sesimle durması için “Kasıklarım ağrıyor yapma.” Dediğimde göğüslerimdeki bakışları bana döndü, eli yavaşlayıp durdu ve belime çıktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Yavrum?” Çatılan kaşlarıyla pür dikkat beni izliyor, benden bir cevap arıyordu. Altında sere serpe uzanmıştım. Kadınlığımdan zevk suları akıyor, benim için sertleşen erkekliği alalen kasıklarıma değiyordu. Yüzünü nefes nefese “Serdar’ ım lütfen hayatım.” Diyerek iki elimle kavradım. “Lütfen artık içime gir, dayanamıyorum.” Uzanıp dudaklarını öptüğüm an yerini alan erkekliği içimi titretti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGözlerini sıkıntıyla yumdu, “Ben de deli oluyorum sana.” Derken iki yanıma inen güçlü kollarını tuttum. “Benim de içim gidiyor, ben de istiyorum.” Erkekliği girişimde, kendini bana bastırarak tenimi hissettiği yerde tısladı. “Canının yanmasından endişeliyim sadece.” Bir şey olmazdı. O bana bile isteye asla zarar vermezdi.
Roller değişti
Dudaklarına değdim, onunla hareketlendim. “Canım yanacaksa sen yak. Zaten sonra öyle bir sarıyorsun ki hatırlamıyorum.” Hiç önemi yoktu, istiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBir süre, yani bana uzun gelen bir arayla tepeden yalnızca gözlerime baktı. Muhtemelen hissettiğim zevkte en başa gitmemi bekliyordu fakat onu izlerken ve hissederken bu hayli zordu. “Güzelim.” Dedi, kolları hemen hemen şınav çeker bir halde etrafımdaydı. Bakışlarımla dudaklarıma değdi, dudaklarımla kalmadan yüzümün her zerresinde uzun uzun gezindi ve her geçen saniye erkekliği onun için hazır olan kadınlığımı zorladı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapNihayet kendini bana bıraktığında uzvunu baştan sona organıma sürttü. Kollarım sırtında, içim titredi onu hissederken.. “Çok güzel.” Diye mırıldanarak kendimi aşağıya ittim fakat buna kollarıyla mani oldu. “Acele etme.” Gözlerimi yumarak başımı yana eğdim, çok güzeldi…
Eti sanki ruhumu seviyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOrtaya serili boynumu öperek kalın organını girişime ittiğinde yüzüne döndüm. Beni izliyordu, eğilerek alnımı öpünce fark ettim, onu içime alabilecek miydim, alırken zorlanacak mıydım bilmiyorum. Zira girişimdeki açıklığın ne kadar olduğu hakkında pek bir bilgim yoktu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİyice üzerime kapanırken benim ve sıvazladığı sertliğinin aksine acele etmiyordu. Onu iyice bana bıraktı, tam girişimdeyken “Sanırım.” Deyip gömüldüğü boynumu öptü. “Dokunmaya bile kıyamıyorum dedikleri şeyi şimdi anlıyorum.” Titrek nefesi boynumu yalıyor, kalbi göğüslerime çarpıyordu. Oysa yapardı, istese beni düşünmeden girerdi içime de hissettiği şu saf sevgi onu her zaman birkaç adım geriye itiyordu.
Ay ay ayyy
Başını kaldırarak bana baktı, boşta kalan eli yanağımı kavrarken önce sessizlikle dudaklarımı öptü, sonra birkaç defa kendini bana sürttü ve benim sabırsız sızlanmalarımla geri çekildi. Tekledim, iki yana ayırdığım bacaklarımı hafif bükerek onu bekledim ve o geçmeyen saniyelerin sonunda gözlerimin içine baka baka yavaşça kendini içime itti. Girişimde takılan bir perde, o an sanki yırtılarak açıklığı Serdar’ a bıraktı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapRefleksle kapanan gözlerim, boğuk sızlanışım, tuttuğum soluğum ve çatılan kaşlarım bir acının habercisiydi. Baş parmağı usul usul yanağımı okşuyorken diğer yanağımı öptü ve boğuk sesini işittim. “Kasma yavrum.”
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÇok acıyordu, sırtında hareketlenen elim istem dışı yatağa düşünce düştüğü yerde ağlar ifademle çarşafı sıkıca kavradım. Acıyordu, üstelik henüz tam olarak içimde değildi. “Hazan’ ım.” Diyerek yanağımı öptü, eli yatakta savrulan elimin üzerime gitti.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Tamam yavrum korkma, sakin ol.” Yüzümdeki eli hareketlendi. “Kasıyorsun bak, kasma kendini.” Doğruydu, hala kendimi gevşetmeye ve hissettiğim sızıyla baş etmeye çalışıyordum. İçimdeki o koca kaygan sertlikle sabit duruyor ve avuçladığı yüzümü sakin sakin okşuyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHer an alnıma değen dudaklarla biraz durdu, durdum, dişlerinin gıcırdayışıyla sert soluğu tenime battı sanki. O hala sıktığı dişleriyle “Yavrum.” Deyince gözlerimi usul usul aralayıp beni izleyen yüzüne baktım. “İyi misin? Çok mu acıyor? Çıkabilirim.” Her mimiği, değişen telaşlı, siyaha çalan gözleri ve hızlanan soluklarıyla onun da ne halde olduğunu net bir şekilde görebiliyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBacak aramdaki ince sızı her geçen saniye geçmeye başlarken tebessüm ederek başımı iki yana salladım. “İyiyim.” Desem de başını usul usul iki yana salladı, “Değilsin.” Diye soludu sonra. “Benim içim acıyor değilsin.” Çıkmak için hareketlenişine “Hayır.” Diyerek bacaklarımı sırtına sardım. Gitmesin diye de telaşla ekledim. “Geçiyor Serdar, çıkma.” Gitmesin çünkü sancının yanında beni tamamlayan çok güzel bir doluluk hissediyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapKaşları çatıldı. “Canım yanıyor.” Başımı itirazla sallayarak kendimi içimdeki sertliğe biraz daha ittim.. “Ama çok da güzel hissediyorum.” Eksik parçam tamamlanmış gibi..
Garipti.
Sanki ruhum başka bir bedene soyuluyordu ve yenileniyordum. Her şey bir yana hissettiğim delice arzuyla içimdeki uzvun Serdar’ a ait olması beni her zamankinden daha mutlu ediyordu. Hareket etmeye devam ettiğimde sıktığı dişleriyle soluk soluğa “Dur.” Dedi.
Durdum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDurdum ve gözlerime bakarak sakince mırıldanmasını izledim. “Zaten benim için yeterince zor.” Yanağımı okşayarak dudaklarını alnıma bastırdı “Canın yanacak diye ödüm kopuyor, seni böyle görmeye dayanamıyorum.. Birde sen zorlaştırma lütfen.” Ah siyah devim…

Aglatacaktin demi alfin mi şimdi cevabını kocis
İçim gidiyordu bu düşünceli hallerine. Böyle bir anda dile getirişi çok daha başkaydı fakat geçmişti, ben farkında olmadan onunla gevşemiştim ve şimdi de hareket etmek istiyordum.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSırtına tutunup dudaklarına yükseldim. Dolu dolu “Serdar’ ım…” deyip yüzünü öptüm. “Hayatım geçti ama.” Geri çekilerek emin misin der gibi gözlerime baktığında başımı salladım. “Geçti sevgilim.” İfademle yutkundu, kendini yavaşça içime itip aynı yavaşlıkla geri çekerken bir eliyle yüzümü okşuyor bir yandan da derin nefesler alarak pür dikkat beni izliyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİçeri, dışarı, içeri.. İçimdeki git gele sahip sertlik duvarlarımı okşuyordu. Bana sahip oluyordu, tıpkı ona sahip olduğum gibi.
Bedenimi sarıyordu. Hayır, bedenim onu sarıyordu. Onu emiyordum, erkekliğini çevreleyen kadınlığım onu emiyordu…
Hissettiğim yangın, beni sarsıyordu. İçimde hareketlenen organ alt dudağımı dişleyerek gözlerimi kapatmama sebep olurken sonunda başını omzuna bırakan adamın adını söyleye söyleye sırtını sevdim usul usul.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSakindi, keskin solukları tenime çarpıyor, soluklarımız aynı anda aynı zevkle çıkıyordu. Serdar içime her girdiğinde yeni bir nefes alıyor, her çıktığında o soluğu bırakıyordum. Üstelik o kadar yavaş ve dikkatliydi ki bu ritim içimi gıdıklıyordu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapBizim için hareketlenen bedeni gözümün önündeydi. Üzerimde, bacaklarımın arasında yavaş bir ritimle içime tekrar tekrar girip çıkıyordu ve altında zevkle birleşirken onu izlemek eşsizdi. Sırtını, omuzlarını, beni tama eden hallerini..
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapGeniş sırtını okşayıp omzunu öpmemle başını omzumdan kaldırarak dudaklarıma yöneldi. Onun için aralanan dudaklarım bu anı bekliyordu. Dili de erkekliği de içimde, elleri bedenimde.. Tamamen onundum, karısıydım, kocamdı.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapÖpüşleriyle birleşen yavaş hareketleri beni sarsıyordu. Heyecanımın dile dökülmesi kalbe ziyan, kelimeye eziyetti sanki. Bazen sadece yaşardın, yaşardın ve anlatamazdın ya, bu öyle bir andı işte. İçime her girişinde erkekliği sanki yuvasına değiyordu, ben de ev sahibi gibi her defasında onu kucaklıyordum.
Ev bendim, en sahibi oydu halbuki.. Kocam, içime giren ve her girip çıkmasında beni kendine katan adam uzuvlarıma öyle bir dokunuyordu ki sanki yıllardır bu an için yaşamıştım, Serdar içimdeki yerini bulsun diye…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapTelaşsız öpüşleri ve gidip gelmeleri arasında arasında “Çok güzelsin.” Diyerek geri çekildi, sonra yeniden içime girdi. “Hazan’ ım.” Geri çekildi. “Benim güzel.” İçeri girdi, “Yavrum.” Geri çekildi… “Kocam.” Deyişimle birleşen dudaklarımızdan soluğumuz birbirine girdi. “Kocan kurban olsun sana.”
Yandı buralar
Ona sarılarak derin bir nefes aldım. “Serdar çok güzel.” İçimdeydi, geri çekilirken devam ettim. “Hızlanamaz mıyız?” Sayıklarken daha çok istiyordum. Biliyorum, ilki diye bu kadar naif ve yavaştı. Her şeyi biliyordum ama bu bile bana yetiyordu.
“Daha çok yenisin.” Dudaklarımın kenarına eğildi. “Sonra.” Başımı salladım. Bu da bana yetiyordu, bu içimde yavaş yavaş gidip gelmesi bile yetiyordu…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapDudaklarımız yeniden birleşti, dillerimiz birbiriyle adeta dans ederken ağzımın içindeki varlıktan zihnen sıyrılıp zonklayan erkekliğime gittim. Her içime girişinde, ben onu her emişimde kendi içimde Serdar diye seviyordum. Serdar’ ım, bana bu zevki tattıran adamım..
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapHafif hızlandı ve beni emerek geri çekildi. “Sen şimdi benim karımsın ya.” Alnım alnına gitti, kapanan gözlerimizle nefes nefese başımı salladım. “Koynumdasın ya hani…” Evet, evet koynundaydım.. Yeni bir hevesle başımı sallayışıma durmadı, içimdeki gitgellere devam ederek hırlar gibi soludu. “Ben şimdi hayattan başka hiçbir şey beklemiyordum. Benim tüm hayalim sendin.” Boğazıma bir şey oturdu sanki. Olmaz ya, olur mu böyle? Asıl ben şimdi sana kurban olayım…
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Serdar’ ııım.” Diyerek sıkıca tutundum ona. Elleri belimi sabitlerken içime girip çıkışlarıyla ona karşılık verip “Çok seviyorum seni.” Diye yeniledim. Kalçalarımı kaldırdığım yerde bir yanlış yapmışım gibi elleriyle beni sabitledi, içim dolarken adını sayıkladım “Serdar..” Ne diyeceğimi bilemiyordum da göğsümü delen kalbim kendini belli ediyordu zaten.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapOna meyillendiğimden mi bilmem daha da hızlandı. İçime daha sert bir şekilde girip çıkmaya başladığı an zevk çığlıklarım yatak odamızı dolduruyordu. Bu defa daha farklı bir boyuttaydık. İçime gidip gelişleri bedenlerimizle odada yankı bulurken tüm sesler birbirine karışıyordu. İnleyişlerim, birbirine çarpan etlerimiz, benim çığlıklarım ve Serdar’ ın solukları..
Başka bir dünyadaydık, eşi benzeri yoktu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapSarsılıyordum ve bendenim kasılıyordu altındaki çaresiz sevişmelerime. Beni sevişine, öpüşüne, elini uzatıp göğsümü kavrayışına yastık sıkarken sona yaklaştığımın bilincimdeydim.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapYalvarır gibi “Serdar.” dememle beni anladı. “Bırak kendini yavrum.” Usul usul birbirine çarpan kasıklarımız terlemiş, uçları çoktan belirginleşen göğüslerim bedeninde kendi tatmini kurmuştu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yap“Boşal hadi.” Diye devam edişi beni bu bütüne kattı. Sesi, soluğu, hissi, çıplaklığım, bana sahip oluşu, bedeni, içimde beni hayata katan erkekliği ve kokusu… Tüm bunlarla zihnimi o yöne akıtırken kasılmalarımla kalçalarım havalandı ve Serdar’ ın son anda benim için hızlanışına kollarımı boynuna sardım. Ona tutunuyordum, kocama ihtiyacım vardı. Dilimden dökülen adı yatak odamızın duvarlarına değip yeniden bana gelirken kesilmeyen ritimle sarsıla sarıla çığlıklar eşliğinde gövdesine tutunup delice boşalmaya başladım.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapİçimdeydi, gözlerim kapanırken bacaklarım hiddetle kasıldı. Hızla geri çekildi, kendimi ona ittim. Yeniden içime girişiyle belim havalandı, geri çekildiğindeyse bedenim bu sürgüne yenildi ve ard arda hissettiğim darbelerle sırtındaki tırnaklarım yerini oydu.
Bu paragrafa ilk yorumu sen bırak.
Yorum yapmak için giriş yapAltında “Serdar.” Diye diye titriyordum ve hala içimde gidip gelişi sanki ruhumu da son anına kadar çekiyordu. Dermansız kalışımla boşalmam bittiğinde Serdar erkekliğini içimden çıkartarak kavradı, ben onun göğsüne dokunup onu severken o çattığı kaşlarıyla yüzüme baka baka içini kasıklarıma boşalttı ve ben gülümsedim. Öyle huzurla, bana bakan bir çift göze; kocama, hiç olmadığı kadar güzel…

Cümleten huzure etdik
💎
Bizim çift er di Muradına çok şükür
Haydeee bakalım şimdi ayrılık vakti serdar göreve

GERÇEK EGLENCEEEE